T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/01/2021
DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 04/03/2025
İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2024 tarihli bozma kararı üzerine HMK'nın 373/3 maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ... işletmesinin, müvekkili ... ve eşi... birlikte 1998 yılından itibaren yaptıkları kilit taşı ve bordür taşı üretimlerini 13/01/2005 tarihinde ...i (...) adı altında ticaret sicilde ilanı ile kurulduğunu, müvekkili ...adına kurulmuş olan ticari işletmenin, ...ve vekaletnamesi ile eşi müvekkili ... tarafından idare edildiğini ve günümüze kadar geldiğini, ailenin 1998 yılından itibaren faaliyette bulunduğunu, sektörde bir aile işletmesi olarak kurulan... kurulduğu tarihten günümüze kadar 20 yıllık süreçte hızla büyüdüğünü ve ... İli ve bölgesinin beton ürünleri konusunda tanınan en büyük tedarikçilerinden birisi olmayı başardığını, müvekkilin büyük çaplı Belediye, Karayolları ve Devlet ihaleleri olan müteahhit firmalara tedarikçi olarak projelerde bulunmakta ve bu projeleri müvekkili işletmenin faaliyetlerinin ana lokomotifi durumunda olduğunu, 2017/2018 yılı içerisinde ülkede yaşanan mali kriz ve özellikle kamu kurum ve devlet iştiraklerinin bütçe sıkıntıları doğrultusunda hakedişlerini vadesinde ya da hiç alamayan yüklenici firmaların proje tedarikçisi olan müvekkili işletmenin tahsilatlarının da planlanan vadede olmadığını, bu durumun müvekkilinin mali yapısını etkilediğini, müvekkilinin kredi kuruluşları ile söz konusu mali sıkıntılardan kurtulma çabası ve söz konusu dönem içerisinde ülkede yaşanan mevcut kriz ortamı doğrultusunda işletmenin rotatif kredilerinin fahiş faiz oranlarına ulaşmasının müvekkilinin mali olarak planlamadığı faiz ödemeleri ile karşı karşıya kalmak zorunda bıraktığını, müvekkili işletmenin elinde olmayan sebeplerle kriz ortamında bu krize bağlı olarak tahsil edemediği yüklü alacaklarının olması ve bu alacakların karşılığında ödemelerinin bulunması işletmenin ödeme güçlüğüne ve borca batık hale gelmesine sebep olduğunu, işletmenin iflası halinde söz konusu alacaklıların alacaklarının büyük bir kısmına ulaşamayacaklarını ve borçlarını elde edemeyeceklerini, konkordato talebinin bilindiği üzere alacaklıların alacağının daha fazla elde etmelerini sağlayacak bir sistem olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu, bu yol ile müvekkil işletmenin devamı ve diğer müvekkillerin bu işletme ile geleceklerini elde etme hakkının ellerinden alınmamış olacağını, işletmenin kurtulabilmesi ve işletme borçlarından kurtulabilmesi maksadı ile şahısların kendi mal varlıklarından üzerinde tasarruf yetkisini kullanabildikleri gayrimenkullerini satarak nakdi sermaye olarak işletmeye devredeceklerini, müvekkili işletme ve müvekkillerinin tüm borçlarının alacağına kavuşması maksadının alacaklıların kendilerine taksitlendirme yaparak söz konusu alacakların bu taksitlerin sonunda ödeneceğini; ancak bu fırsatın kendilerine tanınması gerektiğinin bilincinde olduklarını beyan ederek konkordato talebinde bulunmuşlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı Şirket yönünden; yapılan incelemeler, komiser heyeti raporları ekindeki şirket bilançolarının tetkiki, davacıya ait değerleri tespit edilen malvarlıkları, sunmuş oldukları konkordato projesinin somut, ciddi ve uygulanabilir olup, davacının iyi niyetli olduğu kanaatine varılarak davacı ... şahıs şirketinin sunmuş olduğu konkordato projesinin İİK.nun 305 vd. maddeleri gereğince tasdik şartları oluştuğundan tasdikine karar verilmiştir.
İİK 308/b-2 maddesine göre tasdik kararı veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payı kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Anılan hükümle çekişmeli alacaklara isabet eden payın bankaya yatırılmasına karar verilmesi konusunda mahkemeye takdir yetkisi verilmiştir. Mahkememizce tüm çekişmeli alacakların değil sadece mahkeme ilamına, kesinleşmiş takibe, kambiyo senedine veya kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senede dayalı çekişmeli alacakların depo edilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle asli müdahil ...'nin bu kapsama girmeyen çekişmeli alacakları yönünden depo taleplerinin reddi karar verilmiştir.
Davacı ... yönünden ise alacaklılar toplantısında alacaklıları tarafından sunmuş oldukları konkordato projesine olumlu oy kullanılmadığından şartları oluşmayan tasdik talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı ...vekili ile asli müdahiller......., ... ...., .... ve...vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı .. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı...a ait olan borçların hepsinin imtiyazlı alacaklar olduğunu, söz konusu ipotek olarak gösterilen taşınmazların ipotek tutarlarının bankalara olan borç miktarından fazla olduğunu, bu nedenle borcu karşıladığını, davacı ...'a ait adi alacak olmadığını; bu nedenle ... bakımından ayrıca oylama yapılmasına gerek olmadığını; çünkü davacı...'ın borçlarının firma borcuna ipotek olarak gösterilen taşınmazlardan kaynaklandığını ve ipotek tutarlarının borcu karşılamaya yettiğini, ayrıca davacı müvekkillerin nihai projede taşınmazlarını satmak suretiyle ödeme yapılabileceğinin yer almasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde davacı ...yönünden Konkordato Projesinin Tasdikinin reddine karar verildiğini, açıklamış oldukları hususların raporda yer aldığını, Mahkeme kararında Komiser Heyetinin davanın açılmasından hükmün verilmesine kadar olan aşamadaki bütün raporlarına aykırı olarak karar verdiğini, kararında gerekçelendirilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının davacı müvekkili ...yönünden istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasını, Konkordato Projesi'nin davacı... yönünden de tasdikine karar verilmesini, usul ve yasaya aykırı olarak asli müdahil vekillerine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için İİK.'nın madde 305'te aranan şartların, şirketin mali verileri göz önünde tutulduğunda mahkemece tasdikine karar verilen söz konusu konkordato projesi bakımından gerçekleşmediğini, "Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması" koşulu için yeterli araştırma yapılmadığını, şirketin iflası halinde alacaklıların alacağının, konkordato ile elde edeceği miktardan daha fazla olmayacağına dair detaylı bir analiz raporu ile tespit yapılmaması, şirketlerin faiz borçlarından kurtulmak için konkordato yoluna başvurmasının önünü açtığını, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar bakımından depo kararı verilmediğini, bu durumun alacaklıların hakkını ihlal etmekle birlikte kanuna aykırılık oluşturduğunu, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, borçlu şirketin müvekkiline... Şubesi 15.12.2018 tarihli ... seri nolu 70.000,00-TL bedelli, 05.01.2019 tarihli ... seri nolu 186.118,00-TL bedelli ve 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 21.966,00-TL bedelli çek borcu bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında yapılan görüşmeler sonucunda, çek borcundan kaynaklanan güncel borcun 281.753,54-TL olduğunu, ödeme planına göre bu borcun, yıl sonlarında 5 yıllık süreçte ve faizsiz olarak ödeneceğini, bu kararın yalnızca borçluyu korumakta olup alacağı yönünden müvekkilinin menfaatlerine zarar verdiğini, dosya değerlendirildiğinde, projede öngörülen konkordato sürecinin ilgili mevzuat maddelerini kötüye kullanarak davacılar tarafından alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapıldığını, eldeki verilerden, konkordato sürecinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını, davacı ... konkordato tasdik talebinin kabulüne dair verilen Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın ve konkordato talebinin reddine ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil....vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için İİK.'nın 305. maddesinde aranan şartlar, şirketin mali verileri göz önünde tutulduğunda mahkemece tasdikine karar verilen söz konusu konkordato projesi bakımından gerçekleşmediğini, "Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması" koşulu için yeterli araştırma yapılmadığını, şirketin iflası halinde alacaklıların alacağının, konkordato ile elde edeceği miktardan daha fazla olmayacağına dair detaylı bir analiz raporu ile tespit yapılmaması, şirketlerin faiz borçlarından kurtulmak için konkordato yoluna başvurmasının önünü açtığını, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar bakımından depo kararı verilmediğini, bu durumun alacaklıların hakkını ihlal etmekle birlikte kanuna aykırılık oluşturduğunu, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, borçlu şirketin müvekkiline ... Kınıklı Şubesi 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 29.205,00-TL bedelli ve ... Şubesi 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 21.093,00-TL çek borcu bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında yapılan görüşmeler sonucunda, borçlunun müvekkiline bir kısım malları iade etmesi ile çek borcundan kaynaklanan güncel borcun 43.141,40-TL olduğunu, ödeme planına göre bu borcun, aylık eşit taksitler halinde 3 yıllık süreçte ve faizsiz olarak ödeneceğini, bu kararın yalnızca borçluyu korumakta olup alacağı yönünden müvekkilin menfaatlerine zarar verdiğini, dosya değerlendirildiğinde projede öngörülen konkordato sürecinin ilgili mevzuat maddelerini kötüye kullanarak davacılar tarafından alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapıldığını, eldeki verilerden, konkordato sürecinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil.... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme neticesinde kanıtların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek verildiğini, konkordato projesinin yasada aranan şartları taşımadığı gibi mali verilerin projenin gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini, İİK'nın 305 maddesinde şartlar ile tasdikine karar verilen davacıların konkordato projesi karşılaştırıldığında yasada belirtilen şartların gerçekleşmediğini, firmanın mali verilerinin projenin gerçekleştirilemeyeceğini gösterdiğini, davacı ... gerekli şartları taşımadığını ve yetersiz olduğunu, konkordatonun tasdiki halinde asıl amacın alacaklıların elde edeceği tutardan fazla olması gerektiğini mahkemece bu hususta gerekli araştırmaların yapılmadığını, mahkemece kendiliğinden araştırılması gereken hususlardan alacaklıların ve alacakların tespiti hususunda yalnızca borçlu davacının beyanının esas alındığını, müvekkili bankanın alacağının eksik hesaplandığını, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, konkordato projesinin davacı borçlu tarafından yerine getirilemeyeceğini, borçlunun belirtilen tutarları zamanında ödeyemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato Komiserlerinin belirlediği ve mahkemenin tasdik ettiği alacak miktarları ile beyan ettikleri alacak miktarları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu duruma itirazlarının ve çekişmeli hale gelen alacaklarının belirlenmesini talep ettiklerini, davacılar tarafından müvekkili bankanın bildirdikleri alacak ilanına müteakip alacak kalemlerinin çoğunun kabul edilmemesine ilişkin itiraz ettiklerini, ilgili raporların gerçek durumu yansıtmadığını, dosya değerlendirildiğinde projede ön görülen konkordato sürecinin ilgili icra iflas kanunu maddelerini kötüye kullanarak alacaklıları zarara uğratmak kastı ile davacılar tarafından yapıldığını, alacaklı müvekkili açısından ilgili konkordato sürecinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, konkordato sürecinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil...vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato projesinin yasada aranan şartları taşımadığını, mali verilerin projenin gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini, konkordatonun tasdiki için konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların elde edeceği tutarın şirketin iflas etmesi halinde alacakların elde edeceği tutardan fazla olması gerekmekte iken, bu konuda gerekli araştırmalar yapılmadığını, mahkemece kendiliğinden araştırılması gereken hususlardan alacaklıların ve alacakların tespiti hususunda yalnızca borçlu beyanının esas alındığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alacaklıların sürecin başındaki durumlarının, süreç içinde ve sonunda daha kötü bir hale geldiğini, konkordato kurumunun sadece borçlunun menfaatlerini korumak için değil alacaklıların da haklarını korumak amacıyla getirilmiş bir kurum olduğunu, düzenlenen komiser heyeti raporlarından anlaşıldığı üzere davacıların projesinin başarıya ulaşma şansı bulunmadığını, davacıların mevcut borçlarının, konkordato teklifindeki alacaklıların alacaklarından tenzilat yapılmaksızın, 1 sene ödemesiz, 36 ay vadede eşit taksitler halinde aylık ödemeli olacak şekildeki proje revizyonu önerisinin de kabul edilmediğini, alacaklılar toplantısında da müvekkili bankanın alacaklarının herhangi bir indirime ve vadeye tabi tutulmaksızın nakden ve defaten tasfiye edilmesi gerektiğini beyan ettiklerini, davacıların konkordato başvurusunun tamamen alacaklıların baskısından kurtulmak amacıyla yapıldığını, firmanın ön projesinin içerdiği verilerin uygulanabilir olmadığını, komiser raporların da firmanın faaliyetine ilişkin hiçbir açıklayıcı somut ve maddi veriye yer verilmediğini, davacının sunduğu ön projede yer alan bir takım hesaplamaların hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 289/2 ve devamı maddelerinde de belirtilen kriterlerin sağlanmadığını, davacı firmanın konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, bu noktada proje ve borç ödemeye ilişkin açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, davacıların huzurdaki davaya konu başvuruyu borçlarını ödememek/tatil etmek amacıyla yaptığını, tamamen alacaklıların baskısından kurtulmak amacıyla davaya dahil olduğunu, müvekkili bankaya ipotekli ... İli ... ilçesi ... mahallesi .. ada ... parsel numaralı taşınmaz ve yine müvekkili bankaya rehinli ... plakalı aracın muhafaza altına alınması ve satışının 13/01/2021 tarihinden itibaren bir yıl ertelenmesi kararının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu taşınmazın ve aracın konkordato talebi kabul edilen davacının ticari faaliyetleri ile ilgisi bulunmadığını, satışı hakkındaki tedbirin devamının müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini geciktirecek olup telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bu tedbirin kaldırılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ...tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, 04/12/2018 tarihi itibari ile 3 ay süre ile geçici mühlet verildiğini, verilen geçici mühletin 04/03/2019 tarihi itibari ile 2 ay uzatılarak, 24/04/2019 tarihinden başlamak üzere, 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, 1 yıllık kesin mühlet kararının 17/07/2020 tarihi itibari ile 6 ay uzatıldığını, 13/01/2021 tarihli duruşmada davacı ... konkordatosunun tasdikine karar verildiğini, tasdik kararının 19/01/2021 tarihinde resmi gazetede ilan edildiğini, davacılar tarafından konkordato başvurusu istemli dava açıldığını, davacı .... müvekkili bankanın kredi müşterilerinden olduğunu, banka ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden bankadan kredi kullandığını, kredi ödemesinde yaşanan gecikmeler sebebi ile davacının hesabının kat edildiğini, kredi sözleşmelerini asıl borçlu sıfatı ile imzalayan ...ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan..., imzalamış oldukları sözleşmeler nedeni ile Denizli 8. Noterliği'nin 21/05/2019 tarihli, ... yevmiye no’lu ihtarnamesi keşide edildiğini, borçlu şirketin konkordato talebi öğrenildiğinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına müdahale talebinde bulunulduğunu, İİK'nın madde 305'e göre konkordatonun tasdiki şartlarının oluşmadığını, davacı şirketin borca batık olduğunun komiser heyeti raporlarıyla tespit edildiğini, bu hususun komiser raporları ile sabit olmasına rağmen ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile yerel mahkemece tasdik kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin konkordato talebinin gerçekleşebilecek düzeyde ve inandırıcı bilgi ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu, davacının konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağı, mali durumlarının düzelemeyeceği, borçlarını ödeyemeyeceği açıkken dosyaya sunulan konkordato projesinin gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu, konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkı sağlamayacağını, aksine bu süreçte alacaklıların durumunun kötüleşeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davacı ...nın konkordatosunun tasdikine, davacı... konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin ... Esas ... Karar 12/03/2024 tarihli ilamı ile; "...Açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ve müdahil ...Vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine, müdahiller ..., ...., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine, müdahil .... vekilinin istinaf dilekçesinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden ve alacaklı...i vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden reddine" karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı... asli müdahiller .... vekili, .... vekili, ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuş olup, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin... Esas ve ... Karar sayılı 16/10/2024 tarihli ilamı ile; "...1-Alacaklı ...vekilinin istinaf başvurusu bakımından; 2004 sayılı Kanun'un 304/1 nci maddesi uyarınca itiraz edenlerin, itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce mahkemeye ibraz edilmesi gerektiği, tasdik duruşmasının 13.01.2021 tarihinde yapıldığı, alacaklı ...vekilinin 08.01. 2021 tarihinde itirazlarını içeren dilekçeyi sunduğu, gerekçeli kararın ise 12.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 22.01.2021 istinafa başvurduğu anlaşılmakla 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf koşullarının alacaklı ...vekilince yerine getirilmiş olduğu,
2- Alacaklı.... vekilinin istinaf başvurusu bakımından tasdik duruşmasının 13.01.2021 tarihinde yapıldığı, alacaklı...vekilinin 08.01. 2021 tarihinde itrazlarını içeren dilekçeyi sunduğu, yine ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle İİK 308/a maddesi “Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir.” Hükmünü içerir. İİK 306/ son fıkrası “Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir” bu maddenin yollaması ile İİK 288/2. fıkrası “Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir…” şeklinde düzenlenmiştir. İİK 288. maddesinde Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilanın öngörülmüş olması, bu ilanların farklı tarihlerde yapılmış olması halinde hangisine değer verileceğinin belirlenmemiş olması nedeniyle temyiz edenin lehine olan ilan tarihinin esas alınması gerekir. Somut olayda, tasdik kararı 15.01.2021 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde 19.01.2021 tarihinde Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilan edildiği, alacaklı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararını 29/01/2021 tarihinde istinaf ettiği anlaşılmakla, alacaklı ...vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince, alacaklılar.... vekilinin ve ...vekilinin 2004 sayılı Kanun'un 304/1 nci maddesindeki koşulu yerine getirdiği, alacaklı...vekilinin ise istinaf başvurusunun süresinde olduğunun kabulü ile bu alacaklıların istinaf itirazları yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma nedenine göre alacaklı ...vekili ve talep eden... vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına," gerekçeleriyle Dairemiz kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır.
Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, konkordato talebinde bulunan şirketin konkordato projesi, İlk Derece Mahkemesince nisaba dahil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser tarafından düzenlenen rapor ve 2004 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve 2004 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılarak tasdik isteminin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan belgelere göre 03/11/2020 tarihinde adi alacaklılar toplantısı yapıldığı, alacaklılar... ve ... tarafından talep eden şirket tarafından sunulan konkordato projesine ret oyu kullanıldığı, 10/11/2020 tarihinde imtiyazlı alacaklılar toplantısı yapıldığı, imtiyazlı alacaklılar ...,..., ...ve... vekillerinin konkordato projesine ret oyu kullandıkları, komiser heyeti tarafından 16/11/2020 tarihinde nihai raporun, 09/12/2020 tarihinde nihai ek raporun sunulduğu, tasdik duruşmasının ise; 13/01/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Asli Müdahiller ..., ...i., ... ve ... vekillerinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Asli Müdahiller ..., ....,...ve ...i. vekilleri tarafından, her ne kadar alacaklılar toplantısında konkordato projesine "ret" oyu verilmişse de; 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmedikleri anlaşılmaktadır. Buna göre 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından asli müdahiller ...,...., ... ve...i. vekillerinin istinaf dilekçelerinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Asli Müdahi...vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Asli Müdahil ... vekili tarafından konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı ileri sürülerek istinaf isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.
Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır.
Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK 302/son madesinde, konkordato komiserinin alacaklılar toplantısını izleyen 7 günlük katılma süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde gerekçeli raporuyla birlikte oluşturduğu konkordato işlemlerini kapsayan dosyaları, mühlet bitmeden önce ticaret mahkemesine sunacağını öngörmektedir. Prosedürün bunu izleyen kesiti, konkordatonun son aşamasını oluşturmakta ve ticaret mahkemesinin konkordatonun tasdik edilip edilmeyeceği bakımından yapacağı yargılama ile bunun sonucunda vereceği karara ilişkin bulunmaktadır. Konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama, maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir tasdik işlemi niteliğindedir. Tasdik yargılaması sonucunda oluşturulacak karar, daha çok konkordato prosedürünün yasal koşullara uygun yürütülüp yürütülmediğinin ve konkordatonun unsurlarının kanunun öngördüğü anlamda oluşup oluşmadığının saptanmasına ilişkin belirleyici nitelik taşıyan, tasdik faaliyetinin yürütüldüğü bir yargı işlevi özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle tasdik yargılaması, özellikle komiserlik tarafından yapılan işlemlerin yasanın öngördüğü doğrultuda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetlenmesini de içerir (Altay,Sümer /Eskiocak,Ali, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5.Bası, İstanbul 2019, s.334).
İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır ((Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539).
İİK'nın 305. maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nın 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 529-531).
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamında; "...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir..." denilerek, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve projenin uygulanabilirliğinin, borçlunun tasdik kararından sonraki davranışları da nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da ifade edildiği gibi konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığına ilişkin Dairemizce yapılacak inceleme ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle sınırlı olmayıp, karar tarihinden sonraki sürecinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Karar tarihinden sonra 24/12/2024 tarihinde kayyım...tarafından sunulan raporda; şirketin olağan faaliyetlerine devam ettiği, finansal durumunun kötüleşmediği ve konkordatoya tabi borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza ettiği, konkordatoya tabi alacaklılara tasdik edilen projede yer alan ödeme planına uygun olarak ödemelerini yapılmakta olduğu tespit edilmiştir.
Somut dosya değerlendirildiğinde; konkordato talep eden şirketin konkordato kaynaklarının borç miktarıyla orantılı olduğu, adi alacaklıların alacak miktarlarının toplam 2.550.520,96-TL olduğu, alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde 88 alacaklının 50 tanesinin konkordato projesine kabul oyu verdiği ve projeyi kabul etmeyen alacaklı sayısının 38 olduğu, projeyi kabul eden alacaklıların alacak miktarının 1.352.402,45-TL olduğu, kabul etmeyen alacaklıların alacak miktarının 1.198.118,81-TL olduğu, İİK'nın 302/III maddesi uyarınca yeterli çoğunluğun sağlandığı, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların elde edeceği bedelin iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olduğu, davacı şirketin yatırması gereken teminata ilişkin kefalet senedi sunulduğu, konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın yatırıldığı tespit edilmekle, konkordatonun tasdiki için gerekli şartlar sağlanmıştır. Şirketin tasdik kararından sonra vadesi gelen borçlarını ödediği, faaliyetlerine devam ettiği hususları da tespit edildiğinden asli müdahil vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Asli Müdahil ...vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Asli Müdahil... vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, komiser heyeti tarafından alacaklarının çelişkili olarak toplam 1.042.332,12-TL olarak belirlendiğini, bunun 960.000,00-TL'sinin imtiyazlı alacak olduğu, geriye kalan 82.330,12-TL'nin ise imtiyazsız alacak olduğunun belirtildiğini, çekişmeli hale gelen alacaklarının belirlenmesini talep etmelerine rağmen alacak kalemlerinin çoğunun kabul edilmemesinin istinaf istemi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.
İİK'nın 288. maddesinde, mahkemece geçici mühlet kararının ticaret sicili gazetesinde ve Basın İlan Kurumu'nun resmi ilan portalında ilan olunacağı kesin olarak düzenlenmiştir.
Alacaklıları, alacaklarını bildirmeye davet başlıklı İİK'nın 299. maddesinde; "Alacaklılar, komiser tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır." hükmünü içerdiği, alacaklar hakkında borçlunun beyana daveti başlıklı İİK'nın 300. maddesinde; "Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde gereğince vereceği raporda belirtir." hükmünü içerdiği, alacaklılar toplantısına davet başlıklı İİK'nın 301. maddesinde; "Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder..." şeklinde olduğu, İİK'nın 302/6 maddesinde ise; "Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir." hükümlerine yer verilmiştir.
Bu çağrının amacı borçlunun pasif malvarlığı değerlerini açıklığa kavuşturmak ve konkordato görüşmelerinde oy kullanacak alacaklıları belirlemektir. Alacaklılar listesi, konkordatonun hazırlanmasında ve tasdik edilmesinde temel rol oynamaktadır. Bildirilmeyen alacaklar, konkordato sürecine etki edebilecek bir rol oynayamayacaklardır. İlanda bulunan önemli hususlardan birisi de alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyeceklerinin ihtar edilmesidir. Başvuruları alan komiserin, alacaklıların kimlik bilgilerini, adreslerini, başvuru tarihlerini, alacak sebebini ve miktarını, rehinli alacakların rehin dışında kalmış kısmını, varsa imtiyazlarını gösteren bir liste oluşturması gerekmektedir. Yabancı para cinsinden olan alacakların Türk Lirasına çevrilerek listeye geçirilmesi gerekmektedir. Komiser, bildirilen alacakları kayıt etmeden önce borçlunun bu alacaklar hakkındaki görüşlerini de alır ve borçlunun kabul etmediği alacaklar, çekişmeli alacak olarak kayıt edilir. Borçlu, bildirilen alacakları kabul edeceği gibi, kısmen veya tamamen reddedebilir. Alacak taleplerini reddeden borçlunun, ret sebeplerini de belirtmesi gerekmektedir. Bu şekilde oluşan çekişmeli alacakların konkordatoya katılıp katılmayacakları, katılacaklarsa da hangi oranda katılacakları konkordatoyu inceleyecek mahkeme tarafından belirlenecektir (m. 302 f.6) (Kale, Serdar, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, 2018 s. 240,242).
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince; İİK'nın 302/6. maddesi gereği çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği düzenlendiği, burada konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin bu talep üzerine vereceği karar, sadece konkordatonun nisabına dahil olmak bakımından bir sonuç doğuracağı, bu bağlamda Mahkemenin çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına ilişkin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği, nitekim İİK'nın 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride Mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK'nın 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alındığından asli müdahilin alacaklarının eksik kabul edildiği itirazı yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca yerinde görülmemiş, asli müdahil vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Asli Müdahil .... vekilinin istinaf istinaf isteminin incelenmesinde;
İstinaf talebinde bulunan ... vekilinin karar verilen tasdik oturumuna ve ilan edilen 13/01/2021 günü tasdik duruşmasına katıldıkları ve İİK'nun 308/a bendi uyarınca son ilandan itibaren on günlük istinaf süresi içinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarından usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından bu müdahilin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
İİK'nın 308/c-1 maddesinde, konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği; maddenin 2. fıkrasında, bağlayıcı hale gelen konkordatonun ise, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu; maddenin 3. fıkrasında ise, 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Müdahil ... rehinli alacaklı olması sebebiyle tasdik kararının eki olan ödeme takviminde yer verilmediği gibi alacağı ile ilgili bir karar da tesis edilmemiştir. Bu durumda adı geçen müdahilin alacağı, konkordato hükmünün dışında kaldığı ve konkordatodan etkilenmediği, bu nedenle itirazlarının dikkate alınması gerekmediği gibi bu alacaklıların toplantıya çağrılmasına da gerek yoktur. Diğer bir ifade ile müdahil ...hukuki yararı bulunmadığından konkordatonun tasdikine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkeme hükmünde, borçlu talebinin kabulü ile; İİK.'nın 307. maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, müdahil vekilince bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle istinaf sebebi yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan incelemede; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 307. maddesinde, rehinli malların muhafaza ve satışının ertelenmesi düzenlenmiştir. Maddede, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenebileceği ve ertelemenin hangi şartlarda olacağı belirtilmiştir. Mahkemece gerekli incelemeler yapılarak karar verilmiştir. Özellikle borçlu şirketlerin faaliyet alanları dikkate alındığında, söz konusu malların faaliyetlerinin devamı için gerekli olduğu açıktır. Borçlu şirketlerin öncelikli amacı, faaliyetlerini devam ettirerek alacaklılara olan borçlarını ödemek olduğundan, erteleme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle; Müdahil... vekilinin istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı... vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
İİK'nın Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluğu düzenleyen 302. maddesine göre; "Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır." hükmü ile adi alacaklar yönünden gerekli çoğunluk belirlenmiştir.
İİK'nın 308/H maddesinin 3. fıkrasında ise rehinli alacaklar yönünden tasdik nisabı "üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa" şeklinde belirlenmiştir. Alacaklılar toplantısında bu çoğunluk sağlandıktan sonra borçlunun İİK'nın 305. maddesinde sayılı diğer şartları da yerine getirmiş olması gerekir. İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdik şartları; "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması." şeklinde düzenlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; alacaklılar toplantısında, borçlunun rehinli borçları yönünden nisabın sağlanamadığı, nisabın sağlanmasının İİK'nın 305. maddesindeki koşulların incelenmesi yönünden ön koşul olduğu, kaldı ki davacı ...'ın dava dilekçesine ekli konkordato ön projesi ve eklerine göre; müteselsil kefil olarak taşınmazlarını şirket borçlarının ödenmesi için teminat verdiği, dolayısı ile; şirketin projesinden ayrı bağımsız bir projeden bahsedilemeyeceği, borçlarının geleceğinin, şirketin projesinin başarısına bağlandığı, şirketten ayrı bir ticari faaliyetinin olmadığı ve böylelikle İİK'nın 305. maddesinde sayılı konkordato tasdik koşullarının da sağlanamadığı görülmekle ilk derece mahkemesince bu davacının konkordato talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmış ve bu davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; tarafların istinaf itirazları yerinde görülmediğinden Müdahiller..., ...., ...ve .... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden USULDEN REDDİNE, davacı ... vekilinin, müdahil .... vekilinin, müdahil .... vekilinin ve müdahil.... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Müdahiller ..., ......ve .... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden USULDEN REDDİNE,
2-Davacı ... vekilinin, müdahil.... vekilinin, müdahil.... vekilinin ve müdahil... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40'ar TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının istinaf eden taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililerine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak oybirliği ile HMK'nın 353/1-b-1 bendi ve İİK'nın 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2025
...