T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 31/05/2019
DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 04/02/2025
İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06/11/2024 tarihli bozma kararı üzerine HMK'nın 373/3 maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davacı ve bir kısım üyeler tarafından kooperatif yönetim kurulu başkanı ,...kooperatif aleyhine faaliyetlerde bulunduğu yönünde ciddi emareler bulunması ve hakkındaki şikayetler nedeniyle kooperatif yönetim kuruluna noter aracılığı ile ihtar çekerek seçimli olağanüstü kongre yapılmasını talep ettiklerini, kooperatif yönetiminin iş bu talebe kayıtsız kalması üzerine bu kez denetim kuruluna genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırması talebinde bulunduklarını, denetim kurulunun da davacının yasal talebine kayıtsız kalması üzerine davacı ve yeter sayıda üye tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müracatta bulunularak genel kurulun olağanüstü toplanmasının talep edildiğini, bu kurumca müracaatın çokluğu nedeniyle dava yoluna başvurulması gerektiğinin belirtildiğini, bu kez Antalya 3. Asliye Ticaret Mah. ... esas nolu davasını açarak kooperatifi seçimli genel kurula çağırmak üzere izin talebinde bulunulduğunu, hal böyle iken taraflarınca dava açıldıktan soma hem dava açmak için yeterli sayıya engel olmak, hemde davacı ve olağanüstü genel kurul için dava açan üyelerin genel kurula katılmasına engel olmak için davalı kooperatif yönetim kurulunca bu kez 17.10.2017 tarihinde davacının usulsüz tebliğle kooperatif üyeliğinden haksız surette çıkarılmasına karar verildiğini, esasen davalı kooperatif yönetimince dava açan bir kısım kooperatif üyelerinin de aynı şekilde haksız surette kooperatif üyeliğine son verildiğini, davalı kooperatif ve yönetiminin sırf genel kurula davacının katılmasını engellemek maksadıyla ve yine kooperatif genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmaya yönelik dava açması nedeniyle ve usulsüz surette davacımn üyeliğini sonlandırmaya yönelik karar aldığını, davacı ile diğer ihraç edilen üyelerin üyelikten ihracının usulsüz olduğunu, zira davacının davalı kooperatife yasal süresi içerisinde aidat borcunun ödediğini, diğer taraftan davacımn kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin ihtarnamelerin usul ve kanuna aykırı olduğunu, zira davacının kooperatif üyeliğinin 16 yıl evveline dayalı olduğunu ve kooperatife bildirdiği tebligat adresinin ...Mah. ... no:,..../.......Antalya olduğunu, bundan başka kooperatife bir adres bildirmediğini, keza adres değişikliğinin de bildirilmediğini, hal böyle iken davalı kooperatifin kasten ve iş adresindeki yoğunluktan istifade maksatlı birinci ihtarnameyi ve ikinci ihtarnameyi iş adresi olan ...Mah. ....Sitesi .,...sok No:....Antalya adresine gönderdiğini, esasen her iki ihtarnamede de muhatap adresi ...Mah. ..... ....sok No:...Antalya yazılı olduğu halde birinci bu adrese tebliğ olunduğu halde bu kerre ikinci ihtarnamede de muhatap adresi bu adresi yazıldığı halde ....Mah. ...Sok no:..../.,..,....Antalya adresine gönderilmiş ve davacı ile husumeti bulunan karşı komşusu yengesine tebliğ olunduğunu, ihtarname metinleri ve tebliğ zarflarının incelenmesinden de kolaylıkla anlaşılacağı üzere davalı kooperatif yönetiminin birinci ve ikinci ihtarnamelerde belirtilen adreslerden kasten farklı bir adrese tebligat çıkartarak davacının dikkatsizliğinden istifadeyi baştan planlamış ve amaçlamış olduklarını, davalı kooperatif yönetiminin kötü niyetli olduğunu baştan beri bir plan dahilinde birinci ihtarnameyi kooperatif merkezinde davacının bildirmiş olduğu adres olmayan işyeri adresine gönderdikleri halde ikinci ihtarnameyi ihtarname metninde belirtilen adresten farklı bir adrese göndermiş ve üyelikten çıkarma kararını da farklı bir adrese tebliğe çıkararak davacının genel kurula itiraz ve dava açma süresi olan 3 aylık süreyi kaçırmasını sağlamak yönünde hareket ettiklerini, davalı kooperatifin pasif konumda olan bir kooperatif olduğunu, yıllar evvel çok kıymetli olan kooperatif arsasının satın alındığını ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici firmalara inşaata verildiğini, sözleşme gereği her bir üyeye yaklaşık değeri 500 bin lira değeri aşan kıymette Kundu oteller bölgesinde bir daire düştüğünü, sözleşme gereği üyeler tarafından hiçbir masraf yapılmadan dairelerin teslim edileceğini, hal böyle iken arsa ve daireler kıymetlendiği için davalı kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyelerinin sırf üye sayısını azaltarak kendilerine ve kendi planları dairesinde hareket eden üyelere haksız rant sağlamak için ve üye sayısını azaltmaya araç olarak her genel kurulda sembolik diyerek ve yönetim giderleri adı altında 600 Lira gibi bir aidat belirleyerek bunu üyelik ihracı için araç olarak kullanmakta olduklarını, esasen üyelerin yıllar süren inşaatlar ve davalar nedeniyle bıkkınlığı ve ilgisizliğini bilen kooperatif yönetim kurulu üyelerinin belirlenen aidat miktarımn önemsizliğinden ve arsa alımı ve asıl faaliyet konusu ile ilgili hiçbir borcu olmadığının rahatlığından istifade ile bu bedeli üyelikten ihraç için araç olarak kullanmakta olduklarını, esasen bu halin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, diğer taraftan kooperatif kayıtları incelendiğinde de kooperatif aidat borcunun davacı tarafından zamanında ödendiğini, davacının üyelikten ihracına ilişkin noter yazısı incelendiğinde kolaylıkla görüleceği üzere bu ihtarname de TTK ve kooperatifler kanununa uygun düzenlenmiş olmadığını iddia ederek, davalı kooperatifin davacının üyelikten ihracına ilişkin 17.10.2017 tarih ve ... nolu kararının iptaline, davalı kooperatifin 20.05.2018 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısına davacının katılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacının kooperatif yönetim kurulunun 17.10.2017 gün ve ... sayılı kararıyla kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, kararın usulüne uygun olarak kendisine 26.10.2017 günü tebliğ edildiğini, bu durumda davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma işleminin 26.01.2018 günü mesai bitiminde kesinleştiğini, 26.01.2018 günü mesai bitiminde çıkma kararının iptali ile ilgili üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının 27.01.2018 den itibaren davalı kooperatifin ortağı sıfatını yitirdiğini, davacı sıfatı da ortadan kalmış olup 18.05.2018 günü açılan davanın görülmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın aktif husumet ehliyeti (davacı sıfatı) yokluğu nedeniyle esastan reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, ayrıca HMK'nun 329. Maddesi gereğince takdir olunacak kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, davacının 21.01.2018 tarihli kooperatife hitaben yazmış olduğu dilekçe göz önüne alındığında davacının tebliği aldığı ve içeriği öğrendiği sabit olduğundan davacıya gönderilen ihraca ilişkin tebligatın geçerli olduğu ve davanın 18.05.2018 tarihinde yani 3 aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihracının haksız ve kötüniyetli olduğunu, esasen davalı kooperatifin üyelere aidat yüklenmesini gerektirir hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, davalı kooperatifin davacı ve bir kısım üyeleri cezalandırmak amacıyla ihraç kararı verdiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin ihtarnamelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava yönetim kurulunun vermiş olduğu kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 19/09/2023 tarih, ...Esas .....Karar sayılı ilamı ile; "...davalı kooperatif tarafından davacıya kooperatif üyeliğinden ihracına dayanak yapılan ihtarnamelerin incelenmesinde; birinci ihtarnamenin Antalya 3. Noterliğinin 14/08/2017 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesinin davacının geçici olarak adreste bulunmaması sebebiyle ... ve ... oğluna 15/08/2017 tarihinde,
İkinci ihtarnamenin Antalya 3. Noterliğinin 05/09/2017 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesinin davacının mernis adresine 15/09/2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ihtarnamelerin kapsamlarının incelenmesinde, davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarına göre 01/08/2017 tarihli 3.075,82 TL aidat borcu ve 228,84 TL gecikme faiz borcu olduğunun belirtildiği ve ikinci ihtarnamenin üzerinden bir ay geçtikten sonra hala ödeme yapılmaması halinde kooperatif ortaklığından çıkartılacağının ihtarnamede açıkça belirtildiği, ihtarnamelerin bu haliyle davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne uygun düzenlendiği ve usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmakla, davanın yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2024 Tarih, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile; "Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine davanın reddine ilişkin verilen ikinci karara karşı davacı vekilince duruşmalı temyiz isteminde bulunulmuş ise de; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek gereği konuşulup düşünüldü.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
2.1- Kooperatif Anasözleşmesinin 14/2 maddesinde, parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür.
2.2. Somut olayda, davalı kooperatif tarafından 14.08.2017 tarihinde keşide edilen birinci ihtarname ekinde bulunan borç dökümünde 01.08.2017 tarihi itibariyle 3.075,82 Türk Lirası aidat 228,84 Türk Lirası gecikme faizi hesaplanmışsa da, 20.05.2017 tarihli genel kurulda yıllık olmak üzere aidatın 1.200,00 Türk Lirası olması, Temmuz 2017 ve Ekim 2017 olarak 2 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, Temmuz 2017 itibarıyla ödenmesi kararlaştırılan 600,00 Türk Lirası'nın tahakkuk ettiği tarih 31.07.2017 olduğu halde hem 07.07.2017 tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilerek hem de henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edilmiş olup bu haliyle ihtarın ana sözleşmenin 14/2 maddesi hükmüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemez. Bu nedenle ilk ihtar usul ve yasaya uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararı da hukuka aykırıdır. Anılan gerekçe ile davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçeleriyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Dairemiz kararının bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir.
Dairemizce usul ve yasaya Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin 17/10/2017 tarihli ve ...nolu yönetim kurulu kararının İPTALİNE,
a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 579,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,
b-Dairemizin 16/09/2021 tarih ve ...Esas - ....Karar sayılı, ... Harç sayılı ve yine Dairemizin 05/12/2023 tarih ...Esas - ....Karar ....Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkerelerinin İPTALİNE,
c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 35,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 71,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri 158,50 TL, posta masrafı 6,50 TL, bilirkişi masrafı 500,00 TL olmak üzere toplam 665,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 39,70 TL posta masrafı, 212,45 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 400,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla birlikte Dairemiz kararının Yargıtayca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve ....Esas, ,....Karar sayılı ilamı uyarınca davacı lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
e-Temyiz başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan 1.330,20 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat masrafı, 316,00 TL Yargıtay'a dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 1.686,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak oybirliği ile HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2025
...