T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:25/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:15/06/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/12/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirketin atık su alacağı ile ilgili olarak davalı şirket aleyhine Antalya 16. İcra Müdürlüğü’nün ... E.(Genel İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyasıyla faturalara dayalı olarak ilamsız icra takibi açıldığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz etmesi sonucunda İcra Müdürlüğü tarafından takibin durmasına karar verildiğini, dava şartı olan arabuluculuk hususunda Ankara Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, ... dosya numaralı arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın tamamen haksız ve kötüniyetli olup alacağı sürüncemede bırakma amacına yönelik olduğunu beyanla davalı borçlu tarafından Antalya 16. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Genel İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davaya konu icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkilinin tescilli adresinin bulunduğu İstanbul (Çağlayan) İcra Dairesi'nde icra takibinin yapılması gerektiğini, davanın hak düşürücü sürenin sonunda açıldığını, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili şirket aleyhine 175.746,13 TL tutarlı icra takibi başlatılmış ise de icra takibine konu edilen alacakların 25.06.2015-31.12.2015 tarihli faturalara ait olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından, 14.08.2015 tarihinde, ... Sular İdaresi (...) ile ... A.Ş. arasında çıkan ihtilaf nedeniyle her iki şirket tarafından müvekkili şirkete ait otellere su ve atık su faturası gönderilmesi üzerine müvekkil şirket tarafından ... Su Genel Müdürlüğü (...) ile ... Turizm Tic. A.Ş. aleyhine Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasına kayden muarazanın meni davası açıldığını ve bu dava sonucunda Mahkemece 17.10.2018 tarihinde “25/06/2015 sayaç okuma tarihinden sonra tahakkuk ettirilen su bedellerinin tahsil ve talep yetkisinin ... Genel Müdürlüğünde olduğunun tespiti ile bu tarihten sonra davalılar tarafından davacı şirkete gönderilen mükerrer faturalar nedeniyle ortaya çıkan belirsizlik ve muarazanın bu suretle giderilmesine” karar verildiğini ve anılan mahkeme kararının 22.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, yine anılan kararda Mahkemece “25.06.2015 sayaç okuma tarihinden itibaren davacı tarafından tevdi mahalli olarak tayin edilen ...bank Serik Antalya Şubesinde açılan hesaba depo edilen fatura bedellerinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde Antalya Su ve Atık Su Genel Müdürlüğü’ne ödenmesine” de karar verildiğini ve 25.06.2015-29.12.2015 tarihleri arasındaki fatura bedellerinin taraflarınca Mahkemece belirlenen tevdi mahalline yatırıldığını, kesinleşen mahkeme kararına göre takibe konu edilen 25.06.2015-31.12.2015 tarihleri arasında davacı ...’ın tahsil ve talep yetkisi olmadığını, müvekkili şirketin alacaklıya ödemesi gereken herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından temerrüde de düşürülmediğini, takibe konu atık su alacaklarına ilişkin faturaların 2015 tarihinde müvekkili şirkete iletildiğini ve müvekkili şirketçe bu faturalara yukarıda açıklanan gerekçelerle itiraz edildiğini ve yine 2015 yılında faturaların noter kanalı ile davacı tarafa iade edildiğini, senelerce beklenerek ve ihtara veya tebliğe dahi lüzum görülmeden açılan takibin de haksız ve kötü niyetli olduğunu, sonuç olarak davacı tarafın kesinleşen mahkeme kararına göre takibe konu edilen 25.06.2015-31.12.2015 tarihleri arasında davacı ...’ın tahsil ve talep yetkisi olmadığından davacının müvekkil şirketten talep edebileceği herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "19/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Sadece, 15.460,32 TL olan fatura bedeli (takipte), raporda 15.460,82 olarak yazılıp hesaplama yapılmış olmakla, mahkememizce 15..460,32 TL esas alınarak hesaplama yapılmış, bu konuda ek rapor aldırılmamıştır. Tüm dosya kapsamı, 19/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu göz önüne alınarak; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak likit olduğundan ve yasal unsurları mevcut olduğundan, davacının inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı (eski Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası) itirazın kısmen iptali ile; takibin; 25/06/2015 fatura tarihli alacak yönünden; 15.460,32 ₺ (TL) asıl alacak, 9.151,15 ₺ (TL) gecikme faizi; 31/07/2015 fatura tarihli alacak yönünden; 23.019,36 ₺ (TL) asıl alacak, 13.275,80 ₺ (TL) gecikme faizi; 31/08/2015 fatura tarihli alacak yönünden; 21.119,37 ₺ (TL) asıl alacak, 11.898,13 ₺ (TL) gecikme faizi, 30/09/2015 tarihli alacak yönünden; 19.609,05 ₺ (TL) asıl alacak, 10.776,49 ₺ (TL) gecikme faizi, 31/10/2015 tarihli alacak yönünden; 15.115,29 ₺ (TL) asıl alacak, 8.091,19 ₺ (TL) gecikme faizi, 30/11/2015 tarihli alacak yönünden 12.390,39 ₺ (TL) asıl alacak, 6.467,17 ₺ (TL) gecikme faizi, 31/12/2015 tarihli alacak yönünden; 5.650,68 ₺ (TL) asıl alacak, 2.868,75 ₺ (TL) gecikme faizi olmak üzere, toplamda 112.364,46 ₺ (TL) asıl alacak ve 62.528,68 ₺ (TL) gecikme faizi toplamı 174.893,14 ₺ (TL) üzerinden aynı şartlarda devamına, davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; hükmolunan miktarın % 20 si üzerinden hesaplanan 34.978,62 ₺ (TL) tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem ... hem de ... şirketleri tarafından aynı dönemlere ilişkin eş zamanlı su faturaları tahakkuk ettirilmesi üzerine davacı müvekkili tarafından ... Su Genel Müdürlüğü (...) ile ... Turizm Tic. A.Ş. aleyhine hem su hem de atık su bedellerine ilişkin muarazanın meni davası açıldığını, 25.06.2015-29.12.2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin su faturalarının hangi şirkete ödeneceğinin ihtilaflı bir husus olduğunu, davacı şirket ve ihbar olunan ... arasında bu döneme ilişkin düzenlenen protokolden ve müvekkili şirket gibi bu çifte faturaya maruz kalan diğer şirketlerce birçok muarazanın meni davası açılmış olmasından da anlaşıldığını, müvekkili şirketin ise faturaları aldığında fatura tarihindeki mevcut borcunu ödeyerek bu borçtan kurtulma iradesiyle hareket ettiğini ancak alacak hakkının kimde olduğu hususunda ihtilaf bulunduğundan borcundan kurtulmak için yapacağı ödemenin geçerli bir ödeme olması için nasıl ilerleyeceği konusunda çaresiz kaldığını, bu sebeple yapılacak ödemenin geçerli bir ödeme kabul edilmesi ve borcundan kurtulma sonucunun doğması için Mahkemeye başvurduğunu, bu başvurusunda hem su hem atık su bedellerine ilişkin bir karar verilmesi ve verilecek karar gereği tevdii mahalline ödeme yapılarak borcundan kurtulmasının sağlanmasının talep edildiğini, açılan dava sonucu Mahkemece verilen kararın da aynen yerine getirildiğini ve kesinleşen mahkeme kararına güvenilerek Mahkemece belirlenen tevdi mahalline yapılan ödeme ile tüm borcundan kurtulmuş olunduğu düşüncesi ile hareket edildiğini, müvekkili şirketin Mahkemece belirlenen tevdi mahalline yatırmış olduğu miktarla hem ... hem ... şirketlerine olan tüm borcundan kurtulduğunu düşünürken bu iki şirket arasında bir protokol imzalandığını ancak bu protokolün müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin yıllarca bulunduğu iddia edilen atık su borcundan haberdar dahi edilmediğini, yıllar sonra ise gecikme zammı adı altında fahiş bir bedelin ödenmesinin istenildiğini, Mahkeme kararı gereği yaptığı ödeme neticesinde tamamen borcundan kurtulduğunu düşünen müvekkili şirketin taraflarca imzalanan ve bilgisi dahilinde dahi olmayan bir protokol gereğince yeniden bir fatura bedeli ödemek ve üstelik bu bedeli kötü niyetli şekilde yıllarca beklenmesi sebebi ile biriken gecikme zammı ile birlikte ödemek zorunda bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafça gerek fatura alacağı gerekse gecikme zammı adı altında istenen bedellerin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, senelerce beklenerek ve ihtara veya tebliğe dahi lüzum görülmeden yürütülen icra takibinin de haksız ve kötü niyetli olduğunu, Mahkemece takibin devamına karar verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, her ne kadar defalarca dava konusu alacağın fatura alacağı olduğu ve dosya kapsamında doğru incelemenin ancak mali müşavir bir bilirkişi tarafından yapılabileceği, bu sebeple dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdii gerektiği yönünde talepte bulunulmuşsa da Mahkemece bu talepleri karşılanmadığı gibi talebin yeterince açıklanmadığı gibi anlaşılmaz bir gerekçe ile eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Mahkemece taleplerinin anlaşılamamış olması ihtimalinde bile kendilerinden bu hususun açıklanmasının istenilmediğini, bunun için kendilerine herhangi bir süre de verilmediğini, İlk Derece Mahkemesi'nce itirazların hiçbirine değinilmediğini, itirazlarının hiçbiri karşılanmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, Mahkemece asıl alacağın yanı sıra gecikme zammının da kabulüne karar verilmişse de bu hususta hangi gerekçe ile kabul kararı verildiğine ilişkin kararda hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, kararda buna ilişkin yalnız "faiz gecikme zammı hesabının dosya kapsamına uygun olduğu" açıklamasına yer verilmekle yetinildiğini, Mahkemece davacının su bedeli alacağının yanı sıra bu alacağa ilişkin temerrüt oluşup oluşmadığına ve davacının gecikme zammı talep hakkı bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıca bir inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, kararın yalnız bu yönü ile dahi eksik inceleme sonucu kurulmuş olduğunu, Mahkemece hem itirazları haklı görülerek itirazlarının kısmen kabulüne karar verildiğini hem de buna rağmen aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedildiğini, İcra İflas Kanunu'nun ilgili 67/2 maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmünü haiz olduğunu, Yine Yargıtay içtihatlarıyla borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerektiğini, mahkemece yapılan yargılama sonucunda itirazlarında haksız olmadıkları kanaatine varılarak kısmen kabul kararı verilmişken Mahkemece ancak haksız itiraz sonucu hükmedilebilen icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının hukuken vahim bir hata olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; 25.06.2015-29.12.2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin atık su bedellerinden kaynaklı fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan 18/12/2018 tarihli Protokol başlıklı belgede; "1-6360 sayılı yasa gereğince yapılan devir işlemleri neticesinde; Aksu TİGEM Bölgesinde 28/05/2015 tarihinden itibaren içme ve kullanma suyu hizmetleri fiilen ... tarafından devralınmış ve ... Genel Müdürlüğü tarafından su hizmetleri verilmiştir. Ancak bir kısım pompa ve su deposunun atık su arıtma tesisi içerisinde kaldığı, arıtma tesisinin 29/12/2015 tarihine kadar ... A.Ş tarafından işletildiği hususunda taraflar mutabık kalmışlardır.
2-6360 sayılı yasa ile AKSU-TİGEM su kuyuları ve içme kullanma suyuna ilişkin hizmetler, tesisler, taşınır ve taşınmazlar, hak ve alacaklar 28/05/2015 günü ... Genel Müdürlüğü'ne devredildiğinden, bu tarihten itibaren tüm içme ve kullanma suyu faturaları ve tüm içme ve kullanma suyu hak ve alacakları ...'a devredilmiş olarak taraflarca kabul edilmektedir.
3-... 28/05/2015 tarihi ile 29/12/2015 tarihleri arasındaki içme ve kullanma suyu faturalarının talep, takip ve tahsilinden vazgeçecek, bu döneme ilişkin tahsil ettiği bedeller var ise bu bedelleri tek tek tespit ederek, ... hesaplarına aktaracaktır.
4-Bununla birlikte; ... 28/05/2015 tarihi ile 29/12/2015 tarihleri arasındaki atık su faturalarının talep, takip ve tahsilinden vazgeçecek bu döneme ilişkin tahsil ettiği atık su bedelleri var ise bu bedelleri tek tek tespit ederek ... hesaplarına aktaracaktır.
5-Mahkemede açılan davalarda 28/05/2015-29/12/2015 tarihleri arasında tevdi mahalline ödenmesi kararları ile tevdi mahalline ödenen içme ve kullanma suyu faturalarının ...'a aktarılmasına muvafakat edilecek ve ...'a aktarılması sağlanacaktır.
6-Aynı şekilde; 28/05/2015-29/12/2015 tarihleri arasında tevdi mahalline ödenmesi kararları ile tevdi mahalline ödenen atık su faturalarının ...'a aktarılmasına ... tarafından muvafakat edilecek ve ...' a aktarılması sağlanacaktır.
7-Her bir dava dosyası için bu konuda ayrı ayrı talepte bulunulacak, kararların bir an önce alınması için taraflar birlikte, yasa hükümleri çerçevesinde, gerekli hukuki girişimlerde bulunacaklardır. 28/05/2015-29/12/2015 tarihleri arasındaki dönemde su faturalarının/ alacaklarının ...'a ödenmesi ve tevdi mahallindeki miktarların ...'a aktarılması, yine bu dönemdeki atık su faturalarının ...'a ödenmesi, tevdi mahallindeki atık su bedellerinin ...'a ödenmesi şeklinde kararlar çıkması sağlanacaktır. İstinaf'ta, Yargıtay'da ve Danıştay'da olan dosyalara da bu anlaşma metni/protokol gönderilecek bu protokol doğrultusunda gerekli görüşmeler yapılarak, taleplerde bulunulacak ve dosyaların bu doğrultuda kesinleşmesi sağlanacaktır.
8-6360 sayılı yasa gereğince yapılan devir işlemleri ile 29/12/2015 tarihinden itibaren atık su hizmetleri ve tesisleri ... Genel Müdürlüğü'ne devredilmiş olduğundan bu tarihten itibaren atık su bedelleri ... Genel Müdürlüğü tarafından tahsil edilecektir..." şeklinde davacı ve ihbar olunan tarafların anlaştığı ve uyuşmazlık konusu çekişmenin bu şekilde giderildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa bakıldığında; davalının Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; davacı ve dava dışı ... aleyhine muarazanın giderilmesi hususunda dava açtığı, Mahkemenin 14/08/2015 tarihli ara kararı ile, davalılar tarafından düzenlenen faturalardan yüksek olan fatura bedeli esas alınmak üzere ...bank Serik şubesine açılacak hesaba ödeme yapılması için tevdi mahalli tayinine karar verildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise; "1-25/06/2015 sayaç okuma tarihinden sonra tahakkuk ettirilen su bedellerinin tahsil ve talep yetkisinin ... Genel Müdürlüğü'nde olduğunun tespiti ile bu tarihten sonra davalılar tarafından davacı şirkete gönderilen mükerrer faturalar nedeniyle ortaya çıkan belirsizlik ve muarazanın bu suretle giderilmesine,
2-29/12/2015 tarihinden sonra davalı ... A.Ş. tarafından faturalandırma yapılmadığı anlaşılmakla bu tarihten sonraya ilişkin muaraza kalmadığından 29/12/2015 tarihinden sonraki muaraza iddiası yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafın su tarifesinin meskenler ve ticarethaneler için uygulanan en düşük su tarifesi üzerinden uygulama yapılacağının tespitine dair talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
4-25/06/2015 sayaç okuma tarihinden itibaren davacı tarafından tevdi mahali olarak tayin edilen ...bank Serik Antalya Şubesinde açılan hesaba depo edilen fatura bedellerinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde Antalya Su ve Atık Su Genel Müdürlüğü'ne ödenmesine," karar verildiği, kararın 11/01/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ... tarafından tahakkuk ettirilen faturaların sadece su bedeli olduğu, içinde atık su bedeli bulunmadığı, davaya konu fatura dönemlerinde atık su tahsil yetkisinin ... 'a ait olduğu, tevdi mahalline yatırılan bedellerin ... tarafından tahsil edilmiş olması sebebiyle atık su bedellerinin ödenmemiş olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacı tarafından tevdi mahalline ödenen bedellerin ... tarafından düzenlenen su bedellerine ilişkin olduğu, davaya konu fatura dönemlerinde atık su bedellerinin tahsil yetkisinin davacı ...'a ait olduğu, atık su bedellerinin ödenmemiş olduğu sonucuna varıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; davacı tarafından hem su hem de atık su bedeli için fatura düzenlenmesi ve faturaların taraflar arasındaki ihtilaflı döneme ilişkin olması nedeniyle dava konusu alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, yine davalının takip tarihinden önce temerrüde düşmüş olduğu kabul edilemeyeceğinden takip tarihine kadar işlemiş gecikme zammından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış olmakla davalı vekilinin bu yönleri kapsayan istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına (eski; Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası) yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin 112.364,46-TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
c-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 7.675,62-TL harçtan peşin alınan 2.122,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.553,04-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
d-Davacı tarafça dava açılışında peşin olarak yatırılan 54,40-TL başvurma harcı ile 2.122,58-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.808,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 1.795,63-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
g-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 20.564,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
h-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
ı-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 ₺ (TL)'nin haklılık durumu gereği; 843,95-TL'sinin davalıdan, 476,05-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
i-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 2.457,00-TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 162,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 383,20-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025
...