T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 13/04/2022
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/12/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 2012 yılı yaz sonunda tanıştıklarını, ardından görüşmeye başladıklarını ve sevgili olduklarını, davalının müvekkiline ... da Oteli'nin olduğunu, emlakçılık ve müteahhitlik yaptığını söylediğini, müvekkiline ekonomik durumunun çok iyi olduğunu gösterdiğini, müvekkilini evlenme vaadiyle kandırdığını, şahsın iki üç ay sonra durumunun kötüleştiğini, çeklerini ödeyemediğini söylediğini ve müvekkilinden yardım istediğini, müvekkilinin bunun üzerine davalıya muhtelif tarihlerde toplamda 280.000,00-TL nakit para verdiğini, bu parayı müvekkilinin davalıya borç olarak verdiğini, davalının ise .. daki otelini satacağını, sattıktan sonra borcunu ödeyeceğini söylediğini, yine müvekkilinin Antalya İli ... ... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümü satması ve satış miktarını müvekkiline vermesi için davalıya vekaletname verdiğini, davalının bu evi 170.000,00-TL'ye sattığını ancak bu bedeli de müvekkiline vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan kendisine bir evrak vermesini istediğini, davalının taahhütname imzaladığını, bu taahhütnamede "Kasım 2012 tarihinde ...'dan aldığım 450.000,00-TL ödemeyi .... tarihinde ödemeyi taahhüt ediyorum." beyanını kendi el yazısı ile yazdığını ve altını imzaladığını, müvekkilinin davalıdan senet vermesini de istediğini, davalının muhtelif tarihli 4 adet bonoyu yanında çalışan .... ile müvekkiline gönderdiğini, ancak senetlerin gününün gelmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin araştırması neticesinde söz konusu senetleri davalının değil ... isimli çalışanın imzalamış olabileceğini öğrendiğini, alacağını tahsil edemediğini bu nedenlerle borçlusu davalı olan 150.000,00-TL bedelli 20/10/2013 vade tarihli, 100.000,00-TL bedelli 20/11/2013 tarihli, 100.000,00-TL bedelli 20/12/2013 tarihli, 100.000,00-TL bedelli 20/01/2014 tarihli 4 adet bono nedeniyle ve "Kasım 2012 tarihinde ...'dan aldığım 450.000,00-TL ödemeyi 01/10/2013 tarihinde ödemeyi taahhüt ediyorum." beyanını içerir borçlu tarafından el yazısı ile yazılan ve imzalanan taahhütname nedeniyle davalının borçlu olduğunun tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL'nin bonoların icraya konulmasından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının muhtelif tarihlerde müvekkiline 280.000,00-TL verdiğini iddia ettiğini, bu iddialarının Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, yine davacının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine dayanak olan senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple de icra takibine itiraz ettiğini, Antalya 3 .İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, yine yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarında senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde söz konusu senetlerin ... isimli şahsa düzenlendirildiğinin iddia edildiğini ancak Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan raporda imzaların .. in de elinden çıkmadığının belirlendiğini, davacının bu senetlere dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu taahhütnamedeki yazının ve imzanın müvekkiline ait olup olmadığına ilişkin Antalya CBS Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun ....soruşturma sayılı dosyasında rapor alındığını ve alınan raporda taahhütnamedeki imza kısmının müvekkiline ait bulunduğunu, yazının ise müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkiline boş kağıda imza attırıldığını, sonrasında üzerinin doldurulduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ... sayılı ve ... tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ... sayılı ve 14/02/2022 tarihli raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olması, "Kasım 2012 tarihinde ...'dan aldığım 450.000,00-TL ödemeyi 01/10/2013 tarihinde ödemeyi taahhüt ediyorum." beyanını içerir borçlu tarafından el yazısı ile yazılan ve imzalanan taahhütname nedeniyle davalının borçlu olduğunun tespiti ile davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, müvekkile yönelttiği Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile terditli dava açtığını, öncelikle tapu iptal ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki bedelinin faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, eldeki dosyada ise davacının, müvekkile muhtelif zamanlarda toplamda 280.000,00 TL olmak üzere borç verdiğini, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyanın konusu olan taşınmazın davalı müvekkili tarafından satılıp parasının (170.000,00 TL) kendisine ödenmediğini, tüm bu alacaklarının toplamının 450.000,00 TL olduğunu ve dava konusu tahhütnamenin kaynağının bu alacak kalemlerinden oluştuğunu iddia ve talep ettiğini, terdiden talep edilen taşınmaz bedelinin, eldeki dosyada tekrar talep konusu yapıldığını, anılan dosyanın halen derdest olduğunu, davacının aynı talebine ilişkin iki ayrı mahkemede iki ayrı yargılama yürütüldüğünü, mahkemece derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarına delil olarak gösterdiği savcılık ve kovuşturma dosyalarında müvekkilinin beraat ettiğini, eksik inceleme ve tespit içeren bilirkişi raporunun hükme dayanak gösterildiğini, 14/02/2022 tarihli Adli Tıp Raporu ''taahhütname'' başlıklı belge üzerindeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığına ilişkin bir tespit içermediğini, yani anılan belgedeki yazıya/metne ilişkin bir aidiyet tespiti yapılmadığını, raporun bu yönüyle eksik olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan ''söz konusu imzanın ...'ın el ürünü olduğu'' yönündeki tespitlerine iştirak etmediklerini ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla ''taahhütname'' başlıklı belgedeki imzanın müvekkilden sadır olduğu varsayılsa dahi müvekkilinin davacıya 450.000,00 TL borçlu olduğu anlamına gelmediğini, nitekim belgedeki yazının müvekkiline ait çıkmadığını, dava konusu taahhütnamenin dayanağının, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının müvekkiline yönelik Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu ettiği kambiyo senetleri olduğunu, anılan kambiyo senetleri ile ilgili taraflarınca imza itirazında bulunulduğunu, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada kambiyo senetlerindeki imzaların müvekkilinden sadır olmadığının ispatlandığını, nitekim anılan dosyanın yargıtay incelemesinde geçerek kesinleştiğini, icra mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, takibe konu senetlerin düzenleme tarihinden öncesine ait iki ayrı imza sirküleri ve banka bireysel hizmet sözleşmesi esas alınarak inceleme yapıldığı gibi savcılıkça alınan raporda senetlerinin düzenlenmesine neden olduğu belirtilen "taahütname" başlıklı belgenin de dikkate alınarak inceleme yapılmış olmasının ve her iki bilirkişi raporunun birbirini teyit eder nitelikte bulunması nedeni ile imza itirazının kabulüne ilişkin icra mahkemesi kararının Yargıtayca usul ve yasaya uygun bulunduğunu, hal böyle iken eksik inceleme içeren 14/02/2022 tarihli Adli Tıp Raporu'nun hükme esas kabul edilerek kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyap sisteminden Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine, kendisini iş insanı olarak tanıtan davalı ... ile 2021 yılında tanıştıklarını, bir süre aralarında gönül ilişkisinin bulunduğunu, bu dönemde davalı ...’ın telkinleri doğrultusunda maliki olduğu dava konusu ... ada ... sayılı parseldeki ... no’lu bağımsız bölümünün satılıp üzerine bir miktar para ekleyerek yeni bir daire almak istediğini, Antalya 13. Noterliği’nin 31/10/2012 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...’ı vekil tayin ettiğini, ne var ki davalı ...′ın ... no’lu ... bölümünü yanında çalışan ... ’nin eşi olan diğer davalı ...’a bedelsiz devrettiğini, davalılar ... ve ... ’ın el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zararlandırdıklarını, herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, davalı ...’ın hileli hareketleri neticesinde taşınmazının elinden alındığını, hatta davalı ...’ın borcunu ödemek için verdiği senetlerdeki imzanın da kendisine ait çıkmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa dava tarihindeki rayiç değerinin davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği, Mahkemenin 06/11/2019 tarihli ve ... Esas, ...Karar sayılı kararında; davalı ... ’ın, kullandığı konut kredisi ile taşınmazı satın aldığı, taşınmaz üzerindeki ipoteğin buna delalet olduğunu, davalı ...’ın diğer davalı ... ile birlikte hareket ettiğini gösterir delil bulunmadığı, öte yandan davalı ...’ın satış bedelini davacıya ödediğini ispat edemediği, vekilin borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil istemi ile davalı ...’a yönelik bedel isteminin reddine, davalı ...’a yönelik bedel isteminin kabulü ile 145.611,35 TL’nin yasal faiziyle tahsiline karar verildiği, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16/02/2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında; çekişme konusu ... nolu bağımsız bölümün tamamı davacı ... adına kayıtlı iken; Antalya 13. Noterliği'nin 31/10/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil kılınan davalı ... tarafından yanında çaycı olarak çalışan ... ... ′ın eşi diğer davalı ... ′a satış suretiyle temlik edildiği, davacı ... ile davalı ...'ın gönül ilişkisi içerisinde bulundukları, aralarında imam nikahı kıydıkları, vekaletnamenin de bu dönemde verildiği, anılan vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle taşınmazın davalı ... a devredildiği, davalı ... ın da vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğu, taşınmazı ediniminin korunamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden kabulüne karar verildiği, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16/06/2022 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile, davalı ...vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
İş bu davada davacının talebi alacak, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dava dosyasında ise davacının asıl talebi, tapu iptal ve tescil olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 14/02/2022 tarihli raporunda, inceleme konusu "Kasım 2012 tarihinde ...'dan aldığım 450.000,00-TL ödemeyi 01/10/2013 tarihinde ödemeyi taahhüt ediyorum." beyanını içerir belgede ... adına atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği, nitekim davalı vekilinin cevap dilekçesinde, söz konusu taahhütname başlığı altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu kabul ettiği gözetildiğinde, davalı vekilinin imzaya ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Ancak, davacı vekili, müvekkilinin davalıya toplam 280.000,00 TL borç verdiğini, ayrıca müvekkili adına kayıtlı Antalya İli, ... (... ) ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parselde bulunan ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölümü satması ve satış miktarını müvekkiline vermesi için davalıya vekaletname verdiğini, davalının bu taşınmazı 170.000,00 TL'ye sattığını ancak satış bedelini de müvekkiline ödemediğini, bunun karşılığında davalının müvekkiline 4 adet toplam 450.000,00 TL bedelli bono verdiğini ve 450.000,00 TL'yi müvekkiline ödeyeceğine dair taahhütname imzalayıp verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL üzerinden eldeki alacak davasını ikame etmiştir. Davacı tarafından alacağına delil olarak dayanılan davalının davacıya 450.000,00 TL ödeyeceğine ilişkin taahhütname başlıklı belgenin, 280.000,00 TL'nin ödünç, 170.000,00 TL'sinin ise ödenmeyen taşınmaz satış bedeline ilişkin olduğu, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas Sayılı dava dosyasında davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dolayısıyla taşınmaz satış bedelinin ödenmemesine ilişkin alacak kaleminin konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın 10.000,00 TL üzerinden açıldığı da gözönüne alınarak, öncelikle davacı taraftan ödünç ve taşınmaz satış bedeline ilişkin ne tutarda talepte bulunulduğu sorularak, taşınmaz satış bedeline ilişkin talebinin konusuz kaldığı gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih ve ... Esas ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 128,10 TL nispi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/12/2025
...