T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:05/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:02/06/2022
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:05/12/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin 2017 yılı Eylül ayında ... marka fotoğraf makinesi, ... ve ... lensini ... adlı internet sitesinden satışa sunduğunu, müvekkiliyle telefonla iletişime geçen bir şahıs ile yapılan pazarlık sonucunda 11.500,00 TL'ye anlaşıldığını, teslimat adresinin İstanbul olması nedeniyle davacının arkadaşı olan ...'a teslim edilmek üzere ... Kargo Çamlık Şubesi'nden 09/09/2017 tarihinde ürünlerin kargolandığını, davalı kargo şirketinin ...'a teslim etmesi gereken paketi, kimlik numarası sahte olan ve isminin ... olduğunu söyleyen bir şahsa teslim ettiğini, bu şekilde şirket çalışanlarının ağır kusuru bulunduğunu, eğitim masrafları ve harçlık için fotoğrafçılık yapan müvekkilinin kargo şirketi çalışanlarının ağır kusur ile yetkisiz kişiye teslim ettiği tarihten itibaren yaklaşık altı ay boyunca hiçbir çekim yapamadığını ve ortalama 1.000,00 TL kardan mahrum kaldığını, kargo şirketi hakkında Denizli C.Başsavcılığı'na suç duyusunda bulunulduğunu, ... Soruşturma sayılı dosya ile görevsizlik kararı verilerek soruşturma dosyasının İstanbul'a gönderildiğini, İstanbul C.Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı müvekkilin zararının giderilmesi için arabuluculuğa başvurduğunu ancak bir sonuç alınamadığını beyanla davalı kargo şirketinin çalışanlarının gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri ve ağır kusurları nedeniyle gerekli kimlik bilgileri tespit edilmeksizin alıcıya değil yetkisiz bir kişiye teslim edilen cihazların (... marka fotoğraf makinesi, ... lens ve ... lens) 11.500,00 TL bedelinin ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL mahrum kalınan kârın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davanın yetkisiz yerde açılmış olduğunu ve yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davanın açılması gerektiğini, taşımak üzere teslim alınan ürünün alıcısına teslim edildiğini, davalı müvekkilin taşıma ilişkisinden kaynaklı edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, taşımaya konu gönderinin müvekkilinin kusuruyla zayi olduğu düşünüldüğünde dahi davacının gerçek zararını ispat etmesi gerektiğini, gönderenin gönderinin içeriğinin ne olduğunu beyan etmek ve buna ilişkin belgeleri taşıyıcıya teslim etmekle mükellef olduğunu, gönderiyi teslim alan 3. kişinin sahte kimlik nedeniyle personelin yanıltılarak gönderinin teslim alınmasından müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyanla yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, davanın zamanaşımından reddine, zaman aşımı yerinde görülmediği takdirde davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Olayda alıcının ismi beyan edilerek kargo, kargo şubesinden alınmıştır. Alıcı isminin kargo şubesinden kargoyu teslim alacak herhangi bir kimse tarafından bilinmesi ortalama zekalı ve makul bir kimsenin iddia etmeyeceği bir husustur. Ancak kimlik numarasının sahte beyan olunduğu görülmüştür.
Bu nedenle gönderilerin davacıya teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olması karşısında davalının yasal ispat külfetini yerine getiremediği kanaatine varılarak davalı tarafından teslim olgusunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı, taşıma şirketi olup davaya konu ürünleri alıcının adını bildiren ancak kimlik numarası sahte olan bir kimseye bildirmiştir. Taşınan emtianın zaman zaman kaybı taşıma faaliyetinin olağan bir riski olup davalının pervasizca hareketinden söz edilemeyeceğinden somut olay yönünden, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan özel çekme hakkı hükmünün uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 882/1-b.maddesinde ise taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu, gönderinin hasara uğrayan ( değerini kaybeden ) kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacağı düzenlenmiştir. (İzmir Bam 17.H.D. 2019/684 E. 27.01.2022 2022/75 K.)
6102 sayılı TTK'nın 882. maddesinde "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır " hükmü düzenlenmiştir.
TTK'nın 882. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırları düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde tazminatın gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kg'ı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutarı ile sınırlı olduğu, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre de TTK'nın 882. maddesindeki taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının karar tarihi itibari ile geçerli SDR kuru üzerinden hesaplanması gerekmektedir. (Antalya Bam 11. H.D. 2020/1459 E. 24.01.2022 2022/95 K.)
Mevzuat ve yüksek mahkeme kararları gereği tacir olan davalı taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmayarak kimlik numarası kontrol etmemiş olması ile sınırlı sorumluluğu olduğu kanaati ile 02.06.2022 tarihindeki 1 SDR=22,2053 olmakla ve kargo teslim tutanağı incelendiğinde gönderinin 5 kg olduğu görülmekle 22,2053 x 5 = 111,02 TL sorululuk bedeli yönünden dava kısmen kabul olundu.
Mahrum kalınan kara dair delil sunulmamış olması ile red olundu." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 100,00 TL mahrum kalınan kar talebinin reddine, makine bedeli yönünden 111,02 TL'nin dava tarihi olan 07/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eşya taşımalarında taşıyıcının aslî edim borcunun, sözleşmede kararlaştırılan eşyayı varma yerinde gönderilene teslim etmek olduğunu, taşıyıcının, taşıma eşyasını taşınmak üzere teslim almasından teslim edinceye kadar geçecek süre içinde eşyanın zıya ve hasarı ile teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, davalı kargo şirketinin çalışanlarının gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri ve ağır kusurları nedeniyle müvekkiline ait kargoyu gerekli kimlik bilgileri tespit edilmeksizin alıcıya değil yetkisiz bir kişiye teslim ettiğini, Yerel Mahkemede yapılan yargılamada aldırılan bilirkişi raporunda taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun ve davalı şirketin pervasızca davranarak görevini yerine getirmemesi nedeniyle davacı müvekkilinin zarara uğradığının açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporuna rağmen Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında "taşınan emtianın zaman zaman kaybı taşıma faaliyetinin olağan bir riski olup davalının pervasızca hareketinden söz edilemeyeceğinden" şeklinde hüküm kurulmuş olmasının açıkça bilirkişi raporuna ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K. sayılı ilamında "davacının dava dilekçesine eklediği listede vasıf ve miktarları yazılı zayi eşyaların kaybolan bagaj içerisinde olduğunun ispatı olanağı davacıya tanındıktan sonra" hükmü yer almasına rağmen bildirdikleri tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, bu durumun usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, bilirkişi raporu iddialarını destekler nitelikte olmasına rağmen Yerel Mahkeme'nin vermiş olduğu kararın kabul edilemeyeceğini, sorumluluk belgesinde ve taşıma belgesinde içeriğin fotoğraf makinesi olduğunun açıkça belirtildiğini, marka ve model anlamında tespitin sağlanması için tanıkların dinlenmesi ve daha sonra gerek görülürse hesap bilirkişisine dosyanın gönderilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme'nin bilirkişi raporuna rağmen kargo şirketinin sınırlı sorumluluğuna giderek kilogram hesabıyla kaybolan fotoğraf makinesi ve lenslerin zararını giderme adaletini anlamanın mümkün olmadığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K. sayılı ilamında "İlk Derece Mahkemesince reddedilen kısım yönünden davalı lehine 5.641,47 TL. nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/3 gereğince "maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" hükmünün yer aldığını, bahsi geçen davanın da yine taşıma sözleşmesinden kaynaklı olarak kargo şirketinin sorumluluğuna gidilen bir dava olduğunu, dava kısmen reddedilecekse dahi vekalet ücreti yönünden istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; taşıyıcının sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı yanca düzenlenen kargo taşıma belgesi içeriğinden davacı tarafından alıcı ...'a teslim edilmek üzere taraflar arasında davacıya ait fotoğraf makinesinin taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, ürünlerin davacı gönderici tarafından davalı kargo şirketinin Çamlık şubesine muhteviyatı belirtilerek teslim edildiği, davalı çalışanı tarafından gönderinin kendisini ... olarak tanıtan ve kimlik numarası sahte olan üçüncü kişiye teslim edildiği, davalının, alıcının yazılı talimatı doğrultusunda gönderinin 3. kişiye teslimine ilişkin herhangi bir delil de ibraz etmediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
Somut olayda; kargo teslim tutanağında teslim alanın T.C. kimlik numarasının gerçek alıcının T.C. kimlik numarasından farklı olduğu gözetildiğinde, kargonun gerçek alıcısına değil, başka bir kişiye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Davalı ancak TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından sorumluluğu esastır.
TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zayi ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut uyuşmazlıkta; taşıma faturası içeriğinde alıcı adres ve T.C. kimlik numarasına yer verildiği ancak teslim tutanağı içeriğinden kargonun teslim edildiği kişi ile gönderilen kişinin T.C. numarasının farklı olduğu, buna göre teslim sırasında gerekli kontrolün yeterli düzeyde yapılmadığı ve alıcıdan bir başka kişiye kargonun teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Davalının TTK'nın 850/2. maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının taşınan kargoyu varma yerinde alıcısı dışında dava dışı kişiye sahte kimlik karşılığı teslim ettiği, bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11. HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda isabetli olarak dava konusu olayda taşıyıcının görevini gereği gibi yerine getirmeyip, pervasızca bir davranış ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimali bilinciyle işlenmiş bir fiil ile kimlik eşleştirmesi yapmadan eşyayı teslim etmesinden dolayı sorumlu olduğu ve taşıyıcının/davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı tespit edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemece davacının TTK'nın 880/1. maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği, davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği, taşınan emtiaya ait eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değeri yönünden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunun aksine davalının sınırlı sorumluluğunun bulunduğu yönündeki yanılgılı değerlendirmeyle ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3. maddesinde yer alan "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" şeklindeki düzenleme nazara alınmaksızın fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
Bu durumda Mahkemece; taşıma belgesinde kargo içeriğinin fotoğraf makinesi olarak belirtildiği gözetilmek suretiyle dava konusu fotoğraf makinesinin marka, model, alış tarihi vb. ayırt edici özelliklerinin tespiti yönünden davacı tarafın göstermiş olduğu delillerinin toplanması ve tanıklarının dinlenmesi, akabinde davaya konu emtianın TTK'nın 880. maddesine göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarının hesaplanması hususunda uzman bilirkişiden rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/12/2025
...