T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:31/03/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/12/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili; 19/04/2018 günü Antalya, ... , ... Mahallesi, ... mevkiinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka numaralı çekici, ... plaka numaralı yarı römorku (tanker dorsesi) olan, davalı ... İnşaat ... Ürünleri Sanayi ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı tır kamyonunun ... dan .. ya seyir halinde iken rampa çıkışlı sağ taliyol ... Caddesi kavşağı mevkiinde, davacı ... Sigorta Şirketi’ne Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı çekicisinin sol ön köşesi ile yolcu bindirmek üzere durup, sonra harekete geçerek önünde ilerlemekte olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki kendisi adına kayıtlı ... plaka numaralı minibüse arkadan çarptığını, birlikte sürüklenen iki aracın seyir yönlerine göre, sağdan yol dışına çıkıp, takla atarak devrilen minibüsün yolcularından ... ve ...'ın öldüğünü, 21 minibüs yolcusunun muhtelif şekillerde yaralandıklarını ve ... plaka numaralı minibüsün hasara uğradığını, meydana gelen hasar nedeniyle ...'a 27.425,00-TL ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı dorseli araç sürücüsü ...' in 2918 Sayılı K.T.K.'nın 56/1-c maddesinde yer alan "önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek" kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu, ayrıca dorseli araç sürücüsünün kaza mahallinden firar ettiğini, davacı sigorta şirketinin ... plaka numaralı aracın hasarı için ve destekten yoksun kalma, sürekli iş göremezlik sebebiyle ödemiş olduğu tazminatın rücuen tazmini için, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ve davalının itirazı ile durdurulan icra takibine itirazın iptali ile icra takibinin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; ... İnş. A.Ş.'ye ait ... plakalı çekicinin müvekkili şirkette ... nolu 06/11/2017 - 06/11/2018 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalı ... İnş. A.Ş.'nin maliki bulunduğu ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseli aracın 19/04/2018 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken, .... istikametinden .... istikametine seyri sırasında Karaöz girişi 44. km'sinde ... plakalı ... sevk ve idaresindeki minibüse çarpması sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle ... plakalı servis aracında yolcu olarak bulunan dava dışı ...'un müvekkili şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını ve müvekkili şirket ile aralarında düzenlenen ibraname uyarınca ...'a 69.365,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ödendiğini, kaza tarihinde tanzim edilen trafik kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşumunda ... plakalı dorseli araç sürücüsü ...' in 2918 Sayılı K.T.K.'nın 56/1-c maddesinde yer alan "önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek" kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığını, ayrıca dorseli araç sürücüsü ...'in kaza mahallinden firar ettiğini, dorseli araç sürücüsü ...'in kendi beyanına göre kaza sırasında uyuduğunun kaza tespit tutanağına not düşüldüğünü, yapılacak yargılama sonucu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile %20'den icra inkar tazminatına hükmedilmesini, usul ekonomisi açısından işbu davanın aralarında hukuki irtibat bulunan tarafları ve dava konusu aynı olan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve yargılamanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davacı tarafın mülkiyeti müvekkiline ait kazaya karışan araç nedeniyle ZMMS kapsamında ödediği tazminatların rücusunu talep ettiğini, rücu talebine dayanak olarak ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu kaldı ki davaya dayanak gösterilen bu iddiaların rücu sebepleri içerisinde yer almadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi araç sürücüsünün firar etmediğini, tüm ifadelerinde yer aldığı üzere kaza sonrası araç sürücüsünün yaralılara yardım ettiğini, kaza mahallinde oluşan kalabalığın tepkileri nedeniyle can güvenliğini sağlamak üzere olay yerine en yakın benzinliğe ulaşarak, Jandarma ekiplerini arayarak karakola alındığını, kaza sırasında uyuduğuna ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, tutanakta imzasının olmadığını, bu yönde bir delilin de olmadığını, rücu sebeplerinin kanununda açıkça düzenlendiği şekilde alkollü araç kullanma ehliyetsiz araç kullanma şeklinde olup, sigorta genel şartları hükümleri uyarınca rücu şartları oluşmayan iddialara ilişkin davacı tarafın böyle bir dava açma hakkı olmadığını, kasıt ve ağır kusur durumu olmayan olaylara ilişkin rücu davası açılamayacağını, ZMMS poliçe Genel Şartlarının 4/A maddesinde düzenlenen hususun ağır kusur ve kast olduğunu, bir kazada sürücünün %100 kusurlu olmasının ağır kusurlu olduğunu anlamına gelmediğini, ispat yükünün davacı sigorta şirketinin kendisinde olduğunu, davacı tarafın işbu rücuen tazminat istemine ilişkin açmış olduğu itirazın iptali kanuna, hukuka ve kamu vicdanına aykırı olduğundan dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "... somut olayda davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsü ...'in seyir sırasında ön ilerisini sürekli ve etkin biçimde kontrol altında tutması ve önünde gitmekte olan minibüsü güvenli bir mesafeden takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, yola gereken dikkati vermediği ve minibüsü yakından takip ettiği için minibüsün arkasına çarptığı, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine ve araçlar arasında yeterli ve güvenli bir mesafe bırakma zorunluluğuna aykırı şekilde seyrettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/d maddesindeki “Araç sürücüleri, trafik kazalarında, arkadan çarpma halinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmü gereğince olayda, birinci (asli) derecede kusurlu olduğu lakin araç sürücüsünün sigorta genel şartlarının B.4.a maddesinde belirtilen ağır kusurunun(kasta yakın kusur) bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple bu maddeye dayalı rücu istemine itibar edilmemiştir. Kazanın can kaybına sebebiyet vermesi ve davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsü ...'in kaza sonrasına yaralılara yardım amaçlı olarak kaza yerini terk ettiği dosya kapsamından anlaşıldığından B.4.f maddesine dayalı rücu istemine de itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle davacının rücu isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseli aracın müvekkili şirkette ... nolu poliçesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince taleplerinin göz ardı edilerek hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince araç sürücüsü ...'in kaza sonrasına yaralılara yardım amaçlı olarak kaza yerini terk ettiği gerekçesi ile B.4.f. maddesine dayalı rücu şartlarının oluşmadığı kanaatine ulaşılmış ise de; araç sürücüsü ...'in .... tarihli .... Jandarma Karakol Komutanlığı'nda vermiş olduğu ifadeden de görüleceği üzere yaralılara yardım amaçlı kaza yerini terk etmediğinin açık olduğunu, mahkemece davalı araç sürücüsünün firar etmediğine ilişkin varmış olduğu kanaatinin isabetsiz olduğunu, rücu isteminin oluşmaması amacı ile can güvenliğinin ifade edildiğini, yardım amacıyla duran araçlardan hiç kimsenin kazaya sebep olsa dahi yardım eden araç sürücüsünü linç etme amacı gütmeyeceğini, mahkemenin araç sürücüsünün ifadesinde kullanmadığı yardım gerekçesi ile kaza yerini terk ettiğine ilişkin gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece davalı araç sürücüsünün olay yerini iddia ettiği gibi zaruretten terk edip etmediğinin araştırılarak karar verilmesi gerekirken iddia edilmeyen yardım amacı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ve sigortalı araç sürücüsü tarafından iyiniyet esasına göre hareket edilmediğini ve iyiniyet kurallarına uyulmadığını, mahkemece meydana gelebilecek çelişkiler giderilmeksizin dosyadaki tüm deliller değerlendirilmeden eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, usul ve yasaya ... yargılama yapılmadığını, araç sürücüsünün jandarmada vermiş olduğu beyanının dahi aleyhe yorumlandığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesince davalı vekili lehine hükmedilen 31.450,68 TL vekalet ücreti takdirinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekir iken mahkemece AAÜT 13. madde değişikliği dikkate alınmaksızın nispi vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, zorunlu trafik sigortası sözleşmesine dayalı tazminat alacağının rücuen tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından, sigortalı ... İnşaat Ulaştırma ... .Ltd Şti'ne ait ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalandığı, 19/10/2018 tarihinde dava dışı ...'in kullandığı sigortalı aracın trafik kazasına karıştığı, bu kazada ... ve ...'ın vefat ettiği, çok sayıda minibüs yolcusunun öldüğü, ... plakalı aracın hasar gördüğü, davacı sigorta şirketi ölenlerin desteğinden yoksun kalanlara, yaralananlara ve hasara uğrayan araç sahibine tazminat ödemesi yapıldığı, davalıya ait sigortalı aracı kullanan dava dışı ...'in minibüse çarptıktan sonra geçerli bir sebep olmadan olay yerini terk ettiği, olayda sürücünün ağır kusurlu olduğu, davalı hakkında Antlaya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, birleşen dava yönünden aynı olay nedeniyle yaralanan ...'a iş göremezlik tazminatı ödendiği, yine olay yerini terk ve ağır kusur sebeplerine dayanılarak ödenen tazminatın rücusu talepli Antlaya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise zarardan sorumlu olmadığını araç sürücüsünün firar etmediğini, tüm ifadelerinde yer aldığı üzere kaza sonrası araç sürücüsünün yaralılara yardım ettiğini, kaza mahallinde oluşan kalabalığın tepkileri nedeniyle can güvenliğini sağlamak üzere olay yerine en yakın benzinliğe ulaştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiştir. TTK'nın 1409. maddesi gereğince sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigorta şirketine aittir (Aynı yönde HGK'nın 10.12.1997 tarih 1997/11-772 Esas 1997/1043 Karar, HGK'nın 16.12.1998 tarih 1998/11-872 Esas 1998/905 Karar, HGK'nın 22.12.2010 tarih 2010/17-655 Esas 2010/688 Karar sayılı kararları).
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4/a maddesinde tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği, B.4/f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Buna göre, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerekmektedir.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı iamı ile; sanık sürücü ...'in idaresindeki çekiciyle seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, hareket alanını kontrol altında tutacak şekilde seyrini sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve ilerisinde daha önce yolcu almak üzere duraklayıp sorasında harekete geçmiş bulunan minibüsü zamanında fark etmeyerek minibüse önlemsizce çarptığı bu şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu bulunduğu, bu suretle üzerine atılı suçun sübut bulduğu vicdani kanısına ulaşılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiştir. İşbu karara ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. CD'nin 12/03/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile esastan red kararı verildiği görülmüştür.
Somut olayda, 19/10/2018 tarihinde davalı adına kayıtlı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüse çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazadan sonra çekici sürücüsü ...'in jandarmada verdiği ifadesinde servis aracından 4 öğrenciyi çıkarttıktan sonra yoldan geçen araçların durması üzerine topluluk tarafından linç edilme korkusu ile benzin istasyonuna sığındığını beyan ettiği, benzin istasyonu çalışanın tanık olarak beyanının alındığında sürücünün ifadesini doğruladığı, 10-15 dk sonra ekiplerin geldiği ve sürücünün kısa süre içinde kollukta ifadesinin alındığı anlaşılmakla, yaşanan kazanın niteliği nazara alındığında sürücünün can güvenliği nedeniyle kaza yerini terk ettiğinin kabulü gerektiği, ZMSS Genel Şartlarının B.4/a maddesinde, tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği belirtilmekle, bu durumda sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda davalıya ait olan çekici sürücüsü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği rücu şartının somut olayda sigortalı davalı yönünden gerçekleşmediği bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince netice itibari ile asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya ... olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Yerel Mahkemece, hem asıl davanın hem birleşen davanın maddi tazminat istemi tümden reddedilmiş olup, vekil ile temsil olunan davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Davacı vekili bu hususa ilişkin istinaf isteminde ise haklıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilecektir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddi ile maktu vekalet ücreti takdirine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Asıl ve Birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,
Asıl Dava yönünden
b-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 840,24 TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 224,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
c-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/07/2022 tarih ... Esas ... Karar ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE,
d-İstinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereği hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Asıl dava yönünden davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Birleşen dava yönünden,
f-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 840,24 TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 224,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
g-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/07/2022 tarih ... Esas ... Karar ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE,
h-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
ı-İstinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereği hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
i-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davada davacıya İADESİNE,
b-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 441,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 13,00 TL tebligat gideri, 78,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 533,00 TL istinaf yargılama giderinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından asıl ve birleşen davada davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/12/2025
...