T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:11/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:26/11/2021
DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:11/12/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacının davalı ... Yapı Kooperatifi Başkanlığının ... numaralı üyesi olduğunu, son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılar kapsamında bazı aidatlarını ödemede gecikmeye düştüğünü, davalı kooperatifin ise bunu fırsat bilerek Antalya 10. Noterliği'nin 24.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ödenmeyen aidat borçlarının tahsilini talep ettiğini, gönderilen ihtarnamedeki hesaplamaların davacıya fazla geldiğini ve hesaplamada hata olabileceği düşüncesiyle kooperatiften sözlü bilgi istediğini ancak kendisine yardımcı olunmadığını, davacı bu süreçte borcu ödeme düşüncesindeyken ve ilk ihtardan sonra bir miktar ödeme de yapmışken başkaca ikinci bir ihtara dahi gerek duyulmadan haksız bir şekilde üyelikten ihraç edildiğini, Antalya 10. Noterliği'nin 04.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle yönetim kurulunun ihraç kararı aldığı hususunun davacının ikamet ettiği ... İlçesi ... Mahalle Muhtarlığına bırakıldığını ve kendisinin bundan 19.08.2020 tarihinde haberdar olduğunu, ayrıca bu süreçte davacıya genel kurul çağrı mektubu iletildiğini, bunun üzerine davacının yetkilendirmesiyle oğlu ...'nun ihraç işleminin yapılmasının uygun olmadığını ve bu hususun 23.08.2020 tarihli genel kurulda değerlendirilmesi gerektiğini belirtir itiraz dilekçesini ... kargo eliyle davalı kooperatife gönderdiğini, 23.08.2020 tarihli Genel Kurula davacı adına yetkilendirdiği oğlu ...'nun katıldığını, Genel Kurulda davacının üyelikten ihracına ilişkin itirazları reddedilerek kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, üyelik ihracına yönelik 04.08.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ve 23.08.2020 tarihli genel kurul kararının ve üyelik ihracının iptaline, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davalı kooperatif yönetimi, davacı tarafa ödenmeyen aidatlar sebebiyle 24/2/2020 tarihinde Antalya 10. Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile 1. ihtarnamesini çektiğini, çekilen ihtarnamede 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yılı aidatları ve fer'ileri ile birlikte ihtarname bedelinin davacıdan talep edildiğini, 1. ihtarnamenin 05/3/2020 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, 1. ihtarnamede yazılı olan 2.136,42 TL olmasına rağmen davacının sadece 200 TL ödeme yaptığını, bunun üzerine yatırılan paranın en eski borcun fer'isinden ve ana para borcundan düşürülerek 2. ihtarnamenin 18/6/2020 tarihinde Antalya 10. Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile düzenlendiğini ve 2. ihtarname bedeli eklendiğini, 2. ihtarnamenin 25/6//2020 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının bu ihtar üzerine herhangi bir ödeme yapmadığını, kooperatif yönetim kurulunun 04/08/2020 tarih ve ... numaralı kararı ile davacının ihracı yönünde karar alındığını, alınan ihraç kararı sonrası yönetim aynı gün olan 04/08/2020 tarihinde Antalya 10. Noterliği 04/08/2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihraç ihbarı düzenlendiğini, düzenlenen ihbarnamenin elektronik ortamda yapılan kontrol sonucu davacı tarafa 13/08/2020 tarihinde tebliğ edildiğinin öğrenildiğini, davacının davalı kooperatife karara yönelik itirazını ... kargo ile gönderdiğini, davalı kooperatif tarafından tebliğlerin üyelerin kooperatife beyan ettiği adrese yapıldığını, kooperatifin karşılıklı edimlerin olduğu bir sistem olmakla birlikte davacının, 2015 yılından beri aidatları ödemeyip edimlerini yerine getirmediğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve kooperatif ana sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunun üyeleri ihraç etme yetkisi bulunduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 16. maddesi ve kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebileceği, bu itirazın, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılacağı, genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağını beyanla, hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine, yönetim kurulu kararının iptali talebinin reddine, genel kurul kararının iptali talebinin reddine, ihraç kararının iptali talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Uyuşmazlığın çözümünde davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise gerçek borç miktarı ile ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının aynı olup olmadığı hususlarının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davacı tarafın ihraç kararının 23/08/2020 tarihli Genel Kurul toplantısında onaylanması ve davacının ihraç kararının iptali için huzurdaki davayı 17/11/2020 tarihinde açması karşısında davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın esasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesinde: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesi mevcuttur.
Davacıya gönderilen 1. İhtarnamede borcun ödenmesi hususunda 10 günlük süre verildiği, 2. İhtarnamede ise 30 günlük süre verildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2009 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "...Kooperatifler Kanunun 27. Maddesi uyarınca ihraç kararının dayandığı 2. İhtarnamede verilecek sürenin asgari 1 ay olmasının gerekmesine, somut olayda ise 19/01/2006 tarihinde davacı ortağa tebliğ edilen 2. İhtarnamede bu sürenin 30 gün olarak belirtilmesinin ihtarnameyi geçersiz kılmasına..." şeklinde belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Her ne kadar kooperatife ait defterlerdeki gerçek borç miktarı ile ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının uyumlu olduğu anlaşılmış ise de; kanunda belirtilen 1 aylık sürenin emredici nitelikte olduğu, 2. İhtarnamede 30 günlük süre verildiği, bu hali ile 2. ihtarnamede verilen sürenin yasanın emredici hükmüne aykırı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatif tarafından düzenlenen 2. ihtardaki sürenin 1 aylık emredici hukuk kuralına aykırı olması sebebiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, 2. ihtarnamenin davacıya 25.06.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesine göre ikinci ihtardan sonra 1 ay süre verileceğinin düzenlendiğini, 25.06.2020 tarihinde tebliğ edilen evrak için 1 ay süre verildiğinde son günün 24.07.2020 tarihi olduğunu, 2. ihtarnamede 30 gün süre verildiğini, 25.06.2020 tarihinde tebliğ edilen bir evrak için 30 gün beklendiğinde son günün 25.07.2020 tarihi olduğunu, ikinci ihtarda verilen sürede bir aykırılık bulunmadığını ve sürenin emredici hukuk kuralının öngördüğü süreden sonra sona erdiğini, mahkemece emsal alınan Yargıtay kararında tebliğin Ocak ayında yapıldığı, Ocak ayının 31 gün çektiğini, kendi dosyalarında ise tebliğin Haziran ayında yapıldığını ve Haziran ayının 30 gün çektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.04.1997 gün ve ... E., ... K. sayılı ilamında “davalı kooperatifin gönderdiği ikinci ihtarın dahi usulüne uygun bulunduğu ve 30 günlük sürenin de tebligatın Haziran ayında yapılması nedeniyle sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, mahkemece ihraç kararının iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı kooperatifin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir” hükmünün bulunduğunu, tüm dava boyunca davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının beyan edilmesine rağmen mahkemenin gerekçeli kararında bu hususta değerlendirme yapılmadığını, davacının kendi beyanlarıyla sabit olduğu üzere yönetim kurulu kararına itirazını posta yoluyla yaptığını beyan ettiğini, usule aykırı yapılan bu işlemin yönetim kurulu tarafından dikkate alınmadığını, bu sebeple 23.08.2020 tarihli genel kurulda sehven işlem yapıldığını, bu durumun genel kurul tutanağından tespit edilebileceğini, keza emredici hukuk düzenine aykırı olarak ihraç kararına itirazın Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesine uygun şekilde gönderilmediğini, bu sebeple geçerli bir itirazın söz konusu olmadığını, bu hususlar dikkate alınarak ihraç kararının tebliğ tarihi olan 13.08.2020 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde dava açılması gerekirken davanın 17.11.2020 tarihinde açılmış olduğu hâlde mahkemece bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesine dayalı kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediği iddia edilen davacının iki haklı ihtardan sonra yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle verilen ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesi mevcuttur.
Davacının 05.03.2020 günü tebliğ edilen Antalya 10. Noterliği'nin 24.02.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 13.08.2020 günü tebliğ edilen yönetim kurulu kararının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini iddia ettiği, davaya konu Antalya 10. Noterliği'nin 24.02.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya aidat borçlarını ödemesi için 10 gün süre verildiği, kooperatif yönetim kurulunun 04.08.2020 tarihli kararı ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30. ve 35. maddeleri hükümlerine göre muhatabın tebliğ adresinde bulunmaması halinde nerede olduğu en yakın komşusundan sorularak, bilgisine başvurulan komşu adı ile birlikte mazbataya yazılır. Bu hususların eksikliği tebliğ işlemini usulsüz hale getirir. Aynı yasanın 32. maddesi uyarınca usulsüz dahi olsa muhattabın tebliğe muttali olması halinde, tebligat öğrenme tarihinde yapılmış sayılır. (Bkz. Yargıtay 12. HD 2015/26653 Esas, 2015/28823 Karar) Davacı, Antalya 10. Noterliğinin 24.02.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğinden sonra 11.03.2020 tarihinde davalı kooperatifin hesabına 200,00 TL gönderdiği, kooperatif yönetim kurulunun 04.08.2020 tarihli ortaklıktan çıkarma kararının tebliğ üzerine ise posta yoluyla itiraz dilekçesi yolladığı, genel kurulda da kendisini ...' nun temsil ettiği görülmekle, her iki tebliğ işlemine muttali olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda TK’nın 32. maddesine göre usulsüz dahi olsa tebligatı öğrenme tarihinde yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.
Kooperatif yönetim kurulu tarafından düzenlenen Antalya 10. Noterliği'nin 18.06.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya aidat borçlarını ödemesi için 30 gün süre verildiği, ihtarnamenin 25.06.2020 günü muhataba TK’nın 21/1 maddesine göre tebliğ edildiği, davacı yanca bu tebligata yönelik bir itiraz bulunmadığı görülmekle, ihtarnamenin haziran ayında tebliğ edilmesi, haziran ayının 30 gün olması, ihtarname ile davacıya 1 ay süre verilmemesi davacı aleyhine bir hak kaybı oluşturmayacağı dikkate alındığında bu hususun genel kurul kararının iptalini gerektirmediği kabul edilmiştir. (Bkz. Yargıtay 6. HD. 2023/877 Esas ve 2023/1806 Karar )
Mahkeme tarafından aldırılan 30.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamada davacının, birinci ihtarnamenin düzenlendiği tarihte 1.800,00.-TL. aidat asıl alacağı, 572,98.-TL. işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.372,98.-TL borcu bulunduğu, ihtarname ile 1.800,00.-TL aidat asıl alacağı, 54,00.-TL. gecikme faizi olmak üzere toplam 1.854,00.-TL talep edildiği, davacının ihtarnameden sonra 200,00 TL ödeme yaptığı, 2. ihtarname ile bu ödeme düşülerek bakiye kalan 1.654,00 TL’nin ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamelerin hem davacının gerçek borcu ile hem de birbirleriyle uyumlu oldukları, aidat alacağının son ödeme günü geçmesi ile borçlu temerrüde düşeceğinden borca yönelik uygulanan faiz oranında hata bulunmadığı, genel kurul tarafından yıllık %18’in üzerinde temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmış ise de, TBK’nın 120/2 maddesine göre temerrüt faiz oranı yıllık faiz oranının %100’ünden fazla olamayacağından, asıl alacak miktarına %18 temerrüt faizi uygulanarak hesap yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekirken, kabulüne ilişkin Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüş, davalının istinaf sebeplerinin kabul edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 561,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına artan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
e-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
f-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınan 80,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 69,60 TL posta masrafı, 13,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 303,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/12/2025
...