T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:02/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:26/10/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:02/10/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacı banka ile borçlu arasında imzalanan 27.01.2016 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ne istinaden kredi kullandırıldığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçluya Ankara 12. Noterliği'nin 26.03.2019 Tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile borcun ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, ancak borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu kez alacağının tahsilini teminen borçlu aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının usul ve yasaya aykırı olup takibi sürüncemede bırakmaya ve alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile yürütülen takipte davalının icra takibine, takibe konu alacağın tamamına, işlemiş faize ve fer’ilerine yönelik itirazlarının iptaline, takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, kötüniyetli olarak icra takibine itiraz eden davalı/borçlunun itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile yasal vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davalının bireysel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken 45.000,00-TL nakit ihtiyacını temin edebilmek maksadıyla, 26.01.2016 tarihinde ...Bankası ... Şubesi'ne kredi başvurusunda bulunmak üzere gittiğini, davalının söz konusu banka şubesine gittiğinde, banka görevlileri tarafından müşteri temsilcisi olarak çalışan ...’a yönlendirildiğini, banka görevlisi ...'un öncelikle kredi başvurusu için birtakım evrakların imzalanması, bazı evrakların da davalı tarafından başka kurum ve kuruluşlardan temin edilmesi gerektiğini, sonrasında banka yöneticileri tarafından kredi verip vermeme konusunda bir karar verileceğini, ancak tüm bu şartlar gerçekleştiği takdirde kredi verilebileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine birçok evrak, kredi başvurusu için gerekli denilerek ... tarafından davalının imzasına sunulduğunu, davalının da haliyle söz konusu evrakları okuma fırsatı bulamadan, ...’un gösterdiği ilgili yerleri imzalamak durumunda kaldığını, T.C. ...Bankası ... Şubesi'nde yaptığı kredi başvurusu onaylanmayan davalının da 24.02.2016 tarihinde ...bank ... Şubesi'ne yine 45.000 TL bedelli kredi başvurusunda bulunduğunu, söz konusu başvuruya davalının patronu ve patronunun eşinin kefil olması sayesinde kredi çekebildiğini, T.C. ...Bankası A.Ş. tarafından davalıya Ankara 12. Noterliği’nin 26.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ilgili ihtarnamede davalının 500.000,00-TL kredi kullandığını, vadesi geçmiş 304.337,46 TL kredi borcu olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine davalının vakit kaybetmeksizin ilgili banka şubesine başvurduğunu, banka şubesinden borcun kaynağının 27.01.2016 tarihinde çekilmiş krediye ilişkin olduğu bilgisinin verildiğini, davalının söz konusu bankaya böyle bir borcu olmadığını, banka tarafından bir hata yapılmış olabileceğini, takibe konu kredi sözleşmesi ile sair her türlü belgenin birer örneğinin incelenmek üzere tarafına verilmesini talep ettiğini, ancak banka görevlilerinin krediye ilişkin belgeleri kesinlikle davalıya veremeyeceklerini beyan ettiklerini, davalının söz konusu bankaya böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle kat ihtarnamesine noter aracılığıyla itiraz ettiğini, bunun üzerine davalının Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından alacaklısı T.C. ... Bankası A.Ş. olan bir ödeme emri tebliğ aldığını, davalının hukuki imkânlarını kullanmış ve söz konusu bankaya böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle hem ihtiyati haciz kararına hem de hakkında yürütülen icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini beyanla davalının davacı bankaya herhangi bir borcu olmaması sebebiyle davanın reddine, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan ve itirazın iptali davası açan davacı banka aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporuda dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler, yanlış hukuki yorumlar yapılarak alacağın miktarı hususunda yanlış sonuçlara ulaşıldığını, Genel Kredi Sözleşmesinin faiz hükümlerini düzenleyen maddelerinde müvekkili bankanın uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahip olduğunu, gerek cari faiz oranlarında gerekse gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışların müşteriye aynen yansıtılacağının açıkça ifade edildiğini, ayrıca müşterinin ve kefilin kullanılanın krediye ilişkin masraf, istihbarat ücreti ve diğer ücretleri ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, kullandırım şekillerine ilişkin hükümleri düzenleyen maddelerde de müşterinin anapara tutarı ile birlikte vade tarihinde tahakkuk edecek faiz, BSMV, komisyon, masraf ve diğer fer’ileri ile birlikte vade/taksit tarihinde ödemeyi, bu miktarları ödemediği takdirde bankaca borcuna muacceliyet verileceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, nihayetinde müvekkili banka ile borçlu arasında imzalanan 27.01.2016 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ne müsteniden adı geçen borçluya kredi kullandırıldığını, kredi kullanan borçlunun imzaladığı sözleşmeye istinaden yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin alacaklı olduğunu, borçlu tarafından imzalanıp müvekkili bankaya tevdi edilen 27.01.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, davalı tarafın müvekkili bankaya borçlu olduğu hususunda herhangi bir tereddüt olmadığının açıkça görüleceğini, mezkur Genel Kredi Sözleşmesi’nde borçlunun müvekkili banka ile akdedilen kredi sözleşmesinden dolayı borçlandığı ve borçlanacağı tutarlarla ve anapara, akdi faiz, temerrüt faizi, komisyon, gider vergisi, kredi hesabına borç kaydedilen her türlü masraflar, vergiler, resimler, kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretini de kapsayan miktarlardan sorumlu olacaklarını kabul ve taahhüt ettiğini, borçlunun itirazında haksız olup kötüniyetli olduğunu, borçlunun icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından İİK'nun 67. Maddesi gereği açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte olması ve faizin serbestçe kararlaştırılabileceği, bilirkişi raporunda değerlendirilen Yargıtal Hukuk Genel Kurulu'nun 02.05.2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bankanın esasında uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunmasının mümkün bulunmadığı, Genel Kredi Sözleşmesinin 4. Maddesinde gecikme faiz oranının, akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirleneceğinin kabul ediliği, uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %13 oranın esas alınarak temerrüt faizinin yıllık %26 olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın usulünce yapıldığı, bahsi geçen ceza yargılamasında davalılar murisinin taraf olmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden, HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02/10/2025...
...