T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:26/11/2021
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/09/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında 30/06/2016 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıllık Sağlık Turizmi Ortaklık Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme gereğince müvekkilinin diş tedavisine ilişkin olarak kendisine talepte bulunan müşterileri 5 yıl boyunca davalı ... Hizmetleri A.Ş.’ye yönlendirmeyi, davalı yan da bunun karşılığı olarak yapılan tedavi işlemlerine karşılık gelen ve sözleşme içeriğinde yer alan ücretler karşılığında yine sözleşmede yer alan oranlarda komisyon ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, tüm bu koşullarda anlaşılmış olmasına rağmen 30/06/2021 tarihinde bitmesi gereken sözleşmenin davalı yanın herhangi bir ihtar ve haklı gerekçesine dayanmaksızın sözleşmede yer alan şartların aksine 29/06/2017 tarihinde cep telefonuna gönderilen SMS mesajı ile sonlandırıldığını, mesajda “Yarın gelmeyin, Hasta gelmesin” ifadeleri kullanılarak sözleşmenin haksız ve mesnetsiz olarak tek taraflı olarak davalı yan tarafından feshedildiğini, davalı yan tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedilse dahi bunun fesih tarihinden itibaren 3 ay önce karşı tarafa bildirilmesinin gerektiğini, bunun yanı sıra sözleşmenin taraflar arasında sona erdilrilmiş bile olsa davalı yanın hastalara bakma yükümlülüğünün devam etmekte olup iş bu sözleşmenin feshinden kaynaklı tüm zararlardan ve seyahat masraflarından sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı olarak kendisine düşen tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yan tarafından sözleşme gereği davacıya ödenmesi gereken toplam tutarın ödenmediğini, konuya ilişkin olarak Antalya Kemer 2. Noterliği marifetiyle 03/07/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklı zararın ve ödenmesi gereken alacak kalemlerinin karşılanmasının talep edildiğini, buna rağmen davalı yan tarafından Ankara 56. Noterliği ... yevmiye no ve 12/07/2017 tarihli cevabi ihtarnamesi ile feshin taraflarınca yapıldığı iddialarının ortaya atılarak talep edilen bedelin ödenmediğini, davalı yanın taraflarınca sözleşmenin feshinden bahsetse bile taraflarına ait olan ... logosunu işyerinde ısrarla kullanmaya devam ettiğini, konuya ilişkin olarak Antalya 10. Noterliği marifetiyle 10/01/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi vasıtasıyla davalı şirkete marka hakkına tecavüz ederek haksız ve hukuka aykırı şekilde tescilli markalarının kullanıldığını ve buna bir an önce son verilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30/06/2016 tarihli Sağlık Turizmi Ortaklık sözleşmesinden kaynaklı olarak taraflarına ödenmesi gereken şimdilik 325.000,00-TL alacak kalemi ile davalı yanın sözleşmenin devamı esnasında gerekçesiz ve hukuka aykırı şekilde sözleşmeyi feshinden kaynaklı olarak ve 10.000,00-TL ticari itibar kaybına ilişkin manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ... Web Sitesi incelendiğinde ise, faaliyetin aslen ...’den yürütüldüğünü, Türkiye’de ise Antalya, İstanbul, Fethiye, Bodrum, Marmaris ve Kuşadası’nda kliniklerinin olduğu bilgisine yer verildiğinin görüldüğünü, sayfada ticari faaliyetin ne tür bir kişilik adına yürütüldüğü bilgisinin de yer almadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının kısmi hükümsüz sözleşmeye dayanarak talepte bulunamayacağını, sözleşmenin asli yükümlülüklere ilişkin hükümleri incelendiğinde tedavi ücretlerinin taraflarca ortaklaşa belirlendiğini, değişikliklerin ortak iradeyle olduğunu, davacının diş hekimi olmadığını, sözleşme ilişkisinde tedarikçinin temsilcisi olmak dışında bir başka sıfatının bulunmadığını, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu, davacının yetkili sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin diş hekimliği faaliyetinden ortaklık veya aracılık sıfatıyla pay alınmasını öngören kurallarının hükümsüz olduğunu, davada ileri sürülen nedenlerin gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Dava konusu somut olayda, 5 yıl süreli acentalık sözleşmesinin davalı tarafın telefon mesajıyla sona erdirildiği, davalı tarafça feshin haklılığına ilişkin somut delilin de dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Tarafların ticari defter ve belgelerinden davacının aralarında yapılan sözleşme gereği komisyon alacağına hak kazandığı görülmekle mahkemece alınan hüküm kurmaya ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 284.683,28-TL komisyon alacağına hak kazandığının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından talep edilen fazlaya ilişkin alacak kalemleri yönünden ise ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacıya ait aracılığa ilişkin yetkiyi içeren kayıt ve belgelerin bulunmadığını, davacının kısmi hükümsüz sözleşmeye dayanarak talepte bulunamayacağını, davada ileri sürülen nedenlerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin akdi feshettiğine ilişkin davacının soyut iddiası dışında dosya kapsamında somut bir bulgu ve delil bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından hukuka uygun delil sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı inceleme ile kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerek mahkemenin gerekçeli kararında sundukları delillerin değerlendirilmediğini, huzurdaki davada taraflar arasındaki sözleşmenin 1219 sayılı ve 3224 sayılı kanunların emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğundan değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olan akdin mutlak butlanla batıl olması hususunun hukuki değerlendirme yapamayacak bilirkişi görüşüne bırakılmasının temel usul kurallarına aykırı olduğunu, 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinde yaptığı incelemede davacı tarafından düzenlenen faturalar karşılığı komisyon ödemelerinin müvekkili tarafından banka kanalı ile ödendiği hususunun sabit olduğu, davacının alacak iddiasına dayanak geçerli bir kanıtı bulunmadığı gibi herhangi bir delil sunmadan bu iddiayı soyut bir şekilde ileri sürdüğünü, banka kanalıyla gönderilen ödemelerin davacının ticari defterine işlemeyen davacı lehine kanıt kabul edilmesinin olanağı bulunmadığını, ancak bütün bunlara rağmen davanın kabulüne dair eksik ve hatalı hüküm kurulmuş olup kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar, 12.01.2021 tarihli kısmen kabul kararının istinaf talepleri yönünden kaldırılarak davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen sağlık turizmi ortaklık sözleşmesi gereğince bakiye komisyon ücreti alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 30/06/2016 tarihli "Sağlık Turizmi Ortaklık Sözleşmesi" başlığı altında sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince ... ile Diş Kliniği/Diş Hekimi arasında diş tedavileri için Diş Kliniği/Diş Hekimine seyahat edecek tüm hastalar için ... Diş Kliniği/Diş Hekimi arasındaki ortaklığa dair bir anlaşma yapılarak tedavi edilecek hastaların davalının temsilcisi olduğu marka üzerinden kliniğe yönlendirilmeleri amaçlanılmış ve bu kapsamda da davalının komisyon alacağının doğacağı kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 03/07/2017 tarihli Antalya 2. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle hak kazanılan komisyon alacağının talep edildiği, davalı tarafça Ankara 56. Noterliği'nin 12/07/2017 tarih, ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile talep edilen alacak kalemlerinin reddedildiği, davacı yanın dava dilekçesinde ve yukarıda ayrıntısı verilen ihtarname içeriğinden cari hesaptan kaynaklı komisyon hizmeti bedelinin talep edildiği, bu bağlamda davacı yanın sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı tazminat talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince 5 yıl süreli acentalık sözleşmesinin davalı tarafın telefon mesajıyla sona erdirildiği, davalı tarafça feshin haklılığına ilişkin somut delilin de dosyaya ibraz edilmediği, tarafların ticari defter ve belgelerinden davacının aralarında yapılan sözleşme gereği bilirkişi raporu doğrultusunda 284.683,28-TL komisyon alacağına hak kazandığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı yanca sunulan istinaf dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, davacıya ait aracılığa ilişkin yetkiyi içeren kayıt ve belgelerin bulunmadığı ve davacının kısmi hükümsüz sözleşmeye dayanarak talepte bulunamayacağı hususu istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı yanca akdedildiği ve 30/06/2016 ila 29/06/2017 tarihleri arasında uygulandığı, bu sebeple davalı yanın taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davacının aracılığa ilişkin yetkiyi içeren kayıt ve belgelerin bulunmadığı ve kısmi hükümsüz sözleşmeye dayanarak talepte bulunamayacağının ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup TMK'nın 2. maddesi kapsamında dinlenemeyeceği, yine tarafların 30.06.2016 tarihinde imzaladıkları “Sağlık Turizmi Ortaklık Sözleşmesi” Sağlık Bakanlığı tarafından 13.07.2017 tarihinde yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkındaki Yönetmeliğin uygulama tarihinden önce yapıldığı (yönetmelik öncesi sona erdiği) için bu yönetmelik hükümlerine tabi olmadığı anlaşılmakla davalı yanın bu hususlara ilişkin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin banka kanalıyla gönderilen ödemelerin davacının ticari defterine işlemeyen davacı lehine kanıt kabul edilmesi ve davanın kısmen kabulüne dair eksik ve hatalı hüküm kurulması iddiasına dayalı istinaf isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 06/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2016-2017 yılı işlemleri sonucunda davalıdan 20.06.2017 tarihi itibariyle 285.736,41-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 2016-2017 yılı işlemleri sonucunda ise davalının davacı taraftan 20.06.2017 tarihi itibariyle 15.403,73-TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında davalının 2017 yılında davacıdan 301.128,01-TL hizmet aldığı ve 2017 yılı hizmet tutarı faturaları toplamı davacı kayıtları ile uyumlu olduğu, ancak davalı kayıtlarında davalının davacıya 10.01.2017-20.06.2017 tarihleri arasında banka kanalı ile toplam 301.128,00-TL ödeme yaptığı, fakat bu ödemelerin hiç birinin davacı kayıtlarında bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamına alınan 12/01/2021 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda ise; davacı yan aleyhine düzenlenen 29/09/2017 tarihli vergi inceleme raporunda davalı ile olan ticareti gereğince davacının beyan etmesi gereken komisyon ücretinin 416.432,01-TL olduğu, davacının bunun 116.365,00-TL'sini faturalandırdığı, faturalandırılmayan 300.067,01-TL komisyon ücreti olduğu belirtilerek terditli olarak; birinci ihtimalde kayıtlardaki cari hesap durumu gereğince davalı yanın ödeme yaptığı esas alınırsa davacının komisyon ücreti alacağı bulunmadığı, 2. ihtimalde vergi inceleme raporundaki hak edilen komisyon miktarı olarak tespit edilen 300.067,01-TL komisyon ücreti alacağı olacağı, 3. ihtimalde ise; vergi inceleme raporundaki hak edilen komisyon miktarı olarak tespit edilen 300.067,01-TL komisyon ücreti alacağından davacı yanın cari hesaptan kaynaklı borcunun düşülmesi sonucunda 281.875,42-TL komisyon alacağının tespit edildiği anlaşılmıştır. Ancak İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında varılan farklı sonuçlar ve terditli olarak belirlenen farklı komisyon ücreti alacakları olmasına rağmen "..hüküm kurmaya ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 284.683,28-TL komisyon alacağına hak kazandığının" kabulüne varılmışsa da; İlk Derece Mahkemesince varılan sonuç dosya kapsamına alınan kök ya da 2 ek bilirkişi raporunda da hesap edilmiş bir tutar olmadığı gibi bu sonuca nasıl varıldığı, davalı yanca yapılan ödemelerin nazara alınıp alınmadığı, alındı ise hesaplamanın nasıl yapıldığı, yine vergi denetim raporunda belirtilen hususlarda değerlendirme yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, hükmedilen bu tutara nasıl ulaşıldığına ilişkin bir tespit de bulunmadığından hükmün üst mahkeme denetimine de uygun olmadığı açıktır. Bu durum HMK'nın 297. maddesine de aykırılık oluşturduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebepleri yerindedir.
Bu durumda; İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ve mevcut tarafların tüm delilleri hep birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde dosya kapsamıyla uyumlu, denetime elverişli gerekçeyi içerecek şekilde karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 4.861,40-TL nispi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7- Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün 01/02/2022 tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan ... Bankası ... / Antalya /Güzeloba Şubesi'nin 27/01/2022 tarihli ... seri numaralı teminat mektubunun talebi halinde İcra Müdürlüğünce davalıya İADESİNE,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/09/2025
...