T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 22/12/2021
DAVANIN KONUSU: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 07/07/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; dava dışı ...nin, davacı...A.Ş. ...i'nden Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandığını, davalı ...'un da işbu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp 500.000,00-TL'ye kefil olduğunu, kredi borçlusunun borcunu ödemeyince hesabının kat edilerek Ankara 3. Noterliği'nden muccel hale gelen borçların ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağına dair ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiğini, tarafların herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, ihtarnameye rağmen borç ödenmeyince borçlular aleyine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz alındığını ve bu kararın Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, borçlunun süresi içinde borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının kötü niyetli olarak takibr itiraz ettiğini beyanla davalının Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...davacı banka ile dava dışı ...td.şirketi arasında 17.03.2017 tarihli 550.000,00-TL tutarlı ve 25.05.2017 tarihli 500.000,00-TL tutarlı genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı tarafından sözleşmeye dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Ankara 3. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı, mahkememizce aldırılan 08.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.08.07.2021 tarihli rapora davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmediğinden davacı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşmakla 08.07.2021 tarihli rapor hükme esas alınmıştır." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu...aleyhine başlatılan icra takibinde 343.042,77-TL taksitli ticari kredi borcu yönünden asıl alacak, 13.453,87-TL işlemiş faiz, 2.518,22-TL BSMV yönünden talepte bulunulduğunu, Mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda bu taleplerinin taksitli ticari kredi borcu yönünden; 329.899,27-TL asıl alacak, 10.799,16-TL akdi faiz, 2.109,55-TL BSMV olmak üzere toplam 342.807,98-TL üzerinden devamına karar verildiğini, karara esas bilirkişi raporuna süresinde itirazlarını sunduklarını, bilirkişi raporunda değinilen Ankara 3. Noterliği tarafından 19.07.2019 tarihinde gönderilen muacceliyet ihtarnamesinde yer alan kredi türü nakdi olan 13.828,03-TL tutarlı kalemin kredinin yapılandırılması ile oluşan taksitlerden iki tanesinin ödenmemesinden kaynaklandığını, davalıya ait ödeme planı çizelgesinin müvekkili bankadan temin edildiğini, ayrıca borçlunun takip hesaplarına işletilen temerrüt faizi oranlarının müvekkili banka tarafından bilirkişiye iletildiğini, bilirkişinin bu oranları göz önünde bulundurarak hesaplama yapması gerekirken farklı bir hesaplama yaptığını, bu nedenlerle de 2.378,85-TL'lik fark oluştuğunu, bilirkişinin itiraza karşı eski raporunu tekrar ettiğini, bu rapora da itiraz edildiğini, hükme esas rapora yine itirazlarının sunulduğunu, bilirkişinin raporunda "davacı banka talebinde ihtarname ile istenilen alacak kalemleri dışında daha bir kısım alacak kalemlerini de talep etmiştir Yerleşik takip usullerine göre takip talebinde ihtarname ile istenilen alacaklar dışındaki kalemler istenilemez Bu tür alacaklar ayrı takip yada dava konusu yapılabilir Bu bakımdan kat ihtarı dışındaki talepler değerlendirme dışında tutulmuştur." şeklinde beyanda bulunduğunu, bilirkişinin bu tespitinin tamamen yanlış olduğunu, öncelikle bu konuda bir içtihat bulunmadığını, ilamsız takiple karşı taraftan birden fazla alacağını talep edebileceğini, hatta usul ekonomisine bu durumun daha uygun olduğunu, ayrıca davalının takip hukuku açısından bir itirazda bulunmadığını, itirazın iptali davası sırasında borçlunun itiraz sebepleri ile bağlı olduğunu, yine taleple bağlılık ilkesi gereğince bilirkişinin taleple bağlı olduğunu, talepten fazlasını değerlendiremeyeceğini, bu nedenle kredi kartından kaynaklanan alacakları değerlendirme dışında hesaplama dışında bırakmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlunun hesap kat ihtarnamesine itiraz etmediği gibi bilirkişi raporuna da itiraz etmediğini, dolayısıyla önceki rapor yönünden davacı bankanın usulü kazanılmış hakkının söz konusu olduğunu, bilirkişinin itiraz noktaları dışında değerlendirme yaparak aleyhe rapor yazmasının kabul edileyemeceğini, bankanın takip talebi ile 343.042,77 TL asıl alacak, 13.453,87 TL işlemiş faiz, 2.518,22 TL BSMV talep etmişken bilirkişinin bu alacak kalemini 327.383,12 TL asıl alacak, 10.228,90 TL işlemiş faiz ve 511,45 TL BSMV olarak bulduğunu, bilirkişinin bu kadar farklı rakamlar bulmasını ve aradaki farkın neden kaynaklandığını gerekçelendirmediğini, bu takip talebinin... A.Ş. ... Şubesi'ne ait olduğunu, faiz oranlarının o şubeden talep edilmesi gerektiğini, bilirkişinin hesaplamalarının tamamen yanlış olduğunu, tüm bu itirazlara rağmen eksik ve hatalı rapora dayanılarak karar verildiğini belirterek Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Esas sayılı dosyasından verilen red kararının kaldırılarak dava dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davacı yanın itirazlarının değerlendirilmesi için farklı bir bilirkişiden rapor alınmış ve bu son alınan bilirkişi raporunda ilk rapor ile farklı tespitlere varılmışsa da Mahkemece ilk alınan rapor ve ek rapor esas alınarak karar verilmiş olup davalı yanın da bilirkişi raporuna itirazı olmamakla davacı yan lehine kazanılmış hak oluşturmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kredi sözleşmesi uyarınca davalıların borçlu olduğu asıl alacak ve faiz miktarlarının usulünce hesaplanmasına, kredi kartına ilişkin asıl alacak ve ferilerinin de hüküm altına alınmış olmasına, davacı yanca talep edilen 13.828,03-TL, kredinin yapılandırılmasından kaynaklanan ödenmeyen nakdi kredi alacağı olarak talep edilmişse de bu tutarın davacı yanca dosyaya sunulan ödeme planında 19/12/2018 tarihinde ödenmesine rağmen hesap kat ihtarında ödenmeyen nakdi alacak olarak talep edilmesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınmamasının isabetli olmasına, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun ve doğru hesaplamalar içermesine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/07/2025
...