T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 04/11/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 11/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu... Şirketi arasında imzalanan sözleşmeye istinaden ... numaralı kredinin kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...’in sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek sorumlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme olmayınca Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyanla davalıların haksız ve dayanaktan yoksun itirazının iptalini, takibin devamını, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödenmesine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili; görev itirazının olduğunu, hak ve taleplerin zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ödeme emri ve ekleri müvekkiline gönderilmediğinden usulüne uygun borç bildiriminin yapılmadığını, temerrüde düşürülmeden takip başlatıldığını, sözleşme ve borcun dayanağı faizi, faiz oranını kabul etmediklerini, kefillere yasal takip yapılamayacağını, müvekkili ...’e gerekli hatırlatma ve bilgilendirmenin yapılmadığını, sözleşmede rakamın belli olmadığını ve sonradan doldurulduğunu, borcu ve kefaleti kabul etmediklerini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, " Davacı banka ile davalı borçlu ... İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti. arasında 08/07/2014 tarihinde 500.000,00.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye davalı ...in 08/07/2014 tarihinde, davalı ...in 22/09/2014 tarihinde 500.000,00-TL kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının alındığı, kefalet limitlerinin hem yazıyla hem de rakamla yazıldığı ve davalı kefillerin müteselsil kefil olduklarını kabul ettiklerine ilişkin beyanlarının bulunduğu, sözleşme öncesi bilgi formunun taraflarca imzalandığı, davalı şirketin kredi borcunu vadesinde ödememesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını 28/09/2018 tarihinde kat ederek asıl borçlu ve kefillere kat ihtarnamesi gönderdiği, ihtarnamenin davalı şirkete 02/10/2018 tarihinde, davalı kefillere 01/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödenmediğinden bahisle davalılar hakkında Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile eldeki dava açılmıştır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde imzaya itirazı bulunmamasına rağmen icra takibinde imzaya itiraz ettikleri gözetilerek davalılar adına meşruhatlı isticvap davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmada hazır olmadıkları, bu nedenle Genel Kredi Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi Sözleşme öncesi bilgilendirme formu, Kredi Kullanın beyanı ve Genel Kredi Sözleşmesi kefil imza sayfasındaki imzaların davalılara ait olduğu kabul edilmiştir.
Takibe ve davaya konu kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 581. vd. maddelerinde belirtilen şartlarına uygun yapılması, anılan kanunun 586. maddesinde belirtilen kefile müracaat şartların da oluşması nedeni ile gerek asıl borçlu gerekse kefil yönünden dava esastan incelenmiştir. Taraflarca ibraz edilen deliller dosyamız arasına konulmuş, bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ...n 06/01/2021 tarihli raporunda, takip tarihi itibari ile talep sınırı da dikkate alınarak davacının talep edebileceği tutarın; 89.417,28.-TL asıl alacak, 1.415,84.-TL işlemiş faiz, 70,79.-TL gider vergisi olmak üzere toplam 90.903,91.-TL olduğu, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %55,35 oranında temerrüt faizine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı) bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında dosyaya sunulu bilirkişi kök ve ek raporunu esas alarak takibin devamına karar verdiğini, dosyada sunulu yazılı beyanlarında da ifade ettikleri üzere; davalı borçluların imzalanan genel kredi sözleşmesinin delil başlıklı kısmında; ''Müşteri ve kefiller ile banka arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta tarafların defter ve kayıtları ve mikro filmlerden, mikroafişlerden alınan kopyalar, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile CD Rom, kamera kayıtlaı, telefon ses kayıtları, bilgisayar ve benzei kayıtlar ile ATM kayıtları müstenitli olsun ya da olmasın H.M.K. 193. Maddesi uyarınca geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacaktır. '' denilerek banka kayıtlarının kesin delil niteliğinde sayılacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, faiz oranına ilişkin banka kayıtları gereğince %75 faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu, kesin delil sayılacağı taraflarca kabul olunan banka kaydı uyarınca %75 faiz oranının uygulanması gerektiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında usule ve yasaya aykırı olarak hazırlandığı açıkça belli olan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini beyanla Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih... Esas ve...Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin “temerrüt faizi” başlıklı 10. maddesinde; “Müşteri, temerrüdünün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.” hükmünü içermektedir. Dava dosyasında, davacı bankanın 20.09.2018 tarihli kredi yıllık azami faiz oranları bildirim formunda en yüksek faiz oranı %50 ile işletme kredileridir. Banka, takip talebinde davaya konu kredi için %75,00 temerrüt faizi talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK'nın 8. maddesine göre faiz serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak; dosyada bulunan bilirkişi raporu ve raporda değerlendirilen HGK'nın 02.05.2019 tarih ve,.. Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2017 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere bankanın esasında uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunması mümkün olmadığından kredi sözleşmesinde bir oran belirlenmemesi nedeniyle kredinin kapatıldığı tarihte uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %36,90 oranın esas alınarak temerrüt faizinin yıllık % 55,35 olarak belirlenmesi yerindedir. Aksi kabul taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede ortaya çıkan menfaat dengesine aykırı olacaktır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcının peşin olarak yatırılan 1.552,50-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 937,10-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/06/2025
...