T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 17/06/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkil şirket sigortalısı b...Şti'nin... plakalı aracını.... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 06.06.2018 tarihinde dava dışı ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kiriş Sahil Caddesi üzerinde park yasağının olduğu en sağ şeritte geri manevra yaptığını ve aracın arkasında bulunan ...isimli şahsı, park halinde bulunan ... plakalı araçla sıkıştırması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, 06.06.2018 tarihli Kaza Tespit Tutanağında, dava dışı...idaresindeki...plakalı aracın 2918 sayılı K.Y.T.K'nın 47-1-D maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiğini, dava dışı ...'ın kaza anında ehliyetsiz olduğunu, dava dışı ...in kaza sebebiyle vefat etmesi neticesinde mirasçısı .... adına vekili Av.,...e 02.10.2018 tarihinde 13.520,00 TL vefat tazminatı ödendiğini, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...ın kaza anında ehliyetsiz olması nedeni ile müvekkil şirketin, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre ödediği tazminatı sigorta ettiren davalı .... Şti.’den rücuen tazminat ve talep hakkına sahip olduğunu, müvekkil şirketin, ödenen tazminatın araç maliki davalı- sigortalı ....Ltd. Şti.’den tahsili amacıyla öncelikle davalıya 10.10.2018 tarihli rücu mektubu gönderdiğini, mektubun 16.10.2018'de tebliğ edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle Antalya 10. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının yapılan takibe haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamını, HMK 389-392. maddelerine göre ... plaka sayılı aracın kaydına ve borç miktarı kadar mal varlığı üzerine karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemek ile birlikte davada ileri sürülen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu maddi olayın tamamı ile üçüncü kişinin ağır ve tam kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğini, müvekkili şirketin (işletenin) hiçbir kusuru bulunmadığını, olay tarihinde vekil eden şirkete ait aracın otel personel taşıması faaliyetinde kullanıldığını, olay günü, tüm turizm sektöründe mutat bir uygulama olduğu üzere vekil eden şirkete ait ...plakalı aracın otelin (...) vardiya transferlerini yapmak üzere hazır halde bulundurulduğunu, vekil eden firmanın araç şoförünün (...) de olay günü... plakalı aracı yasa ve yönteme uygun şekilde park ettiğini, tüm servisler sıralı olarak yol kenarında duraklama halinde vekil eden şirket şoförü ve diğer şoförlerin araçlarının başında vardiya saatini beklediğini, ancak olay günü vardiyadan erken çıkan dava dışı ... isimli otel çalışanının başına buyruk bir şekilde vekil edene ait araca yolcu bölümünden giriş yaptığını, kendi ifadelerine nazaran aracın içerisinin sıcak olduğundan bahisle araç şoförüne sormadan, haber vermeden izinsiz bir biçimde klimayı işler hale getirmek üzere yolcu bölümünden kontağa uzanarak aracı çalıştırmaya kalkıştığını ve aracın geriye hareket etmesine neden olduğunu, sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiğini, Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında oluş içerisinde tam ve tek kusurlunun dava dışı ...ın kabul edildiğini ve şahsın hükümlendirilmesine karar verildiğini, yayaların araçlara ait olan kaplama içerisine kontrollü ve emniyetli geçiş yapmak dışında giremeyeceğini, müteveffanın yol üzerinde park halinde olan iki aracın arasında durduğunu, dava konusu olayda müteveffanın da kusurlu bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...davacı yan gerekli ehliyete sahip olmayan sürücü tarafından sevk edilen araç nedeniyle meydana gelen zararın sigortalıya rücu edilebileceğini, davalı yan ise üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, rücu koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Ceza dosyası ve dosya kapsamından alınan tanık beyanları, dava dışı kazaya sebebiyet veren 3. kişinin beyanları nazara alındığında sürücünün kapısı açık ve üzerinde kontak anahtarı bulunacak şekilde aracı açık bıraktığı, ehliyetsiz kazaya sebebiyet verenin klimayı açmak istediği ve bunu ifade ettiği, bu sırada sürücü olmayan kimselerin onu sözlü olarak uyardıkları buna rağmen eylemine devam ettiği, bu süre zarfında araç şoförünün kontrol, denetim ve tedbir yükümlülüğünü yerine getirmediği, tedbirsiz şekilde aracı çalışır ve anahtarı üzerinde olacak şekilde bıraktığı bu nedenle davalı savunmasının aksine illiyet bağının kesilmediği, olayda zarar gören müteveffanın kusurlu olmadığının ATK raporu ile sabit olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. Davalının sunmuş olduğu Yargıtay 4.HD içtihadı, istisna sözleşmesi kapsamında bırakılan ve zilyetliğin işletenin kusuru olmaksızın kesintiye uğradığı olaya ilişkin olup, zilyetliğinde kesinti bulunmayan ve tedbir yükümlülüğünü yerine getirmeyen araç şoförünün zarara sebebiyet vermesi sebebiyle somut olayla örtüşmemektedir. Aktüer bilirkişice hazırlanan rapor güncel yargı içtihatları ışığında TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemine uygun şekilde hesaplanmış olup, hesaplanan tazminat dikkate alındığında davacı yanca ödenen tazminatın ödeme tarihi itibariyle uygun olduğu görülmekle davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmiş, İİK 67 koşulların oluşmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli karardaki kabulün maddi gerçeğe ve ceza dosyası ile sabit hale gelen oluşa aykırı olduğunu, davada ileri sürülen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davaya konu maddi olayın tamamı ile üçüncü kişinin ağır ve tam kusurlu eylemi neticesinde meydana gelmiş olmasına, vekil eden şirketin (işletenin) hiçbir kusurunun bulunmamasına, vaziyetin dosyaya dahil olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuyla sabit hale gelmesine rağmen davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda vekil eden şirkete ait aracın otel çalışanlarının servis hizmetini yapmak üzere park halinde çalışmadan durduğunu, ceza dosyası ve bu dosyanın içeriğindeki görüntü kayıtları ve tüm kanıtlarla bu hususun sabit olup aracın işletilme halinde olmadığını, aracın işletilme halinde olmaması durumunda davacı sigortanın ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, davanın bu nedenle de reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, olayda müteveffanın kusurunun bulunduğunu, icra inkar tazminatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişiye ödenen tazminatın, ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle kendi sigortalısından rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. Maddesinde sürücü: Karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişi,
Şoför: Karayolunda, ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişi,
Yolcu: Aracı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında araçta bulunan kişiler olarak tanımlanmıştır.
2918 sayılı KTK'nın "İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünü, 85. son maddesi ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünü havidir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesinde ise; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde; “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” düzenlemesi mevcuttur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.b maddesi uyarınca, tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana geldiği takdirde sigortacının sigorta ettirene rücu imkanı bulunmaktadır.
Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2019 tarih... Esas ve ...Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/07/2018 tarih, ... soruşturma ve,...iddianame nolu iddianamesi ile, maktül...'in 06/06/2018 tarihinde, 08:00 -16:00 vardiyasının mesai bitimi sonrası saat 16:00 ile 16:30 arası personelleri evlerine bırakmak üzere, işyeri dışında,... İli... İlçesi... Mahallesi ... Caddesi üzer... Hotel karşısında yol kenarında bekleyen personel servis araçlarının toplandığı yere gittiği ve...'ın şoförü olduğu ... plaka sayılı personel servisi ve bu aracın arkasında ...'ın şoförü olduğu... plaka sayılı yine işyerinin başka bir personel servis aracının arasında beklemeye başladığı, bu sırada... Mutfak personeli olan sanık ...'ın, ...ın şoförü olduğu... plaka sayılı personel servisi içine bindiği ve aracın klimasını açmak için aracın kontağını çevirdiği esnada geri viteste olan aracın geri geri giderek iki araç arasında bekleyen ...'in sıkışmasına neden olduğu, olay yerinde ağır yaralanan ...'in kaldırıldığı Özel ...Hastahanesinde saat 17:25'de eks olduğu, ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 26/07/2019 tarihli raporda...'ın meydana gelen olayda asli kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğunun bildirildiği, sanık ...ın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın 20/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 23/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; yolcu...'ın, yolcu olarak bindiği personel servis aracında diğer tanıkların da beyanlarını dikkate alarak yetkisi ve bilgisi olmadığı halde ikazlara rağmen aracın klimasını çalıştırmak isteyip araç kontağını çevirmesi akabinde hareketlenen araç ile bu aracın gerisinde park halinde bulunan başka bir araç arasında bulunan yayanın sıkışması sonucu meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranışları nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...ile başkaca kişi veya kişiler/kurum veya kuruluşların, meydana gelen olayda; olayın oluş şekli ve gelişimi dikkate alındığında kazaya etkenlik arz edecek hatalı tutum ve davranışları olmadığından kusursuz olduklarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça sigortalı araç sürücüsünün dava dışı ... olduğu...'ın kaza tarihinde ehliyetsiz olduğu, bu nedenle davalı sigortalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.b maddesi uyarınca, dava dışı 3. Kişi mirasçısına ödenen tazminattan sorumlu olduğu ileri sürülmüşse de, sigortalı servis aracının sürücüsünün ... olduğu, ...ın araçta yolcu olduğu, davacı tarafın aracın ...tarafından çalındığı veya gasp edildiğine yada...'ın ehliyetsiz olduğuna ilişkin herhangi bir iddia ve delilinin bulunmadığı, araçta yolcu olan ...'ın eylemlerinden dolayı sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, ...'ın araç sürücüsü olmadığı kabul edildiği halde yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarih ve... Esas,... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 170,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 445,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2021 tarih ve...Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 14.100,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
f-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,
g-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
h-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 241,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 80,60 TL posta masrafı, 5,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 248,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/06/2025
...