T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 29/11/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 11/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında mal alım satımı gerçekleştiğini, davalı tarafa mal satışı sebebiyle faturalar düzenlendiğini, malların davalıya eksiksiz şekilde teslim edildiğini, davalı tarafın ödenmeyen fatura bedellerine ve cari hesap ekstresine istinaden borcuna karşılık ...Şubesi'ne ait 23/01/2016 keşide tarihli ...numaralı 25.000,00-TL bedelli, ...Şubesine ait 30/01/2016 keşide tarihli ...numaralı 25.000,00-TL bedelli, ... Şubesine ait 09/01/2016 keşide tarihli ... numaralı 25.000,00-TL bedelli, ...Şubesi'ne ait 13/02/2016 keşide tarihli ... numaralı 25.000,00-TL bedelli 4 adet çeki müvekkili şirkete verdiğini, çeklerin müvekkili tarafından bankaya ibraz edildiğini, ancak çeklerin karşılığının çıkmadığını, müvekkili şirketin 100.000,00-TL alacağını tahsil etme amacıyla Mardin İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı tarafın yapılan bu icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafın takip tarihine kadar işlenmiş olan faize de itiraz ettiğini, şimdilik davada işlemiş faize ilişkin itirazın iptalini talep etmediklerini beyanla davalı borçlunun Mardin İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazlarının iptaline, takip talebinde belirtilen asıl alacak 100.000,00-TL için takibin devamına, itirazın haksız olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davaya konu... Şubesi'ne ait 23/01/2016 keşide tarihli... numaralı 25.000,00-TL bedelli, ...Şubesi'ne ait 30/01/2016 keşide tarihli ... numaralı 25.000,00-TL bedelli... Şubesi'ne ait 09/01/2016 keşide tarihli... numaralı 25.000,00-TL bedelli, ... Şubesi'ne ait 13/02/2016 keşide tarihli... numaralı 25.000,00-TL bedelli çeklere ilişkin müvekkili aleyhine daha önce Mardin İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine itirazda bulunduklarını, itiraz ile yapılan yargılama sonucunda bahse konu çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ilgili icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, aynı çeklere ilişkin açılan bir icra takibi varken aynı konuya ilişkin yeni bir icra takibinin müvekkili aleyhine açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ikametgahı Mardin'de olduğundan işbu davanın Mardin'de açılması gerektiğini, davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkin olmadığını, faturaların dayanağı olan çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, faturalar üzerindeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, söz konusu faturanın müvekkiline tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt veya delil sunulmadığını beyanla davanın reddini, Mardin İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptalini, kötü niyetli davacı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "davacının, davalıdan cari hesap alacaklısı olduğu iddiasıyla Mardin İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibinin davalının itirazı ile durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde, kesin hüküm ve mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, ayrıca davacı ile akdi ilişkisinin bulunmadığını belirttiği, hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturaların, davalının yaptığı bir kısım ödemelerin kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile bakiye 175.373,43.-TL açık hesap alacağının bulunduğu, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, her ne kadar talimat duruşmasında 10.04.2021 tarihli ambalaj atığı takip formuna dayanarak imha edildiği bu nedenle ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği belirtilmiş ise de, dayanılan belgede ticari defter ve belgelerin imha edildiğine ilişkin bir açıklamanın bulunmaması ve ticari defter ve belgelerin saklama süresinin 10 yıl olması ve henüz bu sürenin dolmaması, anılan belgenin dava tarihinden sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması hususları gözetilerek davalının bu beyanlarına itibar edilmemiş, davalının ticari defterlerini sunmadığı kabul edilmiş, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, takibe konu edilen asıl alacağın likit olduğu, davanın da asıl alacak üzerinden açıldığı ve kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece hükme esas alınan durumlar ile hüküm kurmak elverişli değilken hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararlarında hukuka aykırılık ve yanlışlık varsa giderilmesi, taraflarda ve toplumda güven duygusunun yerleşip pekişmesinin anılan kararlara karşı yasa yollarının açık bulunmasıyla olanaklı olduğunu, bunun aynı zamanda adil yargılama ilkesinin en önemli öğelerinden birini oluşturduğunu, bundan hareketle verilmiş olan kararın adil yargılanma ilkesini hiçe saydığını, aksi takdirde hukukun üstünlüğü ve hukuk düzeninin çiğnenmiş olacağını, müvekkilinin mağdur edildiğini, bu hukuka aykırılıkların giderilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 342/3. maddesinde; “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda, diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 355. maddesinde de; “inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir” düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanun'un 352/1. maddesinde ise; başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, bölge adliye mahkemesince yapılacak iş, HMK’nın 342/2/e ve 342/3. fıkralarında belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nın 352 ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesidir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerek herhangi bir istinaf sebebinin ileri sürülmemesi ve gerekse kararda re'sen bağlamında dikkate alınması gereken kamu düzenine aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831,00-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/06/2025
...