T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 25/11/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 22/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin..... Denizli Şubesi'ne ait ...seri numaralı 31/03/2020 tarihli 200.000,00-TL bedelli çeki verdiğini, verilen çekin karşılığında malların müvekkili şirkete teslim edilmediği gibi alacaklının kötü niyetli olarak Denizli 3. İcra Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla karşılıksız çek şikayeti yaptığını, müvekkilinin davalı şirketten 1.466.000,00-TL alacağı bulunduğunu, malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını beyanla çeklerle ilgili borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili olduğu şirketin daha önce davacı hakkında Denizli 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek düzenlemeden kaynaklı şikayette bulunduğunu, davacının mallar karşılığı çekleri verdiğini, malların davacıya teslim edilmediğini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, aksi kararlaştırılmadığı sürece ödeme aracı olan çeklerin teslimi ile mal tesliminin aynı anda olduğunu beyanla davanın zamanaşımı sebebi ile reddine aksi halde usul ve esastan reddine yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "davacının davaya konu çeki avans olarak verdiği ve çek karşılığında mal teslim edilmediğinden çekin bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü, çekin bir ödeme aracı olup bunun aksinin, yani çekin avans olarak verildiğinin, bunu iddia eden davacı tarafından yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, somut olayda davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu çekin ... nolu yevmiye fişine işlendiği, davacının yemin deliline de dayanmadığı, çek bir tediye vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin ve peşin ödemelerde mal ve paranın aynı anda karşılıklı teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği anlaşılmakla, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından, menfi tespit davasının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf konusu dosyada borçlunun vasıflı ikrarı olmadığından ispat yükünün yer değiştirmediğini, ispat yükü kendilerine ait olsa dahi taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğundan her iki tarafın ticari defterleri ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının ispat olunduğunu, maddi bir vakıanın meydana gelmediğinin ticari defterler dışında ne şekilde ispat edileceğinin sorun teşkil ettiğini, kaldı ki davalı tarafın teslim evraklarını sunarak davayı kolayca ispatlayabilecek iken bundan imtina ettiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olsa da düzenlenmesinin temel bir ilişkiye dayandığını, tarafların senetten doğan alacağa karşı temel ilişkiden kaynaklı şahsi defileri ileri sürebileceğini, taraflar arasında süregelen uzun cari hesap ilişkisi içerisinde bir kısım mallar teslim edilse de bir kısım malların teslim edilmediğini, özel olarak bu malların tespiti mümkün olmadığından borçlu olmadıklarının ispatının ancak ticari defterlerin incelenmesi ile mümkün olacağını beyan ederek Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve ...Esas ve ... Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Çek kambiyo senetlerinden olup, sebepten mücerrettir. Yasa gereği kambiyo senetleri sebepten bağımsız olup çek hamilinin çeki edinmesine sebep olan ticari ilişkiyi ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Alım satım ilişkisinde aksine adet veya sözleşme mevcut değil ise satıcı ile alıcının borçları aynı zamanda ifa etmekle mükellef oldukları hükme bağlanmıştır. Bu durumda verdiği çek karşılığında kendisine mal teslim edilmediği şeklindeki davacı iddiası belirtilen kuralların aksi yönde olduğundan davacının senede karşı olan bu yöndeki iddiasını HMK'nın 200.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Bir başka deyişle mal satış ilişkisinde aksine bir adet veya sözleşme bulunmadıkça, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa ettikleri kabul edilir.
Peşin satış karinesinin aksini iddia eden taraf, bu hususu kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda dava konusu çekin taahhüt edilen mal karşılığı avans olarak verildiğini ve malın teslim edilmediğini iddia eden davacının, bu yöndeki iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda ispat yükü, çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacıdadır. Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu itibarla, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, çekin bedelinin ödendiğini, çekin avans mahiyetinde olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı, davalıya dava konusu çeki verdiğini ancak çek karşılığında malları davacı şirkete teslim edilmediğinden çekin bedelsiz kaldığını, bu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş, davalı ise çek karşılığı mal teslimi yapılmadığını davacı yanın ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Yukarıda da ayrıntılı açılandığı üzere çek, bir ödeme aracı olup çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davacının söz konusu çeki mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen hususlar yukarıda belirtilen karinenin aksini ispata yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporları denetime elverişli de değildir.
Söyle ki; İlk Derece Mahkemesince taraf defterlerinin incelendiği, davacının usulüne uygun tutulduğu belirtilen 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinde 17 adet çekin ve içerisinde davaya konu çekin de kayıtlı olduğu, davacının 2018 yılı içerisinde 26 adet fatura ile davalı yandan alış yaptığı, davacının 2018 yılı sonu itibariyle davalıdan 1.596.138,62-TL alacaklı olduğu, davalının 2016-2017-2018 yılı defterlerinin incelendiği, ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı, bilirkişi raporunda davalı şirket yetkilisinin beyanına göre davaya konu çekin vadesinin yenilenmesi sebebiyle kayıtlardan çıkarıldığı ve kayda alınmadığının belirtildiği, 2018 yılı sonu itibariyle davalının, davacıya 983.941,83-TL borçlu olduğu, kayıtlarda çek ödemesine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, yine davalı defterlerinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair davacıya kesilen faturaların da kayıtlı olup olmadığının tespit edilmediği görülmektedir. Defterler arasındaki farklılığının neden kaynaklandığı konusunda ek bir rapor alınmadığı gibi kayıtlar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığının da İlk Derece Mahkemesince açıkça tespit edilmediği anlaşılmıştır. Davacı yan ticari defterlerinde davaya konu çekin kayıtlı olması ve davalı yan ticari defterlerinde ise daha sonra kayıtlardan çıkarıldığı belirtilmiş olması sebebiyle tarafların ticari defterlerlerinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin en başından beri tümüyle incelenerek belirlenecek olan borç alacak durumuna göre bir sonuca gidilmesi gerekir.
Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı yıldan bu yana tüm ticari defterlerin ibrazının sağlanması, akabinde defterler üzerinde konusunda uzman mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki cari ilişki, ödemeler, davacı yana kesilen faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraf defterleri örtüşmüyor ise farklılığın neden kaynaklandığı, davaya konu çekin ne şekilde kayıtlı olduğu, çekin kaydedildiği tarihe ve yıl sonu hesap bakiyesine göre alacak borç durumu konusunda denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yetersiz görülen bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı bulunmuş, bu hususa ilişkin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve,...Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/05/2025
...