T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:10/11/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:20/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; araba alım satımı (Galericilik) yapan davalı tarafın ... da ... plaka sayılı ... model ... Marka araç için "çok temiz hasarsız "olarak ilan verdiğini ve servis işi yapan (ekte vergi levhası sunulmuştur) ve ticari olarak aracı kullanacak olan müvekkilinin de ilana güvenerek ve araç plakasından, şasi ve motorundan yaptığı sorgulama sonucunda herhangi bir sorun çıkmaması sonucu 03.02.2010 tarihli Üsküdar 18. Noterliğince tanzim edilen ... yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile ... TL ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin aracı İstanbul ilinden teslim aldığını ve Antalya iline 04.02.2020 tarihinde geldiğinde klima gazı, ön kapak, silindir kapağı, torna işçilik, mekanik işçilik, kumanda gövde kapağı, krank mil keçesi, zincir seti, subap boşluğu ayarı, kayış kanalı, balata spreyi, mbt yapıştırıcı vs vs ...gibi bir çok arıza ve arabadaki ayıp veçhile toplamda faturalı olarak(ekte faturalar sunulmuştur) sanayide 12.880,00 TL ödemek zorunda kalındığını (orjinal servis fiyatı 16.000 TL civarıdır), bu hususta mahkemece bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin de olduğunu, müvekkiline ayıplı olan aracı satan davalı hakkında Antalya Genel İcra ... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını ve davalının itiraz ederek takibi durduğunu bunun üzerine Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve ... sayılı dosya ile anlaşmaya varılamadığını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ve itirazın iptali için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; Araç satış sözleşmesi düzenlenmeden önce, araç davacı ...'ın isteği üzerine bizzat kendisinin belirlediği oto ekspertiz bayisine götürülerek ekspertiz raporu alındığını, ekte sunulan ekspertiz raporunun 1/9 sayfasında ekspertiz talep eden müşterinin davacı ... olduğunun açıkça belirtildiğini, yine raporun 5/9 sayfasında acil yağ değişiminin gerekli olduğunun, motor yağ seviyesinin minimumun altında olduğunun, yağ filtre kapağından damlatma şeklinde yağ kaçırıyor olduğu ve acilen müdahale edilmesinin tavsiye edildiğinin görüldüğünü, bu hususun gerek oto ekspertiz uzmanı tarafından gerekse müvekkili ... Tic. Ltd. Şti. Yetkilileri tarafından davacıya ısrarla bildirilmiş ve gerekli eksiklik giderilmeden yola çıkmamasının tavsiye edildiğini, buna rağmen, davacı ...'ın araca gerekli bakımları yaptırmadan araç tesliminin gerçekleştiği İstanbul'dan Antalya'ya yola çıkmış ve yolda aracın arıza yaptığını, aynca, raporun 6/9 sayfasında ön fren disklerinde aşınmaların olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte, aracın belirli bölgelerinde lokal boyaların olduğu, araca rot-balans ayarı kontrolü gerektiğinin de raporlandığını, her ne kadar dava dilekçesinde ayıplı araç satışı yapıldığı ileri sürülerek masraf iadesi talebiyle icra takibi başlatıldığı belirtilse de, söz konusu aracın satışının ayıplı mal satışı kabul edilemeyeceğinin, öncelikle, araca ilişkin kusur ve eksikliklerin satıştan önce alıcıya bildirildiğini, sözleşmesel ilişki kurulmadan önce ekspertiz raporunu alan davacının bu hususları bilerek, kabul ederek ve aracı bu haliyle beğenerek araç satış sözleşmesini imzaladığını, kaldı ki, satılan şeyin tesliminden önce ayıplardan haberdar olan alıcının satış konusu eşyayı mevcut ayıplarla birtikte kabul etmiş sayılacağını, TBK'nın ayıptan doğan sorumluluğu düzenleyen 222. Maddesine göre "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir." açıklanan sebeplerle, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.'nin davacının iddia ettiği şekilde sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla, davacının masraf iadesi talebi için hukuki zemin oluşmadığını, söz konusu ödeme emrine karşı yapılan itirazın haklı olduğunu, kaldı ki, arabuluculuk sürecinde, arabulucuya başvuran davacıya müvekkilinin davalı tarafından aracın satış bedeli üzerinden geri alınabileceği iyiniyetle teklif edildiğini ancak davacının bu talebi kabul etmediğini, iddia edildiği gibi satılan ayıplı olsaydı, davacının bu teklifi kabul etmiş olmasının gerektiğini, başlı başına bu hususun bile, huzurdaki davanın iyiniyetten ve hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetle açıldığının göstergesi olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... dava konusu araç üzerinde yapılan bazı onarımların genel bakımları kapsamında olduğu, zamanla eskiyen ve özelliğini yitiren parçaların satış sırasında öngörülemeyebileceği, dava konusu araca yapılan onarım işlerinin raporda detaylı açıklanan kalemlerinin aracın eksik yağ ile uzun süre kullanılmasından kaynaklandığının anlaşıldığı (motor yağı ve yağ filtrelerinin ekspertiz yapılan gün itibariyle değiştiği fakat dava konusu araçta yine de yağ eksikliğinden kaynaklı arızalar oluştuğundan hareketle aracın satıştan önce eksik veya yetersiz yağ ile kullanılmış olduğunun anlaşıldığı), aracın zamanla ortaya çıkabilecek, olağan muavene ile ortaya çıkarılamayacak türden ayıplı olduğunun anlaşıldığı, ayıplı (yağ eksikliğinden kaynaklı olan) parçalarının onarımı için davacı tarafından sunulan faturaların detaylı incelenmesi ve ayıklanması sonucu ayıp miktarının 6.861,76 TL (KDV HARİÇ) olduğu, KDV dahil 8.096,00 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, inkar tazminatının kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu araca ilişkin dosyada mübrez ekspertiz raporu yaptırılmak sureti kusur ve eksikliklerin alıcıya satıştan önce bildirildiğini, yerel mahkemece işbu husus dikkate alınmaksızın müvekkili şirketin davacı tarafın mağduriyetine sebebiyeti bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine hakkaniyete, usul ve yasalara aykırı karar tanzim edildiğini, yerel mahkeme kararının dosya kapsamında alınan denetime elverişsiz bilirkişi ek raporunun tekrarı mahiyetinde olduğunu, kabul etmediklerini, yerel mahkeme tarafından varsayımlara dayalı bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkemece aracın ikinci el olduğu, kusurların alıcı tarafından kabul edilerek satın alındığı hususlarının adeta göz ardı ederek dava konusu aracın zamanla ortaya çıkabilecek, olağan muayene ile ortaya çıkarılamayacak türden ayıplı olduğuna ilişkin hukuka aykırı tespitinin açıkça usul ve yasalara aykırı olduğunu, dosya kapsamına iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak sonradan sunulan evraklara ilişkin muvafakatlerinin olmadığının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, kaldı ki işbu evrakları asla kabul anlamına gelmemekle birlikte evrakların mahiyeti itibariyle değerlendirmeyi değiştirir nitelikte olmadığını, şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari satıma konu araçta meydana gelen arızaya ilişkin olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir.
Somut olayda; itirazın iptaline konu icra takip dosyası, satıma konu araçta meydana gelen arızaya ilişkin düzenlenen fatura alacağından kaynaklanmaktadır. Takibe konu faturadan kaynaklanan alacak likit değildir. Yerel mahkemece takibe konu fatura bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişilerce hangi alacak kalemlerinin ayıba ilişkin olduğu konusunda belirlemelerde bulunulmuş, mahkemece de bu belirlemeler esas alınarak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. O halde takibe konu alacak likit olmayıp yargılama gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi Dairemizce hatalı bulunmuştur. Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile, 8.096,87 TL üzerinden takibin aynı şartlarda DEVAMINA
b-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 155,66 TL harcın mahsubuyla bakiye 459,74 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/01/2022 tarih ... Esas ... Karar ..., ..., ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
ç-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 155,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 210,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d-Davacı tarafından yapılan posta - tebligat - bilirkişi - keşif ücreti gideri toplamı 1.331,40 TL'nin haklılık durumu gereği; 836,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL nin; haklılık durumu gereği, 831,00 TL'sinin davalıdan, 489,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
g-Davacı taraf kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden, 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
h-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ı-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 57,20 TL posta gideri olmak üzere toplam 219,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20/05/2025
...