T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:23/11/2021
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:06/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Müvekkili şirketin özel güvenlik hizmeti sağlayıcısı olup davalı şirket ile taraflar arasında 10.11.2017 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşmenin “Taraflar” başlıklı üst maddesinde davalı şirketin “Müşteri”, müvekkilinin ise “Yüklenici” olarak adlandırıldığını, davalı şirketin ... Hastanesi'nin mülk sahibi ve aynı zamanda işleticisi olduğunu, hastane bünyesinde bu şirket ile bağlantılı ... Ltd.şirketi ve ... Ltd şirketi isimli 2 ayrı şirket daha bulunduğunu, başka bir şirketin olup olmadığı hususunda bilgi sahibi olmadıklarını, bu şirketlerin birlikte hareket ettiklerini, akdedilen sözleşme kapsamında 5 özel güvenlik görevlisinin ... İnş.San. ve Tic, Aş bünyesinde çalışmaya başladıklarını, müvekkil şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmeye ilişkin tüm şartlar geçerli olmak üzere 3 özel güvenlik görevlisinin davalı şirkette, diğer 2 özel güvenlik görevlisinin ise davalı şirket ile bağlantılı ... ...Tic.Ltd.Şti.'nde aynı hastane içerisinde çalıştıklarını, davalı şirket (... Hastanesi) ile müvekkil şirket arasında; 3 özel güvenlik görevlisi için 7.940,40 TL bedel üzerinden Fiyat Protokolü düzenlendiğini, bu düzenlemenin 01.01.2018 tarihi itibariyle asgari ücret ve Sgk artışı da dikkate alınarak uygulanmaya devam edildiğini, müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 1.maddesinde “Sözleşmenin Süresi ve Fesih” belirtildiğini, taraflarca sözleşme bitim tarihinden itibaren 1 ay öncesinden yüklenicinin adresine yazılı fesih bildirimi yapılmadığı sürece iş bu sözleşmenin aynı şartlarla süreceğinin yazılı olduğunu, sözleşmenin 9. maddesinin “işin bedeli ve ödeme şartları”nı düzenlediğini, maddeye göre yüklenicinin müşteri tarafından gerçekleştirilen ödemelerde gecikme olması halinde sözleşme çerçevesinde vermekte olduğu hizmeti durdurabileceğini, müvekkil şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri tamamen ve eksiksiz yerine getirmekte iken davalı tarafından ödemelerin çok uzun zamandır aksatıldığını ve sözleşmede belirtilen şekilde yapılmadığını, müvekkilinin çeşitli bankalardan kredi kullanarak davalı şirkette çalışan işçilerin ödemelerini yaptığını, müvekkil şirketin sözleşmede kendisine tanınan işi durdurma hakkını iyi niyet göstererek kullanmadığını, herhangi bir fesih işlemi de yapmadığını, fakat ödemelerdeki problemlerin yine de çözülmediğini, mali sıkıntılarla ilgili olarak 23/03/2018 tarihinde görüşmek üzere müvekkili şirket yetkilisinin hastaneye gittiğini, hastane içinde hizmet veren ... ve ...şirketlerinin yetkilisi ve hissedarı olan ... tarafından işyerinde çalışan güvenlik görevlisi işçilerin kovulduğunu, sonrasında tekrar geri çağrıldıklarını, ... tarihinde ...'nun hastanede çalışan tüm güvenlik görevlilerini kovduğunu, fiilen artık hizmet yapılma imkanının kalmadığını, buna ilişkin tutanaklarının tutulduğunu, müvekkil şirket ile imzalanan sözleşmenin haksız ve usulsüz olarak feshedilmesi sonucunda müvekkil şirketin zarara uğradığını, davalı tarafından verilen zarar sonrasında taraflarınca ihtarname çekilerek zararın ödenmesinin istendiğini, sözleşmenin sona ermesi gereken tarihin 16/11/2018 tarihi olup, sözleşmenin fiilen sona erdiği ... tarihinden itibaren bu tarihe kadar geçen aylar için müvekkilinin aylık alması gereken ücret kadar zararının oluştuğunu, 2018 mart ayında davalı şirket tarafından kesilen 8.856,60-TL'lik faturaya göre yapılan hesaplamada zararlarının 61.406,13-TL olduğunu, belirterek davalı tarafından haksız ve usulüne aykırı olarak sözleşme şartlarına aykırı fesih nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu 61.406,13 TL zararın (Fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla) Antalya 11.Noterliğinin 19.04.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; Öncelikle, hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden itirazlarını hak kaybına uğramamak adına belirtmekle; huzurdaki davanın hangi hukuki gerekçe ve somut delillere dayalı olarak açıldığının belli olmadığını, davacı ile müvekkili arasında ekte ibraz edilen sözleşmeler ve eki niteliğindeki protokoller kapsamında ‘’Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi’’ yapıldığını, ancak bu sözleşmenin herhangi bir şekilde taraflarınca eylemli yahut yazılı olarak hiçbir zaman feshedilmediğini, davacı tarafça 2 adet ihtarname keşide edilerek; sanki müvekkilce bir feshin bulunduğuna dair tek taraflı beyanlar kullanılmışsa da bu durum müvekkilinin açık bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini göstermediğini, ihtarnamelere cevap verilmemesinin de bu durumu kabullenildiğinin anlamını taşımadığını, dolayısıyla davacı şirket ile müvekkili arasında çıkan birtakım ekonomik ihtilaflar hasebiyle yaşanan olumsuzluklar ve davacının ticari ahlaka aykırı yaptığı baskı ve tehditler akabinde güvenlik görevlilerinin de bir daha müvekkili işyerine gelmediğini, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamelerle aslında eylemli ve yazılı olarak sözleşmelerin haksız ve usulsüz feshedildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında davacıya karşı hiçbir borcu kalmadığını, tüm borçların ödendiğini, sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri aylar önce tamamıyla ifa ederek yerine getirdiğini, ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti. ile müvekkil arasında davacının iddia ve kasıt ettiği şekilde hiçbir hukuki bağ ve bağlantı bulunmadığını, işletme adı ... Hastanesi olan hastanenin müvekkiline ait olduğunu, şu anda müvekkili şirket tarafından işletildiğini, bir dönem ise hastanenin işletmesi ...Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, zira hastanenin 01.01.2017 tarihli kira sözleşmesi ile ...’a kiralandığını, ancak ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve müvekkili şirketin tüm ticari kayıtları, ortakları, defterleri ve başkaca tüm kayıtlarının birbirinden farklı olup birbirinden bağımsız şirketler olduğunu, ödeme konusunda sıkıntı yaşansa da taksite bağlanan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının haksız şekilde kendisine verilen teminatları takibe konu ederek müvekkilini zor durumda bıraktığını, davacının çalışanlarını müvekkili şirketten çekerek hizmet vermeyi kestiğini, hizmetin sonlandığı ... tarihinden sonrası için davacının talepte bulunmasının haksız olduğunu, varsa zararını ispat etmesi gerektiğini, zararının müspet veya menfi olup olmadığının da belli olmadığını, belirterek karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın ... Ltd. Şti. ye ihbarını, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilerek yasal vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... Tarafların incelenen ticari defterleri ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davalının sözleşmeye aykırı şekilde ödemeleri düzenli yapmaması sebebiyle davacının da çalıştırdığı personele aylık ücretlerini ödeyemediği, ödemenin bir kısmının icra yoluyla alındığının davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, dolayısıyla düzenli ödeme yapılmaması sebebiyle güvenlik görevlilerinin işi bırakmasının sözleşmenin haklı nedenle eylemli olarak feshedildiğini gösterdiği, davacının sözleşme ifa edilemediğinden mahrum kaldığı karı, müspet zarar kalemi olarak davalıdan talep edebileceği, davanın konusunun da bu olduğu, davacının sözleşmenin kalan süresinin tümü yönünden talepte bulunamayacağı, zira bu süreçte aldığı işlerin veya bu noktada iş alma imkanının değerlendirilmesinin gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının sözleşmenin ... tarihinde sona ermesinden sonra başka şirketlerle sözleşme yapıp iş aldığının anlaşıldığı, 2018 yılı için yapılan bu işlerden elde edilen gelire göre maliyetlerin düşülmesi sonucu davacının brüt karlılık oranının %16,67 olduğu, taraflar arasındaki hizmet ilişkisi devam etse idi en son düzenlenen 8.856,60-TL'lik fatura tutarına göre 19/04/2018 -16/11/2018 tarihleri arası aylık ücret hesabına göre davacının kazancının 61.405,76-TL olacağı, brüt karlılık oranı ile çarpıldığında davacının bu işten elde edebileceği karın 10.236,34-TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun somut ve gerekçeli olması sebebiyle hükme esas alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak sözleşmenin haklı feshi sebebiyle davacının mahrum kaldığı karın 10.236,34-TL olduğu anlaşılmakla davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davadan evvel davacının davalıya çektiği ihtarnamenin 26/07/2018 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi ve ihtarnamede verilen 3 iş gününün geçmesi sonrasında davalının 01/08/2018 tarihinde temerrüde düştüğü görülmekle bu tarihten itibaren avans faiz işletilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyasına aldırılan ... tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamaları ve bu hesaplama kapsamında verilen yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, hesaplama konusunun bilirkişinin uzmanlık alanı dışında olduğunu, bilirkişi tarafından dava konusu uyuşmazlıkla alakalı görev alanı dışına çıkılarak tespitte bulunulduğunu, bu kapsamda verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, brüt kararlılık oranı üzerinden bir indirim yapılmadan kök bilirkişi raporundaki sonuca göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili için aynı hastanede alt taşeron olan ... Limited Şirketi aleyhine açmış oldukları Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E., ... K. sayılı ve 23/12/2020 tarihli kararında, fesih tarihinden sözleşmenin sona erme tarihine kadarki süre için ödenmesi gereken bedellerin tamamı için lehlerine karar verildiğini, müvekkili şirketin davalı taraf ile imzalanan sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmesi sonucu uğramış olduğu zararın özel güvenlik hizmetleri alanında uzman bilirkişi marifetiyle yeniden hesaplatılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli olmasına ve somut verilere dayanmasına, davacının sözleşmenin kalan süresinin tümü yönünden talepte bulunamayacağına, raporda davacının brüt karlılık oranı %16,67 olarak hesaplanarak bu orana göre davacının zararının belirlenmesinin doğru olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06/05/2025
...