T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ: 17/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 11/01/2021
DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/03/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasından 09/11/2016 günü itibariyle davalı şirketin iflasına karar verildiğini, Denizli 7. İcra ve İflas Müdürlüğünün...İflas sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlanıldığını, müflisten alacaklı olanların iflas dosyasına alacak kaydı yaptırması için süre verilmesi üzerine müvekkil bankanın Denizli şubesinden almış olduğu çek karneleri sebebiyle müvekkil bankaca müflis şirkete verilmiş bulunan ve her bir çek yaprağı için 5941 sayılı yasanın 10.maddesi gereği ödemesi garanti edilen 09/11/2016 iflas tarihi itibariyle garanti bedeli toplamı 29.670,00 TL gayrinakit alacağının fazlaya dair talep ve farkı daha sonra iflas masasına kaydettirme hakları saklı kalmak kaydıyla (her yıl TCMB'nın bildirimleri ile açık çeklerin garanti tutarları artırılmakta olduğundan şu an güncel 32.190,00 TL gayrinakit alacağının mevcut olduğunu) müflis şirketin müvekkil banka nezdindeki ...nolu hesapta bulunan ve müvekkil bankaya rehinli bulunan 39.605,27 TL sebebiyle alacağın tamamının rüçhanlı ve şarta bağlı alacak olarak 4.sıraya kaydı için Denizli 7. İcra ve iflas Müdürlüğünün .. iflas sayılı dosyasına 10/01/2017 tarihinde...Muhabere numarası ile başvuru yapıldığını, müvekkil bankanın nakit alacağına yapılan takas mahsup sonrası halen 36.455,27 TL mevcut olduğunu, müflis şirket tarafından iflas tarihinden önce ödendiğinde kredi borçlarının güvencesi teşkil etmek üzere bankaya temlik cirosu ile ciro edildiğini hamili müvekkil banka olan çekten yapılan tahsilattan kaynaklandığını, sıra cetveli ve ret kararına ilişkin tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapıldığını ve tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı müflis şirket adına iflas idaresi, davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini, iflasın Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, İİK hükümleri uyarınca ilan edildiği ve alacağı ret olunan alacaklılara ret kararının tebliğe çıkarıldığını, çıkarılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Somut olayda, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ..esas sayılı dosyasında 09/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı şirketin iflasına karar verildiği, davacı tarafından iflas masasına alacak kaydının yapılması talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından masrafın yatırıldığı, Denizli 7. İcra Müdürlüğünün...iflas dosyası ile davacının talebinin reddine ilişkin red kararının tebliğ mazbatasının incelenmesinde, muhatabın işbu davanın davacısı... olup Av. ...e tebliğ çıkartıldığı tebliğin evrak almaya yetkili çalışan imzasına tebliğ edildiği, muhatap avukata ne sebeple tebliğ edilmediğinin yazılmadığı, Tebligat Kanunu 23. madde tebliğ mazbatasında olması gereken hususların madde madde sayıldığı, muhataptan başka kimseye tebliğ yapılmış ise muhatabın adreste bulunmama nedeninin belirtilmesi gerektiği hususunun açık şekilde belirtildiği anlaşılmakla mahkememizce yapılan değerlendirmede tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı kanaatine varılmış, Tebligat Kanunu 32. maddesi gereğince muhatabın beyan ettiği 23/10/2017 tarihinin tebliğ tarihi sayılmasına karar verilerek davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/11/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; İade ve ibraz edilmeyen çek yapraklarının dökümü ile merkez bankası tebliğleri dava dosyasındaki dava ve müzekkereye verilen cevap yazılarında mevcut olduğunu, gereken inceleme ve tespitler yapıldığını, davacı banka ile ...Ltd. Şti arasında akdedilen, genel kredi ve teminat sözleşmenin: ...çek karnesi verilmesine bağlı gayri nakdi kredi başlıklı maddesi ile, ..,.Şti, bankanın, iade edilmeyen çek yapraklarından doğan yasal sorumluluğundan, sorumlu olduğunu kabul ettiğini, davacı banka ile.... Şti arasında akdedilen, genel kredi ve teminat sözleşmesinde açık bir düzenleme bulunması nedeniyle, bankanın keşideci ...ne rücü imkanı olduğunu, dava konusu çekler,...Şti'ne, şirketin iflas tarihi olan 09.11.2016 tarihinden önce 05.10.2015 tarihinde verildiği tespit edildiği görüş ve kanaatleri bidirmiştir. Bankanın müflis şirkete verdiği çek karnesinden henüz ibraz edilmeyen çek yapraklarının yasal karşılığının ''müşteriden talep edilemeyeceğine dair'' gayri nakdi kredi sözleşmesinde hüküm yoksa, bankanın ödemek zorunda kalacağı yasal meblağ masaya İİK 197/1 gereği kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince rücu imkanı olduğu anlaşılmakla, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine (23.H.D. 04.02.2015 2014/3183;559)" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu müvekkili banka lehine olduğu halde, makemece bilirkişi raporu yanlış değerlendirilerek davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, hukuka ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, şarta bağlı alacakların yasa gereği iflas masasına kaydedilmesi gerekmekte olup, iflas idaresi ve mahkemenin kararlarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil bankanın müflis şirketten olan alacaklarının rehinli olduğunu, alacaklarının rüçhanlı olarak kaydedilmemesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili banka alacağının sıra cetvelinde rüçhanlı ve şarta bağla alacak olarak 4. sıraya kaydedilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 17.maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 26. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tesbit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı vekili adına çıkartılan gayri nakdi alacağın iflas masasına kaydı talebinin reddine dair karar tebligatının, 05.10.2017 tarihinde “evrak almaya yetkili çalışan imzasına tebliğ edildi.” şerhiyle tebliğ edildiği, buna göre, tebliğ işleminin, muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilmeden çalışana yapılmakla, TK’nın 17. maddesi gereğince usulsüz olduğu, Tebligat Kanunu'un 32. maddesi gereğince muhatabın beyan ettiği 23/10/2017 tarihinin tebliğ tarihi sayılması gerektiği, dolayısıyla iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bankacı bilirkişisi tarafından düzenlenen 16/11/2020 tarihli raporda, davacı banka ile müflis .... arasında imzalanan sözleşmenin çek karnesi verilmesine bağlı gayri nakdi kredi başlıklı 9.21. maddesinde, şirkete verilen çek yapraklarından doğan, bankanın gayri nakdi kredi riskinden dolayı müflis şirketin sorumlu olacağının düzenlendiği, davacı bankanın 21.11.2018 tarihli yazısında, müflis şirkete verilen çek yapraklarından 21 adedinin bankaya iade ve ibraz edilmediği...seri nolu çekin bankaya ibraz edilmesine ve karşılıksız çıkmasına rağmen asgari tutarın ödenmediği ancak riskin devam ettiği,...nolu çekin bankaya ibraz edildiği, çekin şirketin rehin blokaj hesabından ödendiğinin belirtildiği, dava konusu çeklerin müflis şirketin iflas tarihi olan 09.11.2016 tarihinden önce 02.06.2015 tarihinde sipariş edildiği, 08.06.2015 tarihinde stoğa alındığı ve 05.10.2015 tarihinde müflis şirkete teslim edildiği, davacı banka ile müflis şirket arasında akdedilen, genel kredi ve teminat sözleşmesinde açık bir düzenleme bulunması nedeniyle, bankanın keşideci müflis şirkete rücu imkanının olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince rücu imkanı olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece varılan sonuç bilirkişi raporundaki açıklamalar ile örtüşmediği gibi, davacının ...nolu çekin bankaya ibraz edildiği, çekin şirketin rehin blokaj hesabından ödendiği,... nolu çekin bankaya ibraz edildiği belirtildiği halde davacının çek yaprağı başına yasa gereği yapacağı ödemelerin bir teminattan karşılanacağı yönünde taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olup olmadığı, gayri nakdi alacağın nakdi alacağa dönüşüp dönüşmediği hususları araştırılmamıştır. Ayrıca davaya konu çeklerin 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen ve aynı yasanın 2/7-d maddesi gereğince üzerinde baskı tarihi bulunan çeklerden olduğunun tespiti halinde aynı yasanın 6273 sayılı Kanun'la değişik 3/9. Maddesi uyarınca çekin baskı tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmemesi halinde bankanın sorumluluğunun sona ereceğinin gözetilmemesi de hatalı olmuştur.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, bankacılık alanında uzman yeni bir bilirkişiden bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek davacının çek yaprağı başına yasa gereği yapacağı ödemeleri bir teminattan karşılanacağı yönünde taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olup olmadığı, gayri nakdi alacağın nakdi alacağa dönüşüp dönüşmediği, davaya konu çeklerin 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen ve aynı yasanın 2/7-d maddesi gereğince üzerinde baskı tarihi bulunan çeklerden olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak, ibraz edilmeyen çekler yönünden bankanın sorumluluğunun sona erip ermediği, sona ermesi halinde bu çekler yönünden gayrinakdi depo bedelinin konusuz kalacağı gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2021 tarih ve... Esas...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/03/2025
...