T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 08/06/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/03/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, dava dışı ... Şirketine ait işyeri olarak kullanılan ve izolasyon malzemesi satışı olarak faaliyet gösteren taşınmazın müvekkili tarafından "..." ile sigortalandığını, 03/07/2016 tarihinde...e ait .... Şti'ne ait işyerinde alevli bir yangın çıktığını, yangının müvekkili şirket sigortalısına da sirayet ettiğini, konu ile ilgili Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Yangın Raporunda A. Sistem Asma Tavan dükkanı içerisindeki malzemelerin büro kısmı ve evrakların yanmaktan zarar gördüğünü, yangının çıkış nedeninin kesin ve net anlaşılamadığını, müvekkilinin ekspertiz raporuna göre 258.661,20-TL olarak tespit edilen hasar bedelini sigortalısına ödediğini, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın nedeninin yangına dayalı olduğunu, yangının davalı tarafa ait işyerinde başladığını, burada başlayan yangının çatı kısmından sigortalı işyerine sıçradığının tespit edildiğini, davalı şirketin dava konusu rücuen tazminat alacağından sorumluğunun bulunduğunu, bu nedenle davalı şirket aleyhine takibe giriştiklerini, ancak haksız itiraz sebebiyle takibin durduğunu, belirterek davalı tarafın Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı İcra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, müvekkili şirket tarafından ödenen 258.661,20-TL rücuen tazminat alacağının davalı taraftan ödeme tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren işlemiş banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkil aleyhine açılan davada davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiaların hepsinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu iddiaların somut gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak hareket ederek kendilerinin sigortalı firmaya ödedikleri tazminatı bir yerden karşılamak ihtiyacı içine giriştiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili için de büyük bir hasar meydana getiren yangının müvekkilinin dükkanından kaynaklandığını iddia ettiğini, ancak davacı tarafın müvekkilinin dükkanında yanıcı ve patlayıcı madde olmadığını göz ardı ettiğini, aksine davacı tarafın kendi sigorta şirketleri tarafından sigortalanan.... nin müvekkilinin dükkanıyla bitişik olan çatı kısmında yanıcı ve patlayıcı madde olduğu müvekkilinin 06.07.2016 tarihli ifade tutanağından, davacının dava dilekçesinden ve firmanın izolasyon işiyle ilgilenmesinden açıkça anlaşılacağını, müvekkilinin iş yerinde yangının müvekkilinin iş yerinden çıkmasına sebep olacak her hangi bir tesisat veya malzeme bulunmadığını, üstelik müvekkilinin yangından 10 gün kadar önce dükkanındaki elektrik sayaçlarını...ne kontrol ettirdiğini, bakımını yaptırdığını, davacı tarafından dosyaya sunulan poliçe incelendiğinde dava dışı firmaya ödenen tutarın poliçe teminat tutarını aştığının görüldüğünü, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini, yangının çıkış sebebinin bi an için müvekkil firma olduğu düşünülse dahi yangının büyüme sebebinin...ndeki malzemeleri olduğunu, ayrıca davalı dava dosyasında müvekkilinin haksız itiraz ettiğini iddia ederek %20 icra inkar tazminatı talep ettiğini, ancak likit olmayan alacaklarda icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacı tarafın Antalya 1. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibi kötü niyetli olarak başlatmış olması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın %20’si kadar Kötüniyet Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde, yangın raporu, dinlenen tanık beyanları, gerekçesinin tatminkar olması sebebiyle hükme esas alınan 19/03/2020 tarihli son bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında, yangının ilk olarak davalı şirkete ait işyerinde başladığı, dumanların üst kata yükselmesiyle duman ısısı ve çatı alanında bulunan kolay yanıcı inşaat malzemelerinin ve reklam tabelasının tutuşmasıyla yangının alevlendiği, bitişikte bulunan davacı ... şirketince sigortalı ... isimli işyerinin çatı kısmında istiflenmiş halde bulunan izolasyon malzemelerinin tutuşmasıyla yangının bu işyerine de sıçradığı ve tamamen hasarlandığı, olayda yangının başladığı yer olması sebebiyle davalı şirketin %75 oranında sorumlu olduğu, yangının çabuk yayılmasında ve sigortalı işyerine sirayet etmesinde sigortalı şirketin çatı altında bulunan izolasyon malzemelerinin de etkili olması sebebiyle sigortalı şirketin %25 oranında sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Hasar bedeli konusunda alınan her iki heyet raporu ekspertiz raporundaki hesaplamaların somut olaya ve piyasa rayicine uygun olduğunu belirtmiştir. Ekspertiz raporunda hasar bedeli 233.848,27.-TL olarak belirlenmiş olup son aşamada emtia hasar bedelinin KDV'si de eklenerek sonuç hasar 258.661,13.-TL olarak bulunmuştur. Bilirkişi raporlarında KDV konusunda tatmin edici bir görüş sunulamamış ise de bilirkişilerin hasar kalemlerinin piyasa rayicine uygun olduğu tespitinden hareketle mahkememizce ekspertiz raporunda yer alan 137,877,37-TL emtia hasar bedelinin %18'lik KDV tutarı olan 24.817,92.-TL eklendiğinde toplam hasar bedeli ekspertiz raporundaki gibi 258.661,13.-TL olarak bulunmuştur. İlk bilirkişi heyetinin ek raporunda da bu KDV eklendikten sonra sonuç zarar 258.661,13.-TL olarak hesaplanmıştır. Davalı ... şirketi 03/10/2016 tarihinde sigortalısına bu tutarı ödemiş olup, davalının yangında sorumluluğunun bulunması sebebiyle TTK'nun 1472. Maddesi uyarınca davacının davalıya rücu koşullarının oluştuğu, davacının yaptığı ödemenin davalının kusuruna isabet eden miktarını ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizini davalıdan isteyebileceği kanaatine varılmıştır. Davalının %75 kusuruna göre sorumluluğu 193.995,90.-TL olup ödeme tarihinden takip tarihi olan 03/01/2017 tarihine kadar geçen 92 gün için takipte istenen yıllık %8,70 oranındaki reeskont faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada işlemiş faizin 4278,54.-TL olduğu anlaşılmakla davanın bu tutarlar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak yargılama ile belirlendiğinden ve bu nedenle koşullar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğu söylenmeyeceğinden davalının tazminat talebinin de reddedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yangının çıkış noktasının davalı Şirket 'e ait işletme olduğu ve davalıya ait iş yerinden müvekkil Şirket sigortalısına ait işletmeye sirayet ettiği belirtilmesine rağmen müvekkil şirket sigortalısı işletmenin üstünde açık alanda izolasyon malzemesi istiflendiği, dolayısı ile yangının sigortalı iş yerine sirayet etmesinde bu izolasyon malzemelerinin etkili olduğu gerekçesiyle müvekkil şirket sigortalısı işletmeye % 25 kusur izafe edilmesinin haksız ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, bilirkişi heyet raporunda müvekkil şirkete dava konusu yangının meydana gelmesi, yangının büyümesi, yangının işyerine sıçraması ile ilgili kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haberlerde yer alan görüntülerden yola çıkılarak yangının müvekkil firmadan çıktığının belirtildiğini, yangın raporunda imzası bulunan belge tanıklarının beyanlarında, yangının nereden başladığını tespit edemediklerini belirttiklerini, bunun yangın raporunun ispat gücünü ortadan kaldırdığını, yalnızca haberlerde yer alan görüntüler üzerinden yangının nereden çıktığının tespitinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının dosyanın başından beri var olan çelişkileri gideremediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yangının müvekkiline ait iş yerinden çıktığını kabul etmediklerini, bilirkişi heyetinde kimya uzmanının da bulunması gerektiğini, taraflarınca ibraz edilen video ve haber çözümleme raporlarının mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, hükme esas alınamayacağını, yangının çıkış noktasına ilişkin herhangi bir bilimsel, her türlü şüpheden uzak, kesin bir tespitin söz konusu olmadığını, sunmuş oldukları fotoğraflarda müvekkilin işyerinin tamamının yanmadığı, müvekkil firmanın elektrik tesisatı bulunan yerlerinde yangın izine rastlanmadığının görüldüğünü, yangının müvekkil firmada çıktığı ve ... firmasına sıçramış olsa idi bu ofisin tamamen yanmış olması gerektiğini, sigorta ettirilen binanın Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, bu nedenle davacı ... şirketinin sigortalı iş yerine sigorta yapmaması gerektiğini ve rücu hakkından bahsedilemeyeceğini, davacı ödemesinin lütuf ödemesi olduğunu, mahkeme ara kararına rağmen bilirkişi raporunda sigorta poliçesinin mevzuata uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı tarafından dava dışı Heriş firmasına ödenen miktarın fahiş olduğunu, keşif yapılmadan yangının nereden çıktığı, nereye sirayet ettiğinin bilinemeyeceğini, mahallin bir kimya uzmanı tarafından incelenmesi gerekirken yalnızca dosya üzerinden rapor düzenlendiğini, işin uzmanı bilirkişilere heyette yer verilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren... ve davalı şirketin tacir ve uyuşmazlığın da ticari işletmesi ile ilgili olduğu, sigortalı ile davalı şirket arasında kira ilişkisinin bulunmadığı hususları gözetildiğinde eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmasına, yangının ilk olarak davalı şirkete ait işyerinde başladığı, dumanların üst kata yükselmesiyle duman ısısı ve çatı alanında bulunan kolay yanıcı inşaat malzemelerinin ve reklam tabelasının tutuşmasıyla yangının alevlendiği, bitişikte bulunan davacı ... şirketince sigortalı...isimli işyerinin çatı kısmında istiflenmiş halde bulunan izolasyon malzemelerinin tutuşmasıyla yangının bu işyerine de sıçradığı ve tamamen hasarlandığı, olayda yangının başladığı yer olması sebebiyle davalı şirketin %75 oranında sorumlu olduğu, yangının çabuk yayılmasında ve sigortalı işyerine sirayet etmesinde sigortalı şirketin çatı altında bulunan izolasyon malzemelerinin de etkili olması sebebiyle sigortalı şirketin %25 oranında sorumlu olduğu, hasar bedeline ilişkin ekspertiz raporundaki hesaplamaların somut olaya ve piyasa rayicine uygun olmasına, toplam hasar bedelinin KDV dahil 258.661,13.-TL, davalının %75 kusuruna göre sorumluluğunun 193.995,90.-TL olmasına, olay tarihinden itibaren geçen süre ve sigortalı işyerindeki hasarın onarılması nedeniyle keşfin yapılmasının sonuca etkili olmayacağının anlaşılmasına, hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından tarafından düzenlenen 19.03.2020 tarihli kök ve 30.11.2020 tarihli ek raporun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 13.475,81 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.368,95 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 10.106,86 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Davacının ve davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/03/2025
....