T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 21/03/2019
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/03/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 20/04/2015 tarih...sıra numaralı fatura ile 110.400,00 TL bedelle kapı sattığını, davalının faturada belirtilen malları teslim aldığını, davalının sair tarihlerde çeşitli ödemeler yaptığını, ancak toplam borcundan davalının bakiye ödemesi gereken 11.650,00 TL borcunu ödemediğinden icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini, alacaklarını yasal belgelerle kanıtlayabileceklerini, Antalya 14. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafın herhangi bir cevapta bulunmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, ".... taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı tarafça kabul edildiği ve ödeme defiinde bulunulduğu buna rağmen davalı tarafın ödemeyi kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşılmış olup ayrıca Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının davasının kabulüne, likit olan alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 20.04.2015 tarih ve ... sıra nolu fatura ile 'kapı alım satımı' konusunda 110.400,00 TL bedelli sözleşme yapıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen ödeme edimini yerine getirdiğini ayrıca alacak miktarından mahsup edilmek üzere taraflar arasında Hisseli Gayrimenkul anlaşmasının da imzalandığını, davacıya tesliminin yapıldığını, mahkemece yalnız cari hesap belgesine göre hüküm kurulduğunu, müvekkil şirketin tüm ödemelerini eksiksiz yaptığını, ayrıca davacı şirkete 1 adet hisseli gayrimenkul teslim ettiğini, yerel mahkeme tarafından işbu husus göz önüne alınmadan yalnızca cari hesap ekstresine göre karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin edimini gereği gibi ifa etmiş olmasına karşın davacının edimini gereği gibi ifa ettiğini ispat edemediğini, yalnızca cari hesap ekstresine dayanarak bir alacağın mevcut olduğunu belirlemenin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu ve işbu kararın kaldırılması gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyada bulunan Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı yazılarından, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2016 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile, davacı ...nin iflasına karar verildiği, kararın 08/09/2016 tarihinde kesinleştiği, müflis hakkındaki tasfiyenin İİK'nın 218. maddesi gereğince basit tasfiye yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak, İİK 'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde adi tasfiyede masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi; 218. maddesinde ise, basit tasfiyede iflas dairesi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Buna göre, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ya da iflas dairesine aittir. Müflisin iflas masasına giren mal ve haklara ilişkin davalarda taraf sıfatı olmadığından, müflis iflastan sonra masaya giren mal ve haklara ilişkin davaları açamaz ve dava edilemez.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir. (HMK m.53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı halde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukuki konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örneğin, hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi basit tasfiyede iflas dairesine, adi tasfiyede ise iflas idaresine aittir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinin iflas masasını temsil eden iflas dairesine tebliği ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davadaki temsil durumuna ilişkin eksiklik giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarih ve...Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 198,95 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/03/2025
...