T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 02/11/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 24/02/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davalı şirketin, davacı ... şirketinden mail yoluyla 46 adet ithalat dosyasına ilişkin vesaik kontrolü, ithalat mevzuatı ve rejimine ilişkin çalışma, üçüncü birimlerden alınacak uygunluklar, izin detayları ve Gümrük İdarelerine ödenecek Gümrük Vergisi, KDV, EMY, İGV maliyet çalışmaları için görüş bildirmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin görev tanımı gereği taleplerin mail yoluyla yazılı olarak iletildiğini, aynı şekilde yazılı olarak talep edilen konularda davalı şirketin bilgilendirildiğini, sunulan Gümrük Müşavirlik Danışmanlık Hizmeti üzerine Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesinin Danışmanlık Ücretleri (DAN) yazılı görüş bildirme (DAN-3) kapsamında ... seri numaralı 08.02.2019 tarihli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'e uygun şekilde yazılı görüş bildirme karşılığı 425,00-TL olmak üzere toplam 46 adet hizmet karşılığı 19.550,00-TL + %18 KDV tutarı olan 3.519,00-TL'den oluşan toplam 24.141,23-TL'lik fatura düzenlemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, muaccel hale gelen borcun müvekkili şirketin tüm uyarılarına rağmen ödenmemesi, takibe konu faturanın düzenlenerek davalıya tebliği karşısında davalı yanın Beyoğlu 7. Noterliği'nin ...yevmiye numaralı ve 15.02.2019 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek faturayı iade etmesi üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve şirkete ödeme emri gönderildiğini, karşı tarafın haksız ve yersiz itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, ... Gümrük Müşavirliği ve ... şirket yetkilileri arasında mail üzerinden yapılan görüşme dökümlerinin iki şirket arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koyduğunu, iki şirket arasındaki ticari ilişkinin mail üzerinden yazılı şekilde iletişim kurulması yolu ile gerçekleştiğini, bu nedenlerle Denizli 7. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı şirketin Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile "Gümrük Müşavirlik Danışmanlık Hizmet Bedeli" açıklamalı ve .,..sıra numaralı fatura uyarınca müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiayı kabul etmediklerini, müvekkilinin hiçbir nam altında davacıya borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme veya süregelen ticari/hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete alacak doğurur bir hizmet veya teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili şirkete 08.02.2019 tarihli fatura düzenlediğini, işbu faturanın müvekkili şirkete 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, iddia olunduğu gibi müvekkiline verilmiş bir danışmanlık hizmeti olmadığı gerekçesiyle yasal süresi içerisinde Beyoğlu 7. Noterliği'nin 15.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarıyla iade edildiğini, davacı yanın itiraza konu icra takibinde faiz talep etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz talep edilebilmesi için karşı tarafın temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, bu nedenlerle davacı tarafın müvekkili şirkete sunmuş olduğu bir danışmanlık hizmeti olmadığı gibi müvekkili şirketten herhangi bir alacağının da bulunmadığını, bu sebeple işbu davanın reddini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "..alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki mail yazışmalarından davacı tarafça, davalı yana 46 parça danışmanlık hizmeti verildiği anlaşılmış olup, Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de belirtilen tarifeye göre 46 adet hizmet için 23.069,00-TL hakedişin bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacı tarafın kendi ticari defterlerinde faturanın düzenlendiği 2019 yılına 2018 yılından devreden 1.493,62-TL davalı alacağı tenzil edildiğinde, davacının bakiye alacağının 21.575,38-TL olduğu anlaşılmakla bu miktara hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talep yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça sunulan hizmetlerin aylık hizmet kabul edilerek o yönde hesaplama yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de taraflar arasında bu yönde anlaşma bulunmadığı da gözetilerek Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ çerçevesinde yapılan hesaplama dikkate alınmıştır.
Alacak faturaya dayanmakla taraflarca bilinebilir , hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 27.12.2018 tarihi itibariyle sona erdiğini, davalı müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin 2018 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde davacı yana avans ödemeleri yaptığını ve daha sonrasında davacı yanın kesmiş olduğu faturalar ile mahsuplaşılarak taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin sona erdiğini, neticede cari hesap ilişkisinde davacı tarafın müvekkiline 1.455,32-TL borçlu duruma geldiğini, takibe ve davaya konu fatura tarihi (08.02.2019) itibariyle ise herhangi bir ilişki bulunmadığını, faturaya dayanak olacak bir sözleşme yahut hizmetin de bulunmadığını, nitekim mezkur faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın düzenli ve sürekli olarak mail yoluyla danışmanlık hizmeti verdiği iddiaları göz önünde alındığında Mahkemece davanın kabulü halinde Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi Dan-4 ‘Sürekli Danışma (aylık)’ bölümüne göre ücretlendirme yapılması gerektiği dilekçelerinde defalarca ifade edilmiş olmasına rağmen Mahkemenin; "Her ne kadar davalı tarafça sunulan hizmetlerin aylık hizmet kabul edilerek o yönde hesaplama yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de taraflar arasında bu yönde anlaşma bulunmadığı da gözetilerek Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ çerçevesinde yapılan hesaplama dikkate alınmıştır." şeklinde gerekçelendirerek bu argümanlarını dikkate almadığını, taraflar arasında parça başı şekilde her bir mail için ödeme yapılması yönünde de bir anlaşma bulunmadığını, Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ içerisinde aylık danışmanlık hizmet bedeli için de fiyat tarifesi bulunduğunu, dosyadaki bilirkişi raporunda da buna ilişkin hesaplama yapıldığını, Mahkemenin bu gerekçesinin çelişkili ve hatalı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak parça başı olarak alacağını hesapladığını, Mahkemenin bu kararının davacının sebepsiz ve haksız zenginleşmesine yol açtığını, davacının iddialarını ve 08.02.2019 tarihli fatura konusu hizmetin alındığını kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının iddia ettiği hizmetlerin verildiği düşünülse dahi davacının ortada hiçbir sözleşme, anlaşma yahut mutabakat bulunmayan (buna ilişkin hiçbir delil, yazışma yahut sözlü iletişim dahi olmayan) hizmet bedellerine ilişkin Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'e göre kullandığı faturalama yönteminin kabul edilemeyeceğini, bu yöntemin tamamıyla haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği 46 ayrı hizmete konu mailleşmelere bakıldığında bunların 18.01.2018 tarihi ile 19.09.2018 tarihi arasında bazı aylar 20 seferden fazla ve hatta bazı günler mükerrer defalar mailleşmeler yapıldığını, bu mailleşmelerin düzenli, sürekli ve birbirleriyle bağlantılı olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu mailleşmelere dayanarak bunları parça parça hesaplayıp 46 ayrı hizmet olduğu iddiasıyla fatura kesmenin son derece kötü niyetli ve ticari ahlak ile usul kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemenin davacının hizmet verdiği yönündeki iddialarını kabul etmesi halinde dahi 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ çerçevesinde hesaplanacak aylık danışmanlık hizmeti bedelinin dikkate alınması (herhangi bir alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte) ve o çerçevede karar verilmesi gerekmekte iken davacının kötü niyetli gönderdiği fatura doğrultusunda verilen kararın hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın talep ettiği hizmet bedeli adı altındaki alacağın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap ilişkisinin 2018 yılı sonunda sona erdiğini ve davacının müvekkiline borçlu halde olduğunu, buna karşın (alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte) Mahkemenin alacağın var olduğu kanaatinde olması halinde dahi ancak aylık danışmanlık ücreti alacağı üzerinde hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekirken Mahkeme kararının bu şekliyle eksik ve hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabul edilerek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Gümrük Müşavirliği Hizmeti verildiği iddiasıyla düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile; fatura bedeli asıl alacak 23.069,00-TL ile 1.072,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.141,23-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip talebine fatura ve Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi'nin eklendiği, takibe borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesinde; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve... E., ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan, faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile, akdi ilişkiyi inkar ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler hakkında geçerlidir.
Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/1354 Esas ve 2015/7562 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği, tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile takibe dayanak faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı yanın takibe konu faturayı süresi içerisinde Beyoğlu 7. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 15.02.2019 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek iade ettiği, bu sebeple fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfetinin davacı yana ait olduğu açıktır.
Davacı yan, davalı yana gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, işin niteliği gereği hizmetin mail yolu ile yerine getirildiğini iddia ederek verilen hizmete ilişkin mailleri dosya kapsamına sunmuştur. Dosya kapsamına rapor sunan mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacı yanın hizmetin yerine getirilmesine ilişkin 46 mailin bulunduğunu, hizmetin ifa edildiğinin mail içeriklerinden anlaşıldığını, ancak taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığından terditli olarak; 23.12.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’de belirtilen yazılı görüş bildirme tarifesinde belirtilen 46 adet hizmet için, her biri 425,00-TL + KDV üzerinden bu hizmetler için davacı yanın fatura tutarı ve takip asıl alacak tutarı kadar olan 23.069,00-TL hak edişinin hesaplandığı, bu tutardan davalı defterlerinde mevcut 1.455,32-TL bakiyenin mahsubu sonucu davacı alacağının 21.613,68-TL olduğunun belirlendiği, ancak davacı yanın hak edişinin parça başına değil de aylık danışma şeklinde hesaplanması gerektiğinin kabulü durumunda bu tutarın aynı tarifede yer alan sürekli danışma bedelinden 9 ay x 850+KDV olarak, 9.027,00-TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı defterlerinde mevcut 1.455,32-TL bakiyenin mahsubu sonucu davacı alacağının 7.571,68-TL olduğunun hesaplandığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "..taraflar arasında bu yönde anlaşma bulunmadığı da gözetilerek Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ çerçevesinde yapılan hesaplama dikkate alınarak.." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; sunulan delillere göre, fatura bedelinin kadri maruf olup olmadığının araştırılması zorunlu olduğu halde bu konuda bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Davalı yan, davacı tarafça hizmetin ifasına ilişkin dosya kapsamına sunulan 46 adet maile ilişkin olarak 18.01.2018 tarihi ile 19.09.2018 tarihi arasında bazı aylar 20 seferden fazla ve hatta bazı günler mükerrer defalar mailleşmeler yapıldığını ve bu mailleşmelerin düzenli, sürekli ve birbirleriyle bağlantılı olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen verilen fatura içeriği hizmet ile faturada yazılı bedelin uyumlu olup olmadığı, mükerrerlik içerip içermediği, bağlantılı olup olmadığı konusunda inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece dosya kapsamına uygun düşmeyen mali müşavir bilirkişiden yalnızca hesaplamaya ilişkin alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında, taraflar arasındaki mail yazışmaları incelenerek
konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden oluşa uygun ve denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak, verilen fatura içeriği hizmet ile faturada yazılı bedelin uyumlu olup olmadığı, maillerin mükerrerlik içerip içermediği, bağlantılı olup olmadığı, yine mail içerikleri ve yapılan işin niteliğine göre faturanın aylık danışma ücreti şeklinde mi yoksa her bir hizmet için belirlenen asgari tutar nazara alınarak mı düzenlenmesi gerektiği de belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/02/2025
...