T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 27/09/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 24/02/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı-birleşen davada davalı vekili asıl dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30/11/2010 tarihinde, davalı ...100.000,00.-TL bakiye ile iş yeri olan...için kredi kullandığını, müvekkilinin bu krediyi .... aracılığıyla kullandığını, ....'nin bu krediyi kullandırırken aynı zamanda, ...için müvekkilinin kullandığı krediden 3.000,00.-TL'lik kısmını bloke altına aldığını, 3.000,00.-TL olan blokeli paranın kooperatifin bünyesinde olduğunu, müvekkilinin çektiği 100.000,00.-TL'lik kredi borcunu 12.500,00.-TL'lik taksitler halinde zamanında ödeyip borcu kapattığını, borç bitmiş olmasına rağmen, 3.000,00.-TL'nin iade edilmediğini, müvekkilinin daha sonra ...yardımlaşma fonundan da 25.000,00.-TL'lik kredi kullandığını, bu krediyi de her ay, 15/01/2011, 15/02/2011, 15/03/2011, 15/04/2011, 15/05/2011, 15/06/2011, 15/07/2011, 15/08/2011, 15/09/2011, 15/10/2011, 15/11/2011, 15/12/2011 tarihlerinde ....-TL ödeyerek borcunu bitirtiğini, her ödediği ay için de ödenen bedellerin davalı kooperatif bünyesinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin 15/12/2011 tarihli ...-TL olan kredininin son taksidini ödediğini, senedini iade aldığını, ...de senetler üzerinde kaşelerinin bulunduğunu, kredi borcunun son taksidinin ödenmemesi bahanesiyle 3.000,00.-TL'nin iade edilmemesinin müvekkilini mağdur etmeye yönelik olduğunu, davalı kooperatifin başkan ve ilgililerinin zimmet suçundan dolayı Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla yargılandıklarını ve ceza aldıklarını, bu nedenlerle davalı hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla 3.000,00.-TL olan alacak için genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu belirterek borçlunun haksız olan borca itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'nın müvekkili ....15.12.2020 tarihli 25.000,00.-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi kullandığını, ödenmesi gereken 12. taksitin ödenmediğini, borçlunun itirazının zaman kazanmaya yönelik olduğunu, kredinin 12. taksitinin ödendiğine dair banka dekontu veya yetkililerce imzalanmış ve geçerli bir makbuz sunmadığını, kredinin tamamının ödendiği iddiasının kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlunun süresinde yaptığı itiraz ile takibin durdurulduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı-birleşen davada davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili koopeatifin, kullanılmasına aracı olduğu kredilerde ana sözleşme gereğince bloke sermaye kesintisi yaptığını, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 11. maddesi gereği ortağın, kredi kullanma esnasında kullanacağı tüm kredi türlerinde kooperatifin mali yapısına göre kredinin %1 ile %5'i oranında bir tutarı bloke sermaye olarak ilgili bankada bulunan kooperatifin bloke sermaye hesabına yatırmaya mecbur olduğunu, müvekkili kooperatif için bu oranın %3 olarak belirlendiğini, bu sebeple davacının müvekkili kooperatifin kefaletiyle ,...den kullandığı 30.11.2021 tarihli 100.000,00 TL bedelli işletme kredisinden kooperatif adına %3 oranında bloke sermaye kesintisi yapıldığını, kredinin kullandırımı esnasında kesilen %3 oranındaki bloke sermaye kesintisinin, borcunu ödeyen ve kooperatif nezdinde hiçbir borcu kalmayan esnaf ve sanatkâra iade edildiğini, davacı ...'nın, müvekkili ,...15.12.2010 tarihli 25.000,00.-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi kullandığını, düzenlenen bu kredi sözleşmesi gereği 15.12.2011 tarihinde ödenmesi gereken 12. taksit tutarının ödenmediğini, bu sebeple ödenmeyen 12. taksit tutarı için Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davacı tarafından kredinin 12. taksitinin ödendiğine dair banka dekontu veya yetkililerce imzalanmış ve geçerli bir makbuz sunulmadığını, bu sebeple 15.12.2010 tarihli 25.000,00.-TL bedelli kredinin tamamının ödendiği iddiasının kabul edilemez olduğunu, kooperatif hesaplarında 12. taksitin ödendiğine dair hiçbir kayıdın bulunmadığını, bu sebeple de blokede tutulan 3.000,00.-TL'nin davacıya ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının borcun ödendiği iddiasının kooperatifi bağlamadığını, davacının elden nakit ödeme yapıldığı iddiası var ise bu iddiaların, yetkisi dışında para alıp da zimmete geçirilmiş olabilmesi ihtimali ile bu tutarın iadesinin davacı tarafından elden parayı verdiği kişilerden talep edebileceğini, güveni kötüye kullanma veya zimmet suçlarından dolayı bir zarar oluşmuş ise davacıya karşı bu zararı karşılayacak olanın suçu işleyenin kendisi olduğunu beyanla davanın reddine, davacının % 20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhine açtığı davada haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla haksız davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Davacının, davalı kooperatif aracılığıyla 100.000,00.-TL ve 25.000,00.-TL bedelli olmak üzere iki adet kredi kullandığı, 100.000,00.-TL bedelli kredinin kullandırımı esnasında 3.000,00.-TL'nin bloke edildiği, 100.000,00.-TL bedelli kredi borcunun tamamen, 25.000,00.-TL bedelli kredinin ise 11 adet kredi taksitinin ödendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kredi borcunun 12. taksitinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 10/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin bilgisayar ortamında kayıtlı olan 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtlarında, davalı kooperatifin davacı taraftan kredi taksit alacağının olmadığının kayıtlı olduğu belirtilmiştir. 12. taksite ilişkin bononun davacının elinde olması borcun ödendiğine karine teşkil eder. Davalı kooperatifin, davacının, kooperatifin eski yöneticileri ile birlikte hareket ettiğine ilişkin bir iddiası da bulunmamaktadır. Kooperatif eski yöneticisinin, tahsil edilen 12. Kredi taksitini kooperatifin hesaplarına aktarmamasından davacının sorumlu olamayacağı, nitekim 1163 Sayılı Kooperatifler Yasası'nın 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmü de dikkate alınarak iş bu davanın kısmen kabulüne, her ne kadar davacı taraf takibe kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü sabit olmadığından davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, likit olan asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı gibi davacının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından birleşen davada davalı lehine kötüniyet tazminatı taktir edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya 16. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağa yaptığı itirazın iptali ile, takibin 3.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına, 3.000,00.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine; birleşen dava yönünden ise; davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalı-birleşen davacı vekili tarafından hem asıl dava yönünden hem de birleşen dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin hatalı düzenlenen bilirkişi raporu ile hüküm tesis ettiğini, Yerel Mahkeme bilirkişiye her ne kadar yerinde inceleme yetkisi de tanınmak üzere dosyayı tevdi etmiş ise de bilirkişinin, müvekkili kooperatife bizzat gitmediğini, kooperatifi telefonla arayarak Kooperatif Müdürü .,..ile görüşüp birkaç soru üzerine birkaç evrak isteyerek, mail ile gönderilen evraklar üzerinden eksik inceleme ile iş bu raporu hazırladığını, bizzat kooperatife gidilerek inceleme yapılmadığını, bilirkişinin "bilgisayar ortamında kayıtlı olan 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları üzerinde incelemeler yapılmış ve bu bilgisayar ortamındaki 2014 yılı ticari defter bilgilerine göre, davalı kooperatifin davacı taraftan kredi taksit alacağının olmadığının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir." beyanının da bu durumu apaçık ortaya koyduğunu, bilirkişiye ulaştırılmış olan 2014 yılı ticari defter açılış kayıtlarında davacının kullanmış olduğu 100.000,00-TL kredisinin 25.000,00-TL'si ödenmediği için 25.000,00-TL borç kaydı olduğunu ve bu ödemenin 2015 yılı içerisinde yapıldığını, buna rağmen bilirkişinin "2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları üzerinde incelemeler yapılmış ve bu bilgisayar ortamındaki 2014 yılı ticari defter bilgilerine göre, davalı kooperatifin davacı taraftan kredi taksit alacağının olmadığının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. " beyanının anlaşılır olmadığını, bilirkişinin davacının ödediğini iddia ettiği 15/12/2011 tarihli 2.083,37.-TL tutarlı taksitin kooperatif kayıtlarında yer alıp almadığını incelemediğini, kooperatif kayıtlarının gereği gibi incelenmiş olması halinde iddia olunan ödemenin kooperatif uhdesinde olmadığının tespit edilebileceğini, bu sebeple ticari defterler ve kayıtlar bizzat incelenmeksizin dava dosyasına sunulan kayıt ve belgeler üzerinden inceleme yapılarak rapor hazırlanması mümkün olmadığı gibi hazırlanmış olan işbu raporun kabul edilerek bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının da mümkün olmadığını, müvekkili koopeatifin kullanılmasına aracı olduğu kredilerden ana sözleşmesi gereğince bloke sermaye kesintisi yapmakta olduğunu, bu kesintilerin mevzuattan kaynaklı kesintiler olduğununu, davacının müvekkil kooperatifin kefaletiyle .... kaynaklarından kullandığı faiz indirimli 30.11.2010 tarihli 100.000,00-TL bedelli işletme kredisinden kooperatif adına % 3 oranında bloke sermaye kesintisi yapıldığını, ayrıca davacının iş bu krediyi kullanması akabinde müvekkili kooperatiften 15.12.2010 tarihli ve 25.000,00-TL tutarlı Yardım Fonu Kredisi kullandığını, 15.12.2010 Tarihli ve 25.000,00-TL tutarlı Yardım Fonu Kredisinin ödenmeyen 12. taksiti sebebiyle müvekkili kooperatifin kanuni takibe intikal etmiş alacağı bulunması nedeniyle davacıya bloke sermaye kesintisinin iade edilmesinin mümkün olmadığını, birleşen davada davalı ...'nın müvekkili ...15.12.2010 tarihli 25.000,00-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi kullandığını, düzenlenen bu kredi sözleşmesi gereği tüm taksitler ödenmiş iken 15.12.2011 tarihinde ödenmesi gereken son olan 12. taksit tutarının ödenmediğini, davacının 3.000,00-TL blokeli tutarın iadesini talep etmesi üzerine müvekkilinin, davacının kooperatif nezdinde borcu olup olmadığını sorgulamasında 12. taksitin ödenmediğini tespit ettiğini ve bu ödenmeyen 12. taksit tutarı için Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, hükme esas bilirkişi raporunda geçen 15.12.2010 tarihli 25.000,00-TL bedelli kooperatif yardımlaşma kredisinin 12. taksitinin ödendiğine ilişkin tespit ve bunun Mahkemece kabulünün mümkün olmadığını, davacının elinde bulunan senede dayanılarak 12. taksitin ödendiğine kanaat getirilmesinin doğru olmadığını, bilirkişinin raporunda 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları üzerinde yaptığı incelemede müvekkili kooperatifin davacı taraftan kredi taksit alacağının olmadığının kayıtlı olduğu tespitini yaptığını fakat bilirkişi tarafından müvekkili ...tarafından kullandırılan 15.12.2010 tarihli 25.000,00-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi ve iş bu krediye ilişkin 15/12/2011 tarihli 2.083,37.-TL iddia olunan ödemenin kooperatif kayıtlarında olup olmadığının incelenmediğini, söz konusu duruma itiraz etmelerine rağmen Mahkemenin itirazlarını kabul etmeyerek eksik incelemeye dayalı raporu hükme esas aldığını, müvekkili ... evrak ve kayıtları için ...programını 2014 yılında kullanmaya başlamış olup, data bilgilerini aktarma esnasında entegre işleminin tam anlamıyla gerçekleştirilemediğini, bu sebeple sadece 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları dikkate alınarak davacının 12. taksiti ödeyip ödemediği sonucuna varılabilmesinin mümkün olmadığını, 2014 yılı öncesinde ise kooperatif kayıtlarının manuel olarak defterde tutulduğunu, davacının elinde bulunan ve İlk Derece Mahkemesine ibraz edilen senetlerin borcun ödendiğini ispatlar nitelikte bir belge olmadığını, bu senetlere dayanarak 12. taksitin ödendiği sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığını, işbu senetlerin ne şekilde düzenlendiği ve davacının eline geçtiğinin taraflarınca bilinmediğini, 15.12.2010 tarihli 25.000,00-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisinin müvekkili kooperatif bünyesinden kullandırıldığını ve sözleşmenin kooperatif ile davacı arasında imzalandığını, fakat dosyaya ibraz edilen senetler incelendiğinde görüleceği üzere senet tutarlarının ...alındığının ve bu meblağların .... emrine ödeneceğinin yazılı olduğunu, yani senet üzerinde lehtarın müvekkili kooperatif olmayıp .... olduğunu, bunun da ibraz edilen senetlerin 15.12.2010 tarihli 25.000,00-TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredi sözleşmesinin 12. taksitinin ödendiğine ilişkin ispatı sağlayan içerikte bir belge olmadığını açıkça gösterdiğini, müvekkili kooperatife yapılacak olan tüm ödemelerin banka hesaplarına yapılması gerektiğini, elden ödeme alınmış olunsa dahi davacının kooperatifi temsil eden iki imzanın da bulunduğu yasal geçerli bir makbuz belgesi alması gerektiğini, elden yapılacak olan ödemelerin de müvekkili kooperatifin Ana Sözleşmesinin 46. maddesi gereğince kooperatif adına düzenlenecek olan evrakın muteber olması veya kooperatifin ilzamı için kooperatifin temsil yetkisi Yönetim Kurulu’na verilmiş olup işlemlerin geçerli olabilmesi için kooperatifin ünvanı altında biri başkan veya vekili ile birlikte murahhas üye, veya müdür ya da bir yönetin kurulu üyesine ait imzası olmak üzere en az iki imzayı taşıması gerektiğini, davacı tarafından kredinin 12. taksitinin ödendiğine dair banka dekontu veya yetkililerce imzalanmış ve geçerli bir makbuz sunulmadığını, bu sebeple 15.12.2010 tarihli 25.000,00 TL bedelli kredinin tamamının ödendiği iddiasının da sübut bulmadığını, kooperatif hesaplarında da 12. taksitin ödendiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığını, bu nedenle de blokede tutulan 3.000,00 TL'nin davacıya ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının elden nakit ödeme yapıldığı iddiası var ise bu iddialar nedeniyle yetkisi dışında bir kimse tarafından para alınıp da zimmete geçirilmiş olabilmesi ihtimali ile bu tutarın iadesinin davacı tarafından elden parayı verdiği kişilerden talep edilebileceğini, güveni kötüye kullanma veya zimmet suçlarında dolayı bir zarar oluşmuş ise davacıya karşı bu zararı karşılayacak olanın suçu işleyenin kendisi olduğunu, müvekkili kooperatifte 2015 yılı öncesinde yetkisi olmayarak alınmış ödemeler sebebiyle eski kooperatif başkanları ve ilgili kişilerin yargılandığını ve ceza aldığını, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında yargılanan kimselerce bu ödemenin alındığı ve borcun ödendiğini ispatlar nitelikte olmayan geçersiz senetlerin teslim edilmiş olabileceğinin de düşünüldüğünü, birçok kişinin borcunu kooperatif yöneticilerine ödendiğini iddia etmesi üzerine eski yöneticilerin yapılan ödemeleri kooperatif uhdesine geçirmeyip kendi uhdelerine geçirmeleri sebebiyle zimmet suçundan yargılandıklarını, 15.12.2010 tarihli 25.000,00 TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi sözleşmesi ve davacı tarafından ibraz edilen senetler üzerinde kefil olarak gözüken ...kredinin kullandırıldığı dönemde yönetim kurulu üyesi iken daha sonrasında müvekkili kooperatifin başkanlığını yaptığını, yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı süresince yapmış olduğu usulsüzlükler sebebiyle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını ve ceza aldığını, ancak Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile verilen kararın davacıyı müvekkili kooperatife olan borcundan kurtarmayacağını ve davacının borcun ödendiği iddiasının da bu sebeple kooperatifi bağlamayacağını, sonuç olarak 12. taksit tutarının kooperatif uhdesinde bulunmadığını, Yönetim Kurulu üyeleri veya memurlarının kasıtları bulunsun veya bulunmasın kusurlu bir hareketlerinden dolayı zarar meydana geldiği takdirde şahsen sorumlu olduklarını, izah edilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeninden yargılama yapılarak asıl dava bakımından davanın reddine, birleşen dava bakımından ise davanın kabulüne
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Asıl dava; kredi sözleşmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından bloke edilen 3.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise; kredi sözleşmesi nedeniyle davalı kooperatif üyesi tarafından ödenmediği iddia edilen kredi taksitinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı-birleşen davada davacının asıl davaya yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Asıl dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa konu kararda kabul edilen miktar 3.000,00 TL'dir. Davalı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL'dir.
İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 27/09/2021 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi'ne aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk Derece Mahkemesin'ce verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca davalı yönünden kesin nitelikte olduğundan, davalının asıl dava yönünden verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı-birleşen davada davacının birleşen davaya yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Davacı-birleşen davada davalının, davalı-birleşen davada davacı kooperatifin üyesi olduğu, davacı-birleşen davada davalının kooperatif aracılığıyla ....'den faiz indirimli 30.11.2010 tarihli 100.000,00-TL bedelli İşletme Kredisi kullandığı, bu krediden kooperatif adına % 3 oranında bloke sermaye kesintisi yapıldığı, davacı-birleşen davada davalının iş bu krediyi kullanması akabinde ayrıca davalı-birleşen davada davacı kooperatiften 15.12.2010 tarihli ve 25.000,00-TL bedelli Yardım Fonu Kredisi kullandığı, ... A.Ş.'den kullanılan 100.000,00.-TL bedelli kredi borcunun tamamen ödendiği, kooperatiften kullanılan 25.000,00.-TL bedelli kredi borcunun ise 12 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve 11 taksitinin ödendiği hususlarının ihtilafsız olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı-birleşen davada davalının, davalı-birleşen davada davacı kooperatiften kullandığı 15.12.2010 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli Yardım Fonu Kredisinin son taksitinin ödenip ödenmediği hususundadır.
Dosya kapsamından; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyası işbu dava dosyası ile birleştirilmeden önce dosya kooperatif alanında uzman bilirkişi ...tevdi edilmiş olup, bilirkişinin 10/09/2020 tarihli raporunda davalı kooperatifin 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin davalı kooperatif merkezinde olmadığı gerekçesi ile tarafına ibraz edilmediğinin, bu nedenle davalı kooperatifin ticari defterlerinin incelenemediğinin ve dava dosyasına sunulan kayıt ve belgeler üzerinde incelemeler yapılarak rapor düzenlendiğinin, ancak dava konusu olan 2010 ve 2011 yılından sonraki davalı kooperatifin merkezindeki bilgisayar ortamında kayıtlı olan 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları üzerinde incelemeler yapıldığının ve bu bilgisayar ortamındaki 2014 yılı ticari defter bilgilerine göre, davalı kooperatifin davacı taraftan kredi taksit alacağı olmadığının kayıtlı olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin dava dosyasına sunduğu kredi taksitleri ile ilgili senet fotokopileri üzerinde yapılan incelemelerde, davalı vekilinin iddia ettiği 15.12.2011 tarihinde ödenmesi gereken 12. taksit kredi borcunun davacı tarafından ödendiği ancak iddia konusu olmayan 15.04.2011 tarihinde ödenmesi gereken 4. ve 15.05.2011 tarihinde ödenmesi gereken 5. taksit tutarı toplam 4.166,66.-TL'nin davacı tarafından ödenmediğinin tespit edildiğinin, sonuç olarak; dava konusu olan 3.000,00.-TL bloke edilen alacağın ödenmemesine davalı kooperatif tarafından gerekçe gösterilen 15/12/2011 tarihinde ödenmesi gereken 2.083,37.-TL tutarındaki 12. taksit kredi borcunun davacı tarafından ödendiği ve davacının davalı kooperatife kredi borcunun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalı-birleşen davada davacı vekilinin müvekkili ...evrak ve kayıtları için ...programını 2014 yılında kullanmaya başlamış olup, data bilgileri aktarma esnasında entegre işleminin tam anlamıyla gerçekleştirilemediğini, bu sebeple sadece 2014 yılı ticari defterlerinin açılış kayıtları dikkate alınarak davacının 12. taksiti ödeyip ödemediği sonucuna varılabilmesinin mümkün olmadığını, 2014 yılı öncesinde ise kooperatif kayıtlarının manuel olarak defterde tutulduğunu, 2010 ve 2011 yılına ait defter ve kayıtların Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında olduğunu, bilirkişinin bizzat kooperatif evrak ve kayıtlarını inceleme yaparak sonuca varması gerektiğini ileri sürerek bilirkişi raporuna süresinde itiraz ettiği ancak Yerel Mahkemece itirazın reddine karar verilerek yargılamanın sonlandırıldığı anlaşılmış olmakla bilirkişi tarafından kooperatifin uyuşmazlık konusu 2010 ve 2011 yılına ait defter ve kayıtları incelenmeden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak rapor tanzim edilmesi ve işbu rapora dayanılarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Yine, bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan davacı-birleşen davada davalı tarafından asıllarının elinde bulunduğu iddia olunan ve dosyaya fotokopileri sunulan senet asıllarının Mahkemeye ibrazı sağlanmadan lehtarı .... olan senet asıllarının davacı-birleşen davada davalının elinde bulunduğu, kredi taksitleri ödendikçe kooperatiften senetlerin geri alındığı, bunun da ödemeyi ispatladığının kabul edilmesi de isabetsiz olmuştur.
Ayrıca; davalı-birleşen davada davacı kooperatifin eski başkan ve yöneticilerin yapılan ödemeleri kooperatif uhdesine geçirmeyip kendi uhdelerine geçirmeleri sebebiyle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında zimmet suçundan yargılandıklarının, 15.12.2010 tarihli 25.000,00 TL bedelli Kooperatif Yardımlaşma Kredisi sözleşmesi ve davacı-birleşen davalı tarafından ibraz edilen senetler üzerinde kefil olarak gözüken ...dava konusu kredinin kullandırıldığı dönemde yönetim kurulu üyesi iken daha sonrasında kooperatif başkanlığı yaptığının, yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı süresince yapmış olduğu usulsüzlükler sebebiyle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde ceza aldığının iddia edildiği anlaşılmış olmakla Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının işbu davanın sonucunu etkileyebileceği nazara alınarak ilgili dava dosyasında alınan bilirkişi raporları getirtilerek incelenmeden karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç olarak; davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen dava dosyasına yönelik istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, Mahkemece Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında olduğu bildirilen davalı-birleşen davada davacı kooperatifin uyuşmazlık konusu 2010 ve 2011 yılına ait defter ve kayıtlarının celbedilmesi, yine Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .,..Esas sayılı dosyasının akıbetinin araştırılarak karar kesinleşmiş ise gerekçeli kararın kesinleşme şerhli bir sureti ile dosyada alınan bilirkişi raporlarının birer suretinin dosya arasına alınması, davacı-birleşen davalı tarafından asıllarının elinde bulunduğu iddia olunan ve dosyaya fotokopileri sunulan senet asıllarının Mahkemeye ibrazı sağlanarak davalı-birleşen davada davacı vekilinin dosyada alınan bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilmek suretiyle önceki raporu tanzim eden bilirkişiden yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilerek ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesinin birleşen davaya ilişkin kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı-birleşen davada davacının İlk Derece Mahkemesi'nin asıl dava dosyasında verilen kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalı-birleşen davada davacının İlk Derece Mahkemesi'nin birleşen dosyasında verilen kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih ve ...,Esas ...
Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davalı-birleşen davada davacıya İADESİNE,
5-Davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı-birleşen davada davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/02/2025
...