T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 01/10/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/01/2025
Taraflar arasında görülen davada yukarıda esas ve karar numarası yazılan İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla Üye hakimin görüşü dinlendikten sonra dosyadaki belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 1994 yılından beri "emtiaların uluslararası taşınması" işi ile uğraştığını, ... başta olmak üzere tüm ... ülkelerine taşımacılık hizmeti verdiklerini, davalı şirkete ait emtiaları taşıyarak taşımacılık hizmeti sunduklarını, ancak taşımacılık hizmet bedelini davalı şirketten tahsil edemediklerini, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkililerinin şifahi konuşmalar yaptığını ve bu konuşmaları teyit eder nitelikte mail yazışmaları doğrultusunda tarafların anlaştıklarını, davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtiaları farklı tarihlerde ... ve ... başta olmak üzere faklı ülkelere taşıdığını, yüklerin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın alıcılar tarafından teslim alındığını, icra takibine konu 8 adet taşıma işine ilişkin CMR belgeleri kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından ödemede bulunulmadığını, taşınan emtialara ilişkin olarak CMR Konvansiyonu'nun 30/3 maddesi gereği emtiaların alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde herhangi bir olumsuz durumun yazılı olarak taşımacı müvekkili şirkete bildirilmediğini ve teslim esnasında alıcı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt da konulmadığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen taşıma işine ilişkin olarak düzenlenen 8 adet faturanın davalı şirkete tebliğ olunduğunu, davalı tarafından yasal süresi içerisinde faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, taşıma bedellerinin davalı şirketten tahsilini sağlamak amacıyla davalı şirkete Bakırköy 44. Noterliğinin 06/07/2018 tarihli ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin temerrüde düştüğünü, davalı şirket ile anlaşma kapsamında taşıma işini ... şirketinin üstlendiğini, 18/06/2018 tarihinde düzenlenen temlik sözleşmesi uyarınca şirketin davalı şirketten alacağını müvekkili şirkete temlik ettiğini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunması nedeniyle iş bu davayı açma zorunlululuğunun hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava açma ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamını, borçlunun takip konusu 13.247,58 TL borcu ve takip dosyasında belirtilen işlemiş yasal faiziyle tahsilini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin olmadığını, icra dosyasında alacaklı ... Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklı olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel ilişkiye girdiği şirketin ... olduğunu, iş bu şirketin adresinin ... olduğunu, bu şirketin dava yönünden yabancı şirket olduğunu, alacağın temlik edilmesi işleminin iki şirket arasında muvazaalı olarak yapıldığını, yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye'de dava/icra takibi ikame edebilmeleri için teminat yatırma koşulunun olduğunu, davacıların kötü niyetli olduklarını, iki şirketin ortaklarının aynı olduğunu, şirketler arasında hakim ortak ilişkisinin olduğunu, iki şirket arasında temlik işleminin yapılamayacağını, temlik işleminin geçerli olması için genel kurul onayının gerektiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete sunmuş olduğu taşımacılık hizmeti olmadığını, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti.'den taşıma hizmeti aldığını, Bakırköy 44. Noterliği'nin 06/07/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesine müvekkili şirket tarafından Denizli 7. Noterliği'nin 18/07/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edildiğini, noter ihtarı ile oluşmuş bir temerrüt halinin mevcut olmadığını, davacının uluslararası operasyonunu yöneten ... şirketine zarar faturası tebliğ edildiğini, bu faturanın davalı şirket tarafından kabul edildiğini, davacı şirketin hakim olduğu ... şirketinin müvekkili şirketin ...'da ...firmasına taşıma işini yapmayı üstlendiğini, 16/02/2018 tarihinde taşınması gereken malları süresinde taşınmayarak deposunda bekletildiğini, daha sonra aynı gönderilene müvekkilinin başkaca bir siparişi oluşunca iki siparişi birden 24/02/2018 tarihinde yüklendiğini, iki yüklemeyi parseliye taşıma ve aynı araçla taşımasına rağmen ayrı ayrı faturalandırdığını, 16/02/2018 tarihinde taşınması gereken malların süresinde taşınmaması nedeniyle müvekkilinin ... firmasından alması gereken ödemeyi alamadığını, bu hususta ... aracılığıyla ...'da dava ikame edildiğini, müvekkili şirketin dava dışı ...firmasından 16/02/2018 tarihli fatura konusu 6.046,85 Euro ve 23/02/2018 tarihli fatura konusu ... Euro bedeli alamadığını, bu zarardan kaynaklı alacağı müvekkilinin haksızlığı durumuna binaen takas defi'nde bulunduklarını, müvekkilinin Denizli 7. Noterliği'nin 29/08/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile fatura eki söz konusu taşımalara ilişkin navlun faturasının iadesini talep ettiğini, ihtarnamenin 04/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin bu faturaları kabul ettiğini, davacının teslimde gecikmeye kasten sebebiyet verdiğini, taşıma hukuku teamülleri gereği malın gümrük beyannamesi düzenlendikten sonra derhal taşıma işlemine başlanması gerekirken malın depoda bir haftadan uzun süre bekletilmesi özen yükümlüsünün kasten borcunun ihlali neticesinde davacının müvekkilinin tüm zararını karşılaması gerektiğini, davacının sınırlı sorumluluktan da yararlanamayacağını beyanla haksız ve yersiz davanın reddini, takas defi talebinin kabulünü, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve masrafların davacı şirkete tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Dosya kapsamından, takip ve dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup, davalı tarafça faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz veya iade edildiği savunulmamıştır. Davalı tarafça malın gümrük beyannamesi düzenlendikten sonra derhal taşıma işlemine başlanması gerekirken malın depoda bir haftadan uzun süre bekletilmesi nedeniyle taşıyıcının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu nedenle malın satıldığı ... firmasından ödeme alamadıkları, zararları doğduğundan takas definde bulundukları, yurt dışındaki firmaya karşı dava açtıkları beyan edilmiş ise de, yurt dışında açılmış olan davaya ilişkin mahkememize herhangi bir delil sunulmamış olup, davalı tarafın taşıyıcının özen yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanan bir zararı var ise de, bu zarar alıcı yurt dışı firmasına karşı açılan dava sonucunda netleşecek olup, bu nedenle henüz zarar belli olmadığından takas talebi kabul görmemiştir.
Davalı tarafın taşıma işlemine dair faturaları süresi içerisinde itiraz etmeyerek kaydettiği de göz önüne alınarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olan 19/05/2018 tarihli 387,38 TL bedelli fiyat farkı faturası ile 18/07/2018 tarihli 885,61 TL bedelli iade faturalarının takip ve dava konusu faturalara ilişkin olmadığı bilirkişi raporu ile rapor edildiğinden bu faturalar değerlendirmeye alınmamıştır.
Alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 11.050,30 TL asıl alacak, 88,40 TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, 11.050,30 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki olmadığını, davacının müvekkiline sunmuş olduğu bir hizmetin de bulunmadığını, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklı olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel ilişkiye girdiği şirket "..." olup, işbu şirketin adresinin ... olduğunu, yani bu şirketin işbu dava yönünden yabancı şirket sayıldığını, alacağın temlikinin ise iki şirket arasında muvazaalı olarak yapıldığını, MÖHUK hükümlerine göre yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye'de dava/icra takibi ikame edebilmeleri için teminat yatırma koşulunun mevcut olduğunu, bu hükmü dolanmak gayesiyle ve maksadıyla işbu temlikin gerçekleştirildiğini, ayrıca duyumlarına göre, ...'daki şirketin tüzel kişiliğinin de son bulduğunu, tüzel kişiliğin son bulması ile alacak/borç ilişkisinin sona ereceğini, davacıların işbu dava yönünden kötü niyetli olduğunu, iki şirketin ortakları da aynı olup, şirketler arasında hakim ortak ilişkisinin mevcut olduğunu, bu sebeple iki şirket arasında temlik işlemi yapılamayacağını, TTK gereğince temlik işleminin geçerli kabul edilebilmesi için genel kurul onayı gerektiğini, zira şirketin kendisiyle işlem yapamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, 24.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda da ortaya konulduğu üzere müvekkil şirketle davacı şirketin herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, yine bilirkişi raporunda yer alan, dava dışı ...'a karşı müvekkilinin borçlu olduğu tespitinin işbu dava konusunun dışında olduğunu, ayrıca bu tespitin kabulünün de mümkün olmadığını, ilgili dava dışı şirketin, davalı müvekkilini zarara uğrattığı işbu bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olup, dava dışı şirketin alacağından ziyade, müvekkili şirketin alacağı bulunduğunun da ortaya çıktığını, Yerel Mahkemenin, bilirkişi raporuyla ortaya konulan bu durumları dikkate almadığı gibi işbu rapora yapılan itirazların da dikkate alınmadığını, somut olayda noter ihtarı ile oluşmuş bir temerrüt halinin mevcut olmadığını, bahsi geçen Bakırköy 44. Noterliği'nin 06.07.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesine müvekkili şirket tarafından, Denizli 7.Noterliği'nin 18.07.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edildiğini, bu nedenle ortada noter ihtarı ile oluşmuş bir temerrüt halinin mevcut olmadığını, ayrıca yapılan faiz hesaplamasına katılmanın da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı sabit ve açıkken, ortada olmayan ilişkiden dolayı temerrüte düşülemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, somut olayda geçerli bir temlikin de söz konusu olmadığını, var olduğu iddia edilen işbu alacaktan ötürü davacının halef olmaya ve müvekkilden talepte bulunmaya hakkı olmadığını, bu sebeple hesaplanan faizin yerinde olmadığını ve bu konudaki bilirkişi raporuna itirazları Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının uluslararası operasyonunu yöneten ... şirketine zarar faturası tebliğ edilmiş olup, işbu faturaların davacı şirket tarafından kabul edildiğini, davacı şirketin hakim olduğu, ... şirketinin müvekkilinin ...'da ... firmasına taşıma işini yapmayı üstlendiğini, 16.02.2018 tarihinde taşınması gereken malları, süresinde taşımayarak deposunda bekletmiş ve daha sonra aynı gönderilene müvekkilinin başkaca bir siparişi olunca iki siparişi birden 24.02.2018 tarihinde yüklediğini, ticari ahlaka sığmayacak şekilde iki yüklemeyi aynı parseliyede ve aynı araçta taşımasına rağmen de ayrı ayrı faturalandırdığını, 16.02.2018 tarihinde yükleme yapıp, ...'da taşınması gereken mallar süresinde taşınmadığı için, müvekkilinin ... firmasından alması gereken ödemeyi alamadığını, müvekkili şirketin dava dışı ... firmasından 16.02.2018 tarihli fatura konusu 6.046,85 Euro ve 23.02.2018 tarihli fatura konusu ... Euro bedellerini alamadığını, bu zarardan kaynaklı olarak takas def'inde bulunulduğunu ancak işbu talebin Yerel Mahkeme tarafından reddedildiğini, ancak müvekkili şirketin zararı belli olup 16.02.2018 tarihli fatura konusu 6.046,85 Euro ve 23.02.2018 tarihli fatura konusu ... Euro bedellerini alamadığını, işbu hususun müvekkili şirketin ticari defterlerinde de sabit olduğunu, bir an için söz konusu temlik işleminin gerçek olduğu varsayıldığında dahi takas definin kabulü gerektiğini, temlik edilmiş olsa dahi şahsi def'ilerin yeni temlik alana karşı sürülebileceğini, kaldı ki bu hususta müvekkilinin Denizli 7. Noterliği'nin 29.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ve fatura eki söz konusu taşımalara ilişkin navlun faturasının iadesini talep ettiğini ve şirkete bu ihtarnamenin 04.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin işbu faturaları kabul etiğini, davacı şirketin hakim olduğu, ... şirketinin müvekkilinin ...'da ... Firmasına üstlendiği taşıma işini süresinde yapmayarak gecikmeye bilerek ve isteyerek sebep olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, taşıma işi nedeniyle almış olduğu ödemeleri de esasen iade etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; taşıma (CMR) sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava dışı ... şirketinin davalı şirketin uluslararası taşıma işlerini üstlendiği, davacı ile dava dışı ... şirketi arasında 18/06/2018 tarihinde düzenlenen yazılı temlik sözleşmesi uyarınca dava dışı şirketin davalıdan olan alacağını davacıya temlik ettiği, davalı temlik işleminin muvazaalı olduğunu, MÖHUK hükümlerine göre yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye'de dava/icra takibi ikame edebilmeleri için teminat yatırma koşulunun mevcut olduğunu, bu hükmü dolanmak gayesiyle ve maksadıyla işbu temlikin gerçekleştirildiğini ileri sürmüş ise de yabancı şahıstan alacağın temlik alınmasının muvazaa olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca bu durumda teminat da aranmayacağı ( bkz. Yargıtay HGK 2013/12-1566 Esas 2015/1144 Karar sayılı kararı), temlik eden ...'daki şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmadığı gibi temlik edenin tüzel kişiliğinin son bulmasının daha önce doğmuş olan ve temlik edilen dava konusu alacak/borç ilişkisini sona erdirmeyeceği, Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı tarafın ticari defterleri de incelenmek suretiyle tanzim edildiği, raporun dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime elverişli olduğu, raporda usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, dava konusu alacağın 18/06/2018 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya temlik edildiği, davacı tarafça temlik sözleşmesinden sonra davalıya gönderilen ihtarnamenin 06/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname içeriğinde temlik sözleşmesinden bahsedilmemiş ise de davalı tarafın davacıya göndermiş olduğu Denizli 7. Noterliği'nin 18.07.2017 tarih ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile temel ilişkiyi kabul ettiği ancak zarara uğratıldıklarından bahisle ödemezlik ve takas defini ileri sürdüğü, bu nedenle davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerektiği, davalı taraf takas defini ileri sürmüş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı iade faturası ve fiyat farkı faturasının dava konusu alacağa dayanak faturalara ilişkin olmadığının tespit edildiği, davalı taraf zarar faturası kestiklerini ve davacının uluslararası operasyonunu yöneten ... şirketine zarar faturası tebliğ edilmiş olup, işbu faturaların davacı şirket tarafından kabul edildiğini ileri sürmüş ise de davalının ticari defterlerinde herhangi bir zarar faturasının kayıtlı olmadığı, yine davalı tarafça yurt dışındaki firmaya karşı dava açtıkları beyan edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, davalının takas mahsup define konu zarara ilişkin başkaca bir delilin dosyada mevcut olmadığı, dinlenen tanıkların da zarara ilişkin açık ve net bir beyanda bulunmadıkları, Yerel Mahkemece davalı tarafın taşıyıcının özen yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanan bir zararı varsa dahi bu zararın alıcı yurt dışı firmasına karşı açılan dava sonucunda netleşeceği gerekçesiyle henüz zarar belli olmadığından takas talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın isterse her zaman dava dışı temlik eden şirkete karşı dava açarak varsa zararının tazminini isteyebileceği, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 760,88 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 188,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 527,67 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/01/2025
...