T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/06/2023
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 22/10/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, 08/02/2023 tarihinde yönetim kurulu karar defteri ve ortaklar defterini kaybettiğini belirtmiş, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava hasımsız olarak açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Talep dilekçesinde ve duruşmada alınan tanık beyanlarında genel kurul toplantı ve müzakere defterinin arabada iken noterlik bahçesine park ettiği sırada çalınmış olabileceğini, arabayı kilitlemeden açık bıraktığı tek yerin bu yer olduğunu belirtilmiş olduğu, herkesin girebileceği bir kamusal alanda arabayı kilitlemeksizin içinde defter bulunan çanta arabada bırakılarak arabayı terk eden şirket yetkilisinin davranışı karşısında kanunen saklamakla yükümlü olduğu belgeleri muhafaza etmek için basiretli bir tacirin alması gereken tedbirleri aldığını, özen görevini yerine getirdiğini, belgelerin zayi olmasında kusuru olmadığını ispat edemediğinden davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar TTK 82/7 maddesinde sayılmış olan vakaların meydana gelmiş olduğu davacı tarafından ispatlanması gerektiğinden söz etse de söz konusu kanun hükmünde yapılmış olan sayımın sınırlayıcı olmayıp aksine örnekleme suretiyle yapıldığını, bu hususun kanun hükmünde yer alan "gibi" ifadesinden de anlaşıldığını, ilgili kanun hükmünün lafzından da anlaşılacağı üzere sayılmış olan hallere benzeyen ve mücbir sebep teşkil eden başka durumlar için de zayi belgesi verilebildiğini, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da bu hususun genişletici bir şekilde yorumlandığını, "Hırsızlık" olayının da kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin karara bağlandığını, yerel mahkemenin, müvekkil şirket yetkilisinin basiretli bir tacir gibi alması gereken tedbirleri almadığına ilişkin yorumuna da katılmadıklarını, şirket yetkilisi ... 13.06.2023 tarihindeki celsede beyan ettiği üzere dava konusu ticari defterlerin sürekli olarak müvekkil şirket merkezinde muhafaza edildiğini, ancak hırsızlık olayının yaşandığı gün müvekkil şirket yetkilisinin iş yapmak amacıyla bazı firmalar ile görüştüğünü, muhatap firmaların da müvekkil şirketin güvenirliğini teyit etmek amacıyla ticari defterleri görmek istediğini, bu sebepten şirket yetkilisi ... ticari defterleri yanına aldığını, ticari defterlerin şirket merkezi dışında kısa süreli muhafaza edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bir gerekçesi bulunduğunu, şirket yetkilisi ... , diğer firma yetkilileri ile müzakereler yürüteceği için ticari defterleri yanına aldığını, bu müzakereler sonucunda tarafların noterlikçe düzenlenmesi gereken sözleşmeler yapması gerektiğini, ülkemiz noterlerinin işlem yoğunluğunun fazla olması nedeniyle çoğu zaman kalabalık olabildiğini, şirket yetkilisi ... , bu sebeple ticari defterleri arabasında muhafaza etmek istediğini ancak söz konusu defterlerin arabasından çalındığını, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında hırsızlık olayının da mücbir sebep kapsamında değerlendirildiğini, mücbir sebepten bahsedilmesi için de en önemli unsurun kaçınılmazlık unsuru olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ... , tüm tedbirleri almasına ve dikkatine rağmen söz konusu olayın gerçekleştiğini, hırsızlık olayının yaşanmasıyla birlikte şirket yetkilisi ... kolluk birimlerine başvurarak şikayetçi olduğunu, ancak söz konusu ticari defterlerin bulunamadığını, şikayetçi ifade tutanağının da yerel mahkemeye sunulduğunu, şirket yetkilisi tarafından gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirildiğinden zayi belgesi verilmesi isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 82/7. maddesine göre "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir."
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 25/05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir.
Davacı tarafça, TTK 82. maddede sayılı sebeplere dayanılmadığı gibi davacı tarafça yasal defterlerin saklanması için gereken dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı doğru olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davanın mahiyeti gereği davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının davanın mahiyeti gereği kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 22/10/2024
...