T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 14/02/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili bankanın Alanya Şubesi ile kredi müşterisi asıl borçlu ... . arasında ticari nitelikli krediler kullandırıldığını, davalı ... de söz konusu Kredi Genel Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak kefalet limitleri kapsamında borcun sorumluluğunun üstlendiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi kullanan dava dışı asıl borçlu ile kredilerin kefillerine noter ihtarı düzenlenerek hesap kat edildiğini ve borçlulara borç bakiyesi bildirildiğini, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı vekili tarafından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalının borca ve ferilerine yaptığı hiçbir gerekçe içermeyen itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın kabulüne, hesap kat ihtarı ile muaccel olan müvekkili banka alacağının tahsili amacıyla Alanya İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlar dahilinde devamına, haksız ve dayanağı olmayan itirazları ile takibi uzatma amacıyla kötüniyetli davranan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Borca, faize ve ferilerine itiraz etmiş olduklarını, ana para, faiz, temerrüt miktarının hatalı hesaplandığı kanaati ile borç tutarının yeniden incelenmesini, kefillerin kefalet limiti ve temerrütten sorumlu tutulması gerekirken borcun ve teminat mektubunun tamamından sorumlu tutulmaya çalışıldığını, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, ana para, faiz ve masrafların ayrı ayrı talep edilebileceğini beyanla davanın reddine, icra inkar tazminatının reddine mahkeme aksi kanaatte olur ise hakkaniyet gereği fahiş icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) gönderilmesine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, davanın mutlak nitelikte ticari dava olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın açıldığı 06/07/2021 tarihi itibariyle Alanya ilçesinde müstakil görevli Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi açılmış ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiğini ve derdest dosyaların devredilip devredilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmadığını, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin elinde mevcut derdest davada Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatını kullanarak davaya devam etmesinin mümkün olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun Alanya İlçesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulmasına ilişkin kararı nedeniyle sona erdiğini, bu durumda davanın açıldığı tarihte görevli olan ve sonradan görevi sona eren mahkemece verilen kararın, esasen devir kararı olduğunu, kararda aktarma, devretme, görevsizlik gibi farklı isimlendirmelerin sonucu değiştirmeyeceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İtirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddi ile dosyanın görevli Alanya 3.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) 06/07/2021 tarihinde açılmış olup; Mahkemece "...müstakil Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihi itibariyle faaliyete geçmesi nedeniyle işbu dava dosyasında görevli ve yetkili olmadığının tespiti ile dosyanın görevli ve yetkili Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesince ise; 01/09/2021 tarihinden evvel açılan ticari davalar yönünden ilk davanın açıldığı mahkemelerin görev ve yetkisinin devam ettiği belirtilerek dosyanın görevli Alanya 3.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak yasa ile belirlenebilir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir.
Anayasa'nın 37'nci maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." denilerek görev ve kesin yetki kurallarının gücü, tabii hakim ilkesi olarak ifade edilen evrensel bir ilkenin anayasa hükmü haline getirilmesi suretiyle ortaya konmuştur. Tabii hakim ilkesi gereği yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce, yürürlükte bulunan yasalar aracılığıyla görevi, yetkisi ve işleyişi belirlenmiş olan mahkemede görülmesi gereklidir.
Dava açmanın maddi hukuk ve yargılama hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Dava açmanın yargılama hukukuna ilişkin en önemli sonuçlarından biri davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin artık sabit hale gelmesidir (perpetuatio fori). Bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemez. Bu çerçevede ortaya çıkan ikinci önemli sonuç da mahkemenin davayı inceleme zorunluluğunun doğmasıdır. Nitekim yasa değişikliklerinde dahi ayrı ve açık bir geçiş hükmü yoksa mahkemeler görevsizlik kararı vererek ellerinde derdest bulunan dosyaları yeni kurulan mahkemeye gönderemezler; bunlara bakıp sonuçlandırmak zorundadırlar.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 4/1-a ve 7/2-f düzenlemelerine göre Adalet Bakanlığının bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlamak, Kurul Genel Kurulunun görevleri arasındadır.
Ancak yargı çevresi bir mahkemenin hangi coğrafi alandaki davalara bakacağıyla ilgili olup, bir görev kuralı niteliğinde değildir. Bu karar ancak bundan sonra o yerde görülecek davaların yargılamasını yapacak mahkemeyi belirlemek maksatlıdır.
Nitekim karar 07.07.2021 günü alınmış, ancak yürürlük tarihi 01.09.2021 olarak belirlenmiştir. Kurul'un yargı çevresi belirlemeye ilişkin kararı, sadece bu kararın yürürlük tarihinden sonra açılacak davaları ilgilendirir. Aksi fikrin kabulü halinde Kurul'un tabii hakim ilkesini çiğneyerek derdest davaları dilediği mahkemede inceletme yetkisinin bulunduğu yolunda, Anayasa'ya aykırı bir sonuca varılacaktır.
Somut dosya kapsamında; eldeki davanın 06/07/2021 tarihinde açıldığı gözetildiğinde; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.24/10/2024
...