T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 26/04/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 18/10/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkilinin 09.09.2019 tarihinde davalı ile kira sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 3 yıl süreyle yapıldığını ve müvekkilinin 13.03.2020 tarihine kadar davalı dershanenin yemek yapım işini yürüttüğünü, davalı tarafça şirketin ortaklık yapısının değişmesi ve yeni bir binaya taşınması gerekçesiyle artık müvekkili ile çalışılmayacağının şifahen bildirildiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında 3 yıllık sözleşme imzalanması ve müvekkilinin işini yürütmesi adına işletmeye yaptığı masrafların yok sayılarak usulsüz bir şekilde müvekkilinin işine son verildiğini, müvekkilinin 17.06.2020 tarihinde Antalya 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 09.09.2019 tarihli kira kontratı gereklerinin yerine getirilmesini ihtar ettiğini, davalı tarafından ihtara herhangi bir cevap verilmediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 32.324,30 TL üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmanın sağlanamadığını, davalının kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, görevsizlik itirazında bulunduklarını, kira sözleşmesi sebebiyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili şirket adına eski yetkilisi, davacının bacanağı ... arasında akdedilen kira sözleşmesine göre davacının müvekkili şirkete ait okulun yemekhanesinde aylık 500,00 TL kira bedeli karşılığında elektrik ve su faturaları kendine ait olmak kaydı ile kiracı olarak bulunacağını ve yemek yapacağını, sattığı yemeğin karşılığı olarak kira sözleşmesinde belirtilen meblağı sattığı kişilerden alacağını, sözleşmeye göre davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, 10 aylık toplam 5.000,00 TL kira borcu ve elektrik ve su borcu bulunduğunu, sözleşmeye göre öğrencilere 11,50 TL+ KDV'yi geçmeyecek şekilde öğretmenlere ise 5,50 TL+ KDV üzerinden yemek satacak ve bedellerini yemek yiyen kişilerden alacağını, haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını ve %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ederek cevap ve savunmada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "....Taraflar arasındaki sözleşmede yemek bedelleri belirlenmiş olup bunun kimden tahsil edileceğine ilişkin bir açıklık yoktur. Taraflar tacir olup defterleri leh ve aleyhlerine kesin delil olma vasfını haizdir. Buna göre defterlerin incelenmesinden ödemelerin davalı tarafından yapılageldiği anlaşılmaktadır. Bu halde yemek bedellerinin borçlusunun davalı olduğunu kabul etmek gerekir. Tarafların defterlerinin incelenmesinde davalı defterinde borcun daha yüksek bir meblağ üzerinden kayıtlı olduğu, davacının talebinin kendi icra takibi ile uyumlu olduğu, usulüne uygun tutulmuş ve karşı taraf defterleri ile aksi ispatlanmamış defter kayıtlarının kesin delil olduğu göz önüne alınarak ispatlanan davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, takibin 32.324,30 TL üzerinden devamına, Takipte temerrüt faizinin yıllık %9 olarak uygulanmasına, Davalı aleyhine kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davasını kanıtlayamadığını, davacının kendi defterlerini usulüne uygun tutmadığını, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfını taşımadığını, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulması gerektiğini, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerine dayanmadıklarını ve usulüne uygun olarak tutulmayan defterler nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının pandemi nedeniyle okulların kapatıldığı tarihlerde bile yemek faturası keserek müvekkili şirketi borçlandırdığını, hizmet verilmeyen aylara ilişkin usulsüz fatura kesildiğini, müvekkili şirketin hak ettiği kira alacakları ve davacının kullanmış olduğu elektrik, su giderlerinin hiçbir şekilde ödenmediğini, yerel mahkemenin tüm delilleri incelemeden karar verildiğini, tüm bu nedenlerle Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar 26.04.2021 tarihli kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun ve ticari defterlerde davacının davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.208,07 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 552,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.655,97 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.18/10/2024
....