T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:18/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKE
MESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:29/11/2022
DAVANIN KONUSU:Alacak - Menfi Tespit - İstirdat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:18/05/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacının davalıdan 160.000,00 TL bedel ile ... plaka sayılı ... model aracı Antalya 5. Noterliği'nin 18/12/2019 tarih ve ... yevmiye nolu satış sözleşmesi ile satın aldığını, satış bedelinin 55.000,00 TL'sini 26/12/2019 tarihli çek ile ödediğini, kalan bedel için davalıya 20/01/2020 tarihli 35.000,00 TL, 28/02/2020 tarihli 35.000,00 TL, 30.03.2020 tarihli 30.000.00 TL bedelli çekleri verdiğini, satıma konu aracın Isparta ilinde şehir merkezinde seyir halinde iken satıştan kısa süre sonra yandığını, yangının müvekkilinin ve Isparta İtfaiyesi'nin çabaları sonucu söndürüldüğünü, yangının araçta bulunan gizli ayıp sonucu meydana geldiğini, yangını söndüren itfaiye yetkilisinin tuttuğu tutanakta yangının nedeninin elektrik arızasından meydana geldiğini açıkladığını, davalıya bu konunun Antalya 2. Noterliği'nin 20/01/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile ihtar edilerek gizli ayıp nedeniyle akdi feshettiklerinin bildirildiğini, davalı ile bu arada sulh görüşmeleri yapıldığını ve arabulucu tarafından nihai anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini belirterek karşılıksız kalan 3 adet çek toplamı 105.000,00 TL için davalıya borçlarının bulunmadığının tespitine, yine ödemiş oldukları 55.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; müvekkili ... ile davacı şirket arasında Antalya 5. Noterliği'nin 18.12.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme uyarınca ... plakalı ... markalı aracın mülkiyetinin saklı tutulması kaydıyla satışı konusunda anlaşıldığını, bu sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından müvekkili ...'a 26.12.2019 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli, 20.01.2020 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli, 28.02.2020 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 30.03.2020 tarihli 35.000,00 TL bedelli 4 adet emre yazılı senet verildiğini, işbu davanın konusu olmamakla beraber davacı şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davacı şirket tarafından tanzim edilen 20.01.2020 keşide tarihli çekin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, ayrıca Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından müvekkiline dava konusu aracın satışı dolayısıyla verilmiş olan 20.01.2020 keşide tarihli çekin karşılıksız çıkması sebebiyle de karşılıksız çek keşide etmekten dolayı suç duyurusunda bulunulmuş olup dava dosyasının hala derdest olduğunu, davacı şirketin karşılıksız çek keşide ettiği yetmezmiş gibi sırf kendisi aleyhine başlatmış oldukları takibi sürüncemede bırakmak, müvekkilinin alacağını geciktirmek kastıyla huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davayı açtığını, davacı tarafın dava dilekçesinde satıma konu araçta çıkan yangının araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığını, itfaiye yetkilileri tarafından düzenlenen tutanakta yangının elektrik aksamından kaynaklı olduğu yönünde tutanak düzenlendiğini beyan ettiğini, bunu kabul etmediklerini, elektrik aksamından kaynaklı olarak çıkan arızalar gerekli tüm kontroller, tüm bakımlar yapılması ihtimalinde dahi her zaman vuku bulması mümkün bir arıza olduğundan ve müvekkilinin bu hususu bilmesi mümkün olmadığından müvekkiline bir sorumluluk yüklenemeyeceğini ve dolayısıyla kusur atfedilmesinin mümkün olmayacağını, ayrıca bu tür arızalara birden fazla şey sebep olabilmekle birlikte bu arızanın kullanımdan kaynaklı olma ihtimalinin de yüksek olduğunu, taraflar arasındaki Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi'nin Sözleşme Şartları başlıklı 2. maddesinde taşıtın sigorta ettirilmesi düzenlenmiş olup, bu maddenin ''Sigorta mevzuatı elverdiği takdirde borcun tamamı ödenene kadar masraf sadece kendilerine ait olmak üzere taşıtın satıcı lehine veya müştereken satıcı ve alıcı adına KASKO ve zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmaya ALICI MECBURDUR'' şeklinde olduğunu, satım konusu araçta çıkan yangının gizli ayıptan kaynaklandığını ve müvekkilinin bir sorumluluğunun olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı şirketin araca kasko yaptırma yükümlüğünü de ihmal ettiğini, satıma konu aracın zilyetliğinin davacı şirkette olduğunu, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakla birlikte önemli olanın araç üzerindeki fiili hâkimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütler olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da yer aldığı üzere şekli ölçütten ziyade maddi ölçüt açısından değerlendirildiğinde araçtan yararlanan davacı şirket olduğundan müvekkiline bu hususta sorumluluk yüklenmeye çalışılmasının kabul edilemeyeceğini, satılanın yarar ve hasarı taşınır satışlarında zilyetliğin devri ile birlikte alıcıya geçtiğinden dolayı müvekkiline sorumluluk atfedilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu belirterek müvekkili aleyhine açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "... Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.12.2019 tarihli araç yangınına ilişkin raporda yangının çıkış nedeni olarak elektrik tesisatından çıktığı tahmin edildiği yönünde görüş belirtildiği,
Davalı tanığı ... servisi sahibi ...'ın beyanından davaya konu aracın altında bir şey damladığı şikayeti ile tanığa muayene ettirildiği, tanığın mazot kaçağı olduğunu ve egsoza damladığında yangın çıkabileceğini ikaz ederek davalıyı uyardığı, tamirinin iki gün süreceğini bildirdiği, buna rağmen davalının aracı tamir ettirmek yerine 18.12.2019 tarihinde davacıya sattığı, satış tarihinden 3 gün sonra davaya konu yangın olayının meydana geldiği,
Davalı tanığı ...'in aracın satışına tanıklık ettiği, satış sırasında araçtaki arızadan satın alan kişiye bilgi verildiği yönündeki beyanlarının muğlak olması nedeniyle Mahkememizce inandırıcı bulunmadığı,
Yangının sürücü hatasından kaynaklanmadığının yangın raporu ve dosyaya anılan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, tanık beyanları dikkate alındığından son düzenlenen bilirkişi heyeti raporunun dosya mündericatı ile daha uyumlu olduğu,
Davalı yan her ne kadar sözleşmede davacının kasko sigortası yaptırmasının mecbur kılındığı halde aracı sigortalatmamasının kendi kusuru olduğu, dolayısı ile davanın haksız olduğu savunmasının, yangın olayının aracın satışından üç gün gibi kısa bir süre sonra meydana gelmiş olması karşısında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, aracın satıcı tarafından bilinen gizli ayıp ile satıldığı sabit olmakla TTK 23/c ve TBK 223/2 göz önünde bulundurulduğunda; davacının aracı incelemek veya inceletmek için yeterli süre olmadan ayıptan kaynaklı yangının meydana geldiği ve davacının TBK 277.maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, TBK 228.maddesine göre alıcıya ayıplı olarak devredilmiş satılanın beklenmedik halden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğramasının alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına engel olmadığı, bu durumda (aynı madde hükmüne göre) alıcının satılandan elinde ne kalmış ise onu geri vermekle yükümlü olduğu, sonuç olarak davanın sübuta erdiği kanaatine varıldığından kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulü ile; 55.000,00 TL'nin 26/12/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte (taleple bağlı kalınarak faiz miktarı 5.000,00 TL'yi geçmemek üzere) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davaya konu 28/02/2020 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli (Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu) çek, 20/01/2020 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli (Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu) çek ile ... A.Ş Antalya Lara Şubesi'ne ait 30/03/2020 keşide tarihli, ... seri no'lu, 35.000,00 TL bedelli çek nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, takibe ve davaya konu çek nedeniyle yapılan ödemelerin İİK 72/6.maddesi uyarınca; 3.278,00 TL'nin 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi, 2.950,00 TL'nin 02/08/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi, 2.950,00 TL'nin 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi, 2.960,00 TL'nin 02/10/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi, 2.950,00 TL'nin 02/11/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... plakalı araçta meydana gelen yangından dolayı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, ... plakalı araçta herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, araçta meydana gelen yangının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin yangının kullanımdan kaynaklı meydana gelmiş olabileceğini veya haksız kazanç sağlamak için kasten de yapılmış olabileceğini gösterdiğini, Mahkemece bu hususların dikkate alınmadığını, davayı kabul etmemekle yine araçta meydana gelen yangından dolayı müvekkilinin hiç bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, araçta ayıp bulunmadığını, davaya konu aracın satım tarihinin 18.12.2019, araçta meydana gelen yangının tarihinin 21.12.2019, bu yangının müvekkiline ihbar tarihinin ise 20.01.2020 tarihi olduğunu, TBK'nın 223. maddesi kapsamında araçta meydana gelen yangının müvekkiline mevzuat çerçevesinde hemen bildirilmeyip 1 ay sonra bildirildiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, bu durumda davacının davaya konu aracı bu ayıpla birlikte kabul etmiş olduğunu, bu hususu izah etmelerine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, Yerel Mahkeme dosyasından alınan raporların birbiri ile açıkça çelişmesine rağmen işbu çelişki giderilmeksizin ve herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin Mahkemece ... tarihli hatalı, hukuka aykırı, gerekçesiz ve denetime elverişsiz olan bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm tesis edildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme dosyası kapsamında tanzim edilen ... tarihli kök ve ... tarihli ek bilirkişi raporlarında araçtaki birçok parçanın sökülüp alınması, olayın üzerinden 2 yıldan fazla bir sürenin geçmesi, bu süreçte araca işlem yapılması sebepleri ile yangının sebebi ile ilgili kesin bir kanıya varılamayacağı belirtilmişken ... tarihli bilirkişi raporunda hiç bir gerekçe belirtilmeksizin yangının sebebinin kullanıcı hatası/kusuru olmaması, ayıp olması ve sair hususlarda kesin ve net kanıya varılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ... tarihli kök ve ... tarihli ek bilirkişi raporunda kutup başı bağlantılarında herhangi bir ark belirtisi olmadığını, motor bölgesinde gözlemlenen elektrik tertibatında herhangi bir ark belirtisi olmadığı vs. belirtilmesine rağmen hükme esas alınan bu raporda tüm bu tespitlerin aksine ve hiç bir gerekçe ve bu çelişkinin oluşmasının sebebinin ne olduğu belirtilmeksizin yangının başlangıcının motor turbo kısmı olduğu ve yangının "turboda bir aksaklık olması durumunda motor yağının turboya ulaşamaması durumunda turbo üstünde bulunan Dizel ... yakıt sisteminden damlayan yakıtın sıcak motorun üstüne gelmesi sebebiyle çıkmış olabileceği" nin belirtildiğini, bu tespitin kabulünün mümkün olmadığını, ... tarihli kök ve ... tarihli ek bilirkişi raporlarında araçtaki bir sürü eksiklikten bahsedilmesine rağmen hükme esas alınan raporda araçtaki eksikliklerden hiç bahsedilmediğini, bu eksiklikler varken kesin kanıya varılacak şekilde rapor tanzim edilmesinin abesle iştigal olduğunu, araçta herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, araçta meydana gelen yangının kullanımdan kaynaklı meydana geldiğini, kasten yapılmış olabileceğinin de akla geldiğini, aksi yöndeki denetime elverişsiz, gerekçesiz, hatalı ve hukuka aykırı raporun kabulü mümkün olmamakla hükme esas alınmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu hatalı ve hukuka aykırı olarak hükme esas alınan raporda bilirkişiler tarafından aracın hasar bedelinin 160.000,00-TL, yani aracın satış fiyatı kadar olduğu yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın aracın birçok parçasını söktüğünü, aracı kullanılmaz hale getirdiğini, aracın bu hale gelmesine sebebiyet verenin davacı taraf olduğunu, bu aracın çalışır ve sağlam bir sürü aksamının araçtan söküldüğünü ve araçta bir sürü işlem yapıldığını, aracın hurda bedelinin 40.000,00 TL gibi son derece düşük bir fiyat olduğu yönündeki tespitin de hatalı olduğunu, aracın sağlam kullanılabilir bütün parçalarının davacı tarafça söküldüğünü, aracın hurda haline davacı tarafça getirildiğini, Mahkemece hatalı ve hukuka aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, bununla birlikte dosya kapsamında da sabit olduğu üzere davacı tarafın aracın birçok parçasını söktüğünü, aracı kullanılmaz hale getirdiğini, bu aracın tüm çalışır ve sağlam bir sürü aksamının araçtan söküldüğünü, davacı tarafça alındığını, buna ilişkin Mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığını, Mahkemece verilen kararla hem aracın davacı tarafta kaldığını, hem de araca ilişkin yapılan ödemenin iadesi ile bakiye ödemelerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilerek davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; alacak, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ayıplı araç satışı iddiasından kaynaklanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi yollamasıyla 6098 sayılı TBK'nun 223/2 maddesi uyarınca ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Davacının talebinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı ve varsa ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu araç 18/12/2019 tarihinde davacıya satılmış, satıştan 3 gün sonra 21/12/2019 tarihinde araçtaki yangın meydana gelmiştir. Davacı Antalya 2. Noterliği'nin 20/01/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile gizli ayıp nedeniyle akdi feshettiklerini davalıya bildirmiş olup davacı tarafça bu tarihten önce davalıya yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından; davacı şirket ile davalı ... arasında Antalya 5. Noterliği'nin 18.12.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi yapılmış olup sözleşmeye ve davaya konu aracın ikinci el araç olduğu, sözleşmede davalı tarafından verilmiş herhangi bir garanti hükmünün bulunmadığı, aracın ekspertiz yapılmaksızın mevcut haliyle kabul edildiğinin belirtildiği, araçtaki yangın 21/12/2019 tarihinde meydana gelmiş olup aynı tarihte tutulan itfaiye tutanağı ile de ayıbın öğrenilmiş olduğu, ayıp ihbarının ise bu tarihten çok sonra 20/01/2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacının aracın her türlü kontrolünü yaparak ve ekspertiz olmaksızın aracı her şeyi ile kabul ederek satın aldığını kabul ettiği, aracın davacıya teslim edilerek kontrolünün yapılması imkanının sağlandığı, sözleşme ile de davacının aracın kontrolünü yaptığını kabul ettiği, taraflar arasındaki satımın ticari ilişki olduğu, davaya konu araçtaki ayıp ihbar sürelerine öncelikle uygulanacak hükmün TTK'nın 23/1-c maddesi olduğu, davacının aracı 18/12/2019 tarihinde satın aldığı, araçta 21/12/2019 tarihinde yangın meydana geldiği ve araçtaki yangın itfaiye tarafından söndürülerek tutanak düzenlendiği, bu aşamada davalıya ayıp ihbarında bulunulmadığı, araçtaki arızanın gizli ayıp olduğunun kabulü halinde ayıbın varlığını yangın tutanağının düzenlendiği anda öğrendiği halde davalıya derhal ihbarda bulunmayarak doğrudan Antalya 2. Noterliği'nin 20/01/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile gizli ayıp nedeniyle akdi feshettiklerini bildirdiği ve akabinde arabuluculuk yoluna başvurarak işbu davayı açtığı, bu durumda süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından TBK'nın 223/2. maddesi gereğince aracın mevcut hali ile kabullenilmiş olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. (Bknz. aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/16380 Esas 2016/9129 Karar; 2016/15799 Esas 2018/882 Karar; 2018/1649 Esas 2020/732 Karar sayılı ilamları)
Bu açıklamalar ışığında; Yerel Mahkemece süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından davacının aracı mevcut hali ile kabul etmiş sayılacağı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın reddine, dosya kapsamında herhangi bir tedbir kararı verilmediği, yargılama sırasında icra takibinin devam ettiği görülmekle şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-Şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA,
c-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 2.817,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.085,79 TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya İADESİNE,
d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
e-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 145,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 637,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/05/2026
...