T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:06/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:13/01/2023
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:06/05/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 2010 yılına kadar müvekkili şirketin müdürlük görevini yürüttüğünü, davalının müdürlük görevini yürüttüğü dönemde müvekkili şirketin adresini özel işleri için kullandığı ofisin "... No: ... Merkez/DENİZLİ" adresine naklettiğini, davalının müdürlükten ayrıldıktan sonra bu adresteki ofiste kendi özel işlerini yürütmeye devam ettiğini, davalıdan sonra müvekkili şirketin müdürlük işlerini diğer ortaklardan ... 'in üstlendiğini, ...'in halen şirketin müdürü olduğunu, Aydın İli ... ilçesinde ikamet ettiğini, davalının birkaç yıl öncesine kadar adresine gelen evrakları ...'e ilettiğini, ancak uzun bir süre davalıdan evraklar ile ilgili bilgi gelmediğini, yaptığı araştırma sonucu davalının en az iki yıl önce "... No:... Merkez/DENİZLİ" adresindeki ofisini boşlattığını öğrendiğini, davalının ofisi boşalttığını ...'e bildirmesi gerekirken bildirmediğini, müvekkili şirkete ait tebligatların önce iade edildiğini, daha sonra Teb.K.'nun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş sayıldığını, müvekkili şirketin Genel Kurulu, 08/08/2019 tarihinde şirket merkezinin "... Mah. ... Cad. No: ... (... Merkezi) Daire: ... Merkezefendi/Denizli" olarak değiştirilmesine karar verildiğini, müdür ... tarafından yapılan araştırmada Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığının tespit edildiğini, davalının hem şirket adresi olan ofisi boşalttığını, şirket yönetimine bildirmeyerek hem de alacağının ödenmesi için şirkete müracaat etmeden icra takibi başlatarak şirkete önemli ölçüde zarar verdiğini, şirketi en az 100.000 TL zarara uğrattığını, alacağın ödenmesi için dürüstçe şirkete müracaat etmemesi nedeniyle davalıya işlemiş faizden dolayı ilave olarak 100.000 TL daha borçlanmayacağını, Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından da müvekkili şirketin zarara uğrama ihtimali olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilme aşamasına geldiğini, davalının davranışından ötürü davadan haber olamadığını, davaya cevap verme karşı dava açma ve delil bildirme imkanlarından yoksun kaldığını, müvekkili şirketin davayı kaybetmesinin sorumlusunun davalının olacağını, yasa gereği arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin uğrayabileceği kesin zarar miktarının netleşmesi için Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirketin 2010 yılına kadar müdürlük görevini yaptığını, bu dönemde şirketin zaten aktif olarak faal olmadığını, 2010 yılından dava tarihine kadar ve halen davacı şirketin müdürlüğünü ... 'in yaptığını, bu dönemde davacı şirketin inşaat işine yönelik aktif olarak faaliyete başladığını, davacı şirketin ticaret sicildeki "... No: ... Merkez/DENİZLİ" adresinde müvekkilinin herhangi bir işyerinin olmadığını, bu adres ile müvekkilinin herhangi bir ilgisi ve alakasının olmadığını, söz konusu adresi özel işler için kullanıldığı iddiasının da asılsız olduğunu, ...'in 2010 yılından dava tarihine kadar ve halen münferit olarak tek imza yetkisine sahip olduğunu, şirket müdürünün şirketin adresinin nerede olduğunu bildiğini, düzenlemiş olduğu faturalarda, vergi dairesinde ve tapu devir işlemlerinde aynı adresi aktif olarak kullandığını, şirket müdürünün şirketin adresine herhangi bir şekilde tebligat ya da belgenin gelip gelmediğinin takibini yapmakla yükümlü olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirket müdürünün kusurlu olduğunu, kendisine ait kusuru müvekkiline atfetmeye çalıştığını, ancak müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin borcunu 14/07/2016 tarihinde ödediğini, müvekkilinin davacı şirketten alacağını alabilmek için defalarca davacı şirket yetkilisi ile görüştüğünü, fakat davacı şirketin ödeme yapmadığını, ödeme olmaması nedeniyle 2017 yılında müvekkilinin davacı şirket hakkında icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, o dönemde davacı şirket mülkiyetindeki 6 adet bağımsız bölümün üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tedbir konulduğunu ve taşınmazların satışlarının yapılamadığını, konulan tedbirlerin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 25/04/2019 tarihli duruşmasının ara kararı gereği ihtiyati tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiğini, Urla İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 08/01/2016 tarihinde davacı şirkete ait 6 adet bağımsız bölüm üzerine 12/01/2016 tarih ... yevmiye ile 755.561,58 TL haciz şerhi konulduğunu, Denizli Pamukkale Vergi Dairesinin 06/10/2017 tarih ... sayılı haciz yazısı ile davacı şirkete ait 6 adet bağımsız bölüm üzerine 11/10/2017 tarih ... yevmiye ile 38.665,62 TL haciz şerhi işlendiğini, söz konusu borcun 20/06/2019 tarihinde Vergi Dairesinden alınan borç sorgulama ekranında 116.498,67 TL borç olduğu, 39.309,11 TL borcun gecikme zammı olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin Denizli Ticaret Odası'na 2012 yılı 1 ve 2 taksit 19.009,63 TL 'yi geçkin borcu bulunduğunu, 31/12/2016 yılından itibaren oda aidatlarının ödenmemesi nedeniyle şirket kaydının Denizli Ticaret Odası tarafından dondurulduğunu, davacı şirketin Urla İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya borcunun ödenmemesi nedeniyle 08/09/2019 tarihinde 235.698,40 TL faiz ödemek zorunda kaldığını, Pamukkale Vergi Dairesi'ne 2013 yılından bu yana hiç ödeme yapmadığı için 39.309,07 TL faiz ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin ödeme gücünün olmadığını, banka hesaplarına da borlardan dolayı haciz konulduğunu, ...'in sorumsuz ve basiretsiz davranış ve tutumlar ile şirketi uğratmış olduğu zararlardan dolayı dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirket müdürlüğünü yapan ...'in dava konusu olan sitede ikamet ettiğini, müvekkili hakkındaki asılsız iddiaları ve kusuru kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... davacı şirketi 27.06.2013 tarihinden itibaren ...'in münferiden temsili yetkili olduğu, ... yönetimine yazılan yazıya verilen cevapta "İlgi yazı ile göndermiş olduğunuz yazıya istinaden ...'nın ... İş Merkezinde bulunan ... nolu büroda eski yönetimden alınan bilgiye göre 01.05.2011 / 31.12.2011 tarihlerinde ... Tekstil Ltd. Şti. ve 01.01.2012 / 31.12.2012 tarihlerinde ..., 01.01.2013 / 31.12.2013 tarihlerinde ise ...'in büro olarak kullandığı kayıtlardan anlaşılmıştır.” bilgisinin verildiği, bu yazı cevabından davalı ...'nın davacı şirket adresi olarak kullanılan büroyu 31.12.2012 tarihinde boşaltmış olduğunun anlaşıldığı, buna göre 27.06.2013 tarihinden itibaren davacı şirketi münferiden temsili yetkili olan ...'in şirketin sevk ve idaresinden sorumlu iken görevini TTK 626. Maddede düzenlenen şekilde gerekli tüm özeni göstererek , şirket menfaatlerini gözetecek şekilde yürütmesi gerektiği, ancak şirket müdürü olarak şirket adresini gerekiyorsa şirket menfaatleri zarar görmeyecek şekilde değiştirmesi gerekirken bunu yapmadığı, davacı şirketin adresinin bu şekilde değiştirilmemesi ile oluşan zararı varsa bile bundan davalının sorumlu olmadığı kanaatiyle sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirket adresini kendi ofisi olarak kullanması ve işbu yere gelen tebligatları almasına rağmen şirkete bilgi vermemesi sebebiyle oluşan zararın tahsili talepli olarak açılan davada İlk Derece Mahkemesince adres değiştirme görevlerinin ve diğer görevlerin müvekkili şirketin müdürüne ait olacağı gerekçesiyle hukuka aykırı olarak davanı reddine karar verildiğini, bütün dosya münderecatında gelen icra dosyaları ve dava dosyası incelendiğinde, davalının tebligatı almasına rağmen şirkete bilgi vermediğinin açıkça belli olduğunu, davalının şirket adresini kendi kullandığı yeri göstermesi ve bu yere yapılan tebligatları şirket müdürüne haber vermemesi sebebiyle kusurlu olduğunu, bu yöne ilişkin olarak inceleme yapılmadan karar verilmesini kabul etmemekle davanın kabulü gerektiğini, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak şirketin uğramış olduğu zararın ortaya çıkarılması gerektiğini, davanın şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı şirket ortağı olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,10/06/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, davalı ...'nın müdürlüğünün iptaline, yeni müdür olarak ...'in 10/06/2010 tarihinden itibaren müdür olarak seçilmesine karar verildiği, davacı şirketin zarara uğradığını iddia ettiği dönemde davalının müdürlük sıfatının bulunmadığı, davacı tarafça davalının kusurunun ispat edilemediği, mahkemece davanın reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06/05/2026
...