T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:18/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:19/10/2022
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:18/05/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 22/06/2015 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ile 6.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, sözleşmede ... ve ...'un müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatının olduğunu, borçluların borcunu ödemediğini, borçluların temerrüde düştüğünü, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlu şirketin bankaya 1.000.000,00 TL ve 6.000.000,00 TL bedelli iki adet senet verdiğini, senede konu borcun vadesinde ödenmediğini, tahsilde tekerrür olmaması için Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi neticesinde borca yetecek haczi kabil mal bulunamadığını, borçlu ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ... ile ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında fiili ve organik bağ olduğunu, borçlunun mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak ve isim değişikliği yaparak faaliyetlerini bu firmalar üzerinden devam ettirdiğini, şirketin aynı işi yaptığını ve aynı işçiler ile çalıştığını, borçlu ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2015 yılında iflas erteleme talebinde bulunduğunu, talebinin 2016 yılında koşulları oluşmaması gerekçesiyle reddedildiğini, 2017 yılında ... ve ... tarafından şirket hisselerinin tamamının ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin eski çalışanı davalı ...'e devredildiğini, ...'in firma sahibi olacak mali güce sahip olmadığını ve kağıt üzerinde sahibi olarak gösterildiğini, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin kısa süre içerisinde yüksek tutarlı iş hacmine ulaştığını, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin satış yaptığı firmalardan ... San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin de 2015 yılında ... tarafından kurulduğunu, ...'ın da ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin eski çalışanı olduğunu, yine ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin satış yaptığı fırmalardan ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2017 tarihinde ... tarafından tesis edildiğini, ...'nün ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahipleri olan ... ve ...'un kuzeni ...'nün eşi olduğunu, şirketler arasında organik bir bağ olduğunu belirterek muvazaalı olarak kurulan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ve ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne aidiyetinin tespitini, davacı bankaya cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesini, firmaların menkulleri üzerine, davalı şahısların ise adına kayıtlı mehkuller ile gayrimenkuller ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili; işbu davada ileri sürülen inançlı işlem ve taraf muvazaası iddialarının yazılı belge ile kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, davacı banka tarafından sunulan hiç bir yazılı kanıt bulunmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin muvazaa ve inançlı işlemden bahsetmesine rağmen, Borçlar Kanunu 19 hükmünün ispat kuralından uzaklaşarak İcra ve İflas Kanunu'nun tasarrufun iptali hükümlerine dayalı ispat kurallarına dayanmaya çalıştığını, TBK'nın 19. maddesine dayalı davalar ile İİK'nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış bulunan davaların gerek dava ön şartı ve gerekse ispat usullerinin birbirinden çok farklı olduğunu, Borçlar Kanunu'na göre açılan davalarda aciz vesikası şartı aranmadığı gibi, zamanaşımına bakılmamakta olduğunu, ancak ispat külfetinin davacı yana düştüğünü, ayrıca davacının taraf muvazaası iddiasını yazılı belgeler ile kanıtlamasının zorunlu olduğunu, oysa İİK'nın 277 vd. maddelerine göre açılan bir tasarrufun iptali davasında aciz vesikasının dava önşartı olduğunu, 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri içinde açılması gerektiğini, yine İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde davacı alacaklı lehine bir kısım karinelerin devreye girdiğini, bu hedenlerle öncelikle davacı yanın TBK 19 hükmü kapsamında mı, yoksa İİK'nın 277 ve devamı hükümlerine göre mi açıldığı hususunun açıklattırılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin 1994 yılında kurulmuş olan köklü ve 8.500.000,00 TL sermayesi olan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünde mal kaçırmak yerine, ortaklar üzerindeki gayrimenkul mal varlıklarını ortaklardan devraldığını ve iflas erteleme talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin diğer davalılar ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davacı yanın tahmin ve varsayımlara dayalı iddialarını kabul etmediklerini, hile iddiasına dayalı davaların 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmasının zorunlu olduğunu, işbu davanın 1 yıllık zamanaşımı nedeni ile de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket firma yetkililerinin kendi firmalarını kurtarma çabası içinde olduğunu, diğer davalı firmalar ile hiç bir bağ ve bağlantılarının olmadığını belirterek haksız, yersiz ve hukuksal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Dosya kapsamına uygun ve mahkememizce hüküm kurmaya yeterli görülen SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.07.2022 tarihli raporda, borca batık durumda olan ve iflas erteleme talebi reddedilen ... firmasının 2017 yılında makinaların bir kısmını ... firmasına, bir kısmını ... Ltd.Şti'ne, kalan kısmınıda dava dışı şirketlere satış yaptığı, 2017 dönem başında 1.503.222,43 TL kayıtlı makine ekipmanlarının, 29.08.2018 tarihi itibariyle satış işlemlerinden sonra ki kayıtlı kalan değeri 4.237,29 TL olarak yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, ... firması 2017 ve 2018 yılları içerisinde ... firmasından toplam: ....730.648,99 TL tutarında mal alımı yaptığı, ... firması 2017 ve 2018 yılları içerisinde ... firmasından toplam: 1.281.101,12 TL tutarında mal alımı yaptığı, ... şirketinin tek ortağı ...’in ... TC. (...) SGK. Sicil numarası ile bordrolu olarak çalıştığı ... şirketinde 03.07.2012 tarihinde çalışmaya başlamış, 17.....2016 tarihinde çıkış yapıldığı, ... firması 2016 Yılında ....000.00 TL sermaye ile kayıtlı olup, hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığı, ... firması 2017 yılında ... TL aktif büyüklüğü ’ne ulaştığı, 2018 yılında ... TL aktif büyüklüğüne ulaştığının görüldüğü, ... firmasının Alıcılar-Satıcılar Hesaplarının kullanıldığı, Üretim ve Pazarlama ve personel Kadrosunun bulunmadığı, dikkate alındığında Ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olmadığı , ... firmasının Gelir Tablosu incelendiğinde; Kar amacı için faaliyet gösteren bir firma olmadığı, ... firması, ... firmasından 2017 ve 2018 yılında almış olduğu makine ve ekipmanları kendi bünyesinde tutmayıp, direkt olarak başka firmalara satış yaptığı, bu firmalarda ... Firmasına da 18.01.2018 tarih ... nolu fatura ile makine satışı yapıldığı görülmektedir. ... Firmasına: 2017-2018-2019 yıllarında toplam: 18.045.286,85 TL tutarında mal satışı yaptığı, ... Firmasının tek ortağı, ...’ın ... TC. (...) SGK Sicil numarası ile bordrolu olarak çalıştığı ... işyerinde 03.07.2012 tarihinde çalışmaya başlamış, 19.12.2015 tarihinde çıkış yapıldığı, ... firması 2017 yılında 15.495.439,16 TL aktif büyüklüğü ’ne ulaştığı, 2018 yılında 14.534.989,12 TL aktif büyüklüğüne ulaştığı, Aktif Yapısı incelendiğinde; 5.925.207,34 TL Ticari alacaklar ve 4.080.750,00 TL stoklar olmak üzere dönen varlıkların toplamı 15.495.439,16 TL olarak kayıtlı olup, Duran varlık yapısı incelendiğinde ise; kayıtlı demirbaş ve makinesinin bulunmadığı, Pasif yapısı incelendiğinde; 2018 yılında 150.000,00 TL Banka kredi borcu olduğu, 2017 yılında kredi kullanmadığı, borçlarının 14.869.091,44 TL toplam tutarında olduğu ve borçların Ticari Borçlar olarak kayıtlı olduğu, ... firmasının Alıcılar-Satıcılar hesaplarının kullanıldığı dikkate alındığında Ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında
olmadığı, kar amacı için faaliyet gösteren bir firma olmadığının tespit edilmesi karşısında davalı şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu yolundaki savunmaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, TMK’nın 2. maddesinde öngörüldüğü gibi yasaca korunamayacağı, davalı borçlu şirketin eski çalışanlarına ait ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında fiili ve organik bağ olduğu ve şirketlerin kar etme amacıyla kurulmayıp ekonomik anlamda bağımsız şirketler olmadıkları sonucuna varılarak, davalı ...... Ltd. Şti.'nin, davacıya olan borcundan dolayı diğer davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketlerin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise ispat olunamadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'in tüm malvarlığının ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasına aidiyetinin tespiti talebinin reddine, muvazaa sebebi ile ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi firmasının “... Mah. No:... .../Denizli” ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli adresinde kain menkulleri üzerinde Borçlar Kanunu ve İİK’nın ilgili maddeleri gereğince davacı banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesi talebinin reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tespit edilecek diğer malları yönünden sahiplerinin ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğunun ve buna göre kayıtlarının düzeltilmesi talebinin reddine, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 500.000,00 TL’nin (fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla) davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... aleyhine açılan davaya ilişkin esastan ret kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, adı geçen davalılardan ...'nün, ... San. ve Tic. Şti. ortağı; davalı ...'in ise ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortağı olduğunu, aynı zamanda ...'nün ... firmasının sahipleri ... ve ...’un kuzeni ...’nün eşi olduğunu, davalı firmalar arası organik bağın ispatına yönelik olarak davalılar ... ve ...'nün davada taraf olarak gösterildiğini, dava dilekçesi içeriği ve sonuç kısmı incelendiğinde bu durumun açıkça ortada olduğunu, SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... şirketinin tek ortağı ...’in ... SGK sicil numarası ile bordrolu olarak çalıştığı ... şirketinde 03.07.2012 tarihinde çalışmaya başladığı, 17.10.2016 tarihinde çıkış yapıldığını, davalı ...'nün davalı ... firmasının ortağı olduğunu, davalı borçlu şirketin eski çalışanlarına ait ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında fiili ve organik bağ olduğunu ve şirketlerin kar etme amacıyla kurulmayıp ekonomik anlamda bağımsız şirketler olmadıklarının tespit edildiğini, ayrıca ... firmasının ortağı davalı ...'nün borçlu ... firmasının sahipleri ... ve ...’un kuzeni ...’nün eşi olduğunun nüfus kayıtlarında sabit olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ispat olunamadığı gerekçesiyle reddi ile müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, söz konusu davalıların borçlu ... firmasının eski çalışanı olmaları, diğer davalı firmaların kurucu ortakları olmaları ve bilirkişi raporuyla da tespit olunan hususlarla organik bağın ispat olunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca Mahkeme gerekçeli kararında ret yönünde karar verilmesine yönelik hiçbir gerekçe sunulmadığını, bu yönden de kararın kaldırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalılar ... ve ... yönünden organik bağın ispat olunamadığı düşünülse dahi davada taleplerinin ... ve ... şirketleri ile ... şirketi arasındaki organik bağa ilişkin nam-ı müstear, muvazaa ve kanuna karşı hile nedeni ile alacak davası olduğunu, davalılar ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi ve müvekkili banka aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava dilekçesi sonuç ve istem kısmında açıkça davalı firmalar arasındaki organik bağa ilişkin dava talebi olduğunun Yerel Mahkemece göz ardı edildiğini, davanın esastan reddi ile müvekkili banka aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme kararının gerekçesinde ... firmasının alıcılar-satıcılar hesaplarının kullanıldığı dikkate alındığında ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olmadığının, kar amacı için faaliyet gösteren bir firma olmadığının tespit edilmesi karşısında davalı şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu yolundaki savunmaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, TMK’nın 2. maddesinde öngörüldüğü gibi yasaca korunamayacağını, davalı borçlu şirketin eski çalışanlarına ait ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında fiili ve organik bağ olduğunu ve şirketlerin kar etme amacıyla kurulmadığı, ekonomik anlamda bağımsız şirketler olmadıkları sonucuna varılarak, davalı ... Ltd. Şti.'nin, davacıya olan borcundan dolayı diğer davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği açıkça belirtilmişse de 1,2,3 ve 4 nolu kararda hiç bir gerekçe gösterilmeksizin hukuka aykırı olarak karar verildiğini, davalı şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirketler olmadığını, şirketler arası mal devri ve personel geçişi yapıldığını, şirketlerin birbirini tamamlar nitelikte olduğunun hem bilirkişi raporlarıyla hem de Mahkemece açıkça tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin 1,2,3 ve 4 nolu kararındaki davalı şirketler arasındaki mal varlığının aidiyetinin tespiti talebinin, cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesi talebinin ve kayıtlarının düzeltilmesi talebinin gerekçe belirtilmeksizin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlu hakkında müvekkili bankanın alacaklarının tahsilini teminen Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, ödeme emirlerinin ilgililer tarafından tebliğ alındığını ve takibin kesinleştiğini, borçlu ... Şirketi için Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 16.02.2018 tarihinde davalı ... Şirketi'nin ticaret sicil adresi "... Mah. ... Cad. No:... Denizli" adresine hacze gidildiğini, ... Şirketi'nin daha önce bu adreste faaliyet gösterdiğinin, 15.12.2017 tarihinden sonra bu adresten ayrıldıklarının, muhatap olunan kişinin ... olduğunun tespit edildiğini, bu hususun zapta yazıldığını, Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 13.04.2018 tarihinde ... Şirketi'nin ... Mahallesi ... Caddesi No:... Denizli adresindeki fabrika binasına hacze gidildiğini, haciz sırasında ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve ... San. ve Tic. Şti.'nin tabelalarının görüldüğünü, hatta fabrika çevresinde de yer yer tabelalarının görüldüğünü, bu durumun haciz zaptına yazıldığını, davalı ... firmasının davalı ... fabrika binası (... Mahallesi ... Caddesi No:... Denizli) ile bitişik "... Mahallesi ... Caddesi No:... Denizli" adresini ticaret sicil adresi olarak gösterdiğini, yine diğer davalının ...'in No:... adresini gösterdiği şüphe uyandırmakta olup tabelalar kaldırılarak bağın tespitinin gizlendiğini, Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yer alan resmi belge niteliğindeki haciz tutanaklarının bu hususun ispatı bakımından kesin delil niteliğinde olduğunu, banka borçlusu ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.; ..., ... ile aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettikleri ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların mal kaçırmak için muvazaalı olarak ve nam-ı müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak bu firma üzerinden devam ettirdiklerini, firmanın sadece isim değiştirdiğini, aynı işle ve aynı işçileri kullanarak faaliyetine devam ettiğini, iflas erteleme talbinin reddolunacağını anlayan ve alacaklılardan mal kaçırma amacını güden ... firmasının ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... San. Ve Tic. Şti. adı altında aynı işi yapmaya devam ettiğini, ... firmasının ortaklarının; ..., ... olduğunu, adı geçen borçlu firmanın 30.12.2015 tarihinde iflas erteleme talebinde bulunduğunu, iflas erteleme kararı aldırarak alacaklılara ödeme yapmamayı planladığını, ancak iflas erteleme taleplerinin iflas erteleme koşulları oluşmadığından 23.11.2016 tarihinde reddolduğunu, 15 Temmuz sonrası OHAL kapsamında yayınlanan KHK'ler kapsamında iflas erteleme talebinin reddolacağını anlayan firma yetkililerinin başka bir firma adı altında işlemlerine devam etmenin yolunu bulduklarını, bu amaçla ... Ve ... tarafından 01.02.2006 tarihinden bu yana ... Meydanı 1. Sokak No:... Altındağ/Ankara adresinde faaliyet gösteren şirketin hisselerinin tamamının 04.11.2017 tarihinde ... firmasının eski çalışanı olan ...’e devredildiğini, aynı tarihte faaliyet konusunun değiştirildiğini, borçlu ... Firmasının faaliyet alanı olan kauçuk, plastikten mamül, sicim, urgan, halat, kordon ve benzerlerinin ilave edildiğini, ticaret merkezi adresinin de 06.01.2017 tarihinde ... Mah. No:... .../Denizli adresi olarak tescil edildiğini, ayrıca ...’in kızı Süleyha Kaya'nın da söz konusu şirketin çalışanları arasında yer aldığını, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin, borçlu ... ... Paz. Tic. Ltd. Şti. gibi plastik ve kauçuktan mamul poşet, çöp torbası, file, sandık vb. ürünler imalatı gerçekleştirdiklerini, 04.11.2017 tarihinde kurulan ... San. Tic. Ltd. Şti. hisselerinin tamamının ...’e ait olduğunu, ...'in ... ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eski çalışanı olduğunu, ...’in ... Firması'nda düşük gelirli bir çalışan iken ... Firması'nın tek ortağı ve sahibi olabilmesinin dikkat çekici olduğunu, ...'in bu firmanın sahibi olabilecek mali güce sahip olmadığını, sadece kağıt üzerinde sahibi olarak gösterilen şahıs olduğunu, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2017 yılı içinde faaliyete geçtiğini ve 2017/9 aylık vergi beyannamelerinin incelenmesinden 40.079.623-TL gibi yüksek bir tutarlı iş hacmine ulaştığını, yeni kurulan bir firmanın böyle bir iş hacmine ulaşmasının imkansız olduğunu, bunun ancak hazır bir iş çevresi hazır bir üretim faaliyeti, hazır bir pazarlama çevresi ile mümkün olabileceğini, ... Firması'nın, ... Firması'nın devamı olduğunu ve onun iş çevresi ve pazarlama çevresini devraldığı için bu iş hacmine ulaşabildiğini, yine ... Firması'nın vergi beyannamesi incelendiğinde satış yaptığı firmalar arasında ... San. ve Tic. Şti.'nin (adres: ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli) yer aldığını, ... San. ve Tic. Şti.'nin 25.05.2017 tarihinde ... tarafından plastik ve kauçuktan mamül poşet, çöp torbası, file, sandık vb. ürünler imalatı ve pazarlaması amacıyla tesis edildiğini, ...'nün ... Firmasının sahipleri ... ve ...’un kuzeni ...’nün eşi olduğunu, ... Şirketinin borçlu ... firması ile ilişkisinin açık olduğunu, borçlu ... Firması sahibi ... ve ...'un belirtilen firmalar bünyesinde gerçekleştirilen imalatı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret merkezi adresi olan ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli adresinde herhangi bir tabela olmaksızın üretim gerçekleştirildiğini, üretim yerinin çevresinin kapalı olarak tutulduğunu, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 16.02.2018 tarihinde bu adrese hacze gidildiğini, ... isimli firmanın adrese yeni taşındığını, ...'in daha önce bu adreste faaliyet gösterdiğini, 15.12.2017 tarihinden sonra bu adresten ayrıldıklarını, muhatap olunan kişinin ... olduğunu, bu hususun zapta yazıldığını, Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 13.04.2018 tarihinde ...’ın fabrika binasına hacze gidildiğini, haciz sırasında ... Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tabelalarının görüldüğünü, hatta fabrika çevresinde de yer yer tabelaların görüldüğünü, ... yetkilisince kiracı olduklarının söylendiğini, kira sözleşmelerinin verildiğini, bu durumun haciz zaptına yazıldığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını sağlayacak firmaların birbirinin devamı niteliğinde olduğuna ilişkin olarak SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının borca batık olması, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının 2017 ve 2018 yılında faaliyet göstermesi ve rapor tarihi itibariyle bu firmaların faaliyetlerini terk etmesi nedeniyle davalı firmaların ekonomik anlamda bağımsız firmalar olmadığını, davalı ... ve ... firmalarının 2016 yılında hiçbir faaliyetinin bulunmaması, 2017 ve 2018 yılında ise diğer davalı ... Firması'nın 2016 yılında elde ettiği düzeylerde satış cirolarına ulaşmaları, davalı ... ve ... firmasının yüksek ciroya karşın kar elde etmemesi dikkate alındığında, davalı firmaların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetlerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve borca batık olan ... firmasını, 3. kişi alacaklılardan korumak amacıyla faaliyet gösterdiklerinin tespit ve ispat olunduğunu, ... Firmasının ve ... Firması'nın ... Firması ile organik bağı bulunduğunu, borçlu ... Firmasının faaliyetlerini muvazaalı bir şekilde ... ve ... Firması adı altında gerçekleştirmekte olduğunu, taleplerinin tüm dosya kapsamı ve bilirkişi incelemesi ile ispatlanmış olmasına karşın Mahkemece davanın kısmen reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin ve ... San. ve Tic. Şti.'nin tüm malvarlığının ... ... Paz. Tic. Ltd. Şti. firmasına aidiyetinin tespitine ve bu bağlamda muvazaa sebebi ile ... San. Tic. Ltd. Şti. firmasının “... Mah. No:... .../Denizli” ... San. ve Tic.Ltd. Şti. frmasının ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli adresinde kain menkulleri üzerinde Borçlar Kanunu ve İİK’nın ilgili maddeleri gereğince müvekkili banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tespit edilecek diğer malları yönünden Marka Sicil Müdürlüğüne, Trafik Tescil Müdürlüklerine, Tapu Sicil Müdürlüklerine, Bankalara müzekkereler yazılarak sahiplerinin ... ... Paz. Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğunun ve buna göre kayıtlarının düzeltilmesinin hüküm altına alınmasına, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde tapu ve/veya sicil kaydının tashihine gerek olmaksızın, Borçlar Kanunu ve İİK’nın ilgili maddeleri gereğince müvekkili bankaya menkul ve gayrimenkuller üzerinde cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; muvazaalı olarak kurulduğu iddia olunan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne aidiyetinin tespiti, davacı bankaya cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesi, davalı borçlu ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile diğer davalılar arasında fiili ve organik bağ bulunduğu iddiasıyla muvazaa, nam-ı müstear ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkeleri doğrultusunda genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'in tüm malvarlığının ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasına aidiyetinin tespiti talebinin reddine, muvazaa sebebi ile ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi firmasının “... Mah. No:... .../Denizli” ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli adresinde kain menkulleri üzerinde Borçlar Kanunu ve İİK’nın ilgili maddeleri gereğince davacı banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesi talebinin reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tespit edilecek diğer malları yönünden sahiplerinin ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğunun ve buna göre kayıtlarının düzeltilmesi talebinin reddine, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 500.000,00 TL’nin (fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla) davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Anayasa’nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının/hukuki dinlenilme hakkının ihlâlidir. Hakim, gerekçe sayesinde, verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz.
Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre; tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Gerekçenin somut dosya içeriği ile uyumlu olması gerekir.
Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; Yerel Mahkeme kararının gerekçeli olmadığı ve yukarıda anılan emredici nitelikteki Anayasa ve Yasa hükümlerine aykırı olduğu, Mahkemece hükmün gerekçesinde yalnızca 5 nolu hüküm fıkrasında yer alan "Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 500.000,00 TL’nin (Fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla) davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili" hükmü yönünden sorumluluğa dair gerekçeye yer verildiği, hüküm fıkrasında alacak hükmü yanında davacının diğer talepleri yönünden;
"1-Davacının davalılar ... ve ... Aleyhine açtığı davanın reddine,
2-Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tüm malvarlığının ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasına aidiyetinin tespiti talebinin reddine,
3-Muvazaa Sebebi ile ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi firmasının “... Mah. No:... .../Denizli” ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının ... Mah. ... Cad. No:... .../Denizli adresinde kain menkulleri üzerinde Borçlar Kanunu ve İİK’nun ilgili maddeleri gereğince davacı banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesi talebinin reddine,
4-Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tespit edilecek diğer malları yönünden sahiplerinin ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğunun ve buna göre kayıtlarının düzeltilmesi talebinin reddine," şeklinde hüküm kurulmasına rağmen hüküm fıkrasının bu bentlerine yönelik herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, hüküm fıkrasının 1,2,3 ve 4. bentlerine yönelik taraflar arasında çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılıp değerlendirilmediği, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmediği, kararın bu içeriği itibariyle HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğu ve gerekçesiz olduğu; yine Mahkemece hüküm fıkrasının 5 nolu bendinde hüküm altına alınan alacak yönünden yalnızca sorumluluk değerlendirmesi yapıldığı, hüküm fıkrasında veya hükmün gerekçesinde alacağın miktarı hakkında herhangi bir tespite yer verilmeksizin davacının fazlaya ilişkin talep hakkı da saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL’nin davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacının alacağının miktarı belirlenmediğinden fazlaya ilişkin saklı tutulan kısmın ne kadar olduğunun da belirli olmadığı, Mahkemece her eda davasının aynı zamanda tespit hükmünü de içerdiği gözetilerek alacağın miktarı belirlendikten sonra davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde belirsiz bir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün bu yönden de gerekçesiz ve infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılması gerekmektedir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle sair istinaf sebepleri incelenmeksiniz esastan kabulü ile, Mahkemece kazanılmış haklar da nazara alınmak suretiyle HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde dosya kapsamıyla uyumlu, denetime elverişli gerekçeyi içerecek şekilde karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/05/2026
...