(5271 S. K. m. 223, 279, 280) (5237 S. K. m. 58, 191, 280, 297) (5275 S. K. m. 108)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, 24/10/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,c ve aynı yasanın 303/1-a maddelerine göre; olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği ve başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadığı hallerde beraate ya da cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilerek hukuka aykırılığın giderilmesinin mümkün olduğu gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Yargılama sürecinin aşağıda belirtilen husus dışında kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanığın suçunun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın istinaf başvurusundaki diğer itirazlarının reddine ancak;
Sanığın UYAP Bilişim Sistemi kayıtlarının incelenmesinde sanık hakkında 29/05/2014 tarihli suçu sebebiyle Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli 2014/482 Sor. sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve sanığın 18/03/2017 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satına almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçu, daha önce Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen bu kararın ihlali niteliğinde olduğundan TCK'nın 191/5.maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca 18/03/2017 tarihli suçu için kovuşturma şartı bulunmaması sebebiyle CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Sanığın 13/12/2017 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçu hakkında ayrı soruşturma ve kovuşturma yapılarak TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan dava açılması koşulları oluştuğu, soruşturma mercilerince eksik ve gecikmeli işlem yapılmasının bu hukuki olguyu sanık lehine sonuç doğuracak nitelikte değiştirmeyeceği değerlendirilerek sanığın 13/12/2017 tarihli suçu hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Ayrıca, sanığın adli sicil kaydındaki Honaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/234 Esas sayılı ilamında sanığa "infaz kurumunda yasak eşya bulundurmak" suçundan TCK'nın 297/1 ve 62.maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 04/11/2008 tarihinde kesinleşmesi ve incelenen suç tarihi itibarıyla henüz infazı tamamlanmamış olması nedeniyle tekerrüre esas nitelikte olduğu gözetilmeden daha az ceza içeren ilamın tekerrüre esas alınması,
Yasa ve hukuka aykırı ise de bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(c) ve (d) maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan;
A-Hükme "1-Sanığın, 18/03/2017 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak" eyleminin, Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli 2014/482 Sor. sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali niteliğinde olması sebebiyle 18/03/2017 tarihli suça ilişkin kamu davasının, TCK'nın 191/5. ve CMK'nın 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/482 Sor. sayılı soruşturmasında TCK'nın 191/4.maddesi uyarınca gereğinin takdiri için bildirimde bulunulmasına" paragrafının YAZILMASINA,
B-Hükmün mahkûmiyete ilişkin ilk paragrafının "2-Sanığın 13/12/2017 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçu sabit görülmekle, suçun işlenişi, sanığın şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK'nın 191/1 maddesi gereğince 6545 sayılı yasa ile değişik maddesine istinaden takdiren2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" şeklinde değiştirilmesine,
C-Hüküm fıkrasının TCK'nın 58.maddesinin uygulandığı "Sanığın sabıkasına esas Denizli Kale Asliye Ceza Mahkemesinden 1 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası aldığı bu cezanın 20/11/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla sanığın cezasının TCK 58 maddesi gereğince MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, İnfazdan sonra denetim serbestlik tedbiri uygulanmasına," şeklindeki paragrafının hükümden ÇIKARILMASINA ve yerine "Honaz Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık hakkındaki 2007/234 Esas-2007/300 Karar sayılı ilamında sanığa infaz kurumunda yasak eşya bulundurmak suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 04/11/2008 tarihinde kesinleşmesi ve suç tarihi itibarıyla henüz infazının tamamlanmaması sebebiyle tekerrüre esas nitelikte olduğu anlaşılmakla sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK'nın 58/1-6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," şeklindeki paragrafının YAZILMASINA ve hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle HUKUKA AYKIRILIK DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/1. maddesi uyarınca tekerrür uygulaması sebebiyle infaza eklenecek süre yönünden CMK’nın 283.maddesi uyarınca sanığın adli sicil kaydındaki Denizli Kale Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/97 esas, 2014/163 karar sayılı ilamında belirtilen hapis cezasının dikkate alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri hususunun ihtarına temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususu bildirilmek suretiyle 02/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)