(2313 S. K. m. 23) (5237 S. K. m. 52, 53, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 286)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2018 tarih ve 2018/2433 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un 23/5-1.Fıkra, TCK 54 ve 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
SANIK A. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben bu konu ile ilgili daha önce ifade vermiştim, ayrıca yazılı beyan vermiştim. o beyanlarım geçerlidir, aynen tekrar ederim. Ben yaklaşık 2 yıldır Kumköy'de markette kasiyer olarak çalışıyorum. 12 numaralı evde ben kiracı olarak kalıyordum. Bir üst katta bulunan 16 numaralı dairede de alçı boya işleri vardı. Anahtar bende duruyordu daha sonra kiraya verilecekti. Ailevi sorunlar nedeniyle esrar maddesi kullanmaya başlamıştım. Kimseye bulaşmamak için internetten araştırma yaptım ve hint keneviri yetiştirmede kullanılan malzemeleri temin ettim. Kimseye uyuşturucu madde vermedim satmadım. Sadece kendim kullanmak için yetiştirdim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum. Hint kenevirlerinin 20 tanesi yaklaşık 50 Cm uzunluğundaydı 28 tanesi köklenmemiş suya bırakılmış fideydi. Bardakta duruyordu. İlk defa yaptığım için ne kadar çıkacağını bilmiyordum. 20 tane hint keneviri saksıda dikili haldeydi. 28 tane ise plastik bardaktaydı. Suyun içindeydi. Esrar maddelerini bahsetmiş olduğum 20 tane hint kenevirinden budayarak kurutma sonucu elde etmiştim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK A. K. DAİREMİZDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Bana okumuş olduğunuz kimlik bilgileri bana aittir. Önceki ifadelerim doğrudur. Olay tarihinde yangın çıkmıştı, hint kenevirlerini internetten bakarak ben ekip yetiştirdim, sadece kendim kullanacaktım, satmayacaktım, hiç satmadım, sadece kendim için yetiştirdim, bulunan esrarlar da kendi yetiştirdiğim kenevirlerden elde ettiğim esrarlardı, içmek için bulunduruyordum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI DAİREMİZDE YAPILAN İSTİNAF DURUŞMASINDAKİ ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE: 29/03/2018 tarihinde sanık A. K.’ın ikamet ettiği ve kiralama yolu ile oturduğu dairede yangın çıktığı, bu yangının sıçradığı ve sanığın tadilat yapacağı şeklinde yalan söyleyerek ev sahibinden anahtarını alarak kullandığı üst kattaki boş dairede yangın söndürülmeye çalışılırken, sanığın gizlice tertibat kurarak dişi hint keneviri yetiştirdiğinin görülmesi üzerine C. savcısından alınan emir gereğince yapılan aramada her iki dairede toplam 48 kök dişi hint keneviri ile evin çeşitli yerlerine konulmuş vaziyette sanığın dikili kenevirlerden budama yolu ile elde ettiği toplam 436 gr. kadar kenevir parçaları ele geçirildiği, bunların laboratuvarda incelenmesi sonucu 165,8 gr. esrar elde edilebileceğinin rapor edildiği, sanık hakkında hem uyuşturucu ticareti yapmak ve hem de ticari amaçla dişi hint keneviri ekmek suçundan dava açıldığı ve dava sonunda ilk derece mahkemesince sanığın dişi hint kenevirlerini ticari amaçla ektiği kabul edilerek 2313 sayılı kanunun 23. maddesinin 5. fıkrasının 1. cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, evde ele geçirilen esrar ile ilgili olarak çelişkiye düşülerek bu defa sanığın söz konusu esrarı ticari amaçla bulundurduğuna dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gerekçesiyle uyuşturucu ticareti suçundan beraatine karar verilmiş ise de, sanığın evinde ele geçirilen 48 kök dişi hint keneviri, şahsi esrar ihtiyacını karşılamaya yeteceği yerleşik Yargıtay kararları ile belirlenen 20 kökün iki katından daha fazla olması nedeniyle sanığın yetiştirdiği dişi hint kenevirlerinden elde ettiği esrarı da artık ticari amaçla elde ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğundan, hakkında dişi hint keneviri ekmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine, C. savcısının istinaf talebinin kabulü ve ilk derece mahkemesinin esrar ticareti suçundan beraatine dair kararının kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 52, 53 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetin 2018/718 sırasında kayıtlı uyuşturucular ile Antalya KPL’de mahfuz şahit numune uyuşturucuların TCK 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur demiştir.
DELİLLER:
Sanığın tevilli ikrar içerir savunması, uzmanlık raporu, kollukça tanzim edilen tutanaklar, adli sicil ve nüfus kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
TANIK M. D.'İN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN; "Ben Kumköy Jandarma Karakol Komutanlığında görev yaparım. Olaya ilişkin tutanak düzenlemiştik, tutanak içeriği doğrudur. Aynen tekrarlarım." demiş, dosyada mevcut tutanak içeriği okunarak sorulduğunda; "Doğrudur, tekrarlarım, biz olay yerine yangın ihbarı üzerine gitmiştik. Gittiğimizde yangın yoğun bir şekilde devam ediyordu. İtfaiye ve sağlık ekipleri oradaydı. Biz sadece çevre güvenliğini almıştık. İtfaiye ekipleri bizim içeriye girmemize izin vermedi. Daha sonra itfaiye ekiplerinden birisi evin içerisinde yoğun bir koku olduğunu söyledi, ben de bu kokunun esrar kokusu olduğu kanaatine vardım. Ev sahibi şahsı gözaltına aldık. Sonrasında takviye ekipler geldi. Şahsa başka kullandığı daire olup olmadığını sorduk. Bir üst daireyi de kullandığını söyledi. Daha sonra bu iki daire için arama kararı aldık. Yaptığımız aramada esrar maddelerini ve bunları yetiştirmek için kullanılan düzenekleri bulmuştuk. Ayrıca bunları yetiştirmek için gübre de bulmuştuk" şeklindeki beyanı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Olay tarihinde Kumköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerinin Ilıca mahallesi 28 sokak No;2 D:2 Manavgat/Antalya adresinde yangın olduğu yönündeki ihbarla ilgili olarak olay mahalline gittikleri, yangının sürdürülmesine müteakip can kaybı ya da zarar ziyan olup olmadığının tespiti için daireye girdiklerinde saksıda kenevir bitkisi yetiştirdiğini gördükleri, evde ikamet eden A. K. isimli şahsa başka bir yerde kenevir ekip etmediğini sordukları, A. K.'ın bir üst dairede de kenevir bitkisi olduğunu beyan etmesi üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığından alınan 30/04/2018 tarihli yazılı arama ve el koyma kararı doğrultusunda A. K.'ın ikamet ettiği dairede arama yaptıkları, dairenin salon bölümünde dolap içerisinde beze sarılmış şekilde daralı 120 gram, mutfak bölümünde tepsi üzerinde 71 gram ağırlığında sonradan alınan uzmanlık raporuna göre esrar maddesi olduğu anlaşılan uyuşturucu maddelerin, mutfak bölümünde ışıklandırma ısı ve havalandırma sistemi kurularak saksıda yetiştirilen boyları 50 cm civarında olan 20 adet kenevir bitkisi, salonda bulunan dolap içerisinde yapılan kontrolde ise yine ışık ve ısı sistemi kurularak saksıda yetiştirilen çeşitli boylarda 27 adet kenevir bitkisinin, üst kattaki dairede yapılan aramada ise koridor bölümünde bulunan dolabın çekmecesinde plastik şişe içerisinde sonradan alınan uzmanlık raporuna göre esrar maddesi olduğu anlaşılan daralı 226 gram, aynı çekmece içerisinde kağıda sarılı şekilde daralı 19 gram olmak üzere uyuşturucu madde ele geçirildiği, aynı evin salon kısmında saksıda bir adet kenevir bitkisinin dikili olduğunun görüldüğü, sanığın kollukta kenevir bitkilerini kullanma amaçlı ektiğini, ele geçirilen esrar maddesinin kendisine ait olduğunu, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu anlattığı, benzer savunmayı Cumhuriyet Savcılığında, Sorgu Hakimliğinde ve ilk derece mahkemesindeki yargılamada tekrar ettiği, alınan uzmanlık raporuna göre dikili şekilde ele geçirilen bitkilerin hint keneviri bitkisi olduğunun, ele geçirilen diğer yeşil renkli bitki parçalarının ise esrar elde etmesine elverişli hint keneviri parçaları olduğunun toplam olarak 165,8 gram esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği, yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, izinsiz hint keneviri ekme suçundan ise cezalandırılmasına karar verildiği, verilen beraat kararına karşı Cumhuriyet Savcısının sanık aleyhine, mahkumiyet kararına karşı da sanık müdafinin istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmaktadır.
2313 Sayılı Yasaya Muhalefet Etme suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu sanığın ikrarı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin suçun sübutuna ve ekili kenevir bitkisi sayısına göre hukuki nitelendirmeye yönelik takdir ve değerlendirmesinin yerinde olduğu, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının kesin verilerek dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ancak sanığın kişisel kullanım amacı dışında hint keneviri bitkisi ekildiği kabul edilmesine ve ele geçirilen kubar esrar maddesinin ekilen bitkilerden elde edildiği kabul edilmesine rağmen suç vasfının tayini yönünde çelişkiye düşülerek sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunun sübut bulmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir. Hint kenevir bitkisini kişisel kullanım amacı dışında eken sanığın bundan elde ettiği esrar maddesini kullanma amaçlı bulundurduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Sanığın ikrarı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti suçundan kurduğu beraat hükmünün ortadan kaldırılarak suçun işleniş şekli, suça konu madde miktarı ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre takdiren TCK'nın 188/3 maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan tayini ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- Sanık A. K. hakkında “2313 Sayılı Kanuna Muhalefet Etme” suçu yönünden;
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanığın suçunun sabit olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-Açıklamadan itibaren 15 gün içerisinde gerekçesi tutanağa geçirilip dosya konulmak üzere:
Türk Milleti Adına;
1-Sanık A. K. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen beraat kararı için yapılan inceleme ve yargılama sonucunda;
Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması sebebiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi yasa ve hukuka aykırı olduğundan Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf başvurusu yerinde görülerek; Manavgat 2. Ağır Ceza mahkemesince sanık hakkında verilen 16/10/2018 tarih ve 2018/179 Esas 2018/265 Karar sayılı kararın CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanığın, sabit olan uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3. maddesi gereği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak takdiren 10 yıl hapis ve 1.000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından adli para cezasının her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 16.660 TL adli para cezasına çevrilmesine ve sanığın sonuç olarak 8 YIL 4 AY HAPİS VE 16.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile takdiren 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Hükmolunan ceza miktarına göre sanığın kaçma şüphesinin mevcudiyeti göz önüne alınarak sanığın 5271 sayılı CMK 'nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA,
Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince yapılan 1 posta gideri 8,05 TL, 1 e-tebligat gideri 4,5 TL, 3 davetiye gideri 44 TL ve dairemizce yapılan 1 davetiye 19, 2 adet e-tebligat gideri olan 11 TL olmak üzere toplam 86,55 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Sanık A. K. hakkında “2313 Sayılı Kanuna Muhalefet Etme” suçu yönünden verilen karar açısından CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere
Sanık A. K. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen karar açısından, kararın tefhiminden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri hususunun ihtarına temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, segbis sistemi yoluyla duruşmaya katılımları sağlanan sanık A. K. müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı C. K.'nun (30606) huzuru ile oy birliği ile 24/06/2020 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)