ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/03/2021
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/10/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalılar ... A.Ş vekili ve diğer davalılar ... ile ... Tic.A.Ş vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay tarihinde davalı ... ... Tic. A.Ş'nin işleteni, davalı ...'nun sürücüsü ve davalı ... Sgortanın sigortalısı olduğu ... plakalı araçla yaya olan davacıya çarparak kaza yapması neticesinde davacının yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000-TL maddi ve 2.000- TL manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç) yasal faizi ile birlikte davalı işleten, sürücü ve davalı aracının Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortacısı davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacı yayanın kusurlu olduğunu, davalı sürücü tarafından kazanın meydana geldiği PAÜ kalp merkezi kavşağında yolda yürüyen ya da koşturan bir yayanın bu araçların arasında fark edilemeyeceğini haksız davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, ayrıca SGK'ya yapılan 28.01.2011 tarihindeki 766 TL ödemenin hesaplamada düşürülmesini, kusur oranında poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarını ve haksız davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Trafik bilirkişi raporu, tazminat bilirkişi raporu, PAÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; meydana gelen kazada davacı yaya ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... %20 oranında kusurlu olduğu alınan trafik kusur raporu ile anlaşılmış, bu nedenle bilirkişi raporu ile tespit edilen maddi zararlardan kusur oranı nispetinde davalılar sorumlu tutulmuş, tarafların kusur oranları, meydana gelen zararın niteliği, davacının kusur oranı davalıdan yüksek olsa dahi, davacının maluliyet oranının %17 olması, davalının ifade tutanağında yerlerin ıslak olduğunu belirtmesi ve aracın kayması ile özen eklikliği bulunduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve yukarıda açıklanan diğer unsurlar da göz önüne alınmak suretiyle davanın kabulü ile maddi tazminat yönünden 1.115,41 TL geçici maluliyet tazminatı, 19.242,90 TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 20.358,31 TL 'nin davalı ... yönünden poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 26/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 01/10/2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak, manevi tazminat yönünden ise 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 01/10/2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza sonrası olay yerine gelen Denizli Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında müvekkilin tali kusurlu olduğunu, buna karşın davacının asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, ancak kaza tutanağında tespit edilen hususlar, olay yeri tanıklarının ve hatta kazaya karışan davacının ifadesinin incelenmesinde davalının kusursuz olduğunun tespit edileceğini, davacının yola koşarak fırladığını, kaza anında davalının hızının da kanuni limitlerin çok altında olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporunda davalı ...'ın %80, davacının %20 kusurlu olduğu, davacının meslekte kazanma kaybının %17 olduğu ve 9 ay iyileşme süresinin olduğunu, bilirkişi raporunda %17 oranında çalışma gücünde kayıp tespitinin yerinde olmadığını, iyileşme süresinin de 9 ay olarak belirlenmesinin gerektiğinden uzun olduğunu, davalı ...'ın %80 kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bu oran üzerinden tazminat hesaplanmasının yerinde olmadığını, SGK tarafından yapılan 766,00 TL ödemenin hesaplanan tazminattan düşürülmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigortası genel şartları A.5.B maddesi gereği sağlık gideri kapsamında olduğu ve sağlık gideri teminatının ise SGK sorumluluğunda bulunduğunu, Anayasa Mad.135/5 "iptal kararları geriye yürümez" hükmü gereğince 09/10/2020 tarihli Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki uyuşmazlıklarda kanunun iptal edilmemiş şeklinin uygulanması gerektiğini, PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamanın gerçek zararı tespit etmede yeterli olmadığını, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu ile yapılan aktüeryal hesaplamanın hatalı yapıldığını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve hukukun ilkeleri gözetilmeksizin eksik incelemeyle verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, kararın bilirkişi raporlarına göre verildiğini, hatalı olmadığını, aksine kazanın oluşumunda davacının yaya geçidi olduğundan bahisle kusurlu olduğu iddiasının dayanağının olmadığını, kaza tarihinde olay yerinde yaya geçidi olmadığını, yapılan ödemeyle ilgili (766,00 TL) mahkeme tarafından davalı tarafa süre verilmişse de, bu belgenin davalı ... şirketince davacıya yapılan bir ödemeyi belgelemediği ve alıcısının Pamukkale Ünv.Hastanesi olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı trafik kazası sonucu yaralanmasından dolayı maddi ve manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-) Somut olayda, kaza tespit tutanağı ile; karşıdan karşıya yaya olarak geçen davacının yayageçidi olmayan yerden dikkatsiz şekilde geçmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, hızını yola göre ayarlamayan davalı araç sürücüsünün de tali kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunun da aynı yönde olduğu ve davacıya % 80, davalıya % 20 oranında kusur yüklendiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince, olayın oluş şekline ve kaza tespit tutanağına uygun olan trafik bilirkişisi kusur raporundaki kusur oranlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması isabetli olup, aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekir.
2-) Somut dosyada, Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli maluliyetinin %17 olduğu, 9 ay süreyle geçici iş göremezliğinin bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bu maluliyet raporunun dosya içerisindeki hastane evraklarıyla uyumlu olması, raporların ayrıntılı ve gerekçeli olarak ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmiş olması nedeniyle bu raporun hükme esas alınmasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-) Davalı ... şirketinin istinaf dilekçesindeki talebinin aksine, davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluğu mevcut olduğundan bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekir.
4-) Davalı ... şirketinin istinaf talebinde, aktüer hesabı yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönünde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de, TRH 2010 yaşam tablosundaki yaşam sürelerinin, hükme esas alınan PMF 1931 yaşam tablosuna oranla daha yüksek yaşam süreleri içermesi nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosundaki yaşam sürelerinin uygulanmasının davalının aleyhine sonuç doğuracağı, davacının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yönünde bir istinaf talebinin bulunmadığı da dikkate alındığında, davalının aleyhine olan bu hususla ilgili yapmış olduğu istinaf talebinde hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle bu istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
5-) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. Sigorta şirketinin taraf olduğu davada ise de, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bu temerrüt tarihinin de sigorta şirketine davadan önce başvuru yapılmış olması halinde bu başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından başlatılması, başvuru yapılmamış olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Her durumda, ıslahla dava değerinin artırılması halinde faiz başlangıç tarihi değişmeyecek, yani başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır.
Somut dosyada, sigorta şirketi hakkında hükmolunan tazminat miktarının tamamına dava tarihinden faiz uygulanması yoluna gidilmiş olup, bu durumda ilk derece mahkemesi faiz başlangıç tarihine ilişkin kararında her hangi bir isabetsizlik yoktur.
6-) Mahkemece davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak geçici ve sürekli iş göremezlik talepleri yönünden hüküm kurulmuştur. Davalı ... tarafından davacı için yapıldığı iddia olunan 766,00 TL ödemenin ise, davacının tedavi giderleri için yapıldığı davalının beyanlardan anlaşılmıştır. O halde davalı ... tarafından yapıldığı iddia olunan bu ödeme, hükmolunan geçici ve sürekli maluliyet tazminatına ilişkin olmadığından bu ödemenin belirlenen geçici ve sürekli maluliyet tazminatından mahsubu mümkün değildir. Bu nedenle bir kısım davalılar vekilinin mahsuba ilişkin istinaf talebinin de reddi gerekir.
7-)Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. Vekili ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı ... vekili ile diğer davalılar ... ve ... A.Ş vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı ... vekili tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 347,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.043,70 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3- Davalılar ... ve ... A.Ş vekili tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile (347,67+34,16) 381,83 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.009,83 TL istinaf karar harcının bu davalılardan alınarak Hazineye verilmesine,
4-Yapılan istinaf giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
5-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 30/09/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...