T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2021
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sürücüsü, davalı ...'ın kayıtlı maliki ve davalı ...'nin trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu... plaka sayılı otomobil ile davacı müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...ün sürücüsü olduğu ...plaka sayılı otomobil arasında 30/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı müvekkilinin yaralandığı, trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 03/07/2017 tarihinde 44.847,00 TL ödemede bulunuldu ise de, bu ödemenin zararı karşılamadığından bahisle maddi tazminat davası belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada, tespit edilecek geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı ile efor kaybı tazminatın davalılar ... ve ...yönünden 30/07/2017 kaza tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 12/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ...yönünden 30/07/2017 kaza tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden 12/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 02/05/2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile 5.616,24 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 168.533,95 TL sürekli iş görmezlik tazminatı talep etmiş, hükmedilecek gerek maddi ve gerek manevi tazminatlara avans faizi uygulanmasını istemiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigortanın ödeme yapmakla sorumluluğunun kalmadığı, poliçe limiti ve kapsamı ile sorumlu olduğu, geçici iş görmezlik zararının poliçe kapması dahilinde bulunmadığı, maluliyetin ve zararın usulünce belirlenmesi gerektiği, manevi tazminatın fahiş talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalılar... ve ...davaya cevap vermemişler, davalı...vekili yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosya kayıtları, davacının tedavisine esas tıbbi belgeler, kusur raporu, maluliyet raporları, tazminat bilirkişisi raporları, sosyal ve ekonomik araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan aldırılan 30/07/2018 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği ve %34 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği, yine aynı yerden alınan 02/03/2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği ve %23 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği, tazminat bilirkişinin 26/04/2019 tarihli raporunda 4 ay geçici iş gücü kaybına ve %34 oranında beden gücü kaybına uğrayan davacının geçici tam işgörmezlik zararının 5.616,24 TL, sürekli kısmi işgöremezlik zararının 168.533,95 TL, 16/11/2020 tarihli ek raporunda; 4 ay geçici iş gücü kaybına ve %34 oranında beden gücü kaybına uğrayan davacının geçici tam işgörmezlik zararının 5.616,24 TL, sürekli kısmi işgöremezlik zararının 257.240,74 TL olduğunun hesaplandığı, davacı tarafın 02/05/2019 tarihli dilekçesiyle 5.616,24 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 168.533,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği gerekçesiyle, maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.616,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 168.533,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 174.150,19 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... yönünden olay tarihi olan 30/03/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaralanma derecesi ve tedavi süreci dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın oluşan manevi zararı karşılamadığı, diğer yandan manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı taraf lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin tarifeye aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata yönelen bölümünün kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalılar istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalılar istinafa cevap vermemişlerdir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıların sürücüsü, işleteni, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı yaralanmış, davacı yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı manevi tazminat miktarı ile davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı .... vekili 01/03/2021 tarihli dilekçesi ile karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuş ise de, bakiye istinaf harçlarının süresinden sonra yatırılması nedeniyle 14/07/2021 tarihli ek karar ile davalı ....Ş.'nin istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığından, Dairemizce istinaf incelemesi davacının istinaf talebi ile sınırlı tutulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2020 gün ve..y.esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'ın bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçundan TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62. maddeleri gereğince 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 15/01/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile hükmün vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik bölümü düzeltilmiş ve sair istinaf itirazları reddedilmiş olup, istinaf kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu için ceza mahkemesi hükmü henüz kesinleşmemiştir.
1-Davacı Denizli 2. Noterliğinin 11/06/2018 gün ve ... yevmiye numaralı alacağın devri başlıklı belge ile...A.Ş.'den hak edeceği alacağından 50.000,00 TL kısmını ... isimli kişiye temlik etmiştir. ... Ankara 63. Noterliğinin 09/05/2019 gün ve 14770 sayılı alacağın devri başlıklı belge ile lehine olan temlikten vazgeçmiş ve davalı sigorta şirketinden olan 50.000,00 TL alacağını davacıya geri temlik etmiştir.
Davacı daha sonra Denizli 2. Noterliğinin 13/06/2019 gün ve ... yevmiye numaralı alacağın devri başlıklı belge ile...A.Ş.'den hak edeceği alacağından 50.000,00 TL kısmını ...isimli kişiye temlik etmiştir. 29/11/2019 tarihli duruşmada gerek davacı ve gerek vekili ...'e yapılan bu temlik işlemini doğrulamıştır.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Dosya kapsamından, alacağın temliki sözleşmesiyle davalı ...'den dava konusu alacağın 50.000,00 TL'lik kısmının davacı tarafından dava dışı ... isimli kişiye devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ek 6. maddesi gereğince sigorta alacağını temlik yasağını getiren yasal düzenlemenin yapıldığı tarihten önce (13/06/2019 tarihinde) yapılmış olması da gözetilerek, yukarıdaki açıklamalar ışığında temlik konusu miktar yönünden, dava dışı...isimli kişinin davadan haberdar edilerek, 50.000,00 TL tazminat alacağı yönünden davayı takip etmesi halinde 50.000,00 TL maddi tazminat yönüyle bu kişi lehine, bakiye kısım için davacı lehine tazminat kararı verilmesi, bu kişi tarafından dava takip edilmezse, talep edilen 50.000,00 TL maddi tazminat yönüyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usuldan reddine, bakiye maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde temlik dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş ve HMK'nın 355. maddesinde yazılı kamu düzenine aykırılık gereği bu eksiklik Dairemizce resen dikkate alınmıştır.
2-Olay tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe limiti kişi başı sağlık giderleri yönünden 330.000,00 TL, sakatlık ve vefat giderleri yönünden 330.000,00 TL ile sınırlıdır. İlk derece mahkemesince 5.616,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 168.533,95 TL maluliyet tazminatına hükmedilmiş olup, geçici iş görmezlik tazminatı sağlık ve tedavi gideri poliçe limitini doldurmadığı gibi, 168.533,95 TL maluliyet tazminatı ile davadan önce ödenen 44.847,00 TL maluliyet tazminatı toplamı ise sakatlık poliçe limitini doldurmamaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından davalı ...'a ait araç ayrıca kaza tarihini kapsar şekilde bireysel genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Bu poliçe ile ihtiyari mali mesuliyet sigortası klozuyla maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın üçüncü kişilere verilen zararlar 100.000,00 TL limit ile sigortalanmıştır. Dava dosyası içerisinde bulunan davalı sigorta şirketinin 15/06/2020 tarihli yazısı itibariyle ihtiyari mali mesuliyet klozu bakımından herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle manevi tazminat için davalı sigorta şirketine de husumet yöneltmesine rağmen, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu tutulmamış, sorumlu tutulmamanın gerekçesi yazılmamış, bu davalı yönüyle manevi tazminat istemi de reddedilmemiştir. Ancak davacı vekilinin istinaf dilekçesi incelendiğinde davalı sigorta şirketinin manevi tazminat sorumluluğuna yönelen bir istinaf nedeninin olmadığı görülmektedir. Eksik verilen karar kamu düzenini ilgilendirmediğinden Dairemizce kararın kaldırılması nedeni sayılmamış ve eleştirilmekle yetinilmiştir.
3-Dava dilekçesiyle 50.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince manevi tazminat davası kısmen kabul edilerek 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle davalı ...lehine 4.080,00 TL, davalı ..lehine 4.080,00 TL olacak şekilde iki ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
İlk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin 3/2 maddesine göre; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur."
Somut olayda davalı ... haksız fiil faili, davalı ...2918 Sayılı Yasanın 85. maddesi gereği araç işleteni olarak doğan zararlardan müteselsil sorumlu olduklarından, her iki davalı yönüyle manevi tazminatın ret sebebi de ortak olması nedeni ile her iki davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı sayısında vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki, dava dosyası içerisinde ... velisinin adı geçen bu davalı lehine verdiği bir vekaletnameye de rastlanamamıştır. Karar başlığında bu davalının velisi yerine vekiline yer verilmesi hatalı olmuştur.
4-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
İlk derece mahkemesince trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu karara karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığından, kusur durumu davacı lehine usuli kazanılmış hak haline gelmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 02/03/2020 tarihli raporunda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği ve %23 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı mütalaa edilmiştir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız fiilin birden fazla kemik kırığı ile sonuçlanması, davacının çektiği acı ve ıztırap, tedavi sürecine katlanmak zorunda kalması, davalı tarafın tam kusuru, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı için hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminat miktarı dosya kapsamına göre azdır. Belirtilen nedenler ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı için daha üst düzeyde bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi de dikkate alındığında 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı, 05/02/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi de dikkate alındığında 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacının peşin ödediği 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 342,00 TL istinaf karar harcının iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.Süleyman KANDİŞ
...