T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/12/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/09/2016 tarihinde, davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ... yönetimindeki tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasıda davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığı, ameliyat geçirdiği, halen tedavi sürecinin sürdüğü ve tam olarak iyileşemediği, daimi iş göremezliğe maruz kaldığı, kazazede ... nın diğer davacılar ... ve ... nın çocukları olduğu, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkımız saklı tutulmak kaydıyla geçici ve daimi iş göremezlik zararı ile tedavi masrafları için 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yine bedensel zararı nedeniyle duyduğu acı ve ıstıraba karşılık davacı ... için 25.000,00 TL, oğullarının uğradığı ağır cismani zarar nedeniyle duydukları üzüntüye karşılık ebeveyn davacılar ... ve ... nın her biri için 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 31/01/2021 günlü dilekçesinde davacı ... için 1.000,00 TL olarak talep olunan maddi tazminatın 200,00 TL'sinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin, 300,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle ve 500,00 TL tutarındaki kısmının ise tedavi giderleri için istenildiğini açıklamış, 16/06/2021 tarihli dilekçede ise kazayla illiyetli sarf edilen tedavi gideri toplamının 7.186,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili 04/11/2021 günlü dilekçesinde ise geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi gideri kapsamında talep olunan tazminat tutarları toplamını 122.433,57 TL'ye yükselmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava ikamesinden evvel müvekkili şirkete yapılan başvuru sırasında tazminat hesaplamasına esas olan bilgi ve belgelerin eksiksiz sunulmadığı ve dava öncesi sigorta şirketine müracaat koşulunun usulünce yerine getirilmediği, kazaya karışan .... plaka sayılı aracın şirketleri nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, geçici iş göremezlik zararı bakımından sigorta poliçesi ve genel şartları uyarınca bir sorumluluklarının da bulunmadığı, motosiklet sürücüsü davacının kask kullanmadığından müterafik kusur durumunun söz konusu olduğu ve lazım gelen oranda tenzilat yapılması gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı, olayın da haksız fiilden kaynaklandığı, müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; hadisenin vukunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı, maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığı, davacı ...'nın kazanın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu bulunduğu, bu halde kusurlu sürücünün kendi yaralanması sonucu uğradığı zararı tazmin etmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Denizi 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 gün ve ... esas, .... sayılı karar örneği, Çal Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/07/2018 gün ve ... esas, ... sayılı vesayet kararı, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu trafik kazasına ilişkin adli trafik bilirkişisinden temin edilen kusur raporuna göre davalı sürücüye KTK 84. maddede uyarınca manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kural ihlalinden dolayı, motosiklet sürücüsü olan davacıya ise KTK 52/1-b maddesinde belirtilen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" ve aynı Yasanın 78/1-b maddesi gereği "motosikletlerde sürücülerin, koruma başlığı ve gözlüğü kullanmaması" kullarını ihlal etmesinden dolayı kusuru yüklendiği, ancak herhangi bir kusur oranı belirtilmediği, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı heyetince Özürlülük Ölçütü Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporda trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının %8 oranında daimi ve 4 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunun belirtildiği, tazminat bilirkişisi raporunda, %8 oranındaki daimi maluliyet durumu ile 4 aylık geçici iş göremezlik süresine, PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine ve asgari ücret düzeyindeki gelire göre davacı için 4.728,48 TL geçici ve 127.998,25 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, itiraz üzerine hazırlanan ek raporda bilirkişi, bu kez kök rapordaki verilerden farklı olarak davacının TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi ve teknik faizsiz prograsif rant yöntemini kullanmak suretiyle yaptığı hesaplamada geçici iş göremezlik zarar miktarında değişikliğe gitmediği ve sürekli iş göremezlik zararını ise 151.330,28 TL olarak saptadığı, davacı tarafın bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini artırdığı, ancak sonrasında maddi tazminat yönünden davalı ... şirketiyle sulh olunduğunun belirtildiği, bu halde maddi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığı, manevi tazminat bakımından ise olayın meydana geliş şekli, davalı yanın asli kusur durumu, davacının uğradığı bedensel zararın niteliği ve kazazede davacıda sürekli maluliyet oluşması, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere ve yakının uğradığı cismani zararının boyutuna göre ebeveyn davacılar ... ve ... nın manevi tazminat istemlerinin kısmen haklı olduğu, öte yandan davacı ...'nın tescilsiz motosiklet kullanması, sürücü belgesinin bulunmaması ve kusur oranları gözetildiğinde kazazede davacı ... yönünden manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının sulh olunmakla karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden, davacılar ... ve ... nin her biri için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiline, ebeveyn davacıların fazlaya dair manevi tazminat istemi ile davacı ...'nın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; olaya ilişkin yürütülen ceza dava dosyasında davacı sürücü ... nın tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı sürücünün ise asli kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği ve bu trafik kazası sonucu müvekkilinin daimi malul kalacak derecede yaralandığı halde sanki olayda tüm kusurun davacı ...'ya yüklenmiş gibi manevi tazminatın tümden reddedilmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, diğer davacılar ... ve ... yönünden ise kaza sonrası oğulları ... nın tedavi sürecini yakından takip ettiklerini, bakım ve gözetimini yaptıklarını, çocuklarının eski sağlığına kavuşturmak maksadıyla masraf yaptıklarını, evladın sürekli malul kalmasından dolayı da manen üzüntü duyduklarını, tüm bu olgular karşısında ebeveyn davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat tutarların davacıları tatminden uzak olduğunu, makul miktarda talep olunan manevi tazminatların aynen hüküm altına alınması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunda müvekkili sürücüye asli kusur izafe edildiğini, oysa davalı sürücünün kendi şeridinde azami hız sınırları içerisinde seyretmekteyken kasksız, ehliyetsiz ve aşırı hızlı ilerleyen davacı yönetimindeki motosikletle çarpışması hadisesinde tüm kusurun davacıya ait olduğunu, davacı ... ve ... için takdir olunan manevi tazminat tutarının davacıların zenginleşmesine ve müvekkilinin ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verecek düzeyde fahiş belirlendiğini, ayrıca yakının uğradığı cismani zarardan dolayı manevi tazminat talep edilebilmesi durumunun ancak yüksek maluliyet ve uzuv kaybı olması halinde mümkün olduğunu, somut hadisede kazazede davacının uzuv kaybı yaşamadığı ve maluliyetin alt düzeyde kaldığı gözetildiğinde yakının uğradığı ağır bedensel zarara dayalı manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, ebeveyn davacıların manevi tazminata müstahak olmadığını, her ne kadar maddi tazminatla ilgili davacı ile davalı ... sulh olmuş ise de müvekkili aleyhine maddi tazminat yöneltilmesinden dolayı maddi tazminat için müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ... yönetimindeki motosiklet ile davalı ... idaresindeki vasıta arasında meydana gelen trafik kazası sonucu motosiklet sürücüsü olan davacı ... yaralanmıştır. Davalı .... davalı sürücünün kullandığı aracın trafik sigortacısıdır. Kazazede davacı ..., diğer davacılar ... ve ... nin çocuklarıdır. Davacılar, bu kaza neticesinde yaralanan davacı ...'nın iş göremezliği ve tedavi gideri zararına karşılık maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan, yine bedensel zarardan dolayı kazazede davacının duyduğu acı ve ıstıraba ve maluliyetin verdiği ruhsal bunalıma karşılık davacı ... için ve yine yakının uğradığı ağır cismani zarardan dolayı duyulan üzüntüye karşılık ise davacı ... ve ... lehine manevi tazminat adı altında bir miktar paranın haksız fiil faili olan davalı sürücüden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminatın sulh nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminatın ise davacılar ... ve ... ın manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olayla ilişkin olarak Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 gün ve .... esas, ....sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk olan davacı ...'nın uyuşmazlığa konu trafik kazasıyla aynı anda vuku bulan kazada vefat eden ... a karşı işlediği takdirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de maktulün ölümünde davacı ...'nın kusurlu davranışının tespit edilmediği ve bu yönde inandırıcı ve cezalandırmaya yeter kesin delile ulaşılamadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca davacı sanığın beraatına; davalı ...'ın dava dışı ...a karşı işlediği taksirle ölüme ve yine davacı ...'ya karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK'nun 85/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Beraat ve mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 22/12/2017 gün, .... esas ve ... sayılı kararında, davalı sanık ... yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen istinaf istemlerinin esastan reddine, diğer yandan yetişkin kişilerle çocukların birlikte suç işlediği durumlarda kovuşturmanın ayrı yürütülmesi, lüzum görüldüğü durumda ise genel mahkemede verilen kararın sonucunun beklenmesi, davaların birlikte görülmesinin elzem olması halinde ise davaların birleştirilmesi gerektiği halde suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen sanık ...'ın yetişkin biriyle aynı davada yargılanmasının ve görevsiz mahkemede karar hakkında karar verilmiş olmasının kanunun emredici düzenlemelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacı ... hakkında kurulan hükmün CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında verilen görevsizlik kararı üzerine Denizli Çocuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında verilen karar ile maktulün ölümünde davacı ...'nın kusurlu davranışının tespit edilmediği ve bu yönde inandırıcı ve cezalandırmaya yeter kesin delile ulaşılamadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca davacı sanığın beraatına karar verilmiş, bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
1-)Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu ve somut dosyada alınan trafik bilirkişisinin kusur raporunda, davalı sürücünün hatalı manevra yaparak kazaya sebep olduğu olayda asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise yolun gereklerine uygun hızda hareket etmeyerek etkin fren yapamamasından dolayı tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup; bu haliyle, somut dosyada alınan kusur raporunun, ceza dosyasında alınan ATK kusur raporu, kaza tespit tutanağı olayın oluş şekli ve diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle, somut dosyada alınan kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş ve davalı ... vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56/2. maddesi hükmüne göre; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Somut dosyada, davalı ... vekili tarafından davacının anne ve babasına manevi tazminat takdir edilmesinin yerinde olmadığı yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de; davacı ...'nın %8 oranında sürekli maluliyetinin mevcut olması karşısında davacı ...'da ağır bedensel zarar bedensel zarar oluştuğunun aşikar olduğu ve bu nedenle davacı anne ve babanın bu olaydan manevi olarak etkilenmelerinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun 56/2. maddesi hükmüne göre manevi tazminat takdiri gerektiği kanaatiyle, davalı ... vekilinin davacılar ... ve ... ye manevi tazminat takdirine yönelen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
3-)İlk derece mahkemesinin tahkikat yargılaması aşamasında sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle, davacı vekili maddi tazminat davası yönünden sulh olduklarını bildirmiş ve mahkemece maddi tazminat davasının sulh nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu karara yönelik her hangi bir istinaf sebebi ileri sürülmemiştir. Bu durumda, davacı vekilinin sulhe ilişkin beyanı, davacının maddi zararının karşılanması sonrasında yapıldığı ve hakkın özünden vazgeçme niteliğinde olmadığı için kusuru ile zarara sebebiyet veren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecektir. O halde, davalı ... vekilinin maddi tazminat yönünden taraflarına vekalet ücreti takdiri gerektiğine yönelen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Buna karşın;
4-)Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1 maddesi gereğince; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı yasanın 56/1 maddesi gereğince; hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Aynı yasanın 51/1 maddesi gereğince; Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Aynı yasanın 52. maddesi ise; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." şeklindedir.
Diğer yandan TBK'nın 74. maddesi; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmünü ihtiva etmektedir.
Somut dosyada, trafik kazası sonucu davacı ...'nın yaralanmasına ilişkin olarak yapılan ceza yargılaması sonucu davalı sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilip, davacının yaralanmasına ve dava dışı bir kişinin ölümüne sebep olmaktan hakkında hapis cezası uygulanmıştır. Somut dosyada alınan bilirkişi raporunda da davacının yaralanmasına ilişkin olayda, davalının asli, davacının tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Somut olayda davacı ... trafik kazası sonucu yaralanmış olup, zarara sebebiyet veren karşı tarafın kusurlu olması halinde uğradığı zararın tahsilini talep edebilecektir. Kusur oranının azlığı tazminat miktarının belirlenmesinde etken olup, ilk derece mahkemesince TBK'nın 52. maddesi yanlış yorumlanarak ve davacının ehliyetsiz olması ve tescilsiz motosikletle kazaya karışmasından dolayı manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı şeklindeki yukarıda gösterilen yasa maddeleriyle uyumlu olmayan gerekçe ile davacı ...'nın manevi tazminat davasının tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı düşmüştür. Öte yandan kaza nedeniyle yaralanan davacı ...'ya manevi tazminat takdir edilmezken, aynı olay nedeniyle davacı anne ve baba yararına manevi tazminat takdir edilmek suretiyle de gerekçede çelişkiye düşülmüştür. Bu nedenle, davacı ...'nın lehine manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğine yönelen istinaf talebinin kabul gerekir.
5-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanmasının derecesi ve niteliği (%8 sürekli, 4 ay geçici maluliyet), olayda davalının asli, davacının tali kusurlu olması, satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminat davacının manevi zararlarını karşılayacak miktarda olacaktır.
Bunun yanında, davacı ... için hükmedilen 5.000,00 TL, davacı ... için hükmedilen 5.000,00 manevi tazminat miktarı dosya kapsamına göre azdır. Belirtilen nedenler ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, bu davacıların davasının kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için ayrı ayrı verilecek 10.000,00'er TL manevi tazminat, bu davacıların manevi zararlarını karşılayacak miktarda olacaktır.
Tüm bu sebeplerle, davacıların manevi tazminat miktarına yönelen istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ... ve ...için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle Dairemizce yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
6-)İlk derece mahkemesince manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden, davalı ...'nin vekili olmadığı gerekçesiyle davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmediği görülmüştür. Oysa ki, davalı vekili tarafından somut davanın tahkikatı aşamasında 15/04/2021 tarihinde davalının vekaletnamesinin dosya arasına sunulduğu ve yargılama sırasında vekilin duruşmaya da katıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı ...'nin yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek, bu davalı lehine reddedilen manevi tazminat davası yönünden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince manevi tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmeksizin hüküm tesisi hatalı olup, davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine yönelen istinaf talebinin kabulü gerekir.
Ancak, yukarıda 3 ve 4 nolu bentte açıklandığı üzere, istinaf aşamasında Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiğinden, davalı ... lehine takdir edilecek vekalet ücretinin, davanın kabul/kısmen kabul durumuna göre Dairemizce yeniden takdiri gerekecektir.
Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin yukarıda 1-3 nolu bentlerde gösterilen sebeplerine yönelen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda 4-6 nolu bentlerde gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle Dairemizce yeniden hüküm tesisine; davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine yönelen istinaf itirazlarının kabulüne, ancak istinaf aşamasında Dairemizce yeniden hüküm tesis edildiğinden davalı lehine takdir olunacak vekalet ücretinin manevi tazminat davasının kabul/kısmen kabul durumuna göre Dairemizce yeniden takdirine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin kusura, manevi tazminata ve miktarına, maddi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına, davalı ... vekilinin ise manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden taraflarına vekalet ücreti takdiri gerektiğine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ....Karar sayılı, 03/03/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacı ...'ın açtığı maddi tazminat davasının sulh nedeniyle ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YE OLMADIĞINA,
b)Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 06/09/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine,
c)Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 06/09/2016 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
ç)Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 06/09/2016 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
d)Davacıların peşin ve ıslah ile ödediği (191,27 TL + 2.073,80 TL) 2.265,07 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 808,88 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye verilmesine,
e)Davacılar tarafından sarf edilen (191,27 TL + 2.073,80 TL) 2.265,07 TL peşin ve ıslah harcı ile 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.300,97 TL harç ücreti ile 1.856,25 TL gider avansı (tebligat, posta, kep, bilirkişi, adli tıp faturası) olmak üzere toplam 4.157,22 TL yargılama giderinin harç oranlamaya katılmaksızın kabul ret oranına göre 3.819,72 TL tutarındaki kısmının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
f)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenen 25.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine,
g)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine,
ğ)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine,
h)Davalı ..., davalı ...'ın manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenen 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
ı)Davalı ..., davalı ...'ın manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenen 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
i)Maddi tazminat davası yönünden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
j)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
5-Davacılar ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının davacılara, 170,78 TL istinaf karar harcının ise davalı ...'a talehleri halinde iadesine,
6-Esas ilişkin istinaf istemlerinin reddedilmesi ve başvurunun salt hükmün ferisi yönünden kabul edilesi sebebiyle davalı ...'ın sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında davacıların sarf ettiği 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 303,10 TL karar tebliğ masrafı ve istinafa dosya gönderme posta ücreti olmak üzere toplam 523,80 TL istinaf giderinin harç oranlamaya katılmaksızın kabul ret oranına göre 468,69 TL tutarındaki kısmının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda ihtiyari dava arkadaşı konumundaki her bir davacı lehine hükmedilen ve reddedilen tazminat miktarları itibariyle 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 03/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...