T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/12/2021
DAVA:Maddi ve Tazminat
KARAR TARİHİ:10/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:10/07/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'ın eşi, diğer davacıların annesi olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araca davalılardan ...'nın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı sürat motorunun çarpması sonucu davacının eşi ...'ın vefat ettiğini, vefat eden müteveffa ...'ın kendilerine ait ahırda hayvan besleyerek geçimini sağladığını, kış aylarında da yine ... fide ve orman bakım ve dikim çalışmalarında yevmiye usulü çalışarak ailesine yardım ettiğini, müteveffanın ölümü sonrasında davacı eşi ile iki çocuğunun maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, davalı sürücünün kullandığı ve işleteni olduğu sürat motorunun trafik sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer aracın trafik sigortasının ... Sigortası A.Ş. olduğunu, bu nedenlerle kazada annelerini kaybeden davacılar ... ve ... ile eşini kaybeden ... için 1.000,00'er TL olmak üzere 3.000,00 TL maddi tazminatın sürücü için kaza tarihi, sigorta şirketleri için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen, yine annelerini kaybeden çocuklar ... ve ... için 125.000,00'er TL, eş ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranına göre tazminat ödemesi yapıldığından başkaca ödeme yükümlülükleri bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı aracı işletenin kusuru oranında sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusurunun açık ve net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalmış sayılabilmek için o kişinin desteğin bakma niteliğindeki yardımına muhtaç olması gerektiğini, davacıların gerçekten yoksulluk içinde ve bakıma muhtaç değilse, destek tazminatına hak kazanamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabında esas alınması gereken hesap tablosu başta olmak üzere tüm hususların tespit edilmesi ve hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, davacıların davalı müvekkiline eksik belge ile başvuru yaptığını, kabul anlamına gelmemekle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin genel müdürlük adresinin İstanbul'da olması nedeniyle davanın yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olası nedeniyle davaya karşı cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin davalı şirkete yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, her durumda davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, tazminat hesabının yapılmasına karar verilmesi halinde lisanslı aktüerler tarafından inceleme yapılmasını, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davalı müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava konusu tazminatın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Antalya 11.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davanın kazaya karışan kusurlu olduğu belirtilen sürücü ile araçların zorunlu mali mesuliyet sigortalarına karşı açıldığı, trafik kazasının meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün eşit oranda kusurlu oldukları, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından kısmi ödeme yapıldığı, ancak davacılara yapılan yapılan ödemenin yetersiz olması sebebi ile destekten yoksun kalma tazminatı ve davalı ... yönünden manevi tazminat isteminde bulunulduğundan; maddi tazminata ilişkin davanın davalı sigorta şirketleri yönünden kabulüne, buna göre; davacı ... için 579.756,52 TL, davacı ... için 91.909,70 TL ve davacı ... için 46.935,08 TL destekten yoksan kalma tazminatının (davacı ... Sigorta A.Ş. yönünden sorumlu tutulabileceği teminat limitinin davacı ... için 193.034,54 TL., ... için 32.365,45 TL., ... için 14.562,34 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sorumlu tutulabileceği teminat limitinin davacı ... için 247.176,00 TL, ... için 38.052,00 TL, ... için 20.700,00 TL olduğunun kabulü ile) davalılar ... Sigorta A.Ş. yönünden ödeme tarihi olan 24/10/2018 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden taleple bağlı kalınarak 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacılar vekilinin 29/11/2018 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının müracaata bırakıldığı beyan edilmekle bu davalı yönünden HMK.’nun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kişinin bakiye ömrünün TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplanmış olmasına rağmen, yaşam olasılıklarının hesaplamaya dahil edilmediği ve %10 iskonto faizi kullanıldığını, başvuru konusu kazanın 21/06/2018 tarihinde meydana geldiğini, poliçe tanzim tarihinin 10/08/2017 olduğunu, dolayısıyla 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre hesaplamalarda TRH 2010 tablosu esas alınıp %1.8 teknik faiz kullanılacağını, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin ispat edilemediğini, bu nedenle asgari ücret üzerinden TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının gerekirken asgari ücretten fazla gelir aldığı varsayımı ile hesap yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti ve kemerin takılı olmadığının tespiti halinde Yargıtay kararları uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveaffanın oğlu ...'ın kaza tarihinde 11 yaşında olduğunu ve eğitim ve ülke şartları göz önüne alındığında üniversite eğitimi alacağı hususunda kanaat oluşturmasının mümkün olmadığını, desteğini yitiren çocuklar için bakım ihtiyacının devam süresi, kendi yaşama olanaklarını elde edebilecek çağ ile sınırlı olduğunu, bu bakımdan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davacılar ve diğer davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf gerekçesi olarak sıraladığı gerekçelerin hiçbirinin maddi ve hukuki gerçeği yansıtmadığını, ilk derece mahkemesinin isabetli olduğunu, ilk alınan aktüer raporuna tarafların itirazı haklı bulunup aynı bilirkişiden ek rapor alındığını, aktüerya raporu olarak dosyaya giren son rapor olan ve önceki ilk kök ve ek rapora karşı yapılan taraf itirazlarının tek tek karşılandığını, bu raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığını ve doğru bir karar verildiğini, müteveffanın gelir durumuna yönelik itirazların da gerçeği yansıtmadığını, müteveffanın çalışan ve aile bütçesine çok ciddi katkısı olan bir kişi olduğunu, ilk derece mahkemesince ziraat mühendisi bilirkişiden alınan kök ve ek raporlara göre değerlendirme yapılmasında bir yanlışlık olmadığını, kazanın oluşumunda mütevaffa ...'a atfedilecek bir durum olmadığını, kazanın oluş şekline bakıldığında arka koltukta oturan kişinin emniyet kemerini takmadığı iddiası doğru olsa dahi sonuca bir etkisi olmayacağını, kaldı ki müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığının bir delilinin de dosyada olmadığını, bu nedenle kusur belirlemesinde bir maddi ve hukuki hata olmadığını, müteveffanın oğlunun başarılı bir orta ve lise öğrenimini sürdürmesi nedeniyle üniversiteyi kazanacağının varsayılmasında da bir isabetsizlik olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar ... ve ...'ın anneleri, davacı ...'ın eşi olan müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca davalı ...'nın maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olduğu sürat motorunun çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiş, davacılar bu kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminatın kaza yapan her iki aracın bağlı bulunduğu sigorta şirketleri ile sürat motoru sürücüsü olan davalı ...'dan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Karara karşı davacı taraf ile davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığından, ilk derece mahkemesince verilen hüküm bu davalılar yönüyle kesinleşmiştir.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-21.06.2018 günü saat 10:40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Antalya istikametinden Burdur istikametine seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta aracının ön kısımları ile seyrine göre sağındaki kavşak kolundan ... Köyü istikametinden seyirle gelerek kavşağa giriş yapan sürücü dava dışı ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan arka kısımları ile çarpışması neticesinde otomobilde yolcu olarak bulunan ...’ın vefat ettiği dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı katılan-sanık ... hakkında taksirle bir kişiyi öldürmek, bir kişiyi yaralamak, katılan-sanık ... hakkında taksirle bir kişiyi öldürmek, iki kişiyi yaralamak suçlarından açılan ceza davasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/02/2020 tarih, ... sayılı raporuna değer verilerek her iki katılan-sanık asli kusurlu kabul edilerek her iki sürücü yönünden de mahkumiyet kararı verildiği, hükme karşı istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile sanıkları vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine kesin olarak karar verilerek hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
Dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02/04/2020 tarih, ... sayılı raporunda, sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta seyir yönüne hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak durup anayol üzerinde seyir halinde bulunan araçlara ilk geçiş hakkını verdikten sonra kavşağa giriş yapması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle % 50 kusurlu olduğu, sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyrederken olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında kendi ifadesinden de anlaşılmakla mahal ve kavşak şartlarının çok üzerinde bir hızla seyrettiği, bu haliyle yaklaştığı kavşakta yolun sağından kavşağa girdiğini gördüğü otomobile karşı hızının da etkisiyle önlem alamayıp otomobilin sol yan arka kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle % 50 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu kusur raporu hükme esas alınmıştır.
Hükme esas alınan kusur raporunun, maddi vakıanın kabulü bakımından ceza mahkemesi kararı ile uyumlu olduğu, kazanın oluş şekline uygun, denetime ve hükme esas almaya elverişli kusur raporuna göre davalının kusur oranının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacıların desteği kazada vefat eden ...'ın, babasının kullandığı annesininde ön koltukta yolculuk yaptığı ... plaka sayılı araç içerisinde müteveffanın arka koltukta yolcu olarak bulunduğu, emniyet kemeri takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında tespit edilemediği, yolcunun kaza nedeniyle araç dışına savrulmadığı, ... plakalı motorsikletin araca, müteveffanın oturduğu sol arka lastik ve kapı kısmına vurması ile yolcu desteğin ölümü ile kazanın sonuçlandığı, kaza fotoğraflarında aracın sol arka kısmından aldığı hasar ve desteğin arkada yolculuk yapıyor olması nedeniyle emniyet kemeri takılı olup olmamasının sonucu değiştirmeyeceği, kaza anında yolcunun oturduğu kısmından motorsikletin araca çarpması ile müteveffanın darbe aldığının anlaşılmasına göre müterafik kusur indirimi yapılmasına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiş, itirazın reddine karar verilmiştir.
3-Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu amaçla gerçek zararın hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanması kabul edilmektedir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır.
Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir. Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunludur.
Somut olayda; davacıların desteği mütevveffa ...'ın dosya kapsamına göre belgeli bir gelirinin bulunmadığı, tarım işlerinde ve eşine ait hayvanların bakımında ayrıca ev işlerinde çalıştığı, hayvan bakımı işinde sadece kendisinin çalışmadığı, eşinin de yardım ettiği bu itibarla yıl boyunca sürekli gelir getiren bir işte çalışmadığının anlaşılmasına göre desteğin gelirinin asgari ücret olarak kabul edilerek destek tazminatı hesabının yapılması gerekirken mahkemece desteğin gelirinin asgari ücretin 1,6467 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılan aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece hüküm tarihinde (06/12/2021) geçerli olan asgari ücrete göre TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle aktüerya bilirkişiden desteğin gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre davacı tarafın istinaf başvurusunun bulunmadığı ve kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi için davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4-Gerek Yüksek Yargı içtihatları ile gerek olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri itibariyle; destekten yoksun kalan erkek çocuklar için 18 yaş, kız çocuklar için 22 yaş destek süresi sonu olarak dikkate alınır. Lisans ve lisansüstü eğitim düzeyinde bulunan destekten yoksun kalan kişiler için cinsiyet ayrımı yapılmadan 25 yaş, destek süresi sonu olarak dikkate alınır.
İlk derece mahkemesince davacı ...'ın yüksek eğitim görüp görmediği davacı taraftan sorulup, yüksek eğitim görüyorsa ilgili yüksek eğitim kurumundan eğitim durumu sorulup, yüksek eğitim kurumunda öğrenci ise şimdiki gibi 25 yaşına kadar, öğrenci değilse 18 yaşına kadar annesinin desteğini alacağı kabul edilerek aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yönden de davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporuna ve müterafik kusur indirimi uygulanmasına yönelik yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin desteğin geliri ve davacı ...'ın destek tazminatı süresine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden karar kesinleştiği için davanın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yeniden verilecek hükümde hakkında karar kesinleşen davalı ... Sigorta A.Ş. ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporuna ve müterafik kusur indirimi uygulanmasına yönelik yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin desteğin geliri ve davacı ...'ın destek tazminatı süresine yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
3-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 06/12/2021 tarihli kararının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
4-Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkındaki kararının kesinleşmesi nedeniyle davanın davalı ... Sigorta A.Ş. yönüyle yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yeniden verilecek hükümde hakkında karar kesinleşen davalı ... Sigorta A.Ş. ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm tesisine,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (80,70 TL + 4.724,00 TL) 4.804,70TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
6-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,
7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...