T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/12/2021
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:08/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:08/07/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2015 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ters istikamete doğru geri manevrası srıasında davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığı, hadiseni vukunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, kazadaki yaralanması nedeniyle davacıda iş göremezlik oluştuğu, bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 09/04/2021 günlü dilekçesiyle dava açılışı sırasında 10.000,00 TL olarak belirtilen maddi tazminat talebinin 9.500,00 TL'si sürekli iş göremezlik, 200,00 TL'si geçici iş göremezlik 200,00 TL'si bakıcı gideri ve 100,00 TL'si tedavi amaçlı sarf edilen ve SGK tarafından karşılanmayan masraflar olduğunu açıklamıştır.
Davacı vekili 30/11/2021 tarihli bedel artırım talep dilekçesinde ise sürekli iş görmezlik zararını 19.622,61 TL'ye ve bakıcı giderini 3.820,50 TL'ye yükseltmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın şirketleri nezdinde trafik sigorta poliçesinin bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, talep olunan tazminat kalemlerinden sadece maluliyetten kaynaklı zararın teminat kapsamına alındığı ve maluliyet zararının sigorta genel şartları uyarınca saptanması gerektiği, manevi tazminat talebi ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin poliçeden kaynaklı bir sorumluluklarının bulunmadığı, müterafik kusur ve SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapıldığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan lüzumlu indirimlerin yapılması icap ettiği, davacı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, olaya ilişkin yürütülen kamu davasında temin edilen kusur raporundaki belirlemelerin iş bu tazminat davası bakımından bağlayıcılığının bulunmadığı, esasen davacının kusuru sonucu hadisenin meydana geldiği, müvekkilinin aracı park etmek için geri manevra yaptığı ve kısa mesafede hızlanmasının mümkün olmadığı, davacının ve beraberindeki arkadaşlarının yaya geçici bulunmayan mahalde trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde karşıdan karşıya geçtiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sürücünün geri manevra yaptığı esnada aracın arka kısmından geçen davacı yaya çarptığı hadiseye ilişkin İTÜ öğretim üyelerince hazırlanan kusur raporuna göre davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, ATK 3. İhtisas Kurulundan temin edilen maluliyet raporuna göre uyuşmazlık konusu trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %18 oranında daimi ve 6 ay süreyle de geçici iş göremezliği bulunduğu ve çehresindeki yara izinin sabit eser niteliğinde olduğunun belirtildiği, ATK 2. İhtisas Kurulundan temin edilen maluliyet raporuna göre uyuşmazlık konusu trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının %5 oranında daimi ve 6 ay süreyle de geçici iş göremezliği bulunduğu ve çehresindeki yara izinin sabit eser niteliğinde olduğunun belirtildiği, raporun devamında davacının sürekli veya geçici bakıma muhtaç duruma olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacının PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresi, net asgari ücret düzeyindeki geliri esas alınarak ve ATK 3. İhtisas Kurulu ile ATK 2. İhtisas Kurulunca ayrı ayrı saptanan maluliyet oranlarına göre alternatifli hesaplama yapıldığı, bunlardan ilki az evvel belirtilen verilere ve davacının %5 oranındaki daimi maluliyetine göre 19.622,61 TL sürekli iş görmezlik zararı tespit edildiği, aynı şekilde %18 oranındaki daimi maluliyet durumuna göre ise 70.641,40 TL sürekli iş göremezlik zararı belirlendiği, tedavi amacıyla sarf edilen ve belgelendirilen ulaşım giderinin 230,00 TL, belgelendirilen tedavi masraflarının ise 4.023,00 TL olarak hesaplandığı, doktor bilirkişisinden alınan rapora göre davacının yaralanmasının niteliği ve olay tarihindeki yaşı itibariyle geçici iş göremezlik dönemi içerisinde 3 ay süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve bu halde 3.820,50 TL bakıcı gideri zararı olacağının belirtildiği, yine aynı bilirkişi tarafından hazırlanan başka bir raporda davacının yaralanması nedeniyle SGK kapsamında olmayan belgeli tedavi harcamalarının 3.978,80 TL ve belgesiz zorunlu tedavi masrafının ise 250,00 TL olacağının saptandığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça rapordaki miktarlara göre ıslah yapıldığı ve maddi tazminat davasının ispatlandığı, manevi tazminat talebi bakımından olayın meydana geliş biçimi, davalı yanın tam kusurlu oluşu, davacının uğradığı cismani zararın boyutu ve davacıda daimi maluliyet oluşması, bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyması, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat talebinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.622,61 TL daimi iş göremezlik zararı, 3.820,50 TL geçici bakım gideri ve 200,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 23.643,11 TL maddi tazminatın 20/09/2015 olay tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminat için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulması kaydıyla) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, geçici iş göremezlik zararı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 20/09/2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline asli ve tam kusur yükleyen raporun hatalı olduğu, davacı yayanın yolun karşısına geçtiği mahalde yaya geçici bulunmadığını, KTK 68. maddesi kuralına aykırı davranan ve park etmek üzere olan vasıtanın arkasından karşıya geçmeye çalışan davacı yayanın hadisede kusurlu olduğunu, bu durumun gözetilmediğini, park amacıyla aracın geri manevra yapmasında herhangi bir usulsüzlükte olmadığını, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, davacı lehine fahiş miktarda manevi tazminat takdir edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının olayda asli ve tam kusurlu olduğunun toplanan deliller ve temin edilen kusur raporları ile şüpheye yer vermeyecek şekilde sabit hale geldiğini, kusura yönelik itirazların dayanaksız olduğunu, trafik kazası sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğü, sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, kazadaki yaralanmasına bağlı olarak yüzünde sabit eser oluştuğunu, belirli süre başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu, davacının uğradığı cismani zararın boyutuna göre olayın etkisini bir ömür boyu üzerinde taşıyacağını, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile diğer etmenlere göre hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, davalı sürücü yönetimindeki aracın kendisine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, iş göremezliğe maruz kaldığını, SGK tarafından karşılanmayan belgeli tedavi masrafı ile zorunlu tedavi gideri sarf ettiğini, başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın zarara neden olan aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan, uğradığı bedensel zarardan dolayı acı ve ıstırap yuması ve maluliyetinden kaynaklı ruhsal bunalımı nedeniyle bir miktar manevi tazminatın sadece karşı araç sürücüsünden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin tam, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2017 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'un, davacı ile dava dışı şahıslara karşı işlediği taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK.'nun 89/4, 62 ve 52. maddeleri gereğince 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararı ile ceza artırılarak 10.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar bu haliyle kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
1-)Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün bölünmüş yolda geri manevra yaparak yayaya çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza dosyasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporu ile Ankara ATK'dan alınan kusur raporlarında da kaza tespit tutanağı ile aynı yönde rapor tanzim edildiği, somut dosyada Ankara ATK trafik ihtisas dairesi ve İTÜ Trafik Kürsüsü heyetinden alınan raporlarda da aynı kural ihlali tespiti yapılarak davalının tam kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup; bu haliyle, somut dosyada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve İTÜ Trafik Kürsüsü Heyetinden alınan raporun, ceza dosyasında alınan iki ayrı kusur raporu, kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli ve diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle, somut dosyada alınan bu kusur raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, davalının kendi beyanlarından da anlaşıldığı üzere, bölünmüş yolda park yerine girmek amacıyla ters yönde 10 - 15 metre geri manevra yaptığından, davalının olayda tam kusurlu olduğunda şüphe bulunmadığı, davalının bu kural ihlali dikkate alındığında olay yerine yakın mesafede bulunan trafik ışıklarının kusura etkisinin bulunmaması nedeniyle bu hususa yönelen davalı istinaflarının da yerinde olmadığı kanaatiyle, istinaf eden davalılar vekillerinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı sürücünün tam kusurlu oluşu, davacının yaralanmasının derecesi ve niteliği (%5 sürekli ve 6 ay geçici maluliyet, çehrede sabit iz) paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı için takdir edilen toplam 20.000,00 TL manevi tazminat miktarları davacın manevi zararlarını gidermeyi sağlayabilecek nitelik ve miktarda olup, fazla değildir. Bu nedenle davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (412,00 TL + 334,00 TL) 746,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.235,26 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/07/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...