T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/09/2021
ASIL ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
DAVA:Maddi - Manevi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:07/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:11/03/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu dava dilekçelerinde özetle; 04/11/2016 tarihinde, davalı ...'a ait ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile yanında ... olduğu halde ... idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ... ile bu araçta yolcu olarak seyahat eden asıl dosyada davacı ... 'nin yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, kazada sonrası davacıların tedavi gördüğü, davacılardan ...'in iş göremezliğe maruz kaldığı, bedensel zararlarından dolayı davacıların elem ve ıstırap çektiğini beyanla ve fazlaya dair hakları saklı tutulması kaydıyla (asıl davada) davacı ... için 6.000,00 TL ameliyat ücreti, 700,00 TL muayene masrafı, 500,00 TL daimi iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 7.200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın ise karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalı gerçek kişilerden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline; (birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davada) davacı ... için 9.129,70 TL tedavi, muayene ve bakım gideri ve 500,00 TL daimi iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 9.629,70 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın ise karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalı gerçek kişilerden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kusurun ve maluliyet iddialarının ve manevi zararın ispatı gerektiği, aracının kasko sigorta poliçesinin bulunduğu, talep olunan tüm tazminatların teminat limiti dahilinde güvence altına alındığı, davanın ... Sigorta Şirketine ihbarını, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini beyanla asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın şirketleri nezdinde trafik sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamın ve azami teminat limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, dava yoluna gidilmeden önce müvekkili şirkete müracaat edilmediği, kusurun ve maluliyet iddialarının usulünce ispatı gerektiği, kazaya ilişkin SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tespiti halinde hesaplanacak tazminattan indirilmesini, geçici iş göremezlik tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur durumlarından dolayı lüzumlu indirimlerin uygulanmasını beyanla asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davalara cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağı, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; temin edilen kusur raporuna göre davalı sürücünün %85 oranında, birleşen dosya davacısının ise %15 oranında kusurlu bulunduğu, maluliyet raporuna göre birleşen dosyada davacı ...'nin kazadaki yaralanmasına bağlı arazından dolayı %8 oranında daimi iş göremezliğe maruz kaldığı, asıl dosya davacısı ...'in ise geçici veya sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı, tazminat bilirkişi raporuna göre davacı ...'in iddia ettiği 6.700,00 TL tedavi gideri ile muayene ücretinin belgeyle ortaya konduğu, kusur durumuna göre talep edebileceği maddi zararın 5.695,00 TL hesaplandığı, davacı ...'in sürekli iş göremezlik zararının 24.730,25 TL olduğu ve sigorta şirketi tarafından davacıya 23/03/2018 tarihinde 28.704,95 TL sürekli iş göremezlik tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, tediye tarihi itibariyle ödemenin yeterli olduğu ve bakiye iş göremezlik zararı kalmadığı, ayrıca davacı ... için talep olunan 9.229,70 TL tedavi, bakım ve rlekli sandalye giderinin belgelendiği, kusur oranına göre 7.845,25 TL maddi tazminatın talep edilebileceği, öte yandan sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davacı ...'e yapılan fazla ödemenin bu davacı için hesaplanan diğer zarar kalemlerinden mahsup edilmesi durumunda maddi zararın 3.870,00 TL tutarındaki kısmından davalıların sorumlu tutulabileceği yönünde kanaat bildirildiği, rapora itiraz üzerine bilirkişinin kök raporda ısrar edip görüşünde değişikliğe gitmediği, bilirkişi raporlarının usule uygun olduğu belirtilerek tazminat bilirkişi raporundaki hesaplamanın aynen benimsendiği, olayın meydana geliş biçimi, davacıların uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların kusur durumu, ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre asıl ve birleşen dosyalarda talep olunan manevi tazminatların yerinde ve makul olduğu gerekçesiyle (asıl davada) maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 5.695,00 TL tedavi giderinin (sigorta şirketi yönünden 14/12/2017 temerrüt tarihinden faiz işletilmesi ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla) olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, (birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davada) maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 3.870,60 TL tedavi, muayene ve bakım giderinin (sigorta şirketi yönünden 14/12/2017 temerrüt tarihinden faiz işletilmesi ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın ise karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalı gerçek kişilerden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline; asıl ve birleşen davada davacıların fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin ve birleşen davadaki fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada manevi tazminatın kısmen reddi durumunda davalı lehine nispi vekalet ücreti takdiri icap ettiği halde mahkemece maktu vekalet ücreti takdir edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusur durumuyla ilgili itirazlarının dikkate alınmadığını, keşif taleplerinin değerlendirilmediğini, olayın somutlaştırılmadığı ve hatalı kabul edilen olguya göre kusur tayinine gidildiğini, müterafik kusur durumunun da göz ardı edildiğini, asıl ve birleşen dosya davacıları için fahiş miktarda manevi tazminat takdir edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi eksik evrak ile sigorta şirketine müracaat edildiğini, tazminat hesaplamasına esas bilgi ve belgelerin tamamen sunulmasının şart olduğunu, KTK 97 madde de öngörülen biçimde dava şartının yerine getirilmediğini, tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğu ve belirtilen zarar kaleminin poliçe teminat limiti kapsamında bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur durumuyla ilgili herhangi bir tenzilat yapılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkili şirket yönünden dava öncesi temerrüt oluşmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'in evli olduğu, ailevi yükümlülük kapsamında araçta müvekkili ... taşındığından hatır indirimi yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmadığını, müterafik kusur dolayısıyla zaten indirim uygulandığını, davalı yanın asli kusurunun da ispatlandığını, daimi maluliyete maruz kalan ...'in özrünün dış görünüşü ve yürüyüşüne yansıdığını, hayatını olumsuz etkilediğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da fahiş olmadığını beyanla istinaf taleplerinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Asıl ve birleşen dosyada davacılar, trafik kazası sonucu yaralandıklarını, iş görmezliğe maruz kaldıklarını, tedavi ve bakım masrafı yaptıklarını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan, uğranılan bedensel zarar nedeniyle elem ve ıstırap çekilmesi nedeniyle bir miktar manevi tazminatın ise sadece araç sürücüsü ile kayıt maliki olan davalı gerçek kişilerden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-) Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün kontrolsüz kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak için manevra yaptığı sırada, kendi şeridinden düz bir şekilde ilerleyen davacı sürücünün kullandığı motosiklete çarptığı olayda, davalı sürücü ...'in ilk geçiş hakkına riayet etmeyerek, motosiklet sürücüsü olan davacı ...'nin ise kavşağa geldiğinde hızını azlatmayarak kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği, somut dosyada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ise, davalı sürücünün kontrolsüz kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak için manevra yaptığı sırada, kendi şeridinden düz bir şekilde ilerleyen davacının yolcu olduğu motosiklete çarptığı olayda, davalı sürücünün ilk geçiş hakkına riayet etmeyerek, davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsünün ise kavşağa geldiğinde hızını azlatmayarak kusurlu olduğu belirlenerek, davalı sürücünün % 85, davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsünün ise % 15 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmış olup; bu haliyle, somut dosyada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun, kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli ve diğer delillerle uyumlu oması nedeniyle keşif yapılmasına gerek olmaksızın bu kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle davalı ... vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Bunun yanında, somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacıların kaza anında kaskının takılı olduğunun işaretlendiği görülmüş, bu durumun aksi dosya kapsamındaki delillerle ispatlanmamıştır. Bu durumda, davacıların kaza anında kask taktığı sabit olduğundan, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmesi de isabetli olup, müterafik kusura yönelen istinaf taleplerinin de reddi gerekmiştir.
2-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir.
Somut dosyada, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce başvuru yapıldığı sabittir. Her ne kadar, davalı tarafından yapılan bu başvurunun eksik belgelerle yapıldığı ve yasada gösterilen başvuru şartının yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de; davacılar tarafından yapılan başvuruya davalı tarafından cevap verilip verilmediği ve dolayısıyla başvuru sırasında eksik bir belge olduğu ve eksik belgelerin sunulması gerektiğine yönelik davacı tarafa bildirimde bulunulduğu ve davacının da eksik belgeleri tamamlamadığı hususları davalı tarafça bu yönde bir cevabi yazı veya buna benzer bir belge sunularak ispatlanamadığından, davacılar tarafından tedavi giderleri için yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise, davacı ...'in somut dosyada bu yönde bir talebi olmaması nedeniyle bu davacı yönünden bir dava şartı araştırmasına gerek olmadığı, davacı ... yönünden ise, davalı tarafça bu davacıya ödeme yapılması nedeniyle başvuru şartının yeterli olduğu, ayrıca somut davada bu talebin reddine karar verilmiş olması nedeniyle bu dava şartının araştırılmasına da lüzum olmadığı kanaatiyle, davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf taleplerinin de reddi gerekmiştir.
3-) Davalı sigorta şirketi vekili, tedavi giderlerinin teminat ve dolayısıyla sorumluluk dışı olduğunu iddia etmiş ise de, 6098 sayılı TBK 54. maddesi gereğince vücut bütünlüğünün ihlali sonucu ortaya çıkan zararlardan olan geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan faturasız tedavi giderleri, ihlâlin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktığından zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamında olduğundan ve 6111 sayılı kanunla Karayolları Trafik Kanunun 98. Maddesinde değişiklik yapan düzenlemenin faturalı olan ve SGK tarafından karşılanan tedavi giderlerine ilişkin olması nedeniyle somut olayda bu yasa maddesinin uygulanması mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince SGK tarafından karşılanmayan faturasız tedavi giderleri yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle, davalı sigorta şirketi vekilinin tedavi giderine yönelen istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
4-) Yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda süresinde cevap dilekçesi ile ileri sürülmüş olması halinde şartları varsa hatır taşıması indiriminden yalnızca ve sadece yolcu konumunda olan zarar gören kişinin içinde bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı faydalanabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında; hatır taşıması indiriminden yalnızca ve sadece yolcu konumunda olan zarar gören kişinin içinde bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı faydalanabileceğinden, somut olayda karşı araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS'si olan davalıların hatır taşıması indiriminden faydalanması mümkün değildir.
Tüm bu sebeplerle, davalı sigorta şirketi vekilinin hatır taşıması indirimine yönelen istinaf istemlerinin reddi gerekir.
5-) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. Sigorta şirketinin taraf olduğu davada ise de, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bu temerrüt tarihinin de sigorta şirketi davadan önce başvuru yapılmış olması halinde bu başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından başlatılması, başvuru yapılmamış olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Her durumda, ıslahla dava değerinin artırılması halinde faiz başlangıç tarihi değişmeyecek, yani başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır.
Somut dosyada, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmolunan tazminat miktarına davacıların davalıya yaptığı usulüne uygun başvuru tarihinin üzerinden 8 iş günü geçmesinden sonra faiz işletilmesi yoluna gidildiği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin değerlendirmesi yerinde olduğundan, ilk derece mahkemesinin faiz başlangıç tarihine ilişkin kararında her hangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle dava vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
6-) Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının tam kusurlu olması, davacıların yaralanmasının derecesi ve niteliği (vücutta 4. ve 6 derece kemik kırıkları), paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince asıl davada davacı lehine 15.000,00 TL, birleşen davada davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi, davacıların manevi zararlarının karşılamasını sağlayacak olup, hükmolunan manevi tazminat miktarı bu nedenle isabetlidir. Bu durumda, davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
7-) İlk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 10/2. maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda davalıya verilecek vekalet ücreti davacıya verilecek vekalet ücretini geçemeyecektir. Yine, ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi gereğince; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecektir. Dolayısıyla AAÜT 13/1. Maddesine göre, nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden aşağı olmayacak şekilde takdiri gerekir.
Somut dosyada, birleşen davada davacı lehine manevi tazminat yönünden 4.500 TL vekalet ücreti takdir edildiğinden, AAÜT 10/2. maddesi gereğince davalı lehine verilecek vekalet ücreti de 4.500,00 TL'yi geçemeyecektir. Bunun yanında, birleşen davada reddedilen manevi tazminat miktarı ( 20.000,00) üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti de AAÜT 13/1. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti olan 4.080,00 TL'nin altında olamayacağından, ilk derece mahkemesince davalı tarafa birleşen davada manevi tazminat yönünden 4.080,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri yerindedir. Bu nedenle, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf talebinin reddi gerekir.
8-) Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve istinaf eden davalılar vekillerinin ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ... tarafından sadece birleşen dava bakımından ve davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... tarafından asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davacı ... 'nin peşin ödediği 59,30 TL istinaf karar harcının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin asıl dava yönünden yatırdığı 97,30 TL istinaf karar harcı ile birleşen dava cihetinden ödediği 70,00 TL istinaf karar harcının ve davalı ...'ın asıl dava için ödediği 353,50 TL istinaf karar harcı ile birleşen dava için ödediği 578,45 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı ... 'den; asıl dava bakımından bakiye 962,87 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın 518,10 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla); birleşen dava bakımından bakiye 1.665,25 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın 545,40 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla); alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/03/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...