T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:16/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:18/01/2023
DAVA:Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇE TARİHİ:16/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacılar murisi ...'ın davalı ...'a ait ... plakalı aracın içinde bulunduğu 09/11/2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, davalılardan sigorta şirketine davacıların başvurusu sonucunda zararın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle taleplerinin rededildiğini, tanık beyanları, dosyadaki diğer belgelerin değerlendirilmesinden murislerinin aracı kullanmasının imkansız olup bedeninde meydana gelen hasarların tümünü sağ tarafından aldığı, aracın kaza anı fotoğraflarında, aracın sağ ön camının patladığı bu durumda müvekkillerinin murisinin aracın sol tarafında aracı kullanmasının mümkün olmadığını, kaza sırasında yanında olan ... ve ... 'ün suçu davacıların murisine atmak için ifadelerini değiştirdiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500.00'şer TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, müvekkilleri adına ayrı ayrı 25.000,00'er TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 24/08/2011- 24/08/2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, müteveffanın araç sürücüsü olması halinde talebin sigorta teminatı dışında olacağını, aksi kabul edilirse müteveffanın alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğini, zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu, olayda hatır taşıması olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmadaki beyanında, aracı o gün arkadaşlarını alıp geleceğini söyleyen desteğe ödünç olarak verdiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "dava davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı, diğer davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ...'ın vefat etmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat talebi olup davacılar ile davalı ... Sigorta Şirketi arasındaki ilişkinin Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinden kaynaklanmakta olması karşısında yukarıda belirtilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ilamı da dikkate alındığında iş bu davanın TTK'nun 1483 ve devamı maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılması karşısında TTK nun 4 maddesi hükümleri uyarınca ticari dava olduğu ve TTK'nun 5 maddesi uyarınca iş bu davaya bakma görevi mahkememizin görevinde olmayıp Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda Mahkemece ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "...davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 73.664,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09.11.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir
Karara karşı davacı vekili ve davalı Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "....a-Yerel mahkeme "dinlenen tanık beyanlarından davacı ... ile müteveffanın bir süredir ayrı yaşadıklarının, boşanma aşamasında olduklarının anlaşıldığı, her ne kadar davacı ölen eşinin mirasçısıysa da fiilen desteği sayılamayacağı" gerekçesiyle davacı eşin destekten yoksun kalma talebini reddetmiştir. Ölüm tarihinde desteğin 29, davacının 24, müşterek çocuğun ise 2 yaşında olduğu, ceza dosyasında ve işbu dosyada tanıklarca kısa süreli bir ayrılıktan bahsedildiği, uzun süreli ayrılık da olsa sonucun değişmeyeceği, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirlerine karşı yükümlülüklerinin devam ettiği, ortada açılmış bir boşanma davasının olmadığı, kaldı ki resmi boşanmada dahi nafaka alan eşin şartları varsa tazminat talep edebileceği gözetilerek davacı eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı ve hatalı gerekçeyle reddedilmiş olması hatalıdır. Davacı tarafın bu yöne ilişen itirazları haklıdır, kabulü gerekir. b-Kaza, dava ve ıslah tarihi ile olayda bir kişinin ölmesi nazara alındığında davalının zamanaşımı iddiası yersizdir. Yine destek sürücü de olsa yolcu da olsa, kaza yeni genel şartların yürürlüğünden önce meydana geldiğinden ve poliçe de eski tarihli olduğundan, davacılar üçüncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler. Ayrıca desteğin Bağbaşı-Yeniyol hattında minibüs şoförü olarak çalıştığı sabit olup, hesaplamaya asgari ücretin 1,3089 katı tutarındaki gelirin esas alınmasında da bir isabetsizlik yoktur. Davalının tüm bu yönlere ilişen itirazlarının reddi gerekir. c-Hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu yerine PMF tablosu kullanılmışsa da; bu durum davalı lehine olup davacı tarafça istinafa gelinmediğinden bu konudaki davalı tarafın kazanılmış haklarının gözetilmesi gerekir. Ancak yapılan incelemede desteğin anne ve babasının hayatta oldukları anlaşılmış olup, onların paylarının hesaplamada nazara alınmaması hatalıdır. Davalı bu yöndeki itirazında haklıdır, itirazın kabulü gerekir. d-Somut olayda, davalı sigorta şirketinin süresinde ileri sürdüğü hatır taşıması savunması bulunduğu, ancak mahkemece bu talebin değerlendirilmediği, olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür. Davalı hatır taşıması iddialarının değerlendirilmediği yönündeki itirazında haklıdır, hükmün bu yönüyle de kaldırılması gerekir. Yine ceza dosyası kapsamından destek ile o gün araçta onunla beraber olan ... ve ...'ın alkollü oldukları anlaşılmaktadır. Ancak ceza yargılamasında sürücünün kim olduğu konusunda bir kanaate varılamayarak sanıkların beraatine hükmedilmiştir. Sürücünün kim olduğu hatır taşıması ve müterafik kusur konularında önem arzetmektedir. Bu itibarla, ceza dosyasındaki ve bu dosyadaki tüm ifadeler etraflıca değerlendirilerek olay anında sürücünün kim olduğu konusunda bir kanaate varılarak oluşacak sonuca göre hatır taşıması ve müterafik kusur savunmalarının değerlendirilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir. Tüm bu hususlarda değerlendirme yapılırken, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hakların da nazara alınması elzemdir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, Mahkemece, 18/01/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilam ile "....Davalı işleten ... adına kayıtlı aracın davacıların murisi ...'ın sevk ve idaresinde 09.11.2011 tarihinde saat 04.00 civarında seyir hâlinde iken sürücüsü olduğu aracın kontrolünü kaybederek takla atması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybettiği, aracın davalı sigorta şirketince zorunlu malî sorumluluk sigortasının yapıldığı, bilirkişi kurulu raporunda da kazanın taksi sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiği yönünde görüş bildirildiği, hesap bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise destekten yoksun tazminat hesabı yapıldığı, KTK’nın 91. maddesine göre davalı sigorta şirketinin işleten konumundaki davalı ...'ın KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, bir başka deyişle davalı sigorta şirketinin motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sıfatıyla davalı sigortalının sorumlu olması gerektiği, işleten konumundaki davalı sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan davalı sigorta şirketini sorumlu tutma imkânı bulunmadığı, davacıların murisinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği sonucuna varılarak davacıların davalı sigorta şirketi aleyhine açtıkları davanın reddine karar verilmiştir. Aynı gerekçe ile davacıların davalı işleten ...'dan da maddi ve manevi tazminat talep hakları bulunmamakta ise de mahkememizce verilen önceki tarihli hükme karşı davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığından önceki tarihli kararda lehine maddi tazminat hükmedilen davacı ... ve manevi tazminata hükmedilen davacılar yönünden usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" gerekçesi ile "1-Davacıların davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı davanın reddine, 2-Davacı ...'ın davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 73.664,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 09.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak velayeten annesi davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın muris ...'ın vefatı ile doğan destekten yoksun kalma sebebine dayalı maddi ve manevi zararın tazmini istemine dayalı belirsiz alacak davası olduğunu, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan tazmin isteğinin her iki davacı yönüyle de reddinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacı eş ...'in davalı sigortalı ...'a yönelik maddi tazminat isteğinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, yine davacı oğul ...'nın davalı ...'dan olan tazmin isteğinin "yerinde olmamasına rağmen" önceki karar ile usuli kazanılmış hakkı olduğu iddia ve gerekçesiyle ilk kararda belirtilen rakamla bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim yaşanan elim olayla davacı ...'in henüz 24 yaşındayken eşini, davalı ...'nın ise henüz 2 yaşındayken genç yaştaki babasını kaybettiğini, davacı tarafça istenilen manevi tazminat miktarının zaten bu boşluğu ya da acıyı dolduracak bir miktar olmadığını, buna rağmen manevi tazmin isteğinin daha da düşürülerek belirlenmesinin hem hukuka hem de vicdana aykırı olduğunu, mevcut raporlar ile muris ...'un aracın sağ tarafında oturduğunun açık olduğunu, araç içerisindekilerin ve aracın yaralanma ve hasar darbe yönleri ile aracı muris ...'un kullanmadığını, sürücünün müteveffa ... olmadığı ve kazanın oluşumunda kusurunun da olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin belirlenmesinde de hataya düşüldüğünü, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...’ın müvekkili ...'a ait ... plakalı araçla 09.11.2011 tarihinde gerçekleştirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini, murisin eşi ... ile oğlu ...’ın murisin ölümü ile destekten yoksun kaldıklarını, maddi - manevi zarara uğradıkları gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğunu, somut olayda davalı sigorta şirketinin süresinde ileri sürdüğü hatır taşıması savunması bulunduğunu ancak mahkemece bu talebin değerlendirilmediğini, olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, davalı hatır taşıması iddialarının değerlendirilmediği yönündeki itirazında haklı olduğunu, hükmün bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, ceza dosyası kapsamında destek ile o gün araçta onunla birlikte olan ... ve ...’ın alkollü olduklarının anlaşıldığını, ancak ceza yargılamasında sürücünün kim olduğu konusunda bir kanaate varılmayarak sanıkların beraatine hükmedildiğini, ceza dosyasındaki ve bu dosyadaki tüm ifadeler değerlendirilerek olay anında sürücünün kim olduğu konusunda bir kanaate varılarak oluşacak sonuca göre hatır taşıması ve müterafik kusur savunmalarının değerlendirilmesi gerektiğini, ...'ın davalı müvekkil ...'a ait aracı, bir ihtiyacı olduğunu söyleyerek hatır için istediğini ve aracı aldıktan sonra davaya konu kazaya karıştığını, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşıması olduğu, murisin yakınlarının destekten yoksun kalma maddi manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırılması gerektiğini, destek şahsının dava konusu olayda yüzde yüz kusurlu olması nedeni ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile tazminat taleplerinin kabulüne ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına ve davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde HMK 353/1-a-6. bendi uyarınca bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği yönünde düzenleme getirilmiştir. Yasa hükmünde belirtilen kesinliğin doğal sonucu, ilk derece mahkemesinin gönderme kararı ile bağlı olmasıdır.
Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamına aykırı olarak davacılar murisinin tam kusurlu olması nedeni ile mirasçıların tazminat talep edemeyecekleri gerekçesi ile usulü kazanılmış haklar korunarak karar verildiği ancak kaldırma kararında açıkça destek sürücü de olsa yolcu da olsa, kaza yeni genel şartların yürürlüğünden önce meydana geldiğinden ve poliçe de eski tarihli olduğundan, davacıların üçüncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin belirtildiği, 01/06/2015 tarihli yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMMS) Yeni Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 15/06/2011 tarih ve ... Esas ... Karar, HGK'nın 22/02/2012 gün ... Esas ... Karar, HGK'nın 16/01/2013 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacıların talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendileri üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmeden, kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmeksizin ve kaldırma kararına aykırı yönde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hal böyleyken, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınmadan 29/12/2021 tarihli kaldırma kararına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından, davanın yeniden görülerek, bir önceki kaldırma kararında belirtilen tüm hususlar yerine getirilerek karar verilmesi için kararın kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran taraflara İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.16/10/2025
...