T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:03/12/2021
DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Değer Kaybı)
GEREKÇE TARİHİ:23/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ile 15/01/2021 tarihinde Denizli ... İlçesi ... Bulvarında kurallara uygun bir şekilde kırmızı ışıkta beklerken maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, olay sonrası taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, karşı yan sürücüsünün asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında KDV dahil 6.903,00 TL maddi hasar meydana geldiğini, aracın değerinin düştüğünü, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine 01/03/2021 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketince 2.759,60 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL bakiye değer kaybının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ;
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı azami teminat limitleri ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın değer kaybı talebi üzerine müvekkili şirketin ekspertiz raporuna istinaden araçta meydana gelen değer kaybı için 19/03/2021 tarihinde 2.759,60 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, yine ... Sigorta A.Ş.'nin rücu talebine istinaden 25/02/2020 tarihinde 6.679,53 TL rücu ödemesi yapıldığını, davacı tarafa ödeme yapılmış olduğundan müvekkili şirketinin başkaca sorumluluğunun kalmadığını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile 2918 Sayılı KTK'nun 14.04.2016 tarihli 6704 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen 90. maddesinin 1. cümlesinde yer alan "...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan "...ve genel şartlarda..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden dava konusu değer kaybı zararının hesaplanmasında 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanması gerekmekte olup, bu doğrultuda hükme esas olarak sigorta genel şartları değer kaybı hesaplama formülüne göre hesaplanan değer kaybı değil, serbest piyasa hesaplamasına göre hesaplanan değer kaybı zararı alınmıştır. Bu nedenlerle bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle 10.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu, davalı sigorta şirketince ödenen bedelin tenzili ile bakiye 7.240,40 TL değer kaybı zararının kaldığı anlaşılmakla bu miktara hükmedilmiştir. Temerrüt tarihi açısından ise KTK 99/1 maddesi gereği davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası hesaplanarak sonuca varılmıştır." gerekçeleri ile " 1-Davanın KABULÜ İLE, 7.240,40 TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,”karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten değer kaybı talebinde bulunduğunu, şirketin davacıya 19/03/2021 tarihinde değer kaybı tazminatı ödediğini, yine ... Sigorta şirketinin talebi üzerine 25/02/2020 tarihinde ödeme yapıldığını, ödeme yapıldığı halde davacı tarafın hak iddia etmesinin iyi niyetli bir davranış olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuruna ilişkin tespit ve inceleme yapılmadığını, değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartları'na göre yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının değerlendirilmediğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, bakiye değer kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındakı yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı sigorta şirketince sigortalanan dava dışı araç sürücüsünün kullandığı aracın kırmızı ışıkta bekleyen davacının aracına arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen olayda kaza tespit tutanağı ile davacının kusur ihlalinin olmadığının tespit edilmesi karşısında mahkemece duruşmada yapılan kusur tespitinin yerinde olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacının aracındaki değer kaybını yerleşik Yargıtay uygulamaları ile belirlenen ilkeler ışığında hesaplamasına ve bilirkişi raporunun denetime elverişli görülmesine, Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 17/07/2020 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı iptal kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yer alan "... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresi ile "... ve genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesine, iptal kararının 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesine, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağının kalmamasına, bu durumda yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre aracın kazadan önceki rayiç değeri ile onarım sonrasındaki değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerektmesine, bu itibarla dosyaya alınan değer kaybına ilişkin raporun usul ve yasaya uygun olmasına, davalı vekilince yargılama aşamasında bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesi karşısında rapor içerinin HMK'nın 281/1 maddesi hükmü de dikkate alındığında davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmasına, bu sebeple davalının, davacının aracının daha önce başka bir kazaya karışıp karışmadığı hususlarının değerlendirilmediği yönündeki itirazlarının reddinin gerektiğinin anlaşılmasına göre; usul ve esas yönünden hukuka uygun olan karara karşı davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-l maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 123,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 491,75 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.
...