T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:21/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:08/02/2023
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
GEREKÇE TARİHİ:21/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2018 tarihinde sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Sk. üzeri ... Cad. istikametinden gelip ... caddesi istikametine doğru seyir halindeyken ... sokak kavşağına geldiğinde sağa dönüş yapmak istediği esnada aracının sağ ön yan kısmı ile karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı müvekkili ...'ın söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını ve kaza nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkilinin sağ ayağında oluşan nekrozdan dolayı ameliyat olduğunu, kaza sonrasında da hala sağ ayağını kullanamadığını, müvekkilinin eskiden tüm bakım ve beslenme ihtiyaçlarını kendisi karşılayabiliyorken kazadan sonra karşılayamayacak duruma geldiğini, kaza sonrasında dava dışı kızının annesine bakabilmek için işten çıktığını, meydana gelen kazada Antalya CBS ... soruşturma sayılı dosyası ile müvekkilinin şikayetinin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı araç sahibi tarafından davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigorta poliçesini kapsayan 21/07/2018-2019 tarihleri arasında ZMMS ve 08/02/2018-08/02/2019 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak 15 gün içerisinde cevap verilmediğini, davalı ...'ın davalı sigorta şirketi ile yapmış olduğu Genişletilmiş Kasko poliçesi gereği davalı sigortanın aynı zamanda manevi tazminat yönünden sigorta poliçesindeki limit ile sınırlı olmak kaydıyla diğer davalılarla müşterek ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu bildirerek davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den davalı sigorta yönünden trafik sigortası poliçesi limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın yine davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den davalı sigorta ticari genişletilmiş kasko poliçesi teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın iş yerinde olan öğrenci servisindeki ... plaka sayılı 19 kişilik otobüsünü kullanmakta olduğunu, olay günü olan 19/11/2018 tarihinde ... mahallesindeki öğrenciyi indirdiğini, öğrencilerin indiği esnada etrafın çok kalabalık olduğunu, davacının öğrencilerin indiği esnada arabanın yanına geldiğini ancak davacıyı görmediğini, sonra hareket ederek sağa dönüş yaptığı sırada sağ ayağının üzerinden arabanın ön tekerinin geçtiğini, davacının ayağının derisinin yırtıldığını, aniden ambulans çağırdığını ve hastaneye götürdüğünü, doktorlar tarafından davacı da kırık olmadığının bildirildiğini, polis tarafından ifadelerin alındığını, davacının şikayette bulunmadığını, daha sonra birkaç kez davacıyı ziyaret ettiğini, adli yönden yapılan soruşturma dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, iş vereninin diğer davalı ... olduğunu ve olaylarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirerek haksız, yersiz, dayanaksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 19/11/2018 tarihinde müvekkiline ait aracın sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Sokak ... Caddesi istikametine doğru hareket ederken ... Sokak kavşağına geldiğinde sağa doğru döndüğü esnada kaldırımdan yola atlayan davacı ...'ın ayağına sürtmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin seyir halindeyken trafik kurallarına uyduğunu, sağa dönüş yaparken sinyalini verdiğini, dönüş yaptığı esnada davacı ...'ın henüz yolda geçiş halinde olmaması nedeniyle sürücünün görmesinin ihtimalinin olmadığını, davacı tarafın her ne kadar ayağını kullanamadığını, yarasının açık olduğunu ve yatalak olduğunu iddia etse de iddialarını kabul etmediğini, müvekkilinin kazadan sonra bir ay boyunca her gün davacıyı ziyarete gittiğini ve bir sıkıntısının olup olmadığını sorduğunu, her türlü yardımcı amaçlı davranışlarda bulunduğunu, hal böyle iken herhangi bir tazminat talebinde bulunmayan davacının haricen bu talebini dile getirmeyip dava açmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu bildirerek müvekkili ... yönünden atfedilecek kusur bulunmadığından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ZMMS ve Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat limiti altında olduğunu, Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile manevi tazminat dahil 50.000,00 TL limitle sınırlanmış olduğunu, davacı tarafından manevi tazminata ilişkin herhangi bir başvurunun bulunmadığını, maddi tazminat yönünden yapılan başvurunun eksik evrakla yapıldığını, öncelikle davacının trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespitinin yapılmasını, davacının yaşının tespitinin mahkeme tarafından yapılmasını, davacının 18 yaşını doldurmamış olması halinde çocuklara ilişkin maluliyet raporu alınmasının gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi süresine ilişkin bakıcı giderlerinin SGK tarafından karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin bu hususta sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının tazminat taleplerinin fahiş olduğunu bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle; “1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
2- 1.450,91-TL geçici iş göremezlik, 15.701,19-TL sürekli iş göremezlik ve 1.014,75-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam; 18.166,85-TL tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/11/2018 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise; 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacı yanın ilaç gideri ve tedavi giderine ilişkin DAVASININ AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Davacı yanın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİ İLE;
4- 35.000,00-TL manevi tazminatın; davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/11/2018 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise; 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla, müvekkilinin 19.11.2018 tarihinde meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, davacı tarafın yola çıkmadan önce yolu kontrol etmediğini, 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. maddesine göre yayaların uyması gereken kuralları dikkate almadığını, davacı tarafın maluliyet oranının hatalı hesaplandığını, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacı ...’ın tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu belirtilmesine rağmen ayak hareketlerinde kısıtlılık olmadığını, davacının meydana gelen kazaya bağlı olarak iş gücü kaybı bulunmadığını, ilk derece mahkemesince davacı taraf lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla, ilk derece mahkemesi kararının usul yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden hükmedilen 35.000,00 TL'nin davacının %3 oranındaki uzuv kaybı ve yaşına göre yüksek olduğunu, ayrıca davacının maddi zararlarının tamamının 35.000,00 TL'nin altında olduğunu, maddi tazminat yönünden de davacının 71 yaşında olması nedeniyle yaşlılığa bağlı olarak %3'den fazla işgücü kaybı olduğu için kazaya bağlı olarak %3 işgücü kaybı oranına bağlı maddi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve davacının içinde bulunduğu fiili duruma aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas hesaplamaya temel teşkil eden maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, skarın vücutta olduğunun kayıtlı olduğunu, buna rağmen vücut yüzey alanı hesaplanmaksızın oran tespiti yapıldığını, açıkça maddi hata içeren maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davanın reddi gerekmekte olup aksi kanaatte olunması halinde Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna sevki ile davacının kaza ile illiyetli maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğine göre tespit edilmesi gerektiğini, bireysel genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alınan manevi tazminat talebi tüm hak sahipleri için toplam teminat olup davaya konu kazada birden fazla hak sahibi bulunduğunu, zararın teminat limitini aşması halinde garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, bu husus göz önünde bulundurulmadan teminatın neredeyse tamamı bakımından aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, manevi tazminata ilişkin taleplerin kanuna ve yerleşik içtihatlara uygun olarak takdir edilmesi gerekmekle hükmedilen tutarın fahiş olduğunu, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda amir mevzuat hükümlerine ve kanuna aykırı değerlendirme yapıldığını, ayrıca kişinin çalıştığı kuruma yazı yazılarak maaşında bir kesinti yapılıp yapılmadığı sorulmadan, tedavi gideri ispatlanmadan, emeklilik durumu araştırılmadan aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanarak belirlenen maluliyet oranının hükme esas alınmasının yerinde olmasına, rapor içeriğine göre davacının maluliyetinin ayak hareket kısıtlılığından değil, alt ekstremiteye ait sorunlar, ön ve orta ayak deformitelerinden kaynaklandığının anlaşılmasına, TRH 2010 yaşam tablosu ile davacının bakiye yaşamının hesaplanmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmasına, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından poliçe kapsamında sorumlu olmasına, sigorta genel şartları ile düzenlenen 1,8 teknik faiz uygulamasının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesine, olay tarihi, davacının yaralanmasının boyutu, iyileşme süresi ve olayın davacı üzerinde yarattığı ekti birlikte düşünüldüğünde hükmedilen manevi tazminatın fahiş olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.631,83 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 907,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.723,88 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.631,83 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 908,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.723,58 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.631,83 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.451,93 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
5-Davalılar ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.21/04/2026
...