T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:30/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:16/03/2023
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ:30/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Daire Başkanı ve Hakim Yardımcısının görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Bulvarı üzerinde havalimanı istikametinde seyir halinde iken tali yoldan ... Bulvarına doğru elektrikli bisikletiyle seyir halinde olan müveteveffanın kullandığı araca çarpması sonucunda müteveffa ...'ın vefat ettiğini, davalının kırmızı ışık yanmasına rağmen durmadığını ve müteveffaya çarptığını, davalı hakkında Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve davalının cezaya mahkum edildiğini mütevveffanın motosikletiyle, yeşil yanmasıyla yola çıktığını, davalı ...'ın kendisine kırmızı yanması neticesiyle duramadığını ve müvekkiline çarptığını, kaldı ki olay yeri fotoğraflarında da yer alması üzerine sanık çok hızlı geldiğini ve olay anında duramayıp müvekkiline çarptığını, 08/12/2017 tarihli kaza tespit tutanağının hatalı olup; keşif sırasında kaza noktalarının tespitiyle müvekkilinin kusursuz olduğunu ve karşı tarafın asli kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkillerinin davalının, dikkatsizliği yüzünden hayattaki tek varlıkları olan oğullarını, sevdiklerini kaybettiklerini, müvekkillerinin acısının tarif edilemez olup anne ve baba olan müvekkillerinin psikolojik olarak çöktüğünü beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacıların maddi tazminat taleplerinin neye ilişkin olduğu ve manevi tazminatın ayrı ayrı ne kadar talep edildiğinin açıklanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, mahkemece belirlenecek manevi tazminat miktarının tayininde haksız fiili oluşturan olayın özelliğinin yanında tarafların sıfatı, sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiğini, diğer taraftan belirlenecek miktarın ceza olarak tayin edilemeyeceği gibi, zenginleşme amacı olarak da kullanılamayacağını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmadığını, aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olması nedeni ile ... Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbarına, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ... ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu olayla uyumlu mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmış ve meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün %15 ve davacıların desteğinin %85 kusurlu olduğu kabul edildiği, aktüer bilirkişice yapılan hesaplamalar olaya, mevzuata ve yerleşik içtihatlara uygun olmakla hükme esas alındığı, davacıların çocukları olan desteğin ölüm nedeniyle hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunun görüldüğü, ne var ki davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sulh olunduğu ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede kusur durumu meydana gelen sonucun ağırlığı, davacıların müteveffanın anne ve babası oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü gibi hususlar bir arada değerlendirildiği " gerekçesiyle " maddi tazminat talebi yönünden; sulh nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden; davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 08/12/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza neticesinde kamera kayıtlarının mevcut olmadığını, kazanın nasıl ve ne şekilde olduğunun bilinemediğini, müteveffanın da vefat etmesi nedeniyle kazanın oluş şeklinin davalı tarafın anlatımlarından ibaret yorumlandığını, tek taraflı bir anlatımla olayın oluş şeklinin değerlendirildiğini ve müteveffanın kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, müteveffanın yaşıyor olması halinde kusur oranlarının farklı değerlendirileceğinin açıkça ortada olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporunda tek bir tanığın beyanına dayanıldığını ve müteveffanın motosikletiyle kırmızı ışıkta geçtiğinden bahisle rapor tanzim edildiğini, ancak tanık ...'ın "ben olay anında lambaların kırmızı mı yeşil mi yandığını hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunduğunu, ayrıca tanığın ışığın yandığını görmediğini beyan ettiğini, bilirkişi raporunda müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğinin esas alındığını ve bu şekilde müteveffaya kusur izafe edildiğini, olayın olduğu tarihe ilişkin kamera kayıtlarının mevcut olmadığını, maddi olgu olmadan bilirkişinin hiçbir şey hatırlamayan tanık beyanları ile müteveffaya kusur izafe ettiğini, bilirkişinin somut delillere ulaşması ve bu deliller ışığında rapor tanzim etmesi gerektiğini, ancak bilirkişinin olay anında hangi ışığın yandığını bilmediğini beyan eden bir tanık beyanıyla hatalı rapor düzenlediğini, müteveffanın motosikletiyle yeşil ışık yanmasıyla yola çıktığını, davalının kırmızı ışık yanması neticesiyle duramadığını ve müvekkiline çarptığını, olay yeri fotoğraflarında da yer aldığı üzere davalının çok hızlı geldiğini ve olay anında duramayarak müvekkiline çarptığını, yerel mahkemenin 2020 tarihinde açmış oldukları davanın manevi tazminat kısmını esas aldığını ve 250.000,00 TL'den müteveffanın kusur indirimi yaparak ikiye böldüğünü ve manevi tazminata hükmettiğini, ancak davayı açmış oldukları tarihin 2020 yılı olup asgari ücretin 2.000,00 TL iken şu an 10.000,00 TL olduğunu mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, müvekkilleri anne ve babanın yıllarca emek verdikleri, büyüttükleri çocuklarını kaybettiklerini, müvekkillerin acılarının çok büyük olduğunu, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça üzücü olduğunu, bir aylık asgari ücretin bile altında kaldığını, kaldı ki davalı lehine manevi tazminata hükmedilmiş olup müvekkilin dava açmadaki hukuki yararının da zedelendiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacıların diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ile maddi tazminat yönünden sulh protokolü imzaladıklarını ve protokol çerçevesinde sulh olduklarını beyan etmeleri üzerine, kendileri lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmasına rağmen yerel mahkemenin davacının haklı olduğunu belirterek davalı lehine yargılama giderine hükmetmediğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sulh olunan miktarın araştırılarak sulh olunan miktar üzerinden lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, sulh olunan miktarın tespit edilememesi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili maddeleri gereği maddi tazminat yönünden lehlerine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacıların diğer davalı sigorta şirketi ile sulh olması ve dava konusuz kaldığı için Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken, müvekkilinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına şeklinde hatalı ve usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede aşağıdaki bent haricinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ile uyumlu ATK raporu ve ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporu kapsamında kazanın meydana gelmesinde müteveffanın % 85 oranında, davalı ...'ın % 15 oranında kusurlu bulunmasına, konusuz kalan maddi tazminat davası bakımından haklılık durumu dikkate alındığında davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretini davalılar üzerinde bırakılmasının yerinde olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın aşağıdaki bent haricinde usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kanun'un 56/2 maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Ayrıca, 6098 sayılı TBK'nın 56 maddesi gereğince; hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut davada, tarafların kusur durumu, olay tarihi, olay tarihindeki ülkenin ekonomik koşulları ile paranın alım gücü, olayın davacılar üzerindeki etkileri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında mahkemece davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu anlaşılmakla davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Öte yandan 14/03/2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu sebeple kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusun reddi, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak takdiren belirlenen davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusun reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Maddi tazminat talebi yönünden sulh olunması nedeniyle karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen KABULÜ İLE;
Davacı ... yönünden 25.000,00 TL davacı ... yönünden 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan ALINARAK davacılara VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a-Maddi tazminat davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin olarak yatırılan 51,25 TL harçtan mahsubuyla bakiye 128,65 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
b-Manevi tazminat davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.415,50 TL harçtan peşin olarak yatırılan 853,88 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.561,62 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
c-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile manevi tazminat davası yönünden 853,88 TL peşin harç toplamı 908,28 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
d-Davacılar tarafından manevi tazminat davası yönünden yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 260,60 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davacılar tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
g-İstinaf edenin sıfatı ve istinaf nedeni dikkate alınarak davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.049,30 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 512,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,95 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
c-Davacılar tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 143,00 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 635,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
d-Davalı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 30/04/2026
...