T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:24/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:07/03/2023
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
GEREKÇE TARİHİ:24/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ... ilçesi istikametinden Denizli istikametine sol şeritten seyir halindeyken önünde yavaşlayan trafiği fark ederek durduğunu, arakasında aynı yön ve istikamette seyir halinde olan müvekkiline ait sürücü ... idaresindeki aracın önündeki aracın durması sebebiyle durduğunu ancak onun arkasındaki davalı ... idaresindeki davalı ...'a ait olan ... plakalı aracın duramaması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 10.02.2021 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, ... Polis Amirliği tarafından tutulan tutanakta kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun asli kusurlarından 84-d (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiği, diğer sürücülerin kusurlarının olmadığının belirtildiği, davaya konu kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında 45.116,87 TL tutarında maddi hasar oluştuğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracının piyasa değerinde bir düşüşün olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet veren davalılar ve sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ayrıca müvekkilinin kazadan sonra tamir süresi boyunca aracını kullanamadığını, arabuluculuğa da başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; davanın kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre miktarı belli olduktan sonra harcı tamamlanmak üzere şimdilik 50,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) araç değer kaybı tazminatının tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre miktarı belli olduktan sonra harcı tamamlanmak üzere şimdilik 50,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) araç mahrumiyet tazminatının sigorta şirketi hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 10.12.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; somut olayda talep edilen alacak kalemlerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın usul ve esasa ilişkin olarak reddi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ... sayılı poliçenin kazaya karışan davacı sigortalı ... ve ... plakalı araç ile ilgisi bulunmadığını, davalı ...'a ait ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, somut olayda davacı tarafından davalı şirkete yapılmış usulüne uygun başvuru bulunmadığını, arabuluculuk toplantı tarihinin 16.07.2021, dava dilekçesi ekinde sunulan kargo gönderisinin evrakta yazan teslim tarihinin kabul anlamına gelmemekle birlikte 01.11.2021 tarihi olduğunu, özetle; dava şartı olan, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru koşulu gerçekleşmediğinden, usulüne uygun arabuluculuk başvurusu yapılmadığından ve arabuluculuk süreci dava konusu olay bakımından usulüne uygun olarak tamamlanmadığından; davanın usulden reddi gerektiğini, kusur tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, kazaya konu kusur oranının tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerekli olduğunu, bilindiği üzere trafik sigortası ile sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararların poliçe limitleri dahilinde ve kusuru oranında tazmin edildiğini, değer kaybı istemine ilişkin sorumluluk, sigortalının kusur oranı ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin mahrumiyet bedeli isteminden sorumluluğu bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren talep edilen faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı iddiasının bulunduğunu savunarak; usul ve esastan davanın reddini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya herhangi bir cevap vermemiş ancak duruşmalarda: "Öndeki araç fren yapınca onun arkasındaki bayanın kullandığı araç ona vurdu. Ben de kaçacak başka bir yerim kalmadığı için bayanın aracına arkadan vurmak zorunda kaldım. Sağ taraftan trafik akıyordu, herhangi bir sağ tarafa kaçma imkanım yoktu. Ben raporları kabul etmiyorum, bu nedenle davanın reddini talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Davalı ... davaya herhangi bir cevap vermemiş ancak duruşmalarda: "Ben aracın sahibi olduğum için davada taraf gösterildim ancak kaza ile herhangi bir ilgim yoktur davanın reddini talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "… sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan 25.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi de değer kaybı tazminatından sorumlu ise de, ZMMS poliçesine göre sorumlu olan sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, kaza tarihine göre limitin 43.000,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketince bu miktarın hasara ilişkin rücu ödemesi olarak ... Sigorta A.Ş.'ye ödendiği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde; hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve BAM emsal kararlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin 10 gün olduğu ve bu süre boyunca davacının aracını kullanamayacağından kaynaklı mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 2.850,00 TL olacağı kanaatine varılmış ise de, davacı tarafça araç mahrumiyet bedelinde artırım yapılmadığından..." gerekçeleri ile; "1-Davanın, davalı sigorta şirketi yönünden REDDİNE, 2-Davanın, davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ İLE, 25.000,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihi olan 08.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 1.711,16 TL harçtan; peşin alınan 59,30 TL harcın ve 427,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.224,86 TL harcın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin ödemeye ilişkin iddialarının ve savunmalarının HMK'nin 141. maddesine aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin iddia ve savunmalarını genişletmesine muvafakat etmediklerini, yerel mahkemenin yasal koşulların oluşmamasına karşın tarafına kesin süre vermesi sebebiyle hak kaybı oluştuğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde dosyaya sunulan ödeme dekontlarını delil olarak kabul etmediğini, davalı sigorta şirketinin dava açılmasına sebep olmadığından söz edilemeyeceğini, haksız olarak dava açılmasına sebebiyet vermiş olan davalı sigorta aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi lehine verilen ret kararı ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre borçlu tarafından yapılan ödemeden alacaklının ya da vekilinin haberdar edildiğinin ispatlanamaması halinde alacaklının dava, takip ve diğer taleplerinde haklı olduğu kabul edildiğini, tüm davalılar yönünden haklı davalarında, davalı sigorta şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep ettiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf talepleri doğrultusunda müvekkil lehine kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça 10.02.2021 tarihli kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı ile aracın onarımı süresince ikama araç bedeli talepli eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve davacı aleyhine davalı sigorta şirketi lehine yargılama giderine hükmedilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile ödeme iddiası ileri sürmediği, verilen kesin süre içinde ödemeye ilişkin delile dayanılmadığı ileri sürülerek savunmanın genişletilmesi yasağının ihlal edildiği belirtilmiş ise de, borcu sona erdiren makbuz, dekont vb ödeme belgesi ile ödeme savunması yargılamanın her aşamasında ileri sürülebildiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Öte yandan, davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar dava tarihinden önce poliçe teminat limiti tutarında dava konusu kaza nedeniyle ödemede bulunulmuş ise de, bu ödemeden davacının haberdar olduğu başka bir ifade ile davacının sigorta şirketi aleyhine kötü niyetle dava açtığı dosya kapsamı ile ispatlanamamıştır. Davacının, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... Sigorta A.Ş'ye rücu alacağı kapsamında ödeme yaptığını bilmesini beklemek hayatın olağan akışına uygun değildir.
O halde mahkemece, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davalı sigorta şirketi lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi hatalı ise de anılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın davalı sigorta şirketi yönünden REDDİNE, davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ İLE, 25.000,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihi olan 08.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.711,16 TL harçtan peşin olarak yatırılan 59,30 TL harç ile 427,00 TL ıslah harcı toplamı olan harcın mahsubuyla bakiye 1.224,86 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/05/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
b-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 59,30 TL peşin harç, 427,00 TL ıslah 545,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 545,60 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalılar ... ve ...'dan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.050,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 145,00 TL posta masrafı, 262 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 899,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 24/04/2026
...