T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2024
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/11/2024
Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/07/2024 tarih ve ....Esas .... Karar sayılı dosyası istinaf değerlendirme kararına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alt kiracı olarak bulunduğu iş yerinin 13.02.2024 tarihinde yağan yağıştan dolayı su baskınına uğradığını, yağmur sularının 40-50 cm yükselerek müvekkilinin mobilyalarını kullanılamaz ve satılamaz halde getirdiğini, bu hususun bilirkişi raporunda da görüleceğini, yağan yağıştan dolayı su baskını nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tespiti için sulh hukuk mahkemesince delil tespiti yapılmış olup bilirkişi raporunda "Tespit konusu taşınmazda meydana gelen su baskınının garaja inen merdivenin yanlarının açık olmasından dolayı yoğun yağışın garaja girmesi ve burada bulunan yağmur drenaj kanallarının bu yoğunlukta yağan yağışı drene edecek kapasitede olmamasından dolayı sel baskını oluşarak zarara neden olduğu" nun tespit edildiğini; ... adresinde bulunan müvekkilinin işyeri olarak kullanmak amacıyla kiraladığı plazanın, -1. katında, yağan yağmurdan dolayı, otoparkta ki su tahliye sisteminin yeterli düzeyde çalışmadığı taraflarınca gözlemlenmiş olup sunacakları video kaydında da kiralanan mağazanın -1. katındaki müvekkiline ait mobilya mağazasındaki ürünlerin kullanılamaz ve satılamaz halde olduğunun görüleceğini, davalının yapı maliki olarak sorumluğu bulunduğunu, somut olayda yapıda bulunması gereken önlemlerin alınmadığını, .... adresinde bulunan müvekkilinin işyeri olarak kullanmak amacıyla kiraladığı taşınmaz davaya konu edildiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, müvekkilinin alt kiracısı olarak bulunduğu iş yerinin 13.02.2024 tarihinde yağan yağmurdan dolayı su baskını nedeniyle uğradığı; 2.000,00 TL .... mobilyalarının almış olduğu hasar, 2.000,00 TL ... mobilyalarının almış olduğu hasar, 2.000,00 TL tadilat masrafları, 2.000,00Tl ciro kaybından doğan zarar toplamı 8.000 TL'nin olay tarihinden işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA KONU KARAR: Mahkemece yapılan inceleme neticesinde; "1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde Sulh hukuk mahkemesi yönünden görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
23/07/2024 tarihli İstinaf Başvurusu Değerlendirme Kararıyla, "Dosyanın tetkikinde anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMK 346 maddesi gereği istinaf dilekçesinin REDDİNE" şeklinde karar verilmiş, davacı vekili bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvurusunun reddinin istinafı dilekçesinde özetle; söz konu ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı usule ilişkin bir karar olduğundan istinaf incelemesine tabii olduğunu, istinaf başvurusu ilk derece mahkemesince her ne kadar davanın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle reddedilmiş ise de HMK.115 maddesinde işin esasına girilmeden önce usule ilişkin hususların hangi sırayla inceleneceğinin hüküm altına alındığını, dava değerinin işin esasına ilişkin olduğunu, verilen kararın ise usuli bir karar olduğunu, görevsizlik kararı olduğunu, yani henüz işin esasının incelemeye geçilmediğini, bu bakımdan görevsizlik kararı kesin olmayıp kanun yoluna tabi olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kiralananda yapı malikinin kusursuz sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine kesin olarak karar verildiği, davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkemece 23/07/2024 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile istinaf talebinin reddine dair ek karar verildiği bu ek karara karşı davacı vekilinin kanun yoluna başvurduğu görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Öncelikle, mahkemelerin görevi kamu düzeninden olup davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece göre hususu resen değerlendirilmelidir. Görev yönünden verilen kararlara karşı yargı yolu açık olup görevsizlik kararı kesin olarak verilemeyeceğinden 23/07/2024 tarihli istinaf değerlendirme ek kararının kaldırılması gerektiği kanaatine varışmış ve istinaf başvurusunun esasına geçilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 69. maddesi gereğince "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür"
Yine TBK'nun 308. maddesinde "Kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır.
Ancak alıntılanan yasa maddelerinden açıkça anlaşıldığı üzere TBK'nun 69. maddesi bir kusursuz sorumluluk haline düzenlemişken TBK'nun 308. maddesindeki sorumluluk hali kuvvetlendirilmiş bir kusur sorumluluğudur. Yani kiralayan kusuru olmadığını ispat ettiğinde sorumluluktan kurtulabilecektir.
Hukuk yargılamasında hakim olan tasarruf ilkesi kapsamında mahkemenin görevi incelenirken davacının davasını dayandırdığı hukuki olgunun, yani davacının iddia ettiği vakıaların esas alınması gerekmektedir. Zira vakıaları anlatmak taraflara hukuki vasıflandırmayı yapmak ise hakime ait bir yükümlülüktür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/10/2020 tarih ve 2020/8-270 Esas - 2020/713 Karar sayılı ilamında da benimsendiği üzere; "Taraflarca getirilme ilkesinin bir sonucu olarak davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmesi gerekir. Kanun (m. 194) buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu şekilde somutlaştırma yükü (HMK m. 194) yerine getirileceği gibi davalı da bu vakıalara göre savunmasını yapacaktır.
Dayanılan vakıalara uygulanacak hukuki sebepler de dava dilekçesinin zorunlu olmayan unsurları arasında sayılmıştır. Türk hukukunu resen uygulamakla görevli olan hâkim (HMK m. 33) için gösterilen hukuki sebepler bağlayıcı değildir. Buna karşılık, hâkim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m. 25).
Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hâkim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir"
Olayımıza gelince; davacı alt kiracı olarak bulunduğu iş yerinde 13/02/2024 tarihinde meydana gelen yağıştan dolayı yağmur sularının 40-50 cm yükselerek mobilyalarını kullanılamaz ve satılamaz hale getirdiği, yağan yağıştan dolayı su baskını nedeniyle uğradığı zararın tespiti için sulh hukuk mahkemesince delil tespiti yapılmış olup bilirkişi raporunda 'Tespit konusu taşınmazda meydana gelen su baskınının garaja inen merdivenin yanlarının açık olmasından dolayı yoğun yağışın garaja girmesi ve burada bulunan yağmur drenaj kanallarının bu yoğunlukta yağan yağışı drene edecek kapasitede olmamasından dolayı sel baskını oluşarak zarara neden olduğu,' tespit edilmiş olduğunu ileri sürmüş mahkemece uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle Asliye Ticaret Mahkeme'sinin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacı davasını açıkça TBK'nun 69. maddesinde düzenlenen bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayandırmışken uyuşmazlığın kira ilişkisi kapsamında ve TBK'nun 308.maddesi kapsamında çözümlenmesinin davacının iradesine aykırı olduğu açıktır. Zira davacı açıkça lehine olan kusursuz sorumluluk haline dayanmışken uyuşmazlığın kusur sorumluluğu kapsamında çözümlenmesi HMK'nun taraflarca getirme ilkesine aykırıdır.
Bu bağlamda, davacı davasını TBK'nun 69. maddesinde düzenlenen ve bir kusursuz sorumluluk hali olan bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayandırdığına göre uyuşmazlığın bu hukuki müessese kapsamında çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı HMK'nun 4. maddesinde düzenlenen sulh hukuk mahkemelerinin görev alanları tahdidi olarak sayılmış olup bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayalı uyuşmazlıkların çözümünde genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu açıktır.
Kaldı ki davacı vekili dava dilekçesinde açıkça kiralananda "alt kiracı" olduğunu beyan etmektedir. Mahkemeye, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir kira sözleşmesi de sunulmamıştır. Bu halde davalı yapı maliki ile davacı arasında bir kira sözleşmesi bulunmadığı da açıktır.
İzah olunan gerekçeler karşısında görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden, davacı vekilinin göreve yönelik istinaf talebinin kabulü ile davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının HMK 353/1.a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A.)Davacı vekilinin, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas .... Karar sayılı dosyasından verilen 23/07/2024 tarihli, istinaf kanun yolu değerlendirme ek karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile ek kararın HMK'nun 353/1.a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA
B.)Asıl kararın istinaf incelemesi yönünden;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun açıklanan nedenlerle KABULÜ ile; Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/07/2024 tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, kaldırma kararına uygun şekilde gereğinin yapılarak davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi için mahal mahkemesine geri gönderilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Peşin alınan istinaf harcının talep halinde yatırana iadesine,
5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.