T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 12/04/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/09/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, 16.05.2016 tarihinde .... motor, .... şase numaralı BMW marka X5 xDrive25d model aracı 393.396,94 TL bedelle satın aldığını, 31/08/2017 tarihinde aracın motorunun sıvı seviyesi ikaz lambasının yanması sebebiyle aracı yetkili servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından söz konusu arızanın garanti kapsamında tamiratının yapılamayacağı belirtilerek 41.579,24 TL karşılığında onarımının yapıldığını, aracın motorunun değiştirildiğini, araçta bulunan olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıbın derhal firmanın yetkili servisine bildirdiğini, aracı satan firma yetkililerinin ayıp ortaya çıktıktan sonra sorumluluklarını yerine getirmediklerini, satıcı firma olan .... Servis ve Ticaret A.Ş.’nin yanında ..... İthalat ve Dağıtım A.Ş.’nin de ayıptan sorumlu olduğunu, aracın motoru değiştiği için değer kaybettiğini, beyan ederek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, ayıplı aracın tamiri için servise ödenen 41.579,24 TL bedelin ticari reeskont/avans faizi ile ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş. vekili, davada Antalya Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunu, davacının TTK'nın 23. maddesindeki Yasa'nın ön gördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, davanın 16/05/2016 tarihli satın alma işleminden yaklaşık 21 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair TTK'nın 18/3. maddesi hükmüne uygun bir bildirimde bulunulmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın birden çok seçimlik haktan hangisini talep ettiğini dilekçesinde belirtmediğini, davaya konu araçta davacının iddialarının aksine üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, servis kayıtları incelendiğinde davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, aracın ayıplı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının servise gelerek belirttiği şikayetler üzerinde müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme ve bakımların özenle yapıldığını, araçta meydana gelen arızaların davacının kullanım hatasından kaynaklandığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde ise davacının araç kullanımından elde ettiği fayda nedeniyle talep edilen faiz, değer kaybı ve maddi tazminat taleplerinin hukuka aykırı olduğunu ve aynı zamanda davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin davalının merkezinin Avcılar/İstanbul sınırları içinde olması ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olması nedeni ile davanın yetki yönünden reddine, aksi halde davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiş gözden geçirme ve ayıp bildirim sürelerine uyulmaması nedeniyle süre yönünden reddine, davanın esasına dair inceleme yapılması halinde davacının esasa ilişkin taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Servis ve Ticaret A.Ş. vekili, davacının Yasa'nın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını, dava dilekçesi ile birlikte harca esas değerin 41.579,24 TL olarak gösterildiğini, dilekçenin istem kısmında aracın değiştirilmesi talebinin mevcut olduğunu, davaya konu araç ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından herhangi bir hizmet verilmediği gibi ayıp ihbarında da bulunulmadığını, dava dilekçesine vakıaların tam olarak açıklanmadığını, araçta servis hizmetinden kaynaklanan bir ayıp mevcut ise bunun sorumlusunun servis hizmeti veren .... Servis Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş.’nin olacağını, müvekkili şirket aleyhine hüküm doğması halinde ihbar edilenden talep edilmesi söz konusu olacağını ve davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle eksik harcın tamamlatılmasına, davacının gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymamış olması nedeni ile davanın usulden reddine, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacıya ait .... plakalı aracın davalı .... Servis ve Ticaret A.Ş.'den satın alındıktan sonra garanti süresi içerisinde yağ seviyesindeki eksilme nedeniyle yetkili servise başvurulduğu, yetkili servis tarafından araçtaki arızanın garanti kapsamında olmadığı belirtilerek 41.579,24 TL karşılığında onarımının yapıldığı, söz konusu arızanın üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğu ve aracın motorunun değiştirildiği dikkate alındığında davalıdan sıfır km araç alan davacının aracın en önemli parçası olan motordaki bu arızaya katlanmasının beklenemeyeceği, dolayısıyla süresinde yaptığı ayıp ihbarı dikkate alınarak TBK'nın 227. maddesi çerçevesinde aracın misliyle değiştirilmesi talebinin yerinde olduğu, aracın misliyle değiştirilmesi talebi yönünden satıcı firma ile birlikte aracın Türkiye distribütörü olan davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş.'nin de sorumlu olduğu, yine yetkili servis tarafından onarım bedeli olarak tahsil olunan tutardan da her iki davalının sorumlu olduğu" gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile dava konusu aracın aynı model, aynı marka ve aynı özelliklere sahip ayıpsız misliyle değiştirilmesine, ayrıca araç tamir bedeli olan 41.579,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkilinin ithalatçı olduğunu, müvekkilinin satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibariyle onarım bedeli, maddi tazminat gibi mali hukuki sorumluluğunun bulunmamasına rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacının üreticiye ve ithalatçıya karşı bir ödeme yapmadığı için sözleşmeden dönme hakkını kullanarak, satıcıya ödemiş olduğu parayı üreticiden veya ithalatçıdan geri almasının veya onarım bedelinin iadesi hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporların bilimsel ve teknik nitelikte bir inceleme ve gerekçeye dayanmadığını, aracın ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye de tabi tutulmadığını, raporların bu şekliyle davaya esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kök rapora ilişkin yaptıkları bu yöndeki itirazların da ek raporda değerlendirilmediğini, iddia edilen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu iddiasının tamamen bir varsayıma dayandığını ve temelsiz olduğunu, iddia edilen gizli ayıp tespitini kabul etmediklerini, bir an için aksi düşünüldüğünde de meydana gelen arızanın komple motor değişimi ile giderilmiş olduğunun raporda açıkça belirtildiğini, araçtaki arazının onarım ile giderildiği bu nedenle misli ile değişim kararı verilemeyeceğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan motor değişiminin de değer kaybı yaratmayacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağının açık olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetilmeden, davaya konu aracın misli ile değişimi ve onarım bedeline hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, aksi yönde bir sonuca ulaşılacak olması halinde, misli ile değişim yerine ücretsiz onarım kararı verilmesinin hakkaniyete uygun olacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .....Servis ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu araçta gizli ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa, hak düşürücü sürelerin aşıldığını, satış tarihi ile servise getirildiği tarih arasında 15 aylık bir süre bulunduğunu, davacının ayıba ilişkin ihbarını ise bu tarihten çok sonra gerçekleştirdiğini, TBK'da ayıba ilikin bildirim süresinin "derhal" şeklinde belirlenmesine rağmen davacının beklemeyi tercih ettiğini ve Kanun'daki hak düşürücü süreleri aştığını, davacı tarafın Yasa'nın tanıdığı seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını ve araçtaki şikayetlerin onarımla sona erdiğini, bu nedenle somut olayda diğer seçimlik hakların kullanılmasının söz konusu olamayacağını, şikayetlerin giderildiği göz önünde bulundurulduğunda davacının misliyle değişim talebinde bulunması ve mahkemece bu doğrultuda hüküm kurulmasının Kanun'a aykırı olduğunu, onarım hakkı kullanıldıktan sonra bu haktan rücu edilerek diğer seçimlik hakların kullanılması için 1 yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması ve bu arızaların maldan yararlanmayı sürekli kılması gerektiğini, somut olayda böyle bir durumun da söz konusu olmadığını, dolayısıyla seçimlik haklarının kullanılmasının mümkün olmayacağının açık olduğunu, mahkemece bilimsellikten uzak, eksik ve sadece dosya üzerinden inceleme ile hatalı sonuçlara ulaşan bilirkişi raporlarının esas alınarak hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, davacının, dava konusu aracın bakımlarını aksattığını ve bu bakımları yetkili serviste yaptırmadığını, motor ikaz ışığı yanmış olmasına rağmen davaya konu aracı kullanmaya devam ettiğini, bilirkişi raporlarının hiçbirinde davacının kullanıcı olarak üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve bahsi geçen motor arızasına sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsedilmediğini, bilirkişi incelemesinin sadece davalıların aleyhine tek taraflı olarak gerçekleştirildiğini, raporların incelemeye elverişsiz olup bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadan eksik incelemeye dayalı raporlara göre hatalı karar verildiğini, ayıp iddialarını kabul etmemek kaydıyla, dava konusu şikayetin basit onarımlarla giderildiğini ve araçta onarımlar nedeniyle değer kaybının meydana gelmediğini, bu sebeple aracın ücretsiz onarılmasına ya da bedel indirimine karar verilmesi gerekirken misli ile değişime yönelik hüküm kurulmasının hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari araç satımında ayıp sebebi ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve onarım bedelinin tahsili, bunun mümkün olmaması halinde onarım bedelinin ve araçta oluşan değer kaybının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, aracın satış bedeli üzerinden harç tamamlandıktan sonra yukarıda yazılı gerekçeyle davacının asıl talebi kabul edilerek aracın misli ile değiştirilmesine ve tamir bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, araç satın alındıktan yaklaşık 1 buçuk yıl sonra 51.000 kilometrede iken, motor ikaz lambasının sıvı eksiltiyor uyarısıyla arıza vermesi sonucu, davacının aracını yetkili servise götürdüğü, bu haliyle davacı alıcının arızayı görür görmez aracı yetkili servise götürmekle, derhal ihbar külfetini yerine getirdiği, yetkili servis tarafından motorun komple değiştirilmesiyle aracın tamir edildiği, mahkemece alınan ve birbirini destekleyen bilirkişi raporlarında motorda meydana gelen arızanın üretim hatası olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davacının ihbar külfetini süresinde yerine getirdiği ve aracın gizli ayıplı olduğu konusunda mahkemenin kabulü doğru bulunmuş, davalıların bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Satım sözleşmesinde ayıp halinde alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK'nın 227. maddesine göre; "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
(2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
(3)Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Somut olayda, davacı alıcı ayıplı aracı yetkili servise götürmüş, motorun komple değiştirilmesiyle araçtaki arıza giderilmiştir. Davacı vekili 10/10/2018 tarihli beyan dilekçesinde de araçtaki ayıbın tamamen giderildiğini ifade etmektedir. Yukarıdaki hüküm dikkate alındığında, davacı alıcının onarım ile seçimlik hakkını tükettiği gözetilmeksizin aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davalıların buna ilişen istinaf başvuruları haklı görülmüştür.
Yapılan onarım işleminin maliyetine davacı katlanmış, bunun için yetkili servise 41.579,24TL ödemiştir. Ayıp sebebi ile davalı satıcı ve ithalatçının meydana gelen bu zarardan sorumlulukları bulunmakla birlikte, somut olayda ayrıca bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere aracın kullanım süresi ve kilometresi dikkate alındığında, onarımın garanti kapsamında kaldığı ve bu sebeple onarım bedelinden davalıların sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalı ithalatçı .... şirket vekilinin buna yönelik istinaf sebebi haksız bulunmuştur.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise istinaf incelenmesini yapan daire tarafından bu hususu düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulabilir.
Dairemizce yapılan incelemede davalıların haklı görülen istinaf başvurularına göre, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, Dairemizce yeniden kurulan hükümde davacının asıl talebi olan ayıpsız misli ile değişim talebi reddedilmiş, terditli talep olarak ileri sürdüğü onarım bedeli talebi kabul edilmiş, değer kaybına yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, birbirini destekleyen bilirkişi raporlarına göre aracın motorunun arıza nedeniyle yenilenmesinin hasar kayıtlarında görülmeyeceği ve satış esnasında değer kaybına yol açacak olumsuz bir işlem olmadığı, bu nedenle araçta değer kaybı oluşmadığı gözetilerek, davacının buna ilişen talebi reddedilmiştir.
Sonuç olarak, davalıların istinaf başvurularının kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın asıl talep yönünden reddine, terditli talepteki onarım bedeli yönünden kabulüne ve değer kaybına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiş, terditli talepteki dava değerine göre yargılama giderleri hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2021 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davacının asıl davası olan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davacının terditli davasının KISMEN KABULÜNE,
Onarım bedelinin tahsiline ilişkin talebinin KABULÜYLE, 41.579,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Değer kaybına yönelik talebinin REDDİNE,
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.840,27 TL karar harcının peşin yatırılan 761,31 TL peşin harç ve 6.720,00 TL tamamlama harcı toplamı 7.481,31 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 4.641,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
b-.... Müdürlüğü'nün 08/07/2021 tarih .... seri .... sıra no ile davalı .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş. tarafından yatırılan bakiye karar harcı MAKBUZUNUN İPTALİNE,
c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 2.840,27 TL karar harcı toplamı 2.876,17 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafından oluşan toplam 1.659,20 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.547,54 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerine BIRAKILMASINA,
e-Davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan 49,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 3,30 TL'nin davacıdan alınarak davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş.'ye VERİLMESİNE, bakiye masrafın davalı üzerine BIRAKILMASINA,
f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalıların istinaf başvuruları kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, davalı ....Oto Servis ve Ticaret A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 7.487,61 TL, davalı .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 7.428,35 TL istinaf karar harçlarının talepleri halinde davalılara İADESİNE,
b-Davalı .... İthalat ve Dağıtım A.Ş. tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 22,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 184,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
c-Davalı ....Oto Servis ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...