T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:06/12/2023
DAVANIN KONUSU:Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:10/06/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/12/2002-26/10/2020 tarihleri arasında otel genel müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından 26/10/2020 tarihinde gönderilen ihtarname ile haksız ve mesnetsiz şekilde feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının davalı şirkette şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi, işveren vekili ve genel müdür olduğunu, bu nedenlerle davacının taraf ehliyetine sahip olmadığını, eldeki davada görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının davalı şirketten dava konusu bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Alanya 2. İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında da belirtildiği üzere davacının genel müdür unvanı ile davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, ayrıca yönetim kurulu başkan vekili de olduğu, yönetim kuruluna bağlı olarak davalı şirket organizasyonunu yönettiği, davacının davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, işletmenin tamamı üzerinde temsil ve yönetim yetkisinin bulunduğu, davacının yönetim kurulu başkan vekili/üyesi ve genel müdür unvanı ile temsil ve ilzam yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Yine Alanya 2. İş Mahkemesinin gerekçeli kararında değinildiği üzere anonim şirketleri yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişilerin kişi-organ sıfatını kazanacağı, şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan kişilerin işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılamayacakları göz önüne alındığında davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmış, dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapmak gerekmiştir. Somut olayda; davacı, 2002-2020 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini talep etmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatı İş Kanununda düzenlenen bir tazminat türü olup bu Kanuna tabi işçiler yönünden belirli hallerin varlığı durumunda işverenin ödemesi gereken tazminattır. Davacı davalı şirketin ortağı olup genel müdür sıfatı ile çalışmış ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olup şirketi temsil yetkisine sahip olan kişidir. Bu durumda davacının işçi sıfatını taşımadığı, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği Mahkememizce kabul edilerek davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş veren vekili olarak hareket etmesinin İş Kanunundan doğan ve işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını, işveren vekili olması halinde dahi işçilere tanınan hak ve yükümlülüklerinin kaybının söz konusu olmayacağını, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 01/12/2002 tarihinden itibaren işçi sıfatıyla çalıştığını ve 2012 yılında şirketin %1 hissesini satın aldığını, hisse satın alma tarihinden sonra görev tanımında herhangi bir değişiklik yapılmayıp işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, davalı şirketin anonim şirketi olup yönetim kurulu başkanı tarafından sürekli denetlendiğini, müvekkilinin olur alarak tüm işlemleri yerine getirmek ve hareket etmekte olduğunu, müvekkilinin iş güvencesi hükümlerinden faydalanma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin işçi sıfatıyla çalıştığı ve iş yerinde bir başkasına emir ve talimat vermediği bilakis emir ve talimat aldığı ve diğer iddialarının ispatı için tüm delillerinin toplanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerekir.
04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK'da da belirlendiği gibi, HMK'nın 24/1, 25, 26,30 ve 33. (HUMK'nın 74,75 ve 76.) maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür.
Somut olayda, dava dilekçesinde davacının işçilik alacakları için eldeki davanın açıldığı belirtilmiş olup, ilk derece mahkemesince talep sonucunun açıklanması için kurulan ara karar gereğince davacı vekilinin sunduğu 17/04/2023 tarihli talep açıklamasına ilişkin dilekçede de davacının 1000 TL kıdem tazminatı, 1000 TL ihbar tazminatı talebinde bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Hukuki nitelendirme mahkemeye ait olup, davacı dava, talep açıklama dilekçesinde yargılama aşamalarında ve istinaf dilekçesinde de işçilik alacaklarından kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatının tahsili için eldeki davayı açtığını belirtmiştir.
Davacı, davalı şirketin daha sonradan edindiği %1 hissesinin sahibi olması açısından şirketler hukukundan kaynaklı herhangi bir talepte bulunmamış olup bilakis yargılamanın bütün aşamalarında, talep açıklama ve istinaf dilekçesinde de işçilik alacakları nedeniyle eldeki davayı açtığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İlk derece ticaret mahkemesince her ne kadar iş mahkemesinin görevsizlik kararı istinaf edilmeden kesinleşmiş ise de, davacının talebinin işçilik alacaklarına yönelik olduğu, şirketler hukukundan kaynaklı herhangi bir talebinin (huzur hakkı vs.) bulunmadığı gözetilerek davacının bu talepleri yönünden görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu dikkate alınarak iş mahkemesine görevsiz kararı verilmesi gerekirken ticaret mahkemesi olarak davacının işçilik alacakları taleplerinin esastan değerlendirilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nun 360. maddesinin atfı ile HMK'nun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Alanya 2. İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Alanya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın yetkili Alanya 2.İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Alanya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...