T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/08/2024
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Nevi Değiştirmeye İlişkin)|Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 11/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, öncesinde müvekkilinin ve sonrasında müvekkilinin babası ....'un da hissedarı ve ortağı bulunduğu Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş'nin Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından devam etmekte iken tüm borçlara babası ...'un kefil göründüğü için müvekkili tarafından bütün borçların ödenmesi sebebiyle Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı kararı ile iflas kararının kaldırıldığını, bu durumda iken şirketin katlanılamız şekilde ve çok büyük miktarda bir çok borçlarının bulunduğu ve iflas kararı altında olduğu dönemde davalı ... adına görünen 773.000 hisseyi Alanya 1. Noterliğinin 25/02/2015 tarih ve .... sayılı onayı ile kardeşi davalı ...'ın ise yine adına görünen 10.000 hisseyi Alanya 1. Noterliğinin 25/02/2015 tarih ve .... sayılı onayı ile Anonim şirket hisse devri vaadi sözleşmesi ile adı geçen şirketteki tüm hisselerini davacıya sattığını, şirketin iflas kararı altında bulunması ve bu sebeple resmi satış ve devir işlemlerinin o tarihte yapılamayacak olması sebebiyle de satış sözleşmesine zaten şirketin işlemlerinin bittiği zaman resmi devrin yapılacağının da şart koşulduğunu, taraflarınca davalılara gönderilen Alanya 4. Noterliğinin 06/10/2022 gün ve .... sayılı ihtarı ile durum ihtar edilerek şirket hakkındaki iflas kararının kalktığını, resmi işlemlerinin ve devrin resmi olarak yapılabilmesi şartlarının oluştuğu gerekli resmi devir işleminin yapılması aksi halde yasal yollara gidileceğinin ihtar edildiğini, şirket üzerindeki iflas kararının mahkeme tarafından kaldırılması, şirketin lüzümlü ve zorunlu iş ve işlemlerinin yapılmasının gerektiğini, hisse devir sözleşmesinden zaten bu hususun belirtilerek resmi devir işleminin şartlarının oluştuğu zaman yapılacağı davalılar tarafından taahhüd edildiğini, iflas kararı kaldırıldığı için vekil edene satılmış olan hisselerin devrinin yapılması gerekmesine rağmen tüm yazılı, sözlü talep ve müracatlara rağmen resmi devirin davalılar tarafından yapılmadığını belirterek .... A.Ş şirketinde bulunan ve müvekkiline satılmış olan davalılara ait hisselerin davalılar adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, bu aşamada davalıların dava konusu hisselere dayalı olarak işlem yapmasının ihtiyati tedbir olarak önlenmesine yönelik tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafın 12.07.2024 tarihli dilekçesi ile; "duyumlarımıza göre davalılar, dava konusu hisseleri üçüncü bir kişiye devretme girişimine başlamış." şeklindeki soyut beyanlar ile tedbir talebinde bulunduğunu, ancak tedbir talebine ilişkin hiçbir somut delil ve dayanak sunulmadığını, tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça ve somut olarak belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, daha önce verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararında da yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı hüküm altına alınmış olup dosyada bu durumun aksini gösterir hiçbir belge ve kanıt olmadığını, bu halde verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, emsal gösterilen mahkeme dosyasının tarafları, konusu ve talebi itibariyle huzurdaki davaya emsal oluşturamayacağını, dava konusu mal varlığını ilgilendirmekte olup henüz harç ödenmeden davanın devamına yönelik işlemlerin yapılamayacağını ve tedbir kararı verilemeyeceğini, tedbire konu talebin teminat gerektiren bir husus olup hükmedilen teminatın, teminat fonksiyonunu yerine getirmeye uygun olmadığını, tedbir kararı gerekçesinin yetersiz olduğunu belirterek itirazımız hakkında mürafaalı olarak değerlendirme yapılmasını ve tedbir kararına itirazlarının kabulü ile 18.07.2024 tarihli İhtiyati Tedbir Kararının kaldırılmasına karar verilmesini belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı vekili müvekkiline satılan hisselerin devrinin yapılması gerekmesine rağmen, resmi devrin davalılar tarafından yapılmadığını belirterek .... A.Ş şirketinde bulunan ve müvekkiline satılmış olan davalılara ait hisselerin davalılar adına olan hisselere işlem yapmasının ihtiyati tedbir olarak önlenmesine yönelik tedbir karar verilmesini talep etmiş; mahkememizin 18/07/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı ihtiyati tedbire itiraz etmekle talep duruşmalı olarak değerlendirilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması nedeniyle, dava konusu taşınmazın el değiştirmesinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temliki önler mahiyette şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve aynı nedenlerle tedbire itirazın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebine itirazın reddi kararının hatalı olduğunu, gerekçesinin yetersiz ve dosya içeriği itibariyle de denetime elverişsiz olduğunu, daha önce ihtiyati tedbirin reddedildiğini, tedbir kararı verilmesi gerektiren yeni bir gelişmenin bulunmadığını, tedbir talebine ilişkin somut delil ve dayanak sunulmadığını, emsal olarak gösterilen mahkeme dosyasının tarafları konusu ve talebi itibariyle eldeki davaya emsal oluşturmayacağını, dava konusunun mal varlığını ilgilendirmesi sebebiyle henüz harç ödenmeden davanın devamına yönelik işlemler yapılamayıp tedbir kararı da verilemeyeceğini, hükmedilen teminatın da teminat fonksiyonunu yerine getirmeye uygun olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 15/08/2024 tarihli karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, her ne kadar ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararın gerekçesinde maddi hata sonucu dava konusu taşınmazın el değiştirmesinin hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı yada tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağı gerekçesiyle dava konusu taşınmazların 3.kişilere devir ve temlikini önler mahiyette ihtiyati tedbirin kabulüne ve aynı nedenlerle itirazın reddine yazılmış ise de, dava konusunu, davacı adına tescili istenilen davalılar adına kayıtlı hisselerin oluşturduğu, bu hisselerin dava dışı 3.kişilere devredilmesi halinde devir alan kişilere karşı da davanın yönetilmesi gerektiği, bu durumun telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceği gibi yargılamayı da etkileyip uzatabilecek nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden hatalı olsa da neticeyi itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından gerekçesi eleştirilmek suretiyle yetinilerek davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...