T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:04/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:23/06/2021
DAVANIN KONUSU:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:04/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından işletilen ... Otel 'de bulunan muhtelif elektronik cihaz ve makinelerin, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı, îşyerim Garantide Otel Paket Sigorta Poliçesi ile 29/08/2016 - 29/08/2017 tarikleri arasında sigortalandığını, 13/05/2017 tarihinde, sigortalı otel işletmesinde kullanılmakta olan soğuk oda, buz makinesi, ses sistemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının voltaj dalgalanması sebebiyle arızalandığını, ekspertiz raporunda; sigortalı işletmede kullanılmakta olan soğuk oda, buz makinesi, ses sistemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının yıldırım düşmesine bağlı voltaj dalgalanması sebebiyle kaşarlandığı tespitlerinde bulunulduğunu, düzenlenen teknik servis raporunda; otele ait uydu odasında bulunan cihazların büyük bir bölümünün voltaj dalgalanması sebebiyle zarar gördüğü tespitinin yapıldığını, ayrıca EMO üyesi elektrik - elektronik mühendisi tarafından hazırlanan üzmem raporunda; oluşan hasarın elektrik dağıtım hatlarındaki voltaj dalgalanmaları sonucu yüksek voltaja ve/veya akıma maruz kalmasının sebep olabileceği görüşünün bildirildiğini, söz konusu hasar nedeniyle sigortalı cihazda, hasarın niteliği ve miktarının tespiti için, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 22. Maddesi uyarınca, bağımsız ve uzman eksper tarafından yapılan ekspertiz hizmeti sonucunda tespit edilen 26.467,90.-TL hasar tazminatının sigortalıya ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 maddesi gereğince, sigortalının haklarına halef olunarak huzurdaki davanın ikame edilmesi zaruretinin teşkil ettiğini, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ’nîn, bölgedeki elektrik dağıtımından sorumlu kuruluş olduğunu ve bu nedenle voltaj dalgalanması sonucu sigortalı malvarlığında meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi ve alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin, sigortalı emtianın kaşarlanmasına sebebiyet vermekten %100 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek, 26.467,90.-TL tazminat bedelinin, Ödeme tarihi olan 18/10/2017 tarikinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle: Alacaklı tarafından yapılan ekspertiz raporunu, dosyaya sunulan belgeleri ve diğer değerlendirmeleri kabul etmediklerini, davaya ışık tutacak olan hususun mağdur olan abonelerin faydalandığı hatta bîr arıza meydana gelip gelmediği noktası olduğunu, arıza faaliyet raporundan anlaşılacağı üzere söz konusu tarihlerde abonenin elektrik aldığı hatta herhangi bir arıza meydana gelmediğini, söz konusu hattan faydalanan hiçbir abonenin bu tarihte herhangi bir zarar görmemiş olmasının da davaya konu zararın müvekkili şirket şebekesinde ki arızadan kaynaklanmadığı hususunu açıkça ortaya koyduğunu, zarar gören şirketin kullanımında bulunan elektrikli alet sayısı göz önüne alındığında, elektrik amasından kaynaklanan bir durumun olması durumunda diğer elektrikli aletlerinin de bu arızadan zarar görmesinin gerekeceğini, ancak mağdur olan sigortalı şirketin sadece dava dilekçesinde belirtilen aletlerinin elektrik dalgalanmasında zarar gördüğünü, bu durumun hayatın olağan akışına aylan olduğunu, ayrıca zarar gördüğü iddia edilen sigortalının özel trafolu abone olduğunu, bu abonelerin hat ve trafolarının bakım ve onarım işlerinin kendilerine ait olduğunu, özel trafolu abonelerin gerilim dalgalanmalarının kendi trafolarından kaynaklanacağını, trafoların voltajı dengeleme, düşürme gibi fonksiyonları bulunduğunu, söz konusu amaların, sigortalıya ait trafonun kapasitesinden fazla enerji tüketmesi, trafonun yetersiz kalması, trafonun tekniğe aykırı bir şekilde tesis edilmesi, bakım onarımlannın periyodik olarak yapılmaması v.b. sebeplerden kaynaklanabileceğini, arızaya konu yerde bulunan abonenin yüksek gerilim abonesi olduğunu, bu tip hatlarda voltaj dalgalanmasının yıldırım v.b. doğaüstü olaylar haricinde hemen hemen mümkün olmadığını belirterek, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"..Davanın dayanağı olan hasar tarihinde sigortalı şirketin işletmesinin bulunduğu mevkideki elektrik hatlarında voltaj dalgalanması meydana gelmesi halinde sadece davacının sigortalısı olan şirketin otel işletmesinin soğuk oda, buz makinesi, ses sistemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının değil, oteldeki diğer elektrik ile çalışan cihazlarda ve aynı hattan elektrik alan dava dışı diğer işletmelerde de benzer hasarların meydana gelmesi gerekirken bu yönde bir hasarın oluştuğuna ilişkin dosyada delil ya da iddia olmadığı gibi, Antalya 1-2-4. Atm'lere müzekkere yazılarak 13/05/2017 tarihli elektrik voltaj dalgalanması nedeniyle davalı ... Elektrik Dağıtım Aş.'ye karşı açılan dava olup olmadığının sorulduğu ve gelen cevabi yazılarda elektrik voltaj dalgalanması nedeniyle davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye karşı açılan dava olmadığının belirtildiği;
Her ne kadar Bilirkişi raporunda 40 dakika süren kesintinin hatta ciddi bir arızadan kaynaklanabileceği, sistemdeki bir arızadan veya voltajda oluşan bir dalgalanmadan dolayı sistemin açmasından kaynaklanabileceği, basit bir arızanın bu kadar uzun süreli olmayacağı, voltajda meydana gelen ve mili saniye ve saniyeler bazında olan dalgalanmaların kısa süreli olabildiği için sistemde bir arıza kaydı bulunamayabileceğini belirtilmiş ise de, yüksek gerilim ve voltaj dalgalanması ile ilgili bu ifadenin tahmin ve yoruma dayalı olup somut bulgu olmaması, hasarın elektrik dağıtım hatlarındaki voltaj dalgalanmaları sonucunda yüksek voltaja ve akıma maruz kalması sonucunda olabileceği ihtimali bulunmasına karşın hasarın oluşunun elektrik hatlarında voltaj dalgalanması meydana gelmesine dair şüpheye yer bırakmayacak derecede somut bulgu ve belge bulunamaması;
Arıza ihbar döküm kaydı, söz konusu tarihte elektrik voltaj dalgalanması nedeniyle davalı ... Elektrik Dağıtım Aş.'ye karşı açılan dava olmaması, davacının sigortalısı olan şirketin otel işletmesinin soğuk oda, buz makinesi, ses sistemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının dışında oteldeki diğer elektrik ile çalışan cihazlarda benzer hasarların meydana gelmemesi nedeniyle davalıya somut olmayan tahmin ve yorumlarla kusur yüklemeyeceği;
Ayrıca kusur değerlendirmesi için yeterli verilerin dosya içerisinde mevcut olduğu, HMK’nın 282. maddesinde, hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, yeniden bilirkişi raporunun sonuca etkili olmadığından usul ekonomisi ilkesi gereği yeniden bilirkişi raporu aldırılmadığı;
Anlatılan tüm bu nedenlerden ötürü davalının kusurlu olduğunu kanıtlayamayan davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından aldırılan hasar ekspertiz raporu, teknik servis raporu ve uzman raporunda açıkça elektrik dağıtım hatlarındaki voltaj dalgalanmaları sonucu hasarın meydana geldiğinin tespit olunduğunu, sigortacılık kanunu madde 22/17 gereği delil niteliğine haiz olan raporlar neticesinde somut olaydan davalının sorumlu olduğunun anlaşılması sebebiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler gereği, dava konusu zararın meydana gelmesinde açıkça davalının sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmişken yerel mahkemece davalının kusuru kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, olay tarihinde benzer şikayet olmaması ve davalı aleyhinde işbu hususta başkaca dava ikame edilmemiş olmasının davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığına karine teşkil etmeyeceğini, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporlarında otelde meydana gelen hasarın davalıya ait şebekede oluşan ani ve çok kısa süreli voltajda meydana gelen dalgalanmadan kaynaklandığı ve davalının sorumlu olduğu; voltaj dalgalanmasının, otel trafosunun bakımının, kademe ayarlarının periyodik olarak yapılması nedeniyle otele ait trafoda değil, davalıya ait hatta oluşan ani ve çok kısa süren ve bu yüzden arıza kaydı oluşturmaya sebebiyet vermeyecek dalgalanmanın ani darbesiyle oluşabileceği ve bu durumda davalının sorumlu olduğu; meydana gelen zararın 26.467,90-TL olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış iken davanın reddedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, uyuşmazlıkta bilirkişi incelemesine başvurulduğu, Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'un ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacının sigorta ettiği ... Otelde soğuk oda, buz makinesi, ses sitemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının zarar görmesi olayının davalıya ait şebekede oluşan ani ve çok kısa süreli voltajda meydana gelen dalgalanmadan kaynaklandığı, voltaj dalgalanmasının, otel trafosunun bakımının, kademe ayarlarının periyodik olarak yapılması nedeniyle otele ait trafoda değil, davalıya ait hatta oluşan çok kısa süren ve bu yüzden arıza kaydı oluşturmaya sebebiyet vermeyecek dalgalanmanın ani darbesiyle oluşabileceği ve bu durumda davalının sorumlu olacağı, meydana gelen hasarların 26.467,90TL olan bedelinin eksper raporunda belirlenen fiyatlarla uyumlu ve uygun olduğu belirtilmiş aynı bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda da dosya muhteviyatında 2017 yılı Trafo işletme sorumlusu elektrik mühendisi olan ...’ın tanzim ve imza ettiği bakım formları bulunduğu ve sistemde her şeyin normal olduğunun görüldüğü, davalı vekilinin belirttiği elektrikli cihazların arızalarının bu olaydan kaynaklanıp kaynaklanmadığının gözlemsel olarak incelemeyle anlaşılamayacağı, bu konuda olay tarihinde yapılan ekspertiz ve servis incelemelerindeki arızaların esas alındığının anlaşıldığı, olayda zarar gören cihazların zararın bedelinin, arızaları gideren teknik servislerin vermiş olduğu proforma ve esas faturalardaki değerler olarak olay tarihindeki piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu görüş ve kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince başka bir bilirkişiden tekrar rapor aldırılmış ve Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'nın ... tarihli bilirkişi raporunda eksik belgelerin dosyaya kazandırılmasının istendiği, sonrasında aldırılan ek raporda da, dosya içeriğinde bulunan belgeler gereği, olay tarihi itibari ile, dava konusu hasarın, davalı şirket hizmet alanı dahilindeki bir voltaj dalgalanması, arıza vb bir durumdan kaynaklandığı, dolayısıyla dava konusu hasarın oluşumunda, davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle davacı şirketin sigortalısına ödediği 26.467,91TL tutarlı tazminatı davalı şirketten talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, yüksek gerilim ve voltaj dalgalanması ile ilgili bilirkişi ifadelerinin tahmin ve yoruma dayalı olduğu, somut bulgu olmaması, hasarın elektrik dağıtım hatlarındaki voltaj dalgalanmaları sonucunda yüksek voltaja ve akıma maruz kalması sonucunda olabileceği ihtimali bulunmasına karşın hasarın oluşunun elektrik hatlarında voltaj dalgalanması meydana gelmesine dair şüpheye yer bırakmayacak derecede somut bulgu ve belge bulunamaması, arıza ihbar döküm kaydı, söz konusu tarihte elektrik voltaj dalgalanması nedeniyle davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ.'ye karşı açılan dava olmaması, davacının sigortalısı olan şirketin otel işletmesinin soğuk oda, buz makinesi, ses sistemi, uydu sistemi ve ofis cihazlarının dışında oteldeki diğer elektrik ile çalışan cihazlarda benzer hasarların meydana gelmemesi nedeniyle davalıya somut olmayan tahmin ve yorumlarla kusur yüklemeyeceği, ayrıca kusur değerlendirmesi için yeterli verilerin dosya içerisinde mevcut olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle bilirkişi incelemesi ve bilirkişiden rapor alınması konusuna değinmekte fayda vardır.
Bilirkişi raporu; bilirkişinin, hukuki değerlendirmeleri içermeyecek şekilde davanın çözümlenmesinde gereken teknik konulardaki açıklamalarını içeren mahkemeye sunduğu metindir. Bilirkişi raporu, mahkemenin uyuşmazlığı çözerken kullandığı kanıtlardan biri olup yargıç, bilirkişinin oy ve görüşünü öteki kanıtlarla birlikte serbestçe değerlendirir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 164).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266/1 inci maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller;"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” şeklinde düzenlenmiştir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3 üncü maddesinde de; bilirkişinin görevi ile ilgili düzenlemeler mevcuttur. Anılan düzenlemeler gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden (resen) bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir.
Şu hâlde, bilirkişi raporlarında görülen eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevi mahkemeye ait olup, mahkemece raporu veren bilirkişilerden HMK’nın 281/2 nci maddesine göre ek rapor alınabileceği gibi, HMK’nın 281/3 üncü maddesi uyarınca yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, tekrar inceleme yaptırılarak rapor da alınabilir. Nitekim aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 27.09.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 20.09.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 31.05.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 18.05.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282 nci maddesinde de hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir. Bilirkişi incelemesi takdiri delildir. Bilirkişi incelemesi sonucu alınan görüş bir takdiri delil olduğundan hâkim gerekçelerini açıkça ortaya koymak suretiyle bilirkişi raporunun aksine de karar verebilir (Murat Atalı/İbrahim Ermenek/Ersin Erdoğan, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s.536). Hâkimin bu konudaki takdir hakkını rasyonel esaslara göre kullanması yeterlidir (İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s.655).
Bilirkişi raporunun serbestçe değerlendirilmesinde kastedilen; raporda ulaşılan sonuç hakkında taraflarca ileri sürülen iddiaların ispatına dair Kanun’da aranan düzeyde bir kanaatin oluşumu için hâkim tarafından yapılan muhakemedir. Ancak hâkim tarafından hukuka ve hakkaniyete uygun karar tesisinde gerekli olan kanaatin oluşumu için HMK’nın 282 nci maddesi çerçevesinde bilirkişi raporuna ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin, hukuki sınırlar içerisinde ve uyuşmazlık konusu somut vakıaya uygun niteliği haiz olması gerekir. Başka bir anlatımla; hâkim bilirkişi raporunu değerlendirirken dava konusu vakıaya ilişkin tutarlı, mantıklı ve hukuki gerekçeler ortaya koyması gerekmektedir. Bu kapsamda bilirkişinin uzmanlık alanı ve bilgisi, raporun mahkemece tanımlanan görev çerçevesinde düzenlenip raporda varılan sonucun somut olaya uygun ve anlaşılır olup olmadığı, raporun gerekçesi ve tutarlılığı gibi hususların bilirkişi raporunun değerlendirmesinde hâkim tarafından nazara alınması gerekmektedir (Erdoğan, Ersin/ Üçüncü, Sümeyye Hilal.: Bilirkişilik Kurumu ve Bilirkişi Raporunun Delil Değerine İlişkin Bazı Sorunlar, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2010, C. 10, S. 1, s. 372 vd.). Sözü edilen bu takdir hakkının kapsamı, hâkimin hukuki olmayan özel ve teknik bilgiye ilişkin konularda, doğrudan doğruya kendi yorumuna ve anlayışına göre hüküm verebileceği anlamına da gelmemektedir. Zira eksik inceleme ve araştırma ile hukuki olmayan yoruma dayalı olarak hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulamayacağı açıktır.
Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için HMK’nın 281 inci maddesinde belirtilen yolu izlemelidir (Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2021 tarihli ve 2017/11-2480 Esas, 2021/657 Karar sayılı kararı).
Bilirkişilerin inceleme konusunda uzman olmadıklarının tespiti nedeniyle var olan eksikliğin, belirsizliğin veya çelişkinin ek rapor ile giderilmesi mümkün değilse, mahkemece yeniden belirlenecek bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla yapılacak inceleme sonucunda karar verilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda raporu düzenleyen bilirkişilerin gerekli özel veya teknik bilgiden yoksun olmaları nedeniyle hazırladıkları raporun hükme esas alınacak nitelikte olmaması hâlinde, mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2021/(15)6-191 E, 2023/289 K).
Açıklanan bu bilgiler çerçevesinde somut olayda, uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirdiği açıktır. Bu nedenle de, mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Ancak, mahkemece, dosyadaki raporlardaki belirtilmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi, mahkeme takdir hakkını rasyonel esaslara göre, gerekçelerini açıkça ortaya koyarak bilirkişi raporunun aksine karar verebilir ise de, gerekçede, özel ve teknik inceleme gerektiren uyuşmazlıkta bilirkişi raporunun aksine belirtilen hususlar yoruma dayalı olmuştur. Bu halde, mahkemece, bilirkişi raporu hükme elverişsiz bulunmuş ise, özel ve teknik bilgi içeren uyuşmazlık konusunda tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince, konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, dosyadaki mevcut bilirkişi rapor içerikleri, eksper rapor içerikleri göz önüne alınarak, çelişkiyi de giderecek, uyuşmazlığı sonlandıracak, taraf itirazlarını karşılar, hükme ve denetime elverişli rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...