T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ: 01/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/06/2019
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 01/11/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş'nin iflasının açıldığı davalı iflas müdürlüğüne işçi alacaklarının kaydı için yaptığı başvurunun davalı tarafından reddedildiğini, gerekçe olarak alacağa dayanak belgelerin müflis şirket adına olmamasının gösterildiğini müvekkilinin müflis .... şirketiyle arasında organik bağ bulunan müflis .... Şirketinin iflasının açıldığı Antalya 9. İflas Müdürlüğünün .... iflas sayılı dosyasında 22.150,07.-TL tutarlı alacağını kayıt ettirdiğini, alacağın kesinleştiğini, müvekkilinin .... şirketinde çalışırken izni olmadan .... şirketine geçişinin sağlandığını müvekkili gibi bir çok işçi için aynı geçişin yapıldığını, ... ve .... şirketleri arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, .... şirketinin ... çalışanlarını bünyesinde kullandığını, şirketlerin ortak ve yönetim kadrosunun aynı olup aynı adreste faaliyet gösterdiklerini ve yine aynı sabit hattı kullandıklarını, .... çalışanlarının ... şirket yetkililerinden talimat aldıklarını belirterek Antalya 10. İcra ve İflas Müdürlüğünün .... sayılı İflas Dosyasına hazırlanan Alacaklılar Sıra Cetveline, müvekkilinin bildirdiği 22.150,07.-TL. kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacının müflis şirkette çalışmadığını ... ve ... A.Ş'nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu bu sebeple sıra cetveline kaydının yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... her iki şirket hakkında birlikte iflas ertelemesi talebinde bulunulup her iki şirketin birlikte iflasına karar verilmesi, şirketlerin ortaklık yapısının birbiri ile %99,9 oranında aynı olması, çok güçlü yönetsel bağ bulunması sebepleriyle her iki şirket arasında çok güçlü organik bağ bulunduğu açık olup her iki şirketin mal varlığının birlikte değerlendirilmesinin gerektiği, zira farklı şirketlerden alacaklı olup bu şirketlerden olan alacağını tahsil edemeyen somut olaydaki davacı gibi alacaklıların organik bütünlük içindeki mal varlığı topluluğunun yalnızca bir kısmına karşı hak iddia edebilecek hale gelecekleri, bu durumun da adaletli olmayacağı, ... şirketinin tüzel kişilik perdesinin arkasında davalı ... şirketinin olduğu, bu sebeple davacının işçilik alacağı konusunda müflis ... şirketinin masasına yönelik alacak başvurusunda haklı olduğu, davacının .... şirketine karşı başlattığı takip sonucu iflas tarihi olan 29/03/2016 tarihi itibariyle 21.624,59.-TL tutarındaki alacağının kesinleştiği, aralarında fiili ve organik bağ bulunması sebebiyle ... şirketine karşı kesinleşen söz konusu alacak miktarının müflis ... şirketini de bağlayacağı sonuç ve kanaatine varılarak kesinleşen bu alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulü " şeklinde karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ve davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağının, dava dışı .... A.Ş'den olduğunu, bu şirket ile davalının ayrı tüzel kişiler olduğunu, davacının başvurusunun haksız olduğunu ve taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirket ile .... şirketi arasında bir bağ olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan mahkemece karar verildiğini, davacının imzaladığı protokolün tarafının .... Şirketi olduğunu, alacak kayıt kabul başvurusunun belge ibraz edilmeden yapıldığını, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde özetle; alacağının icra dairesi tarafından yanlış hesaplandığını, kanun gereği vekalet ücretinin tam hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin 3/4 olarak hesaplandığını, bu nedenle 527.45 TL 'lik fark oluştuğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nin 235. Maddesi uyarınca açılmış alacak kaydı başvurusunun reddine yönelik sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davada reddedilen tutarın 527,45 TL olması ve reddedilen kısmın miktar itibari ile kesin olmasına göre davacı vekilinin istinafının usulden, davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunması, protokolde dava dışı şirketin 20/12/2013 tarihi itibari ile davacıya işçilik alacaklarından dolayı 16.775,95 TL borçlu olduğunun kabul etmesine, bu alacağa istinaden davacı tarafından başlatılan takibin kesinleşmiş olmasına, iflas tarihi itibari ile davacı alacağının 21.624,59 TL olduğuna ilişkin Antalya 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından gönderilen müzekkere cevabı gözetildiğinde kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf talebinin usulden, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
5-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...