T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:03/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:29/03/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:03/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirket ili davalı şirketin 14/05/2016 tarihi itibariyle sözlü olarak cari hesap sözleşmesi yaptıklarını, davalı şirketin taraflar arasında yapılan cari hesap sözleşmesine göre müvekkiline 167.276,61.-TL borcu olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkile karşı Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı iş bu icra takibine, icra takibinin tüm ferilerine, ödeme emrine, ödeme emri içeriğine, borca, alacak kalemlerine, asıl alacağa, faize, faiz oranına, işlemiş faize, işleyecek faize, faiz türüne, faiz başlangıç tarihine, borcun tüm fer'ilerine, ödeme emrinin 4.maddesinde belirtilen "senet ve tarihi ve senet yoksa borcun sebebi" kısmında belirtilen hususlara ve açıklamalara, takip dayanağı olduğu iddia edilen faturalara ve içeriğine, cari hesap belgelerine ve içeriğine, borcun tüm fer'ilerine ayrı ayrı tekrar itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının takip başlatmadan önce usulüne uygun bir şekilde müvekkiline temerrüde düşürmediğini, müvekkilinin de senet dolayısıyla davacı ve davacı şirket yetkilisinden 100.000,00.-TL alacaklı olduğundan davada takas ve mahsup defini ileri sürdüklerini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının faturaya dayalı cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağının tahsili için davalı hakkında asıl alacak ve işlemiş faiz istemi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibini başlattığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu ve asıl alacak üzerinden takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde icra dairesine yapılan itirazları tekrar ederek borcun olmadığını, olsa da zamanaşımına uğradığını, dava dışı bononun teminat olduğuna dair ispatın gerçekleşmediğini ve bono alacağının varsa bu dosya alacağından mahsup edilmesi gerektiğini iddia ettiği, öncelikle takibe konu asıl alacağın varlığı hususunun tacir olan tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme ve vergi beyanlarına göre değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda tarafların BA ve BS formlarının celp edilerek defter incelemesi yaptırıldığı, tarafların incelenen defterlerine göre aralarındaki ticari ilişkinin defterlere yansıdığı, davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu ve yapılan kısmı ödemlerin mahsup edildiği, takip tarihi itibari ile 167.276,61- Tl alacağın kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde de aynı faturaların ve ödemelerin kayıtlı olup takip tarihi itibariyle 167.276,61- TL borçlu olduğunun defterlere işlendiği, tarafların BA-BS beyanlarının da uyumlu olduğu, buna göre takip tarihi itibari ile davacının 167.276,61- TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, her ne kadar davalı 100.000-TL'lik bono yönünden alacaklı olduğu iddiasıyla mahsup talep etmiş ise de duruşmada celp edilerek incelenen bonoda vade tarihinin bulunmadığı, bu halde bononun görüldüğünde ödenecek bono olduğu ve görüldüğünde ödenecek bononun düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz edilmesi gerektiği, somut olayda ibrazın gerçekleşmediği ve bononun süresinde icra takibine vs. konu edilmediği gibi davacının bu bonodan dolayı borçlu olmadığına dair menfi tespit davası da ikame ettiği gözetildiğinde mahsup şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davanın asıl alacak üzerinden açıldığı, takibe konu edilen işlemiş faiz alacağının harçlandırılıp dava konusu edilmediği, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, keşidecisinin ve borçlusunun davacılar, hamilinin-alacaklısının müvekkili olduğu 14.05.2016 düzenleme tarihli, 100.000,00-TL'lik senede istinaden müvekkilin de davacıdan alacaklı olması nedeniyle takas mahsup taleplerinin kabul edilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesince bu taleplerinin kabul edilmemesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkilin de söz konusu senetten dolayı davacıdan alacağının bulunduğunu, duruşmada yapılan ihtarda da belirtildiği üzere kesin süreye uymayan davacının ticari defter ve belge deliline dayanmaktan vazgeçtiğinin kabul edilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari satımda açık hesap alacağının tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu alacağın usulüne uygun tutulan taraf defterleri ve vergi kayıtları ile sabit olmasına, davalının davacıdan alacaklı olduğunu belirttiği bononun, vade tarihi içermemesi sebebiyle, görüldüğünde ödenir nitelikte olup düzenleme tarihinden itibaren bir yıl içinde ibraz edilmesinin gerekmesine, olayda bu süre içinde ibraz yapıldığına dair herhangi bir iddia veya delil bulunmamasına, ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo niteliğini kaybetmiş olan bononun, genel hükümler dairesinde herhangi bir alacak davasına konu edilmesi mümkün ise de henüz ortada bu şekilde açılmış ve kesinleşmiş bir alacağın bulunmamasına, bononun teminat senedi olup bedelsiz olduğu iddiasıyla ilgili olarak davacı tarafından Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada verilen red kararının Antalya BAM 11. Hukuk Dairesi’nin 24.04.2025 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak dosyanın detaylı inceleme için ilk derece mahkemesine iade edildiğinin ve davanın bu nedenle halen derdest olduğunun anlaşılmasına, dolayısıyla davalının takas mahsuba konu edilebilecek kesinleşmiş net bir alacağının bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.426,66 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.856,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.570,00 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...