T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:19/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:01/07/2025
DAVANIN KONUSU:Adres Değişikliği Tescili
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:19/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Alanya Ticaret Sicilinin ... numarasında kayıtlı ... İthalat İhracat Taahhüt ve Turizm Limited Şirketi' nin dosyasında yapılan tetkik neticesinde şirketin tescilli son adresinin ... Mahallesi ... Mevkii ... Otel Alanya/Antalya olduğunun görüldüğünü, 12/02/2000 tarihli genel kurul kararına göre 5 yıl süre ile şirket müdürlüğüne ...' in seçildiği, ...' in şirketi münferiden temsil ve ilzam edeceği, ..., ... ve ...' ın şirket ortakları olduğunun kurum kayıtlarında görüldüğü, davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi kapsamında 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari miktara çıkarmadığı için münfesih sayıldığı ve şirket kaydının 24/07/2014 tarihinde kapatıldığını, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar 11/12/2023 tarihli ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, bu kararın 09/01/20214 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi sonrası 19/01/2024 tarihinde müvekkili kurum kayıtlarına ihya tescili yapıldığını, şirket kaydının devam ettiğini, davalı şirketin söz konusu adreste herhangi bir faaliyetinin bulunmaması nedeni ile mevcut adresin değiştirilmesi veya silinmesi talepli ihbarda bulunulduğunu, bu ihbar doğrultusunda 16/01/2025 tarihinde müvekkili tarafından davalı şirket ve davalı şirket yetkilisine tescile davet ihtarı gönderildiği ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeni adres tescilinin yapılmasının talep edildiğini, davalı şirkete yapılan tescile davet ihtarına tanınmıyor şeklinde şerh düşüldüğünü ve ihtiranı iade edildiğini 22/01/2025 tarihinde davalı şirket yetkilisi olan ...' in kurumun ihtarına cevap verdiğini, şirketin irtibat adresinin ... Mahallesi ... Karayolu üzeri ... Beach Apt. No:... Dükkan No: ... Alanya/Antalya olarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ettiğini belirterek şirketin adresinin tescilinin yapılabilmesi için karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... resen tescile izin verilmesi istemi ile dava açmıştır. Davalı şirketin tescilsiz şube açtığının bildirmesi üzerine tescil işlemlerinin yapılması için davacı ... Müdürlüğünce davalı şirkete tebligat çıkartılmış, ancak davalıya tebligat yapılamamış, tebligat iade edildikten sonra davacı tarafından davalıya başkaca herhangi bir tebligat çıkarılmamış, davalı tarafa usulüne uygun çağrıda bulunma hususunda (adres araştırması, şirket temsilcilerine tebligat, kurumun internet sayfasında ya da ticaret sicil gazetesinde ilan gibi) gerekli işlemler yapılmamıştır. Bu nedenle, davalıya tescil işlemlerini yapması hususunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 33. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesine uygun şekilde çağrıda bulunulduğundan ve davalıya verilen 30 günlük sürenin başladığından bahsedilemez. Davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın açıldığı, davalıya usulüne uygun çağrı işlemleri yapılmaksızın davanın açıldığı anlaşılmakla davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında verilen ihya kararının kesinleşmesi üzerine müvekkili kurum kayıtlarına ihya tescilinin yapıldığını, 08/01/2025 tarihinde ... Turizm..Ltd. Şti'nin müvekkili kuruma davalı ......Ltd. Şti'nin ticari sicil kayıtlarında belirtilen ... Mahallesi ... mevki ... Otel Alanya/ANTALYA adresinde faaliyet göstermediğini, bu durumun ivedilikle tespitiyle şirket adresinin doğru şekilde tescili için gerekli işlemin yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirket tasfiye memuru olan ...'e ticaret sicil yönetmeliğinin 36/1.maddesi gereğince tescile davet ihtarı gönderildiğini, ticaret sicil müdürlüğünün TK 35.maddeye dayanarak doğrudan tebligat yapma yetkisine sahip olmadığını, bu sebepten söz konusu ihtarın iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, tasfiye memuru ...'in bu ihtara; şirketin ortaklarının hayatta olmaması nedeniyle karar alınamadığını, şirketin irtibat adresinin ... Mahallesi ... Karayolu üzeri ... Beach Apt. No:... dükkan No ... Alanya Antalya adresi olarak gerekli düzenlemelerin yapılmasına arz ederim şeklinde cevap verdiğini, fakat müvekkili kurumun ilgili kişilerin başvurusu veya bir hususta bir mahkeme kararı olmaksızın bu cevap yazısı doğrultusunda yeni adres tescil yetkisi bulunmadığından ve ilgili kişi şahsi müracaat yapmadığından beyan edilen adresin şirket adresi olarak tescili bildiriminde bulunmak amacıyla eldeki davayı açma zorunluluklarının doğduğunu, eldeki dava devam ederken tasfiye memurunun 26/06/2025 tarihinde müvekkili kuruma davalı şirketin 22/01/2025 tarihinde bildirdikleri adresinin hatalı olduğu Belediyeden almış oldukları 26/06/2025 tarihli yazıya göre doğru adresin ... Mahallesi ... Karayolu üstü Bulvarı ... Sitesi No: ... Alanya/Antalya olduğu şeklinde bildirimde bulunduğunu, müvekkili kurumun TK 35.maddeye göre tebligat yapmak istediğinde zaten posta memurlarının tebligatı almayı reddettiğini, ekte sundukları ... Müdürlüğü yazısında da müvekkili kurumun TK 35.madde gereğince tebligat yapamayacağının belirtildiği, söz konusu davalı şirkette yetkilisi müdürü olmadığına adres değişikliği bildiriminin ilk derece mahkemesi tarafından tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, tescile davet edilmesine rağmen yeni adresini bildirmeyen şirketin sicilde kayıtlı adresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 32 ve 33 üncü maddelerinde;
"MADDE 32- (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.
(2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.
(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.
(4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.
2. Tescile davet ve ceza
MADDE 33- (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.
(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36 ıncı maddesinde ise;
"(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.
(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.
(3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu somut olayda; davalı şirketin Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi 11/12/2023 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla ihyasına karar verildiği, ...nün ... numarasında kayıtlı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı iken 21/09/1987 yılında ... Mahallesi ... Mevki ... Otel Alanya/Antalya adresine şirket merkezini taşıdığı ve ticaret sicile kaydettirdiği, 12/02/2000 tarihli Genel Kurul Kararına göre 5 yıl süreyle şirket müdürlüğüne ...'in şeçildiği, adres değişikliğine ilişkin davacı ... Müdürlüğünün ihtaratına binaen davalı şirketin müdürü ...'in adres değişikliğine ilişkin dilekçeler sunduğu anlaşılmaktadır.
TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerekir. Bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/2041 Esas, 2007/4977 Karar sayılı ilamı, aynı Dairenin 13/02/2024 Tarih 2025/612 Esas 2025/885 Karar sayılı ilamı, aynı Dairenin 05/09/2023 Tarih 2022/1338 Esas, 2023/4650 karar sayılı ilamı ve yine aynı Dairenin 16/01/2025 tarih 2024/6753 Esas, 2025/229 karar sayılı ilamı), ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, TTK’nın geçici 7. maddesinin, 01/07/2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı anlaşıldığından, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak; ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış olup, davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/07/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
7- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine,
8-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...