T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 30/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 11/01/2023
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/02/2005 tarihinde Manavgat 3. Noterliğinde düzenlenen ... Yevmiye numaralı noter senedi ile, Antalya İli ... İlçesi ... de kain ve tapunun ... cephesindeki ... numaralı bağımsız bölümü davalıya sattığını, sözleşmeye göre 15/04/2005 tarihinde tapuda devir işlemi yapılması gerektiğini, ancak kat mülkiyetine dönüştürme işlemleri tamamlanmadığı için devir işleminin yapılamadığını, tarafların bir araya gelerek 23/01/2014 tarihinde bir araya geldiğini, müvekkilin davalıya 60.000,00 TL ödeme yapacağını, ödeme sonrasında davalının daireyi boşaltacağını müvekkilin davalıya 23/01/2014 tanzim ve 15/03/2014 vadeli ''daire karşılığı malen" yazımı bono senedini verdiğini, davalının senedi Manavgat 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Yeni dosya no 1. İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, davalının Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile Tapu İptal olmazsa Alacak davası açtığını, Mahkemenin 16/07/2020 tarihinde müvekkilin 150.000,00 TL para ödemesi gerektiğine hükmettiğini, davalı tarafın bu Mahkeme kararını Manavgat 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icraya koyduklarını, 150.000,00 TL'lik alacağın 01/02/2005 tarihinde satışı yapılan daire için olduğunu, müvekkilin davalı ile arasında başkaca bir alacak borç ilişkisi olmadığını, bono senedinde daire karşılığı malen yazısının bunu ortaya koyduğunu, belirterek; müvekkilin 23/01/2014 tanzim 15/03/2014 vade tarihli 60.000,00 TL'lik bono senedinden dolayı borcunun olmadığının tespitine, yargılama sürecinde parayı ödemek zorunda kalırsa davanın istirdat davası olarak devam edeceğine, karşı tarafa %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, İİK 72 md. Hükümleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu tüm iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, belirterek; süresinde açılmayan, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Keşidecisinin davacı, lehtarın ise davalı olduğu, 60.000,00 TL bedelli olduğu, bonoda malen kaydının yer aldığı, davacı tarafından davaya konu bonoda imzanın inkar edilmediği, davacı vekilinin bonodan kaynaklanan borcunun temelindeki ilişkinin Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında hukuki ilişkiyle aynı olduğunu, ilgili dosyada aleyhlerine 150.000-TL tazminata hükmedildiğini, bu ilama dayanılarak aleyhlerine takip başlatıldığını, dolayısıyla aynı borcun ikinci kez tahsil edilmeye çalışıldığını ileri sürdüğü, ancak bono üzerinde malen kaydının yer aldığı, bir başka anlatımla bononun mal teslimi karşılığında düzenlendiği, davalının beyanı ile senedin ihdas nedenini talil etmediği, bu durumun aksinin davacı tarafça yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, davaya konu senedin 2014 yılında takibe konulduğu, davalı tarafça davaya konu dairenin devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacı aleyhine tapu iptal/tazminat davasının takipten sonra 2017 yılında açıldığı, işbu davaya konu bononun Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen daire karşılığı verildiği iddiasının o dosyada öne sürülmesi gerekirken böyle bir iddiada bulunulmadığı, bu nedenle davaya konu bononun Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında hükme bağlanan alacak ile aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı, mükerrer şekilde alacağın tahsil edilmeye çalışıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, davalının beyanı ile senedin ihdas nedenini talil etmediği göz önünde bulundurulduğunda ispat yükünün hala davacı üzerinde bulunduğu, davacının davasını ispata yarar delil sunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya taşınmaz devrini yapamadığı için davalıya borçlandığını, bu nedenle dava konusu bononun üzerine daire bedeli malen ibaresinin de yazılarak davalıya verildiğini, davalının Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında söz konusu taşınmaza ilişkin tapu iptal tescil, olmadığı takdirde alacak davası açtığını, neticeten 150.000,00 TL'ye hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu bono tahsil edilecek olur ise aynı taşınmaz nedeni ile mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacağını, delillerinin yeterince incelenmediğini, davalı ile daire satışından başka hukuki ilişkinin bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin malen kaydı ile düzenlenmesi ile davacının senet karşılığını malen aldığı yönündeki karinenin aksinin kesin deliller ile ispatlanması gerektiği, davacının ise iddiasını kesin deliller ile ispatlayamaması nedeni ile davanın reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...